Connect with us

Gündem

Kadınları dışlayan öğrenci birliğine yüksek mahkemeden ret

yazar

Published

on

🕒 Okuma süresi: 2 dakika

Lausanne, 5 Mayıs 2025 – Yalnızca erkek öğrencileri kabul eden köklü öğrenci birliği Zofingerverein (Zofingia), İsviçre Federal Mahkemesi’nin kararıyla ETH Lozan ve Lozan Üniversitesi tarafından tanınmaktan çıkarıldı. Mahkeme, bu tür ayrımcı yapılarla kamu üniversitelerinin iş birliği yapmasının cinsiyet eşitliği ilkesine aykırı olduğuna hükmetti.

Mahkemeden net duruş: Eşitlik, özgürlükten önce gelir

Federal Mahkeme, üniversitelerin kamu kurumu olarak kadın-erkek eşitliğini sağlama yükümlülüğüne dikkat çekerek, yalnızca erkekleri kabul eden derneklerin tanınmasının hukuken ve toplumsal olarak savunulamayacağını belirtti. Mahkeme, “örgütlenme özgürlüğünün, fırsat eşitliği ilkesinin önüne geçemeyeceğini” vurguladı.

Kararda, Zofingerverein’in tüm İsviçre’ye yayılmış yaklaşık 3.000 üyeye sahip olduğu ve genç öğrencilere kariyer fırsatları sunan güçlü bir ağ sunduğu ifade edildi. Ancak bu ağın sadece erkeklere açık olması, kadın öğrenciler açısından açık bir dezavantaj teşkil ediyor.

2014’te azınlıktaydı, 2025’te görüşü benimsendi

Federal Yargıç Florence Aubry Girardin, 2014 yılında benzer bir davada Zofingia’nın tanınmaya devam etmesine karşı çıkarak, “Bu karar, Federal Mahkeme’yi ilerici bir kurum gibi göstermiyor” demişti. O dönemde azınlıkta kalan bu görüş, bu kez çoğunluk tarafından benimsendi.

Üniversiteler: Ayrımcılığa yer yok

Lozan’daki EPFL, 2020 yılında; Lozan Üniversitesi ise 2022’de Zofingia’nın resmî statüsünü iptal etmişti. Federal Mahkeme, her iki kurumun da bu kararlarında haklı olduğuna hükmetti. Gerekçede, topluluğun cinsiyet ayrımcılığına dayanan yapısının hiçbir objektif temele dayanmadığı ve üniversitelerin bu tür yapıların tanınmasını reddetmekte meşru bir çıkarı olduğu belirtildi.

Tanınan öğrenci toplulukları üniversite bünyesindeki mekânları kullanabiliyor, etkinlik düzenleyebiliyor ve kurumsal internet sitelerinde kendilerini tanıtabiliyor. Bu karar, Zofingerverein’in artık bu olanaklardan yararlanamayacağı anlamına geliyor.

Bu tarihi karar, İsviçre üniversitelerinde cinsiyet eşitliği konusunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.


Continue Reading

Gündem

Aarau’daki Rave Saldırısı İtalya’yı Harekete Geçirdi: Ölen 22 Yaşındaki İtalyan Kadın ve Yaralı İtalyanlar İçin Özel Ekip İsviçre’ye Geliyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonunun merkezi Aarau’daki Schachen bölgesinde düzenlenen rave partisinde meydana gelen silahlı olayın ardından İtalya da sürece doğrudan dahil oldu.

İtalyan basınında yer alan bilgilere göre, saldırıda hayatını kaybeden 22 yaşındaki kadın İtalyan vatandaşıydı. Genç kadının Abruzzo bölgesindeki Atri kentinden olduğu ve İsviçre’de çalıştığı bildirildi.

Aynı kaynaklar, saldırıda yaralanan beş kişiden ikisinin de İtalyan vatandaşı olduğunu aktardı. Bu gelişmenin ardından İtalya Dışişleri Bakanlığı’nın kriz birimi harekete geçti.

Bakanlığın, Bern’deki İtalya Büyükelçiliği ve Basel Başkonsolosluğu ile koordinasyon içinde çalıştığı, ayrıca İsviçre’deki yerel makamlara destek vermek üzere özel bir görev ekibinin (Task Force) İsviçre’ye gönderileceği belirtildi.

İtalyan makamlarının, hayatını kaybeden 22 yaşındaki kadının ailesine de konsolosluk desteği sağladığı bildirildi.

Aargau Kanton Polisi ise olayla ilgili geniş çaplı arama ve delil toplama çalışmalarını sürdürüyor. Polis, saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin henüz yakalanmadığını açıkladı.

Olayda 22 yaşındaki kadın hayatını kaybederken, yaşları 24 ile 27 arasında değişen dört erkek ve bir kadın olmak üzere beş kişi yaralandı. Yaralıların durumlarının hafiften ağıra değiştiği bildirildi.

Polis, şu aşamada tek bir saldırgan mı yoksa birden fazla kişi mi arandığını açıklamadı. Saldırının nedeni ve arka planı da henüz netlik kazanmış değil.

İsviçre’deki arama çalışmaları sürerken, İtalya’dan gelecek özel ekibin hem yerel makamlarla koordinasyona destek vermesi hem de İtalyan mağdurlar ve yakınlarıyla ilgili süreci takip etmesi bekleniyor.

#Aarau#Aargau#İtalya#İsviçre#Rave

Continue Reading

Dünya

Hamburg Havalimanı’nda 1.850 İlaç Ele Geçirildi: Gana’dan Gelen Yolcu Hakkında Soruşturma Başlatıldı

yazar

Published

on

By

Almanya’nın Hamburg Havalimanı’nda gümrük ekipleri, Gana’dan gelen 31 yaşındaki bir yolcunun bagajında yaklaşık 1.850 adet ilaç tespit etti. İlaçların büyük bölümünün reçeteye tabi olduğu, ancak yolcunun herhangi bir reçete ibraz edemediği açıklandı.

Itzehoe Ana Gümrük Müdürlüğü’nün verdiği bilgiye göre olay 29 Temmuz 2026 tarihinde meydana geldi. Yolcu, beyana tabi ürünü bulunmayan kişilerin kullandığı “yeşil hat” üzerinden çıkış yapmak isterken kontrole alındı.

Yapılan aramada iki valiz ve bir seyahat çantasının içinde toplam 170 ambalaj bulundu. Kutularda tablet, damla, krem ve farklı ilaç formlarının yer aldığı belirtildi.

Gümrük tarafından tamamlanan incelemelerde ilaçların; antibiyotik, ağrı kesici, parazit ilaçları, cinsel performans ilaçları, iştah artırıcı ürünler ile karın ağrısı ve kaşıntıya karşı kullanılan çeşitli preparatlar olduğu tespit edildi.

Yetkililer, söz konusu ilaçların önemli bölümünün Almanya’da reçeteye tabi olduğunu bildirdi. Yolcu ise ilaçların kendisine ait olmadığını, Gana’daki bir kadın tarafından bunları Almanya’ya getirmesi için görevlendirildiğini söyledi.

31 yaşındaki yolcu hakkında, Alman İlaç Yasası ile bağlantılı olarak yasaklı veya kısıtlı malların ülkeye sokulması şüphesiyle ceza soruşturması başlatıldı. Kimlik bilgileri alındıktan ve gerekli işlemler tamamlandıktan sonra yolcunun serbest bırakıldığı belirtildi.

Soruşturmanın Itzehoe Ana Gümrük Müdürlüğü’nün ceza ve idari para cezaları birimi tarafından sürdürüldüğü bildirildi.

Alman makamları, başka ülkelerde serbestçe satılan bazı ürünlerin Almanya’da ilaç kapsamında değerlendirilebildiğini ve bu nedenle ülkeye girişlerinde özel kurallara tabi olabileceğini hatırlattı.

#Almanya#Deutschland#Hamburg#Gümrük#İlaç

Continue Reading

Dünya

Berlin’de Romanya Tatili Sonrası Ailenin Acil Barınma Talebi Reddedildi: Aylık Maliyet 6.400 Euroyu Aşıyordu

yazar

Published

on

By

Almanya’nın başkenti Berlin’de, evsiz kalma riski nedeniyle devlet tarafından geçici bir tesise yerleştirilen dört kişilik Romanyalı aile, ülkesinde yaptığı 10 günlük tatilin ardından aynı barınma yerine dönemedi. Ailenin yeniden yerleştirilme talebi idare tarafından reddedilirken, Berlin İdare Mahkemesi de yapılan acil başvuruyu kabul etmedi.

Anne, baba ve reşit olma yaşına yaklaşan iki çocuktan oluşan aile, tatilden önce Berlin’in Friedrichshain bölgesindeki “Haus Kopernikus” adlı acil barınma tesisinde kalıyordu. Aileye, uzun süreli ayrılık durumunda tesisteki yerlerinin korunacağının garanti edilemeyeceği önceden bildirilmişti.

Temmuz ayı ortasında Romanya’ya giden aile, 10 gün sonra Berlin’e dönerek yeniden barınma talebinde bulundu. Ancak Berlin-Neukölln Sosyal İşler Dairesi Başkanı Hannes Rehfeldt, bu başvuruyu reddetti.

CDU’lu Rehfeldt kararını, “Kendi ülkesinde tatil yapabilen biri orada kalıcı olarak da yaşayabilir; Almanya’da konaklama ve sosyal yardımlarının devlet tarafından karşılanmasını bekleyemez” sözleriyle savundu.

Mahkeme acil başvuruyu reddetti

Aile, yeniden tesise yerleştirilmek amacıyla Berlin İdare Mahkemesi’ne acil başvuruda bulundu. Mahkeme, ileri sürülen evsizliğin gerekli anlamda “kişilerin iradesi dışında meydana gelmediği” değerlendirmesinde bulunarak talebi reddetti.

Kararda, ailenin ortaya çıkan barınma sorununu önleyebilecek durumda olduğu belirtildi. Ancak bu kararın acil yargılama kapsamında verildiği ve bir üst mahkemeye itiraz yolunun açık olduğu bildirildi.

6.400 euro aileye nakit olarak ödenmiyordu

Alman basınındaki bilgilere göre ailenin konaklama gideri kişi başına günlük yaklaşık 45 euroydu. Dört kişilik ailenin barınması için Jobcenter tarafından tesis işletmesine ayda yaklaşık 5.400 euro aktarılıyordu.

Jobcenter’ın aile için belirlediği 1.700 euroluk sosyal yardım ihtiyacından çocuk parası düşüldükten sonra ise aileye aylık 1.012 euro ödeniyordu. Böylece barınma ve diğer sosyal yardımların kamuya toplam maliyeti ayda yaklaşık 6.400 euroyu buluyordu. Bu tutarın tamamının aileye doğrudan nakit yardım olarak verilmediğinin altı çiziliyor.

Rehfeldt, mahkemenin kararının benzer başvurular açısından önem taşıdığını belirterek Neukölln’deki diğer vakaların da daha ayrıntılı inceleneceğini açıkladı. Ailenin iddialara ilişkin kamuoyuna yansıyan bir açıklaması bulunmuyor.

#Almanya#Berlin#deutschland#avrupa#Romanya

Continue Reading
Advertisement

Trendler