Dünya
İSVİÇRE’NİN ÇİN İLE SERBEST TİCARET ANLAŞMASI: İNSAN HAKLARI ENDİŞELERİ VE REFERANDUM TEHDİDİ
İsviçre, 23 Eylül’de Çin ile yeni bir serbest ticaret anlaşması için müzakerelere başlayacak. Ancak, bu süreçte insan hakları konusunun gündeme gelmemesi, özellikle Uygurlar ve Tibetliler arasında ciddi tepkilere yol açtı. Birçok aktivist, bu durumu kabul edilemez buluyor ve referandum tehdidinde bulunuyor.
On yıl önce İsviçre, Avrupa’nın ilk serbest ticaret anlaşmasını Çin ile imzalayarak önemli bir adım atmıştı. Ancak, bu anlaşmanın insan hakları ihlalleri ile ilgili sorunları da göz önünde bulundurması gerektiği eleştirileri artıyor. Ekonomi Bakanı Guy Parmelin, geçtiğimiz Temmuz ayında Çin’de yaptığı bir açıklamada, zorla çalıştırma konusunun müzakerelerde ele alınacağını belirtse de, insan hakları ihlalleri için bağlayıcı bir düzenleme yapılması öngörülmüyor.
Blick’in haberine göre; İsviçre’deki Uygur ve Tibet diasporası, hükümetin bu tavrını anlamakta zorluk çekiyor. Karma Gahler, Tibetli Gençler Derneği’nin eş başkanı, “Tibet ve Doğu Türkistan’daki insan hakları durumu herkesin malumu. Bu konuları gündeme almayan bir anlaşma, İsviçre’nin insani değerleriyle çelişiyor” diyor. Bu nedenle, Gahler ve diğer topluluklar, hükümetten müzakerelerde “kırmızı çizgi” talep eden bir dilekçe ile 14,000 imza topladılar.
İsviçre’de yaşayan Uygur sayısı oldukça az; sadece birkaç yüz kişi. Rizwana Ilham, Uygur Derneği’nin başkanı, 12 yaşında İsviçre’ye göç etti. Bugün, Uygurlar üzerindeki baskıların arttığını belirtiyor ve “On yıldır ailemle iletişim kuramadım. Durumlarının ne olduğunu bilmiyorum” diyor.
Birleşmiş Milletler, 2022 yılında yayımladığı bir raporda Xinjiang bölgesindeki ciddi insan hakları ihlallerine dikkat çekmişti. Çin hükümeti ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor.
İsviçre, Avrupa’daki birkaç ülkenin aksine, Çin ile olan ticaret ilişkilerini derinleştirme konusunda kararlılığını sürdürüyor. Avrupa Birliği, 2021 yılında Çin’e karşı yaptırımlar uygulamaya başlamışken, İsviçre’nin bu yolda ilerlemesi dikkat çekiyor.
İsviçre’deki Tibet ve Uygur toplulukları, insan haklarının göz ardı edilmesi durumunda hükümete karşı bir referandum düzenleme ihtimalinin her zaman gündemde olduğunu belirtiyor. Ticaretin insan hakları ihlalleri ile gölgelenmemesi gerektiğini savunan aktivistler, İsviçre’nin bu konudaki tavrını değiştirmesi için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade ediyor.
Bu süreç, sadece ekonomik ilişkiler açısından değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları standartları açısından da önemli bir dönüm noktası olabilir.
#İsviçre #Çin #SerbestTicaret #İnsanHakları #Tibet #Uygur #Referandum #Aktivizm #TicaretAnlaşması #Schweiz #China #Freihandelsabkommen #Menschenrechte #Tibet #Uiguren #Referendum #Aktivismus #Handelsabkommen
Dünya
Trump’tan Yeni Gümrük Vergisi Kararı: İsviçre’den ABD’ye İhracatta Yüzde 12,5’lik Tarife
İSVİÇRE / ABD – ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İsviçre’nin de aralarında bulunduğu 60’tan fazla ticaret ortağına yönelik yeni gümrük vergilerini yürürlüğe koydu. İsviçre için belirlenen tarife seviyesi yüzde 12,5. Düzenleme 24 Temmuz Cuma günü yürürlüğe girdi.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bu karar, İsviçre’den ABD’ye gönderilen her ürüne mevcut gümrük vergisinin üzerine ayrıca yüzde 12,5 ekleneceği anlamına gelmiyor.
İsviçre için yüzde 12,5 nasıl uygulanacak?
Yeni sistemde ürünün ABD’ye girişinde zaten uygulanan normal gümrük vergisi dikkate alınacak.
Örneğin bir İsviçre ürününün mevcut ABD gümrük vergisi yüzde 4 ise, yeni ek vergiyle toplam oran yüzde 12,5’e tamamlanacak. Ürünün normal gümrük vergisi zaten yüzde 12,5 veya daha yüksekse, bu düzenleme kapsamında ayrıca ek vergi uygulanmayacak.
Dolayısıyla İsviçreli ihracatçıların karşılaşacağı gerçek maliyet, ürünün türüne ve ABD gümrük tarifesindeki sınıflandırmasına göre değişecek.
ABD neden yeni vergi getiriyor?
Washington yönetimi kararın gerekçesi olarak zorla çalıştırılarak üretilen ürünlerle mücadeleyi gösteriyor.
ABD, yaklaşık bir asırdır zorla çalıştırma sonucu üretilen malların ülkeye girişini yasaklıyor. Trump yönetimi ise bazı ticaret ortaklarının benzer yasakları yeterince uygulamadığını ve bu durumun Amerikan şirketleri açısından haksız rekabet yarattığını savunuyor.
Yeni tarifeler bu nedenle ABD’nin 1974 Ticaret Yasası’nın 301. maddesi (Section 301) kapsamında uygulanıyor.
İsviçre yalnız değil
İsviçre ile birlikte Çin, Japonya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya, İsrail, Norveç, Brezilya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil birçok ülke yüzde 12,5 seviyesindeki grupta bulunuyor.
AB ülkeleri, Kanada, İngiltere, Hindistan ve bazı diğer ticaret ortakları için ise yüzde 10 seviyesinde tarife öngörülüyor.
İsviçre ekonomisi açısından ne anlama geliyor?
Karar özellikle ABD pazarına ihracat yapan İsviçre şirketleri açısından önem taşıyor. Ancak “İsviçre’nin tüm ihracatına yüzde 12,5 ek vergi geldi” demek doğru değil.
Hangi şirketin ne kadar etkileneceği; ihraç edilen ürünün gümrük koduna, mevcut vergi oranına ve ürünün yeni düzenlemedeki istisnalardan yararlanıp yararlanmadığına bağlı olacak.
Yeni karar, Trump yönetiminin daha önce uyguladığı geçici küresel tarifelerin sona ermesinin hemen ardından geldi. ABD yönetimi ayrıca bazı ülkeler ve sektörler hakkında yeni incelemelerin sürdüğünü, dolayısıyla ilerleyen dönemde başka ticaret önlemlerinin de gündeme gelebileceğini belirtiyor.
Avrupa
Kıskançlık Nedeniyle Eşinin Cinsel Organını Isırarak Koparan Kadına 5 Yıl Hapis
RUSYA – Moskova’da yaşanan dehşet verici aile içi şiddet olayı mahkeme kararıyla yeniden gündeme geldi. Rus basınında yer alan haberlere göre, 39 yaşındaki bir kadın, 41 yaşındaki eşinin telefonunda başka bir kadınla yaptığı mesajlaşmaları gördükten sonra intikam planı hazırladı. Kadın, eşiyle yakınlaştığı sırada cinsel organını ısırarak kopardı. Mahkeme, sanığı 5 yıl ceza kolonisi hapsine mahkûm etti.
Mesajlaşmayı aldatma olarak değerlendirdi
İddiaya göre olay, kadının eşinin telefonunda başka bir kadın tarafından gönderilen mesajı fark etmesiyle başladı. Mesajda, sıcak bir ülkedeki sahilde yaşanan erotik bir rüyadan söz edildiği belirtildi.
39 yaşındaki kadın bu yazışmayı eşinin kendisini aldattığının kanıtı olarak değerlendirdi. Erkek ise daha sonra herhangi bir ilişki yaşamadığını savundu.
Saldırı öncesinde dişlerini törpülediği öne sürüldü
Rus basınının, Baza adlı Telegram kanalına dayandırdığı haberlere göre kadın, saldırıdan önce dişlerini bir törpü yardımıyla sivriltti. Daha sonra eşiyle birlikte yemek yiyip alkol aldığı ve cinsel yakınlaşma sırasında saldırıyı gerçekleştirdiği ileri sürüldü.
Kadının, eşinin cinsel organını ısırarak kopardıktan sonra kopan parçayı yere attığı bildirildi.
Ağır kan kaybına rağmen yardım çağırdı
Ağır yaralanan erkek, yaşadığı şok ve kan kaybına rağmen sağlık ekiplerine haber vermeyi başardı. Kopan parçanın uygun koşullarda hastaneye ulaştırıldığı ve doktorların ameliyatla yeniden yerine diktiği aktarıldı.
Ancak bazı haberlerde operasyon sonrasında cinsel işlevin tamamen geri dönmediği ve erkeğin ileride protez ameliyatına ihtiyaç duyabileceği belirtildi.
5 yıl ceza kolonisi hapsi
Moskova’daki mahkeme, kadını eşine kasten ağır bedensel zarar vermekten suçlu buldu. Sanık, 5 yıl kadın ceza kolonisinde hapis cezasına çarptırıldı.
Çiftin yedi yaşında bir çocuğu bulunduğu ve çocuğun olaydan sonra babasıyla yaşamaya devam ettiği de haberlerde yer aldı.
Olay, aile içi şiddetin mağdurun cinsiyetinden bağımsız olarak son derece ağır ve kalıcı sonuçlara yol açabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Dünya
Dünya Genelinde Bira Üretimi Geriliyor: Sektör Zor Bir Dönemden Geçiyor
DÜNYA – Küresel bira sektörü son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Yeni açıklanan verilere göre, 2025 yılında dünya genelinde bira üretimi yüzde 0,7 azalarak 1,896 milyar hektolitreye geriledi. Bu, bir önceki yıla göre yaklaşık 1,4 milyar litre daha az bira üretildiği anlamına geliyor.
Düşüşün nedeni ne?
Sektör uzmanlarına göre üretimdeki gerilemenin arkasında;
* Tüketim alışkanlıklarının değişmesi,
* Artan üretim maliyetleri,
* Ekonomik belirsizlikler,
* Bazı ülkelerde alkol tüketiminin azalması
gibi nedenler bulunuyor.
Rapora göre alkolsüz bira üretimi artsa da bu artış, genel düşüşü telafi etmeye yetmedi.
Avrupa’da da üretim azaldı
Avrupa’da bira üretimi yüzde 1,6 gerileyerek yaklaşık 51 milyar litreye düştü.
Düşüşte özellikle Almanya ve Polonya’daki üretim azalması etkili oldu. Buna rağmen Almanya, 7,9 milyar litre üretimle dünyanın en büyük altıncı bira üreticisi olmayı sürdürdü.
En büyük üreticiler ise sırasıyla:
1. Çin
2. ABD
3. Brezilya
4. Meksika
5. Rusya
6. Almanya
Afrika büyüyor
Küresel düşüşe rağmen bazı bölgelerde üretim artışı dikkat çekti.
* Afrika’da üretim %2,6 arttı.
* Güney Amerika’da ise %1,7 büyüme kaydedildi.
Özellikle Brezilya, üretimini artırarak bu yükselişe önemli katkı sağladı.
Şerbetçiotu üreticileri de zor durumda
Bira üretiminin azalması, şerbetçiotu (hop) üreticilerini de olumsuz etkiliyor.
Dünya genelinde:
* Şerbetçiotu ekim alanları %5,5,
* Hasat miktarı ise %3,8 azaldı.
Uzmanlar buna rağmen piyasada hâlâ arz fazlası bulunduğunu belirtiyor.
2026 için de umut yok
Sektör temsilcileri, 2026 yılında da önemli bir toparlanma beklemiyor.
Uzmanlara göre Afrika ve bazı gelişmekte olan pazarlardaki büyüme, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki düşüşü telafi etmeye yetmeyecek.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


