Connect with us

Avrupa

UZMANLAR AÇIKLADI: İSPANYA’DAKİ DEVASA ELEKTRİK KESİNTİSİ İSVİÇRE’DE DE YAŞANABİLİR Mİ?

yazar

Published

on

İsviçreninsesi – Haber Merkezi

Pazartesi günü İspanya, Portekiz ve kısmen Fransa ile İtalya’da geniş çaplı bir elektrik kesintisi yaşandı. Uzmanlar, bu kesintinin olası sebeplerini ve benzer bir durumun İsviçre’de meydana gelip gelmeyeceğini değerlendirdi.

Ne Oldu?

İspanya ve Portekiz’de Pazartesi günü öğle saatlerinde ülke genelinde elektrikler kesildi. Yetkililer, kesintinin nedenlerini araştırırken, Portekiz’in enerji şirketi REN, İspanya’nın iç kesimlerindeki aşırı sıcaklık dalgalanmalarının yüksek gerilim hatlarında (400 kV) olağandışı salınımlara yol açtığını bildirdi. İspanya ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.

En Muhtemel Sebep Ne?

Zürcher Hochschule für Angewandte Wissenschaften (ZHAW) Elektrik Enerji Sistemleri Profesörü Petr Korba’ya göre, kesintinin sebebi yanlış ayarlanmış güç elektroniği sistemleri olabilir. Korba, „Laboratuvarımızda İspanya’dan aldığımız gerçek zamanlı veriler ışığında, bu büyük kesintinin, enerji akışını dengeleyen elektronik sistemlerin yanlış ayarından kaynaklandığını düşünüyorum,“ dedi.

Bir tetikleyici olay sonrası elektrik şebekesinde güçlü dalgalanmalar meydana geldi, ancak dengeleyici sistemler bu dalgalamaları yeterince bastıramadı. Sonuçta ise voltaj çökmesi yaşandı ve ağ çöktü.

Kesinti Ne Kadar Sürecek?

İspanyol elektrik şebekesi operatörüne göre, ülkenin büyük kısmında elektrik 6 ila 10 saat içinde geri dönecek. İlk bölgelerde elektrik sağlanmaya başlandı bile. Portekiz’de ise tam stabilizasyonun bir haftayı bulabileceği belirtiliyor.

Siber Saldırı İhtimali Var mı?

İspanya ve Portekiz hükümetleri, bir siber saldırı ihtimalini de inceliyor. Siber güvenlik uzmanı Marc Ruef’e göre, eğer bu kesinti bir siber saldırıdan kaynaklandıysa, bu çapta bir saldırı ilk kez görülmüş olacak. Ruef, „Elektrik üretimi ve dağıtımı oldukça karmaşık sistemlerdir ve bilgisayar ağları bu sistemlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu karmaşıklık hata riskini artırır, ister kasıtlı ister kazara olsun,“ ifadelerini kullandı.

Gelecekte Bu Tür Saldırılar Artacak mı?

Uzmanlara göre, toplumun artan teknoloji bağımlılığı, altyapıların daha kırılgan hale gelmesine neden oluyor. Bu da geniş çaplı saldırılara açık hale gelindiği anlamına geliyor.

En Kötü Senaryo Ne Olurdu?

Petr Korba, „En korkulan senaryo, çevre ülkelerde de elektriklerin kesilmesi olurdu,“ dedi. Normalde frekans ve voltaj düştüğünde devreye giren koruma sistemlerinin yetersiz kalması durumunda, zincirleme bir çöküş yaşanabilirdi. Bu tür durumlarda, sistem çöküşünü engellemek için bazı bölgeler otomatik olarak şebekeden ayrılıyor.

İsviçre’de Böyle Bir Durum Olur mu?

Teorik olarak evet, ancak uzmanlar bunun düşük ihtimal olduğunu belirtiyor. İsviçre, Avrupa enerji sisteminin merkezinde yer alıyor ve bu tür çökmeler genellikle sistemin kenar bölgelerinde meydana geliyor.

İsviçre’nin en büyük dağıtım ağı operatörlerinden BKW’nin ağ işletme müdürü Daniel Brand ise, „Yalnızca dağıtım ağı seviyesinde böyle bir ülke çapında kesinti yaşanması neredeyse imkansız,“ dedi. Ağların yedekli kurulumu, otomatik koruma mekanizmaları ve sürekli bakım çalışmaları, olası riskleri en aza indiriyor.

Uzun Süreli Bir Kesintide En Büyük Riskler Neler?

Daniel Brand’e göre, uzun süreli bir elektrik kesintisinde en büyük risk alanları şunlar:

  • İletişim ve Su Temini: Yeterli jeneratör eksikliği nedeniyle mobil iletişim ve su temini sekteye uğrayabilir.
  • Ulaşım: Elektrikli trenler, tramvaylar ve trafik sinyalleri çalışmaz hale gelebilir. SBB’nin kendi güç ağı olsa bile istasyonlardaki hizmetler durabilir.
  • Gıda Tedariki: Süpermarketlerdeki soğuk zincirler bozulabilir, gıda ürünleri hızla bozulabilir, büyük alışveriş merkezleri kapanmak zorunda kalabilir.
  • Sağlık Hizmetleri: Hastaneler yedek güç sistemleriyle kısıtlı süre idare edebilir. Ancak bu sistemler sadece hayati bölümleri çalıştıracak kapasiteye sahiptir.
Continue Reading

Avrupa

“Sadece Korkutmak İstedim” Dedi: Kıskançlık İddiasıyla Partnerini İki Bıçakla Ağır Yaralamakla Suçlanıyor

yazar

Published

on

By

Avusturya’nın St. Pölten kentinde görülen davada, 28 yaşındaki Afganistan vatandaşı bir erkek, sekiz yıldır birlikte olduğu kadına yönelik ağır şiddet, tecavüz ve zorlama suçlamalarıyla hâkim karşısına çıktı. Savcı, dosyadaki iddiaları “dehşet verici” ve “canavarca” sözleriyle tanımladı.

İddianameye göre olaylar mayıs ayında başladı. Savcılık, sanığın önce kadına evinde cinsel saldırıda bulunduğunu, birkaç gün sonra ise onu aldattığından şüphelenerek yeni bir saldırı planladığını öne sürüyor.

19 Mayıs’ta kadın yeniden sanığın yanına gitti. Savcılığa göre 28 yaşındaki erkek, onu bıçakla tehdit etti, soyunmaya zorladı, darbetti ve ağzını bağladı. Ardından biri çakı, diğeri mutfak bıçağı olmak üzere iki ayrı bıçakla ağır şekilde yaraladı. İddianamede, kadının sağ göğüs ucunu kesmeye çalıştığı da yer alıyor.

Savcılık, saldırının amacının yalnızca korkutmak değil, kadını kalıcı biçimde sakatlamak ve “çekiciliğini yok etmek” olduğunu savunuyor.

Sanık ise suçlamaların bir bölümünü kabul etti. Mahkemede, kadını yaralama kararını olaydan iki gün önce WhatsApp üzerinden aldığı hakaret içerikli bir mesajın ardından verdiğini söyledi. “Sadece biraz kan görsün ve korksun istedim” dedi.

Buna karşılık tecavüz suçlamasını reddetti.

Duruşmanın ilerleyen bölümü mağdurun mahremiyetini korumak amacıyla kamuya kapalı sürdürüldü. Mahkeme, olayın ayrıntılarına ilişkin uzman raporu hazırlanması gerektiği gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi.

Sanık hakkında ağır ve kalıcı sonuç doğuran yaralama, tecavüz ve zorlama suçlamaları bulunuyor. Hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm yok.

#Avusturya#StPölten#Mahkeme#KadınaŞidde

Continue Reading

Avrupa

AfD Lideri Alice Weidel: „Suriyeliler Geri Gönderilecekti, Halka Verilen Söz Tutulmadı“

yazar

Published

on

By

Almanya için Alternatif (AfD) Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Almanya’nın göç ve vatandaşlık politikalarını sert sözlerle hedef aldı. ZDF kanalına açıklamalarda bulunan Weidel, ülkede yaşayan Suriyeli ve Afgan sığınmacıların durumuna değinerek halka verilen vaatlerin yerine getirilmediğini savundu.

Hükümetin Afganistan ve Suriye politikasını eleştiren Weidel, „Afganlar artık uçaklarla getirilmemeli, bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Suriyeliler ülkeye kabul edilirken bize ‚kaçış ve sığınma gerekçeleri bittiğinde hepsi geri gönderilecek‘ dendi. Ancak hiçbir şey yapılmadı. Almanya’daki yaklaşık 1,3 milyon Suriyelinin tamamı vatanlarına geri gönderilmelidir“ dedi.

Suriyelilerin ve sığınmacıların geri gönderilmek yerine hızla Alman vatandaşlığına geçirildiğini öne süren Weidel, işsizlik rakamlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
„Neden Alman devleti Suriyelileri vatandaş yapıyor? Geçen yıl kaç işsizin vatandaşlığa alındığını biliyor musunuz? Tam 306 bin. İşsiz Suriyeliler ve sığınmacılar kolayca vatandaş yapılıyor. Artık bu insanları vatandaşlığa geçirmeyi tamamen durdurmalıyız.“

Almanya’nın sınırlarını derhal kapatması gerektiğini belirten AfD lideri, düzensiz göçün engellenmesi ve yeni girişlerin önlenmesi için gerekirse ülkenin Schengen sisteminden çıkması gerektiğini ifade etti.
#almanya#deutschland#avrupa#haber#AfD

Continue Reading

Avrupa

Heidelberg Sığınmacı Merkezinde Ciddi İddia: Çalışanın Kadınlara “Sınır Dışı Edilmekten Koruma” Karşılığında Cinsel İlişki Teklif Ettiği Öne Sürülüyor

yazar

Published

on

By

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletindeki Heidelberg Sığınmacı Kabul Merkezi’nde görev yapan bir çalışan hakkında ciddi iddialar gündeme geldi. Savcılık, sığınmacıların kayıt işlemlerinde görev yapan çalışanın bazı kadınlara, sınır dışı edilmekten korunabilecekleri izlenimini vererek karşılığında cinsel ilişki talep ettiği iddiasını araştırıyor.

SWR’nin haberine göre, kadınlardan biri kendisini bu baskı altında hissettiğini ve talebe karşı koyamadığını belirterek daha sonra çalışan hakkında polise şikâyette bulundu. Heidelberg Savcılığı, bunun ardından benzer deneyimler yaşadığını söyleyen altı kadına daha ulaştı. Bu kadınların ise söz konusu teklifi kabul etmediği bildirildi.

Haberde ne şüpheli çalışanın ne de söz konusu kadınların uyruklarına ilişkin bilgi veriliyor. Bu nedenle olay özelinde tarafların milliyetine dair herhangi bir bilgi paylaşılmış değil.

Savcılık ayrıca aynı çalışan hakkında bir önceki yıl yapılan benzer bir şikâyete ilişkin daha önce kapatılan soruşturmayı yeniden açtı.

Suçlamaların ortaya çıkmasının ardından çalışan görevden uzaklaştırıldı. Heidelberg Kabul Merkezi yönetimi ise masumiyet karinesinin geçerli olduğunu vurguladı. Merkez Müdürü Katja Hepp, kayıt işlemlerinin cam bölmeli gişelerde yapıldığını ve mevcut koruma önlemlerinin bulunduğunu belirterek, olayın nasıl gerçekleştiğinin ancak soruşturma sonucunda netleşeceğini söyledi.

Merkezde görev yapan sığınmacı papazı Sigrid Zweygart-Perez, iddiaların doğru çıkması halinde bunun son derece ağır bir güç ve makam kötüye kullanımı anlamına geleceğini söyledi.

Haberde, konunun yalnızca bu olayla sınırlı olmadığı da belirtiliyor. Baden-Württemberg’deki merkezi ilk kabul tesislerinde son beş yılda cinsel taciz ve cinsel zorlama şikâyetlerinde 18 sığınmacı ve 7 sığınmacı olmayan kişi şüpheli olarak kayıtlara geçti. Heidelberg Kabul Merkezi’nde ise 2017’den bu yana bu kapsamda 6 Alman ve sığınmacı olmayan 1 yabancı şüpheli tespit edildi.

Baden-Württemberg Adalet ve Göç Bakanlığı, 2017’den bu yana eyaletteki ilk kabul merkezlerinde yaklaşık 165 bin kişinin kayıt altına alındığını ve resmi şikâyet oranının yüzde 0,0067 olduğunu belirtiyor. Uzmanlar ise korku, güvensizlik ve iltica sürecinin zarar görebileceği endişesi nedeniyle birçok olayın bildirilmediğini savunuyor.

Kadın ve mülteci destek kuruluşları ayrıca bazı merkezlerde kilitlenemeyen odalar, yetersiz mahremiyet ve gece saatlerindeki güvenlik kaygılarına dikkat çekiyor.

Soruşturma devam ediyor. Çalışan hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmuyor.

#Almanya#Heidelberg#BadenWürttemberg#asyl#avrupa

Continue Reading

Trendler