Connect with us

Avrupa

VON DER LEYEN, GÖÇMENLERE YÖNELİK SIKI GİRİŞ YASAĞI GETİRİLMESİNE DESTEK VERİYOR

yazar

Published

on

Brüksel, 09.03.2025 – 14:53

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geri gönderilen göçmenlere yönelik daha sıkı giriş yasaklarının uygulanacağı yönünde açıklama yaptı.

Brüksel’deki bir basın toplantısında, von der Leyen, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden sınır dışı edilen göçmenlere karşı giriş yasağı uygulanmasını önerdi.

Von der Leyen, Avrupa Komisyonu’nun, AB’de yasadışı kalan göçmenlerin geri gönderilmesiyle ilgili yeni bir yasa teklifi sunacağını belirtti. Bu yasa, AB’nin iltica politikalarının önemli bir parçası olacak.

İkamet Yasasında Sertleşme

Yeni düzenleme, kaçan göçmenlerin yakalanmasını ve üçüncü ülke vatandaşlarının geri gönderilmesini kolaylaştırmak amacıyla daha basit ve net kurallar getirecek.

Almanya, mevcut ikamet yasalarına dayanarak, geri gönderilen göçmenlere belirli bir süreliğine giriş yasağı uyguluyor. Özellikle suç işleyen göçmenler için bu süre en az on yıl olacak.

Almanya’nın Yasağından Daha Fazlası

Komisyon, AB düzeyindeki bu düzenlemenin, Almanya’nın mevcut yasasından çok daha kapsamlı olacağını duyurdu. Bu yasağın, çok daha geniş bir yelpazeye uygulanması ve daha uzun süreli olması bekleniyor.

Von der Leyen, „Eğer bir güvenlik tehdidi varsa, daha sert bir yaklaşım sergileyeceğiz“ dedi ve bu süreçte uluslararası yükümlülüklere ve temel haklara tamamen saygı gösterileceğini vurguladı.

AB Göçmenlik Komiserinden Açıklama
AB Göçmenlik Komiseri Magnus Brunner, „Geri gönderilme süreci hazırlanırken, kişilerin serbest kalmamaları için tutuklanmaları gerektiği“ yönünde bir açıklama yaptı.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Almanya’da Güvenlik Raporu Tartışması: Türkiye’ye İlişkin Değerlendirmeler Siyasi Gündemi Hareketlendirdi

yazar

Published

on

By

BERLİN / MÜNİH – Almanya’da Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (Bundesamt für Verfassungsschutz – BfV) yıllık güvenlik raporunda Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeler, Temmuz ayının ilk yarısında siyasi tartışmaların odağına yerleşti. Raporda, Türkiye’nin Almanya’daki istihbari faaliyetleri, lobi çalışmaları ve diaspora üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelere yer verildiği belirtilirken, konu federal siyaset ve sivil toplum çevrelerinde farklı yorumlara neden oldu.

Raporda, Almanya’da faaliyet gösteren bazı yapıların yabancı devletlerin çıkarları doğrultusunda hareket edip etmediğinin güvenlik makamları tarafından yakından takip edildiği ifade edilirken, özellikle milliyetçi ve muhafazakâr çizgide faaliyet gösteren bazı derneklerin faaliyetlerinin güvenlik birimlerinin inceleme alanında bulunduğu aktarıldı. Alman güvenlik makamları, yabancı devletlerin ülkedeki siyasi ve toplumsal süreçler üzerindeki olası etkilerinin demokratik düzen açısından düzenli olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

Raporun yayımlanmasının ardından koalisyon hükümeti içinde de farklı değerlendirmeler gündeme geldi. Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) temsilcileri, yabancı devletlerin etkisine yönelik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini savunurken, güvenlik kurumlarının mevcut yasal çerçeve içerisinde çalışmalarını sürdürmesinin önemine dikkat çekti. Muhalefet partileri ise güvenlik politikalarının toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Almanya’daki Türk sivil toplum kuruluşları ve çeşitli çatı örgütleri, raporda kullanılan değerlendirmelerin Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk kökenli vatandaşı zan altında bırakabileceği endişesini dile getirdi. Açıklamalarda, bireysel güvenlik soruşturmaları ile geniş diaspora topluluğunun birbirinden ayrılması gerektiği, aksi halde toplumsal uyum ve entegrasyon çalışmalarının olumsuz etkilenebileceği ifade edildi.

Uzmanlar ise Almanya’da her yıl yayımlanan iç güvenlik raporlarının kamuoyunda geniş tartışmalara yol açtığını, ancak raporlarda yer alan değerlendirmelerin hukuki süreçlerden ve bireysel sorumluluk ilkesinden bağımsız yorumlanmaması gerektiğini belirtiyor. Güvenlik politikaları ile temel hak ve özgürlükler arasındaki dengenin korunmasının, Almanya’nın demokratik hukuk devleti anlayışının temel unsurlarından biri olmaya devam ettiği değerlendiriliyor. #almanya#deutschland#haber#avrupa#sondakika

Continue Reading

Avrupa

Federal Mahkeme’den Tarihi Karar: Tek Kullanımlık Elektronik Sigara Yasakları Onaylandı

yazar

Published

on

By

LAUSANNE – İsviçre Federal Mahkemesi, tek kullanımlık elektronik sigaralara (vape) yönelik kantonal yasakların hukuka uygun olduğuna hükmederek tütün endüstrisinin açtığı davaları reddetti. 15 Temmuz’da yayımlanan karar, gençlerin korunması ve çevrenin sürdürülebilirliği gerekçeleriyle alınan yerel düzenlemelere en üst yargı organından güçlü destek verilmesi açısından emsal niteliği taşıyor.

Dava, Philip Morris Switzerland ile İsviçre Tütün Ticareti Birliği tarafından, bazı kantonlarda tek kullanımlık elektronik sigaraların satışına ve reklamına getirilen kısıtlamaların ekonomik özgürlük ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle Federal Mahkeme’ye taşınmıştı. Şirketler, kantonların bu alanda yetkilerini aştığını savunurken, mahkeme temyiz başvurularını oybirliğiyle reddetti.

Kararında kamu yararını ön plana çıkaran Federal Mahkeme, özellikle gençler arasında elektronik sigara kullanımının hızla yayılmasının ciddi bir halk sağlığı riski oluşturduğunu vurguladı. Mahkeme, bağımlılık riskinin azaltılması ve çocuklar ile gençlerin nikotin ürünlerine erişiminin sınırlandırılmasının, ticari faaliyet özgürlüğüne getirilen kısıtlamaları haklı gösterecek düzeyde önemli bir kamu yararı taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.

Kararda çevresel etkiler de ayrıntılı şekilde ele alındı. Tek kullanımlık elektronik sigaralarda bulunan lityum piller, plastik gövdeler ve elektronik bileşenlerin geri dönüşüm sürecini zorlaştırdığı, doğaya bırakılan atıkların ise mikroplastik kirliliğini artırdığı belirtildi. Mahkeme, çevrenin korunmasının da kantonların düzenleme yapmasını haklı kılan temel gerekçeler arasında yer aldığına dikkat çekti.

Kararla birlikte İsviçre kantonlarının tek kullanımlık elektronik sigaralara yönelik satış, reklam ve dağıtım yasakları uygulama konusunda hukuki zemini önemli ölçüde güçlenmiş oldu. Hukuk uzmanları, kararın yalnızca elektronik sigaraları değil, gelecekte nikotin içeren yeni nesil tütün ürünlerine yönelik düzenlemeleri de etkileyebilecek emsal niteliği taşıdığı görüşünde birleşiyor.

Continue Reading

Avrupa

İngiltere ile İsviçre Arasında Tarihi Serbest Ticaret Anlaşması Güncellendi

yazar

Published

on

By

LONDRA / ZÜRİH – Birleşik Krallık ile İsviçre arasında Brexit sonrasında yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması’nın (FTA) güncellenmesine yönelik müzakereler başarıyla tamamlandı. İngiltere hükümeti tarafından 13 Temmuz’da duyurulan yeni anlaşma, özellikle tarım ve gıda sektöründe iki ülke arasındaki ticari ilişkileri yeniden şekillendirecek kapsamlı düzenlemeler içeriyor. Yetkililer, anlaşmanın İngiliz ihracatçılarına İsviçre pazarında bugüne kadar hiçbir ticaret ortağına tanınmamış ölçüde yeni fırsatlar sunacağını belirtiyor.

Toplam 10 müzakere turunun ardından varılan mutabakat, Brexit sonrasında yürürlükte kalan mevcut ticaret anlaşmasının modernizasyonunu hedefliyor. Yeni düzenlemeler kapsamında özellikle kemiksiz taze sığır eti, köpüklü şaraplar, süt ürünleri ve bahçecilik ürünlerinde gümrük vergileri önemli ölçüde düşürülecek veya belirli kotalar çerçevesinde kaldırılacak. Böylece İngiliz üreticiler, yüksek alım gücüne sahip İsviçre pazarına daha rekabetçi koşullarda erişim sağlayabilecek.

İngiltere hükümeti, anlaşmanın yalnızca tarım sektörünü değil; dijital ticaret, hizmetler, yatırım ve profesyonel danışmanlık alanlarını da kapsayan daha modern bir ekonomik ortaklık oluşturduğunu vurguladı. Yetkililere göre yeni düzenleme, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırırken şirketler üzerindeki bürokratik yükü azaltacak ve sınır ötesi yatırımları teşvik edecek.

İngiliz Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), anlaşmayı “dengeli ve son derece önemli bir ticaret ortaklığı” olarak değerlendirirken, özellikle kırmızı et ve süt ürünleri ihracatı açısından tarihi bir adım olarak nitelendirdi. Tarım temsilcileri, İsviçre’nin yüksek kalite standartlarına sahip pazarına erişimin İngiliz üreticiler için uzun vadeli büyüme fırsatları yaratacağını ifade etti.

Uzmanlara göre anlaşma, yalnızca Birleşik Krallık açısından değil, İsviçre’deki ithal gıda piyasası açısından da önemli değişikliklere yol açabilir. Daha düşük gümrük vergileriyle birlikte İngiliz ürünlerinin İsviçre raflarında daha rekabetçi hale gelmesi beklenirken, yeni düzenlemenin tüketici fiyatları ve sektör rekabeti üzerinde de etkili olması öngörülüyor. Güncellenen serbest ticaret anlaşmasının, gerekli onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Continue Reading

Trendler