İsviçre
STEINHAUSEN’DE HERA: EĞLENCE VE LEZZETİN YENİ ADRESİ
Zug Kantonu’nda Steinhausen’de geçtiğimiz hafta kapılarını açan Hera, şehrin sosyal hayatına yepyeni bir soluk getirdi. Eğlenceyi, leziz yemekleri, şişa bar deneyimini ve futbol maçlarını izleme keyfini bir arada sunan bu mekan, kısa sürede bölge halkının ilgisini çekmeyi başardı.
İsviçreninSesi ekibi olarak açılış etkinliğinde yer aldık ve mekanın sahibi, Mario Sinan lakabıyla tanınan Sinan Bayram ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sinan Bayram, Hera’yı hem bölge sakinlerine hem de farklı kültürlerden gelen ziyaretçilere hitap edecek bir buluşma noktası olarak tasarladığını ifade etti.
Konuklarla yaptığımız görüşmelerde, mekanın atmosferi ve sunduğu hizmetlerden övgüyle bahsedildi. Özel şişa menüsü, canlı maç yayınları ve lezzetli mutfağıyla Hera, eğlence ve dinlenmeyi bir arada sunan bir adres olmaya aday.
Zug’da sosyal bir buluşma noktası arayanlar için Hera, kesinlikle ziyaret edilmeyi hak ediyor.
İsviçre
Uzmanlar uyardı: İsviçre’de en sıcak dönem şimdi başlıyor! Kuraklık daha da ağırlaşabilir
BERN – İsviçre, 2026 yazında şimdiye kadar alışılmadık derecede sıcak ve kurak günler yaşarken, uzmanlar asıl kritik dönemin henüz başlamadığı konusunda uyarıyor. 23 Temmuz – 23 Ağustos tarihleri arasındaki ve halk arasında “Köpek Günleri” (Hundstage) olarak bilinen dönem, geleneksel olarak yılın en sıcak ve en kurak zaman dilimi kabul ediliyor.
Uzmanlara göre bu süreçte yeni sıcaklık rekorları görülebilir, kuraklık ise daha da derinleşebilir.
“Hava mevsim normallerinin üzerinde kalacak”
İsviçre Meteoroloji Kurumu (MeteoSwiss), önümüzdeki haftalarda yeni bir sıcak hava dalgasının kesinleşmediğini, ancak mevsim koşullarının yeni sıcaklık rekorlarına elverişli olduğunu belirtti.
Meteoroloji uzmanları, genel hava görünümünün mevsim normallerinin üzerinde sıcak seyretmeye devam edeceğini vurguluyor.
Asıl tehlike kuraklık
Uzmanlara göre İsviçre için en büyük risk yalnızca yüksek sıcaklıklar değil, aylar süren yağış eksikliği.
ETH’ye bağlı Su Araştırmaları Enstitüsü Eawag’dan hidrolog Andri Bryner, kuraklığın tek başına yaşanan sıcak hava dalgalarından daha ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Bryner, yılın başından itibaren yağışların normalin oldukça altında kaldığını, özellikle Alp Dağları’nın kuzeyinde birçok bölgede Nisan ayının 1864’ten bu yana ölçülen en kurak nisan ayı olarak kayıtlara geçtiğini belirtiyor.
Kış aylarında kar örtüsünün de yetersiz olması nedeniyle göller, nehirler ve yer altı su kaynaklarının yeterince beslenemediği ifade ediliyor.
Nehirler ve göller alarm veriyor
İsviçre Federal Çevre Dairesi (BAFU), nehir ve göllerdeki su seviyelerinin çok düşük olduğunu ve yağışların yetersiz kalması halinde önümüzdeki haftalarda daha da düşmesinin beklendiğini açıkladı.
Ülke genelinde birçok bölgede orman yangını riski en üst seviyeye çıkarken, dokuz kantonda tamamen ateş yakma yasağı uygulanıyor. Diğer kantonlarda ise ormanlık alanlarda ateş yakılması yasak durumda.
Bazı belediyeler vatandaşlara su tasarrufu çağrısı yapmaya başladı.
“Tek tük yağmur yeterli olmayacak”
Meteoroloji uzmanlarına göre hafta sonunda yer yer sağanak ve gök gürültülü yağışlar görülebilir. Ancak bu yağışların kuraklığı sona erdirmeye yetmeyeceği belirtiliyor.
Hidrolog Bryner, mevcut su açığının kapanabilmesi için kısa süreli sağanakların değil, günlerce sürecek geniş kapsamlı ve düzenli yağışlara ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Aksi halde sert yağışların, kuruyan toprağın suyu emememesi nedeniyle sel riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
İçme suyu açısından kritik uyarı
Uzmanlar özellikle yer altı su rezervlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtiyor. İsviçre’de içme suyunun yaklaşık yüzde 80’i yer altı sularından sağlanıyor.
Bryner’e göre yer altı su seviyeleri şimdiden düşük durumda ve daha fazla gerilemeleri halinde eski seviyelerine dönmeleri aylar, hatta yıllar sürebilir. Bu durumun yalnızca su miktarını değil, uzun vadede su kalitesini de olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
#isviçre#schweiz#news#Haber
İsviçre
Uzman açıkladı: Cinsel istismarcılar neden suçlarını kameraya kaydediyor?
AARGAU – İsviçre’nin Aargau kantonunda eski SVP Büyük Konsey üyesi Patrick Frei hakkında yürütülen soruşturmada ele geçirilen 254 video kaydı, dosyanın en önemli delilleri arasında yer alıyor. Bu gelişme, cinsel suç faillerinin neden kendi işledikleri suçları kayıt altına aldığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Adli psikiyatri uzmanı Jérôme Endrass, bu davranışın arkasındaki psikolojik mekanizmaları değerlendirdi.
Savcılığın iddiasına göre Patrick Frei, partnerinin o dönem 15 yaşındaki kızını aylar boyunca uyuşturarak cinsel istismarda bulundu. İddianamede, ele geçirilen yüzlerce video kaydının önemli deliller arasında yer aldığı belirtiliyor. Dava henüz sonuçlanmadığı için Patrick Frei hakkında masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.
Kamera, yalnızca kayıt aracı değil
Adli psikiyatri uzmanı Jérôme Endrass’a göre, cinsel suç faillerinin saldırılarını kayda almasının arkasında tek bir motivasyon bulunmuyor. Bazı failler, görüntüleri daha sonra yeniden izleyerek yaşadıkları cinsel uyarılmayı sürdürmeyi amaçlıyor. Bazı vakalarda ise bu kayıtların benzer eğilimlere sahip kişiler arasında paylaşıldığı da görülüyor.
Endrass, kameranın birçok fail açısından yalnızca bir kayıt cihazı olmadığını, aynı zamanda güç, kontrol ve hâkimiyet duygusunun bir sembolüne dönüştüğünü belirtiyor. Görüntü kaydetme davranışı; mağdur üzerinde üstünlük kurma isteği, sadistik eğilimler veya benzer suç çevreleri içinde kabul görme arzusuyla ilişkilendirilebiliyor.
Öte yandan Aargau Kanton Polisi, Patrick Frei dosyasında ele geçirilen görüntülerin üçüncü kişilerle paylaşıldığına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bulguya ulaşılmadığını açıkladı.
“Yakalanmayacaklarını düşünüyorlar”
İlk bakışta faillerin kendi aleyhlerine delil oluşturacak görüntüler çekmesi çelişkili görünse de Endrass, bunun suç davranışının zaman içinde normalleşmesiyle açıklanabileceğini ifade ediyor.
Uzman, uzun süre benzer içeriklerin yer aldığı internet ortamlarında bulunan bazı kişilerin zamanla kendi davranışlarını meşrulaştırabildiğini, suçun ciddiyetine karşı duyarsızlaşabildiğini ve yakalanma riskini giderek daha az önemsediklerini belirtiyor. Bu nedenle birçok fail, geride dijital delil bırakıyor olmasına rağmen bunu ciddi bir risk olarak değerlendirmeyebiliyor.
Her fail aynı özellikleri taşımıyor
Endrass, cinsel suç işleyen herkesin saldırılarını kayıt altına almadığını da vurguluyor. Ancak suçlarını sistematik biçimde belgeleyen faillerin, çoğu zaman daha planlı hareket ettikleri ve bazı vakalarda daha belirgin sadistik özellikler gösterebildikleri değerlendiriliyor.
Bununla birlikte uzman, bu davranışın tek başına farklı bir suçlu profili oluşturduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Endrass, psikolojik motivasyonların kişiden kişiye değişebileceğini ifade ediyor.
Hukuki Not: Haberde yer alan Patrick Frei hakkındaki iddialar savcılık makamının suçlamalarına dayanmaktadır. Dava halen devam etmekte olup, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamaktadır. İsviçre hukukunda geçerli olan masumiyet karinesi gereği, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar herkes masum kabul edilir.
İsviçre
İsviçre’de annelik izninin 6 aya çıkarılması için 111 bin imza toplandı
BERN – İsviçre’de annelik izninin uzatılması talebiyle başlatılan kampanyaya yaklaşık 111 bin kişi destek verdi. Toplanan imzalar pazartesi günü Federal Şansölyelik’e teslim edildi.
Dilekçeyi hazırlayanlar, mevcut 14 haftalık (98 gün) annelik izninin, bir bebeğin yaşamındaki en kritik dönem için yetersiz olduğunu savunuyor. Kampanyaya göre, üç aylık bir bebek hâlâ tamamen annesine bağımlı durumda bulunuyor ve bu dönemde yakın temas, emzirme, güven duygusu ve anne-bebek bağı sağlıklı gelişim açısından büyük önem taşıyor.
İmza sahipleri ayrıca doğumun ardından annelerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyileşebilmesi için daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.
Dilekçede, birçok Avrupa ülkesinde ebeveyn izinlerinin İsviçre’ye kıyasla daha uzun olduğuna dikkat çekilirken, İsviçre’nin de ailelere daha güçlü destek vermesi gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda annelik izninin en az 6 aya çıkarılması talep ediliyor.
Kampanyayı destekleyenler, daha uzun annelik izninin anne ve bebeğin sağlığını koruyacağını, erken dönemdeki bağı güçlendireceğini ve ailelerin üzerindeki stresi azaltacağını savunuyor.
Söz konusu dilekçe, kamuoyunun dikkatini konuya çekmeyi amaçlıyor. Ancak imza kampanyaları yasal olarak bağlayıcı değil. Annelik izninin uzatılabilmesi için siyasi süreçlerin tamamlanması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


