İsviçre
Türkiye’de Fahiş Fiyatlar İsyan Ettirdi! Restoran ve Kafelerde Boykot Hareketi Büyüyor
Türkiye genelinde restoran ve kafe fiyatlarının astronomik seviyelere çıkması, sosyal medyada büyük bir hareketin fitilini ateşledi. X üzerinden örgütlenen birçok kullanıcı, 20-21 Nisan tarihlerinde restoran ve kafelere gitmeme kararı aldı. Bu karar, halk arasında hızla destek bulurken, bazı tanınmış isimler de boykot hareketine katılarak seslerini duyurdu.
Son yıllarda Türkiye’de artan enflasyon ve hayat pahalılığı, dışarıda yemek yemenin giderek lüks bir hale gelmesine neden oldu. Bu duruma ek olarak, restoran ve kafelerin belirlediği yüksek fiyatlar da eklenince, sosyal medya üzerinden örgütlenen kullanıcılar harekete geçti. Bugün başlayan boykot, kısa sürede geniş kitleler tarafından desteklendi.
Ünlüler de Destek Veriyor
Televizyon programcısı Armağan Çağlayan, boykota katılımın nasıl olacağını merakla beklediğini dile getirirken, kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer ve yönetmen-senarist yazar Gani Müjde gibi tanınmış isimler, bu cumartesi ve pazar günleri restoran ve kafelere gitmeme çağrısında bulundu. Müzisyen Melis Danişmend ise hareketi sonuna kadar desteklediğini belirtti.
Sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlar da şöyle:






(Örnek paylaşımlar)
- „20-21 Nisan tarihlerinde restoranlara gitmeyerek #fahişyemeğeboykot kampanyası başlatanlara helal olsun. Sırada evler var. Bi fahiş yemeğe boykot kampanyasını da evlerdeki yer sofraları için yapmak lazım.“ – Gani Müjde
- „Bu cumartesi ve pazar cafe ve restaurantlara gitmiyoruz! #FahişFiyatlaraBoykot“ – Prof. Dr. Bengi Başer
- „Sonuna kadar destekliyorum! #FahişFiyatlaraHayır“ – Melis Danişmend
Bu hareket, vatandaşların sesini duyurması ve fiyatların makul düzeylere çekilmesi için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Restoran ve Kafelerde Fahiş Fiyat Boykotu! İşte Boykotun Yansımaları
Türkiye son bir haftadır, bir bardak çayın 60, bir fincan kahvenin 80, tek bir kurabiyenin 110 lira olmasını konuşuyor. Bu fahiş fiyatlar, tüketiciler arasında büyük bir isyanı tetikledi. Sosyal medyada örgütlenen tüketiciler, „küçülmüş porsiyon, kalitesi düşmüş yemek ve içeceği fahiş fiyatla sunan kafe ve restoranları boykot“ çağrısı yaparak seslerini duyurmaya çalıştılar. Ancak hafta sonu geldiğinde, bu boykotun ne kadar etkili olduğu ve kafe-restoranlardaki durum merak konusu oldu. Hürriyet gazetesinden Fulya Soybaş, bu konuda bir değerlendirme yazdı.
Türkiye, enflasyonla mücadele politikalarını sürdürürken, restoran ve kafelerdeki fahiş fiyat artışları halkın tepkisini çekiyor. On binlerce vatandaş, lokantalardaki ve kafelerdeki fahiş fiyatları protesto etmek amacıyla boykot çağrısına katıldı. Peki, boykotun etkisi ne oldu? İşte detaylar:

Şişli-Mecidiyeköy’de Durum: Geçen Haftaya Göre Boş
Şişli-Mecidiyeköy bölgesinde kafeler, geçen haftalara göre daha boş. Cevahir AVM çevresindeki kafelerde genellikle turistler ve gençler bulunuyor. Zincir kahveciler ise nispeten daha az yoğunlukta. Bazı mekanlar ise normalden biraz daha dolu. Bir grup genç, buluşma noktalarının boykotu desteklediğini ancak buluşmaya devam edeceklerini ifade ediyor.

Gayrettepe’de Durum: Restoranlar Sakin
Gayrettepe’de ise, Zorlu AVM gibi yerlerdeki kafelerde ve restoranlarda da sakinlik hakim. Havaların yağışlı olması etkili olabilir. İç mekandaki bazı zincir kafelerde ise normal kalabalık görülüyor. Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, boykotun etkili olduğunu düşünse de tepkinin sadece kafe ve restoranlara yönlendirilmesini eleştiriyor ve maliyetlerin sorgulanması gerektiğini belirtiyor.

Ortaköy’de Durum: Boş, Beşiktaş’ta Tıklım Tıklım
Ortaköy Meydanı’nda bulunan kafeler boş. Çevredeki kafe-restoranlarda da normalde beklenen cumartesi yoğunluğu gözlenmiyor. Ancak Beşiktaş’ta durum farklı, kafeler tıklım tıklım. Boykottan haberdar olanlar, bazıları sorunun ekonomi politikalarından kaynaklandığını düşünürken, bazıları da enflasyonu fırsata çevirenlerin olduğunu belirtiyor ve denetimlerin yetersiz olduğunu savunuyor.
Esnaf Ne Diyor?
Esnafın tepkisi benzer yönde. Restoran sahibi Şahin Kurtgöz, fahiş fiyatların savunulamayacağını belirtiyor. Ancak işletme giderlerinin arttığını ve bu durumun fiyatlara yansıdığını söylüyor. Maliyetlerin yüksekliği, işçilik, kira, vergi ve personel giderleri gibi unsurların fiyatları etkilediğini vurguluyor. Diğer esnaflar da benzer sorunlarla karşılaşıyor ve adil bir çözüm çağrısında bulunuyor.
Bu tablo, fahiş fiyatlar konusundaki tepkilerin devam ettiğini, ancak çözümün sadece fiyatları protesto etmekten öte, ekonomi politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor.
İsviçre
Gazetemiz Köşe Yazarı Meltem Soğuk Stropoli’ye Edebiyat Ödülü
YAŞASIN EDEBİYAT 2. Kısa Öykü ile Novella ve Köşe Yazısı Yarışması sonuçlandı
Gazeteci-yazar Stefan Zweig ile öyküleri, kısa romanları ve günlükleriyle edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip Franz Kafka anısına saygıyla ikincisi gerçekleştirilen yarışmada, edebiyata katkı sunan gazeteci ve yazarların eserleri farklı kategorilerde değerlendirildi.
Yarışmanın Köşe Yazısı kategorisinde, gazetemiz köşe yazarlarından Meltem Soğuk Stropoli, “Geçen Zamanın Anatomisi” adlı yazısıyla birinciliğe layık görüldü.
Yarışmanın basın bülteninde yer alan Seçici Kurul gerekçesinde, Stropoli’nin zaman kavramını hem nesnel hem de öznel değerlendirmelerle derinlemesine ele almasına dikkat çekildi. Yazıda tanınmış isimlerin farklı tespit ve çalışmalarının akıcı bir üslupla sunulduğu, yazarın entelektüel birikimini sade ve özgün bir anlatımla okuyucuya aktardığı belirtildi.
Seçici Kurul ayrıca eserin okuyucuyu ilk satırından itibaren içine alan anlatımını, günümüz dinamizmine uygun özgün kalemini ve bakış açısındaki zenginliği öne çıkardı. Yazının, “tek solukta okunabilen köşe yazısı” niteliği taşıdığı ifade edilerek “Geçen Zamanın Anatomisi” yarışmanın Köşe Yazısı kategorisinin birincisi seçildi.
Novella, deneme ve biyografi türündeki eserlerinin yanı sıra gazetecilik ve köşe yazılarıyla da çalışmalarını sürdüren Meltem Soğuk Stropoli’yi bu anlamlı edebiyat ödülü dolayısıyla kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Gündem
İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR
İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.
Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.
Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.
Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.
Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.
Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.
UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.
Gündem
NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU
Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.
Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.
Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.
Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.
Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.
Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.
#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


