Connect with us

Dünya

Paskalya Bayramı: Hristiyan Geleneği ve Tarihi

yazar

Published

on

„İsa“ için „Müslümanlar İsa’yı bir peygamber olarak kabul ederken, Hristiyanlar İsa’yı Tanrı olarak görüyorlar“diyebiliriz. Bu yazıda, bu hafta sonu kutlanan Hristiyanların Paskalya bayramının tarihsel ve geleneksel yönlerini ele alacağız.

Çalıştığımız iş yerinde her yıl ‚Osternferien‘ adıyla tatile ayrılıyoruz. Komşumuz Paskalya bayramını kutluyor. Marketlerde renkli yumurtalar satılıyor. Peki, komşumuzla iş arkadaşımız neden Paskalya bayramını kutluyor, Paskalya’da iş yerinin neden kapandığını ve bunların neden yapıldığını biliyor muyuz?

Paskalya bayramının kökenleri, anlamı, kutlama şekilleri, sembolleri ve diğer önemli günleri hakkında kapsamlı bir metin oluşturduk. Her bir bölümde Paskalya’nın farklı yönlerini ele aldık ve bayramın Hristiyanlık içindeki önemini vurguladık. Ayrıca, bayrama özgü geleneklerin ve sembollerin kökenleri ve anlamları hakkında da bilgileri toparladık.

Paskalya ile ilgili soruları sıralayacak olursak:

  1. Paskalya nedir, neden kutlanır?
  2. Paskalya bayramı ne zaman kutlanır?
  3. Paskalya’da ne yapılır?
  4. Paskalya yumurtasının hikayesi nedir?
  5. Paskalya bayramının sembolleri nelerdir?
  6. Palmsonntag, Gründonnerstag ve Karfreitag gibi Paskalya bayramı günlerinin önemi nedir?
  7. Paskalya sembollerinin anlamları nelerdir?
  8. Paskalya bayramının kökenleri ve tarihçesi hakkında bilgi verebilir misiniz?
  9. Paskalya bayramının Hristiyanlık içindeki önemi nedir?
  10. Paskalya bayramının gelenekleri ve kutlama şekilleri nelerdir?
  11. Paskalya ile ilgili eski pagan gelenekleri nelerdir?

Hristiyan kaynaklarına göre: Paskalya, Hristiyan dünyasında Hz. İsa’nın dirilişini kutlamak için kutlanan kutsal bir bayramdır. Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden üç gün sonra dirilmesinin anısına kutlanan bu özel zaman, Hristiyanlık inancında yeniden doğuş ve umudun sembolü olarak kabul edilir.

Noel’den sonra en büyük bayram olarak kabul edilen Paskalya , Hristiyanların Hz. İsa’nın ölümünden sonra yeniden hayata dönüşünü kutlama fırsatı sunar. Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği ve öldüğü gün olan Karfreitag ise Almanya gibi birçok ülkede özel bir anlam taşır. Bu gün genellikle et tüketimi kısıtlanır veya bazı geleneksel yemekler yapılmaz. Bunun yerine balık veya sebze tabanlı yemekler tercih edilir. Ancak her ülkede ve hatta ailede bu uygulama farklılık gösterebilir, bu yüzden bölgesel veya ailevi geleneklere göre değişebilir.

Paskalya, Hristiyanların bir araya gelip sevdikleriyle birlikte Hz. İsa’nın dirilişini kutladığı, umudu yeniden yeşerttiği ve birbirlerine sevgi ve dayanışma ile yaklaştığı anlamlı bir zaman dilimidir.

Paskalya Nedir, Neden Kutlanır? Paskalyada Ne Yapılır?

Paskalya nedir, neden kutlanır?

Paskalya kelimesi, İbranice kökenlidir ve kelimenin önce Yunanca’ya, daha sonra Avrupa dillerine geçtiği bilinir. İngilizce’de “Easter” olarak bilinen Paskalya, diğer Batılı dillerde Eastre, Ostern ya da Pasen, Paskar gibi farklı isimlerle anılır. Dilimize Rumca “Pashalia” kelimesinden türeyerek girmiştir ve anlamı “geçiş, geçmek” demektir. Peki, Paskalya Bayramı’nın anlamı nedir?

Paskalya Bayramı’nda Hz. İsa’nın dirilişi kutlanır. Hristiyan dinine göre, Hz. İsa çarmıha gerildikten üç gün sonra dirilmiş ve göğe yükselmiştir. Hatta bu nedenle Paskalya, “Diriliş Pazarı” ve “Kıyam Yortusu” isimleriyle de anılır. Bu bayramın bilinen en eski kutlanma tarihi ise 2. yüzyıla kadar gitmektedir.

Paskalya’nın sembolü, bildiğiniz gibi yumurta ve tavşandır. Paskalya yumurtası, önceki yüzyıllarda paganizmin sembolüydü ve geleneksel olarak ilkbaharı, doğanın uyanışını simgelemektedir. Paskalya tavşanı ise doğurganlığıyla bilinen bir hayvan olduğu için yeniden doğuşu sembolize eder. Hz. İsa’nın doğumu doğurganlık, yaşam ve olgunluğun karşılığıdır.

Paskalya Bayramı ne zaman kutlanır?

Paskalya Bayramı Ortodokslar, Katolikler ve Protestanlar tarafından farklı zaman dilimlerinde kutlanır. Ancak bayram kutlamaları, yaklaşık olarak mart ile nisan sonuna kadar olan dönemde gerçekleşir.

Paskalya, beş hafta süren Büyük Perhiz dönemi ile son hafta başlayan Kutsal Hafta’yı kapsar. Paskalya Günü’nde (Diriliş Günü) ise sona erer. Hristiyanlar bu perhiz döneminde 40 gün boyunca hayvansal gıda tüketmezler.

Son olarak bu yıl Paskalya Bayramı’nın 29 Mart – 1 Nisan 2024 arası kutlanacağını da belirtelim.

Paskalyada ne yapılır?

Paskalya Bayramı, farklı ülkelerde farklı şekillerde kutlanmaktadır. En yaygın kutlama şekli ise kilisede yapılan ayinler ve insanların birbirlerine genellikle çikolatadan yapılan Paskalya tavşanı ve farklı renklere boyanmış Paskalya yumurtası hediye etmesidir. Ayrıca Paskalya Günü için evlerde Paskalya çöreği yapılır, mumlar yakılır ve çeşitli dualar okunur.

Paskalya Pazarı gecesi Hristiyanlar karanlık kiliselere ışığı taşırlar.

Paskalya yumurtasının hikayesi

Rengarenk boyanmış yumurtaların Paskalya Bayramı’nın simgelerinden biri olduğunu söyledik. Bu konuda farklı inanışlar olsa da yaygın bir inanışa göre, Hz. İsa çarmıha gerildiğinde, yaralarından yere kan akar. Yere düşen bir kan damlası, Paskalya yumurtasını oluşturur. Hz. İsa’nın yanında ağlayarak dua eden Hz. Meryem‚in gözyaşları ise kırmızı yumurtaya damlar ve yumurtanın üzerinde desenler oluşturur. Diğer yumurtalarda da aynısı yaşanır. Bunu gören Hz. Meryem tüm yumurtaları bir mendilin içinde toplar, oğlunun cenazesini almak için Pontius Pilate‚e doğru yola çıkar. Yolculuğu boyunca karşılaştığı her çocuğa barış içinde yaşamalarını dileyerek bir yumurta verir. Hz. Meryem, Pilate’nin sarayına ulaştığında bayılır, böylece yumurtalar dünyanın her yerine dağılır…

Başka bir ifadeyle yumurta, yeni yaşamın sembolüdür. Hristiyanlar için Paskalya yumurtaları, Hz. İsa’nın dirilişinin bir sembolü olarak kullanılır. Hristiyanlar, Hz. İsa’nın dirilişi aracılığıyla ölümün ve günahın üstesinden geldiğine inanırlar. Günümüzde çoğu Paskalya yumurtası çikolatadan yapılır ve renkli folyo ile kaplanır. Önceki dönemlerde ise tavuk yumurtaları sertleşene kadar kaynatılır ve ardından elle süslenirdi.

Paskalya’da süslü ve renkli yumurtalar satılmasının kökenleri eski geleneklere dayanır. Bu geleneğin temelinde Hristiyanlığın Paskalya Bayramı’na ve doğrudan Hz. İsa’nın dirilişine bağlı olan sembolizm yatar.

Yeniden Doğuş ve Diriliş: Paskalya, Hristiyan inancında Hz. İsa’nın ölümünden sonra üçüncü gününde dirilerek yeniden hayata dönüşünü kutlar. Renkli yumurtalar, bu yeniden doğuşun sembolüdür. Yumurtanın kabuğunu kırarak çıkan yeni hayat, Hz. İsa’nın dirilişiyle bağlantılıdır.

İlkbaharın Başlangıcı: Paskalya genellikle ilkbahar aylarında kutlanır ve bu dönem doğanın uyanışını, canlanışını simgeler. Renkli yumurtalar, doğanın yeniden canlanışını ve tazelenişini temsil eder.

Eski Pagan Gelenekleri: Hristiyanlık öncesi dönemlerde, Paskalya‚da renkli ve süslü yumurtaların kullanılması eski pagan geleneklerinden kaynaklanabilir. Birçok eski kültürde yumurta, doğurganlık, bereket ve yeniden doğuşun sembolü olarak kabul edilirdi. Hristiyanlık yayıldıkça, bu geleneklerin bazıları Hristiyan kutlamalarına dahil edilmiş olabilir.

Çocuklar İçin Eğlenceli Bir Gelenek: Ayrıca, renkli ve süslü yumurtalar Paskalya‚da çocuklar için eğlenceli bir gelenek haline gelmiştir. Yumurta boyama etkinlikleri, aileleri bir araya getirir ve çocuklar için keyifli bir zaman geçirme fırsatı sunar.

Sonuç olarak, Paskalya‚da süslü ve renkli yumurtaların satılması, hem Hristiyan inancının sembolizmiyle hem de eski geleneklerin etkisiyle ilişkilendirilebilir. Bu renkli yumurtalar, bayramın kutlanmasının bir parçası olarak hem dini hem de kültürel anlamlar taşır.

Palmsonntag, Gründonnerstag, Karfreitag ve diğer Paskalya bayramı günleri Hristiyan inancında büyük öneme sahiptir ve çeşitli olayları anma amacı taşır.

Palmsonntag (Yaprağın Pazarı):

Palmsonntag, Paskalya‚dan önce gelen haftanın başlangıcıdır ve Hz. İsa’nın Kudüs’e girişini kutlar. Hz. İsa, bir eşeğe binerek Kudüs’e girerken insanlar onu sevinçle karşılamış ve yollarına palmiye yaprakları ve elbiseler sermişlerdir. Bu olay, Hz. İsa’nın krallığının müjdesini verdiği bir olay olarak kabul edilir.

Gründonnerstag (Yeşil Perşembe):

„Yeşil Perşembe’de Hz. İsa, havarileriyle akşam yemeği yedi. İşte 1899 yılından bir Renkli Taşbaskı (Yağlıboya).“

Gründonnerstag, Hz. İsa’nın son akşam yemeğini öğrencileriyle paylaştığı ve ardından ihanet edildiği Perşembe gününü işaret eder. Bu gün, Hz. İsa’nın ölümünün öncesini ve son akşam yemeğini anma günü olarak kabul edilir.

Ayrıca, Hz. İsa’nın öğrencilerinin ayaklarını yıkadığı ve Hz. İsa’nın tutuklandığı Gethsemane Bahçesi’nde yaşanan olayları da anar.

Karfreitag (Kara Cuma):

Karfreitag, Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği ve öldüğü günü simgeler. Bu gün, Hristiyanlıkta acıyı, yas ve ibadeti anma günüdür. „Kar“ kelimesi, keder, acı veya yas anlamına gelir.

Saat 15:00’te genellikle ibadetler düzenlenir, çünkü bu, geleneksel olarak Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinin olduğu saat olarak kabul edilir.

Paskalya bayramı boyunca yaşanan bu olaylar, Hristiyan inancının merkezi bir parçasını oluşturur ve Hz. İsa’nın ölümü ve dirilişini anlamak için

önemlidir. Ayrıca, Paskalya tarihini

belirleme ve diğer Hristiyan bayramlarını bu tarihe göre ayarlama süreci de, Hristiyanlık tarihindeki önemli kararları yansıtır.

Ostersymbole, yani yumurtalar, tavşanlar, kuzular ve ateş, Paskalya bayramını temsil etmektedir. Bazıları Hristiyan geleneklerinden gelirken, diğerleri daha eski pagan geleneklerinden türemiştir. İşte bu sembollerin anlamları:

Osterei (Paskalya Yumurtası):

Paskalya sabahı hediye edilen, sert pişmiş yumurta, Hristiyanlıkta hem Hz. İsa’nın ölümünü hem de dirilişini simgeler.

Yumurta kabuğunun kırmızıya boyanması, Hz. İsa’nın kanını simgeler. Bu şekilde, yumurta ölüm ve dirilişin sembolü haline gelir.

Ortaçağ’da, Paskalya’ya kadar yumurtalar oruç nedeniyle yenmediğinden, bu dönemde biriktirilir ve kırmızı renkte boyanır ve kilisede kutsanır, böylece kutsanmış yumurtalar diğerlerinden ayırt edilir.

Osterhase (Paskalya Tavşanı):

Tavşan, yüzyıllardır doğurganlık sembolüdür. İlkbaharda doğan yavrularıyla birlikte, yeniden doğuşu ve canlanışı temsil eder.

Bazı teorilere göre, Almanya’daki „Ostara“ isimli bir pagan tanrıçadan türemiş olabilir.

Tavşanın yumurta bırakması ile ilişkilendirilmesi, muhtemelen 17. yüzyılda Alsas’ta ortaya çıkmıştır.

Osterlamm (Paskalya Kuzusu):

Kuzu, temizlik ve barışın sembolüdür. Beyaz yünü, masumiyeti ve huzuru temsil eder.

„Agnus Dei“ olarak bilinen „Tanrı’nın Kuzusu“, Hz. İsa’nın dirilişini simgeler. Bu nedenle, kuzu Paskalya’nın önemli bir sembolüdür.

Osterfeuer und Osterkerze (Paskalya Ateşi ve Paskalya Mumu):

Paskalya ateşi, eski pagan ritüellerinden türetilmiştir. Güneşi temsil eder ve ilkbaharın gelişini kutlar.

Paskalya mumu, Hz. İsa’nın ölümünü ve dirilişini simgeler. Kutsal ışığı temsil eder ve ölümün yenilgisini vurgular.

Bu semboller, hem Hristiyan inancının hem de eski pagan geleneklerinin birleşimini yansıtır ve Paskalya bayramının derin anlamlarını kutlar.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

Türkiye’de Yaşayan Erkekle Evlendi, Eşi Avusturya’ya Taşındı: Instagram Fotoğrafıyla Aldatıldığını Düşünen Erkeğe Darp ve Tehditten Hapis

yazar

Published

on

By

Avusturya’da yaşayan 24 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadın, Türkiye’de yaşayan bir erkekle tanışıp evlendi. Evliliğin ardından erkek Avusturya’ya taşındı ve çiftin iki çocuğu oldu.

Kadın, eşinin zamanla kontrolcü davranmaya başladığını, kendisine psikolojik baskı uyguladığını ve iki ayrı olayda fiziksel şiddet kullandığını anlattı.

23 yaşındaki erkek ise Instagram’dan kendisine gönderilen bir fotoğrafa dayanarak eşinin onu aldattığını düşündüğünü söyledi. Ancak kadının eşini aldattığı kanıtlanmadı. Mahkeme, bunun gerekirse boşanma davasında incelenebileceğini belirtti.

St. Pölten Eyalet Mahkemesi; kadının anlatımını, tanık ifadelerini, cep telefonu kayıtlarını ve morlukları gösteren fotoğrafları güvenilir buldu. Erkeğe beş ay ertelenmiş hapis cezası verildi. Karar henüz kesinleşmedi.

Boşanacağını söyleyerek Türkiye’den döndü

Kadın, evlilikte yaşanan sorunların ardından Mart 2026’yı Türkiye’de geçirdi. Buradan eşine, Avusturya’ya döndüğünde boşanmak istediğini bildirdi.

4 Nisan’da Oberndorf in der Ebene’deki eve giderek bazı eşyalarını topladı. Çıkan tartışmada kadın eşinin oyun konsolunu kırdı. Mahkemedeki anlatıma göre erkek de kadını kollarından tutarak duvara itti. Kadının vücudunda oluşan morluklar fotoğraflarla belgelendi.

Kadın, babasının özellikle iki çocuklarını düşünerek eşine bir şans daha vermesi yönünde kendisine baskı yaptığını söyledi. Bunun üzerine yeniden eve döndü. Bir süre çiftin ilişkisinin önceki dönemden daha iyi ilerlediği belirtildi.

Instagram’dan gelen fotoğraf sonrası yeniden şiddet

17 Mayıs’ta erkeğe Instagram üzerinden, eşinin başka bir erkekle birlikte olduğunu gösterdiği ileri sürülen bir fotoğraf gönderildi. Sanık, daha önce de aldatıldığından şüphelendiğini söyledi.

Mahkemede aktarılanlara göre erkek fotoğrafın ardından eşine hakaret etti, onu tutarak duvara itti ve bir tükenmez kalemi boğazına yaklaştırarak tehdit etti. Kadın, “Beni öldüreceğinden korktum” dedi. Erkeğin daha sonra kadının yüzüne tokat attığı belirtildi.

Kadının anlatımına göre eşi, “Aldatılırsam bunu yapmak benim hakkım” anlamına gelen bir ifade kullandı. Ancak aldatma şüphesinin doğru olup olmadığı belirlenmedi. Mahkeme de olası bir aldatmanın şiddet ve tehdidi haklı çıkarmayacağını ortaya koydu.

Sanık suçlamaları reddetti

Daha önce sabıkası bulunmadığı belirtilen 23 yaşındaki erkek, “Hiçbir zaman şiddet olmadı” diyerek suçlamaları reddetti. İddiaların yaklaşan boşanma nedeniyle ortaya atıldığını savundu.

Hâkim ise sanığın gerçeği söylemediği konusunda şüphe bulunmadığını belirterek kadının ve tanıkların ifadelerinin başından itibaren tutarlı ve inandırıcı olduğunu açıkladı.

Mahkeme, erkeği tehlikeli tehdit ve yaralama suçlarından beş ay ertelenmiş hapis cezasına çarptırdı. Üç yıllık denetim süresi uygulanmasına, mahkeme masraflarını ödemesine ve Viyana’ya taşınan kadına 300 Euro manevi tazminat vermesine karar verildi.

Karar henüz kesinleşmedi.

#Avusturya#avrupa#StPölten#austria#Österreich

Continue Reading

Dünya

CDU MİLLETVEKİLİ SASKIA LUDWIG’DAN MERZ’E SERT ÇIKIŞ: “BÖYLE AÇIKLAMALAR YAPAN BİRİ SORUŞTURMA KOMİSYONUNDAN HAKLI OLARAK KORKAR”

yazar

Published

on

By

CDU Federal Meclis Milletvekili Saskia Ludwig, Covid politikalarına ilişkin tartışmada Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i sert sözlerle eleştirdi. Ludwig, pandemi döneminde Merz gibi açıklamalar yapan kişilerin bir soruşturma komisyonunun kurulmasından “haklı olarak korkacağını” söyledi.

Tartışmanın arka planında, ABD’de pandemi politikalarının değerlendirilmesi amacıyla oluşturulan bir komisyonun ortaya çıkardığı bilgiler bulunuyor.

Son günlerde ve haftalarda yayımlanan belgelere göre eski ABD Başkanı Joe Biden’ın baş tıbbî danışmanı Anthony Fauci, kamuoyunu önemli konularda yanılttı. Fauci’nin kurum içinde aşıların ardından yaşanabilecek muhtemel düşükler konusunda uyarıda bulunduğu, ancak kamuoyu önünde böyle bir riski reddettiği ortaya çıktı.

NIUS, ABD’deki değerlendirmelerin ardından Almanya’da hangi adımların atılması gerektiğini siyasi partilere ve siyasetçilere sordu.

CDU Milletvekili Saskia Ludwig, Kasım 2021’de yaptığı bir açıklamayı hatırlatarak Başbakan Friedrich Merz’i sert biçimde eleştirdi.

Ludwig, Merz’in o dönemde şu ifadeleri kullandığını aktardı:

“Artık ofislerde aşısız kimse olmayacak, futbol sahasında aşısız oyuncu bulunmayacak, Federal Mecliste aşısız milletvekili olmayacak, üniversite amfilerinde aşısız öğrenci kalmayacak.”

Ludwig, Merz’in bu sözleriyle aşı olmayan herkesin iş yerlerinden, üniversitelerden ve hatta parlamentolardan fiilen dışlanmasını desteklediğini savundu.

CDU Milletvekili açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu tür açıklamalar yapan, daha sonra sözlerini hiçbir zaman geri almayan veya en küçük bir düzeltme ve yumuşatma ihtiyacı bile duymayan biri, bir soruşturma komisyonundan haklı olarak korkar. ABD’de ortaya çıkan bulgular, o dönemde ‘komplo teorisi’ denilerek susturulan bütün endişeleri doğruluyor. Bu gerçekler, Almanya’daki siyasi düzen tarafından bugün bile inkâr ediliyor.”

Basın sorusuna yalnızca CDU Milletvekili Saskia Ludwig ile Almanya için Alternatif (AfD) Meclis Grubu cevap verdi.

AfD’nin sağlık politikaları sözcüsü Martin Sichert de Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonu kurulmasının gerekli olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Fauci’nin açıklamaları, Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonuna ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösteriyor. Başta aşılama ve bunun sonucunda meydana gelen zararlar olmak üzere yaşananların tamamı acilen araştırılmalıdır.”

Sichert, aşılamanın gönüllülük esasına dayanmadığını, 2G ve 3G uygulamaları gibi düzenlemelerle yoğun devlet baskısına bağlandığını savundu:

“Aşı gönüllü değildi. Aksine, 2G ve 3G düzenlemeleri gibi uygulamalar yoluyla ağır bir devlet baskısıyla bağlantılıydı.”

AfD Sözcüsü, Fauci’nin açıklamalarının Almanya’da da yayılan bir başka söylemi çürüttüğünü ileri sürdü:

“Fauci’nin açıklaması, Almanya’da da yayılan ‘aşının hamileler için güvenli olduğu’ yönündeki bir başka anlatının hükûmetin sahte haberi olduğunu gösteriyor. Mağdurların gerekli tazminatlar için başvurabilmesi ve ihtiyaç duydukları desteği alabilmesi amacıyla hükûmetin aşılarla bağlantılı bütün yalanları araştırılmalıdır.”

#almanya#deutschland#avrupa#corona#Impfschaden

Continue Reading

Dünya

KANADA’DA COVID AŞISI SONRASI SAĞLIK SORUNLARI PARLAMENTODA DİNLENECEK

yazar

Published

on

By

Kanada’da Muhafazakâr milletvekili Dean Allison, Covid-19 aşılarının ardından sağlık sorunları yaşadıklarını belirten kişilerin dinleneceği dört günlük bir oturum düzenliyor. Parlamentoda gerçekleştirilecek etkinlikte ifade vermek için şimdiden binden fazla kişi başvurdu.

Niagara West bölgesi Muhafazakâr Milletvekili Dean Allison’ın öncülüğündeki “Allison Inquiry”, 8 Eylül 2026’da Ottawa’daki Parliament Hill’de başlayacak ve dört gün sürecek.

Oturumun amacı, Covid-19 aşılarının ardından sağlık sorunları yaşayan Kanadalılara kamuoyu önünde konuşabilecekleri bir platform sunmak. Şimdiye kadar binden fazla vatandaş yemin altında ifade verebilmek için başvuruda bulundu. Başvuranlar arasından 50 kişi seçilecek ve oturumlar canlı yayımlanacak.

“Suçlama değil, dinleme amacı taşıyor”

Allison’ın Covid döneminin değerlendirilmesine yönelik izlediği yolun suçlayıcı olmayacağı belirtiliyor. Allison, ne birilerini suçlamayı ne de Kanada’nın Covid politikalarını yeniden değerlendirmeyi amaçladığını, öncelikle mağdurları dinlemek istediğini ifade ediyor.

Allison, temmuz ayında yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

“Ülkenin dört bir yanından yüzlerce Kanadalı bize ulaştı. Bugüne kadar yaşamaya devam ettikleri fiziksel, duygusal, maddi ve kişisel zorlukları anlattılar.”

“Allison Inquiry”nin herhangi bir siyasi partiye bağlı olmadığı ve kâr amacı gütmeyen Covid Testimony Association tarafından desteklendiği bildirildi.

Oturumların sonunda panel üyeleri bazı soruları Kanada Parlamentosuna iletebilecek. Ancak parlamentonun bu soruları ele alma veya cevaplandırma zorunluluğu bulunmuyor.

58 bin istenmeyen olay bildirildi

Kanada Sağlık Bakanlığının resmî verilerine göre Ocak 2024’e kadar Covid-19 aşılarının ardından yaklaşık 58 bin istenmeyen olay bildirildi.

Bunların 11 binden fazlası ciddi vaka olarak kayıtlara geçti. Bu sayı, uygulanan bütün aşı dozlarının yaklaşık yüzde 0,011’ine karşılık geliyor. Ancak gerçek sayının resmî kayıtlara yansıyandan çok daha yüksek olabileceğini düşünenlerin sayısı da az değil.

Kanada’daki aşı zararı tazminat programına 3 bin 500’den fazla başvuru yapıldı. Bunlardan yalnızca 252’si 2025 yılına kadar kabul edildi. Mağdurlara toplam 21 milyon dolar tazminat ödendi.

İkinci dozdan sonra 17 gün hastanede kaldı

Oturumda ifade vermesi planlanan kişilerden biri Carrie Sakamoto.

Sakamoto, 2021 yılında ikinci aşı dozunun ardından Bell felci geçirdi. Hastanede 17 gün tedavi gördü ve daha sonra 62 bin dolar tazminat aldı.

Ancak Sakamoto, devam eden sağlık sorunları ve itiraz süreçleriyle hâlâ mücadele ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Ben aşılara karşı değilim. Ancak kendi yaşadıklarımdan dolayı bu aşı hakkında sorularım var.”

46 yaşında çalışmayı bırakmak zorunda kaldı

Benzer bir açıklama, CANrise19 destek grubundan Michelle Worton’dan geldi.

Worton, ikinci aşı dozunun ardından ağır nörolojik ve sistemik sağlık sorunları yaşadığını söyledi. Sağlık durumunun ağırlaşması nedeniyle 46 yaşında tıbbî gerekçelerle emekliye ayrılmak zorunda kaldığını belirtti.

Liberal çevrelerden eleştiri

Etkinlik daha başlamadan liberal çevrelerin eleştirileriyle karşılaştı. Eleştirilerde oturumun tek taraflı olduğu, Kanada Parlamentosu tarafından resmen yetkilendirilmediği, herhangi bir resmî makam yetkisine sahip olmadığı ve “dengeli” bir bilimsel değerlendirme sunmayacağı ileri sürülüyor.

Şimdiye kadar girişime aktif destek verenlerin yalnızca Muhafazakârlar olduğu belirtiliyor. Diğer siyasi çevreler ise görünüşe göre konuyla ilgilenmek istemiyor.

Dean Allison, oturumları uzun süredir görmezden gelindiğini düşündüğü insanların seslerini duyurabilmeleri için atılmış ilk adım olarak değerlendiriyor.

“Allison Inquiry”, 8-11 Eylül 2026 tarihleri arasında Ottawa’daki Parliament Hill’de düzenlenecek.

Kaynak: TKP / Kanada
#kanada#impfschaden#haber#news#viral

Continue Reading

Trendler