Dünya
Mannheim Saldırısı ve Polisin Ölümü İslamcılık Tartışmalarını Alevlendirdi
Almanya’nın Mannheim kentindeki bir Afgan svatandaşının “Pax Europa Yurttaş Hareketi”nin standına düzenlediği bıçaklı saldırıda yaralanan polis memurunun ölümü, ülkede İslamcılık tartışmalarını alevlendirdi.
Mannheim kent merkezindeki pazar meydanında gerçekleşen olayda 25 yaşındaki Afgan, elindeki uzun bıçakla standa saldırarak altı kişiyi yaralamıştı. Kafasından aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan 29 yaşındaki polis memuru ise Pazar günü hastanede yaşamını yitirdi. Saldırıda yaralanan Pax Europa üyelerinden İslam karşıtı aktivist Michael Stürzenberger de hastaneye kaldırılarak ameliyat edildi.
Olay sırasında diğer bir polis memuru tarafından durdurulan saldırganın sağlık durumu nedeniyle henüz sorgulanamadığı ve saldırının motivasyonunun belirsiz olduğu belirtiliyor. Afganistan doğumlu saldırganın 2014 yılından beri Almanya’da yaşadığı kaydedildi.
Saldırı ve polis memurunun ölüm haberi, aşırı sağın yükselişi ve İslamcılık tartışmalarıyla siyasi gerilimin tırmandığı Almanya’da yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, “insan hayatını korumak için cesur bir şekilde müdahale eden polis memurunun ölümünden dolayı derin üzüntü içinde bulunduğunu” belirterek “ülkede artan şiddet eğilimi ve siyasi ihtilafların kabalaşmasından dolayı” büyük endişe duyduğunu ifade etti. Steinmeier, “Bu şekilde devam edemez. Şiddet, demokrasimizi güçlü kılan temelleri tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.
İçişleri Bakanı Nancy Faeser, saldırı nedeniyle devam eden soruşturmanın faillerin en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurgulayarak, “Güvenlik kurumlarımız İslamcı çevreleri sıkı takiptedir ve mücadeleyi güçlendirmeye devam etmektedir” dedi.
Hür Demokrat Parti’nin Genel Başkanı ve Maliye Bakanı Christian Lindner, “İslamcı terörizme karşı kendimizi müdafaaya geçmek zorundayız. Bunun için güvenlik kurumlarını mali olarak güçlendirmeye devam edeceğiz. Yanlış hoşgörüye son” ifadelerini kullandı.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin eş başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla, hükümetin hatalı göç ve güvenlik politikalarının saldırıda payı olduğunu iddia ederek Afganistan’dan göçün durdurulmasını ve geri göndermelerin hızlandırılmasını talep etti.
Baden-Württemberg eyaletinin Yeşiller partili Maliye Bakanı Danyal Bayaz da İslamcılık tehlikesi karşısında uyarıda bulunarak, “İslamcı bir saldırı olduğunun ortaya çıkması durumunda, İslamcılık’ın tehlikeleri konusunda dürüst bir tartışmanın zamanının geldiğini” ifade etti.
Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Ricarda Lang ise “İslamcılık özgür toplumun düşmanıdır ve tam buna uygun bir muamele görmelidir” dedi.
Dünya
370 MİLYONDAN FAZLA KIZ ÇOCUĞU CİNSEL ŞİDDET MAĞDURU
Dünya genelinde 370 milyondan fazla kız çocuğu ve genç kadın, 18 yaşına gelmeden cinsel saldırıya uğradı ya da cinsel istismara tecavüze maruz kaldı. Bu korkunç veriler, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından Dünya Kız Çocukları Günü’nde paylaşıldı. Rapora göre, bu tür şiddetle karşılaşan kız çocuklarının sayısı, dünya genelinde her sekiz kızdan birini etkiliyor.
UNICEF’in raporu, çevrimiçi ya da sözlü cinsel taciz gibi temas içermeyen cinsel şiddet biçimlerinin de dahil edilmesi durumunda, bu sayının 650 milyona kadar çıkabileceğini ortaya koyuyor.
Sadece kız çocukları değil, erkek çocukları da cinsel şiddetin mağdurları arasında. UNICEF, 240 ila 310 milyon erkek çocuğun, yaklaşık her 11 erkekten birinin, çocukluk dönemlerinde cinsel saldırıya maruz kaldığını bildirdi. Cinsel şiddetin en çok ergenlik döneminde, özellikle 14-17 yaş arasında arttığı belirtiliyor.
Coğrafi, kültürel ve ekonomik sınırlar olmaksızın cinsel şiddet tüm dünyada yaygın. Alt Sahra Afrikası en fazla etkilenen bölge olarak öne çıkarken, burada 79 milyon kız çocuğu ve kadın cinsel şiddete uğradı. Diğer etkilenen bölgeler arasında Doğu ve Güneydoğu Asya, Orta ve Güney Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika yer alıyor.
UNICEF’e göre, bu veriler 2010-2022 yılları arasında 120 ülkede yapılan ulusal temsili anketlerden elde edildi. Ancak, özellikle erkek çocukları ve fiziksel temas içermeyen cinsel şiddet hakkında hâlâ veri boşlukları olduğu belirtiliyor.
UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, “Çocuklara yönelik cinsel şiddet, ahlaki vicdanımızda bir leke,” diyerek bu şiddetin çocuklarda derin travmalar yarattığını ve mağdurların bu travmaları yetişkinlik döneminde de taşımaya devam ettiğini vurguladı.
#UNICEF #CinselŞiddet #DünyaKızÇocuklarıGünü #ÇocukHakları #Cinselİstismar #sexuelleübergriff #vergewaltigung #frauen
Dünya
İSRAİL’E SİLAH GÖNDERİMİ İÇİN SOYKIRIM TAHAHÜDÜ ŞARTI
Almanya’nın silah ihracatı, İsrail’e yönelik son dönemde ciddi bir engellemeyle karşı karşıya. Mart 2024’ten bu yana, Almanya’nın İsrail’e askeri malzeme gönderimi durdurulmuş durumda. Bild gazetesinin haberine göre, bu durumun ardında Yeşil Parti liderlerinin, İsrail’den yazılı güvence talep etmesi yatıyor.
Tagesspiegel haberine göre, Ekonomi Bakanı Robert Habeck ve Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Federal Güvenlik Konseyi’nde, silah ve yedek parça teslimatlarını, bu malların soykırım amacıyla kullanılmayacağına dair yazılı bir garanti verilmediği sürece engelledi. Ancak, bu talebin içeriği belirsizliğini koruyor.
Eleştirmenler, Baerbock ve Habeck’in bu yaklaşımının, geçmişte yalnızca İsrail’e yönelik bir iddia olan soykırım suçlamasını meşrulaştırdığına dikkat çekiyor. Haberde, Türkiye ve Suudi Arabistan’a yönelik Almanya’nın silah ihracatında herhangi bir engel yaşanmaması dikkat çekici diye ifade ediliyor. Türkiye’nin, Eylül ayında 336 milyon Euro değerinde silah alırken, Suudi Arabistan’a da 2023 sonunda savaş uçaklarının teslim edildiği belirtiliyor.
Buna rağmen, yetkililerin bu yazılı güvence taleplerinin, sadece uluslararası hukuk çerçevesinde silahların kullanımına dair olduğu, dolayısıyla gerekli bir adım olduğu belirtiliyor. Ancak, bu güvence olmadan Almanya’daki mahkemelerin, silah ihracatını durdurabileceği endişesi var.
Almanya’nın bu tutumunu eleştiren Berlin CDU Genel Sekreteri Ottilie Klein, Baerbock ve Habeck’in, antisemitik bir anlayışla hareket ettiğini öne sürdü. Aynı zamanda, Eylül ayında Ekonomi Bakanlığı’ndan gelen açıklama, Almanya’nın İsrail’e yönelik bir silah ambargosu uygulamadığı yönündeydi. Ancak, Unions-Fraksiyonu Başkanı Friedrich Merz, hükümeti, gerekli ihracat izinlerini vermemekle suçladı.
Kansler Olaf Scholz, bu konudaki eleştiriler üzerine, “Silahlar gönderdik ve göndermeye devam edeceğiz” diyerek durumu netleştirmeye çalıştı. Özellikle, İsrail’in geçtiğimiz hafta Almanya’dan beklenen yazılı garantiyi verdiği iddiaları, durumu daha da karmaşık hale getiriyor.
Muhalefet lideri Friedrich Merz (CDU), Perşembe günü bir Bundestag oturumunda, hükümeti İsrail’e yapılan silah gönderimindeki engelleyici tutumu nedeniyle sert bir şekilde eleştirdi. Merz, doğrudan Başbakan Olaf Scholz’a hitaben, “Sayın Başbakan, hükümetin İsrail’e gönderilecek malzeme ve ekipmanlar için gerekli onayı reddettiği birçok somut vaka biliyoruz” dedi.
Merz, sözlerini sürdürerek, “O halde, bu kadar zor bir durumda olan İsrail devletine olan dayanışma mesajlarınız ne kadar anlamlı? Ülkeye kritik yardımları bu şekilde reddediyorsunuz” diye sordu. Merz’in ifadeleri, muhalefet ile hükümet arasındaki gerginliklerin artmakta olduğunu gözler önüne seriyor.
Almanya, ABD’nin ardından İsrail’e silah tedarik eden en önemli ülke konumunda. 2019-2023 yılları arasında yapılan silah ithalatının neredeyse üçte biri Almanya’dan gelmekte. Bu süreçte, Almanya’nın sağladığı denizaltılar ve savaş gemileri, İsrail’in İran tehditleri karşısında savunma kabiliyetini artırma amacı taşımakta. Angela Merkel’in ifade ettiği üzere, Berlin, Yahudi devletinin güvenliğini “devlet politikası” olarak görmekte.
Almanya’nın İsrail’e silah yardımı konusunda yaşanan bu gelişmeler, uluslararası ilişkilerde önemli bir tartışma konusu haline gelmiş durumda.
#İsrail #SilahGönderimi #Soykırım #Baerbock #Habeck #Almanya #DışPolitika #SiyasiTartışmalar #almanyahaber #deutschland
Dünya
İSVİÇRE, İSRAİL’DEN LÜBNAN’DAKİ UNIFIL’E SALDIRILARI DURDURMASINI TALEP ETTİ
14 Ekim 2024, 00:29
İsviçre, İsrail ordusunu Lübnan’daki Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) gözlemcilerine yönelik saldırıları derhal durdurmaya çağırdı. Pazar akşamı Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Lübnan’da üç İsviçreli barış gözlemcisinin de bulunduğu belirtildi.
İsviçre Dışişleri Bakanlığı (EDA), Birleşmiş Milletler tesislerinin korunmasına saygı gösterilmesi ve uluslararası hukuka uyulması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “Tüm tarafları derhal ateşkes için çaba göstermeye çağırıyoruz” ifadesine yer verildi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, İsrail’in Hizbullah’a yönelik operasyonları sırasında UNIFIL’e yapılan saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini belirtti. Guterres, “UNIFIL personeline ve tesislerine asla saldırı yapılmamalıdır. Barış gücü askerlerine saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır ve savaş suçu olarak değerlendirilebilir” dedi.
Lübnan’da görev yapan üç İsviçreli barış gözlemcisi de güvende. Bu bilgi, Pazar akşamı İsviçre Ordusu Yabancı Operasyonlar Merkezi’nden Daniel Seckler tarafından doğrulandı. Son günlerde, bazı UNIFIL üyelerinin bilinmeyen kaynaklardan gelen ateş sonucu yaralandığı bildirilmişti.
UNIFIL Karargahı Saldırıya Uğradı
Birleşmiş Milletler’e göre, İsrail tankları Pazar günü sabah erken saatlerde Güney Lübnan’daki UNIFIL karargahına zorla girdi. İki tank, Ramja’daki karargahın ana kapısını yıktı. İlerleyen saatlerde, aynı bölgede bir başka olay daha yaşandı. UNIFIL açıklamasında, çıkan dumanın sonucu olarak 15 barış gücü üyesinin cilt tahrişi ve mide rahatsızlıkları yaşadığı bildirildi.
İsrail ordusu ise tankın, yaralıları tahliye ederken UNIFIL karargahına birkaç metre girdiğini ve ateş altında kaldığını belirtti. Yaralı askerlerin güvenli tahliyesi için duman bombaları kullanıldıktan sonra tankın karargahtan ayrıldığı ifade edildi.
#İsrail #Lübnan #UNIFIL #BarışGücü #isviçre #suisse #svizra #svizzera #switzerland #isviçreninsesi #isviçrehaberleri #schwiiz #isviçrehaberleri #zürih #basel #luzern #Zvicër #Švajcarska #Швајцарска #Szwajcaria #Швейцария 瑞士 #スイス
-
E-Dergi8 ay önce
İsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
Ekonomi7 ay önce
İsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
Yaşam6 ay önce
Kıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
İsviçre8 ay önce
Dünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Gündem8 ay önce
İsviçre’nin Sesi Yankılanıyor…
-
Gündem9 ay önce
Biel’de Skandal: Cinsel İlişki Karşılığında Yabancılara Oturma İzni Belgesi!
-
Gündem9 ay önce
İsviçre’de Emeklilik Oylaması: Kritik Karar!
-
İsviçre8 ay önce
Fibula Travel’ın Başarısına Bir Bakış: Zürih Oerlikon Ofisi’nde Yapılan Ziyaret