İsviçre
İsviçre’den Emeklileri Sevindiren Güzel Haber: 13. AHV-Maaşı Onaylandı, Emeklilere Ne Zaman Daha Fazla Para Gelecek?
Cemil Baysal Analiz
İsviçre Halkı, 13. AHV-Rente Girişimini Onayladı: Emeklilere Yeni Bir Dönem Başlıyor
İsviçre halkı, 13. AHV-Rente girişimini kabul ederek, gelecekteki emeklilere ek bir maaş sağlamaya yönelik önemli bir adım attı. Ancak, aşamalı olarak emeklilik yaşının artışını reddetmesiyle dikkat çeken bu kararın detayları merak ediliyor. İşte önemli noktalar ve kısa bir özet:
İsviçre Halkı, 13. AHV-Rente Girişimini Kabul Ederek Emeklilere Yeni Bir Dönemi Başlatıyor
Önemli Noktalar:
- İsviçre halkı, 13. AHV-Rente girişimini onayladı.
- Bu girişim, 2026’dan itibaren emeklilere ek bir maaş ödemesini içeriyor.
- Minimum yıllık emeklilik maaşı, kabul edilen düzenleme ile 15.925 İsviçre Frank’ına yükselecek.
- Oylama, İsviçreli vatandaşları oldukça etkiledi ve genelde düşük olan oy kullanım oranı, bu defa %59’luk bir oy katılımı ile yüksek bir seviyeye çıktı.
- Ek maaşın uygulanması, oylamadan sonraki ikinci takvim yılının başına kadar gerçekleşecek, bu da 2026’dan itibaren emeklilerin 13. AHV-Maaşı’nı almaya başlayabileceği anlamına geliyor.
İsviçre’nin bu kararı, toplumun emeklilik ve sosyal güvenlik konularına duyduğu ilginin bir yansıması olarak görülüyor. Emeklilere yönelik bu ek maaşın hayata geçirilmesi, gelecekteki emeklilerin mali durumlarını olumlu bir şekilde etkileyecek ve toplumsal refahı artıracak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ek Zammın Miktarı Ne Kadar?
Bu durumda, şu anda tam emeklilik maaşı alan bireyler en az 1.225 Frank ek bir ödeme alacaklar. Maksimumda ise bu ek ödeme 2.450 Frank olacak. Yani, yeni minimum yıllık emeklilik maaşı 15.925 Frank’a, maksimum emeklilik maaşı ise 31.850 Frank’a yükselecek.
Evlilik birliği içindekiler için ekstra 3.675 Frank’a kadar ödeme yapılacak. Bu durumda, çiftlerin maksimum yıllık emeklilik maaşı 47.775 Frank’a çıkacak.
Ancak, 13. AHV-Maaşı, birçok iş yerinde olduğu gibi zorunlu olarak yılda bir kez ödenmeyecek. Aylık ödemeler de mümkün olacak.
Bu, belirli bir avantaj sağlıyor. Her ayın emeklilik maaşına %8.3’lük bir ek ödeme yapılırsa, yıl sonunda tüm emekliler için bireysel bir hesap yapmak gerekmez.
Bu, yıl içinde emeklilik maaşının miktarının değişebileceği durumlarda (örneğin, evlilik birliğinin sona ermesi veya eşin ölümü) daha fazla esneklik sağlıyor. Federal Sosyal Sigortalar Ofisi’nin ilk araştırmalarına göre, 13. AHV-Maaşı yılda bir kez ödenmesi çeşitli zorlukları beraberinde getirebilirdi.
- AHV-Maaşı anayasal metni, ek ödemenin birdenbire yapılması gerektiğini öngörmemekte. Metinde şu ifade yer alıyor: „Emekli maaşı alanlar, yıllık maaşlarının on ikide biri miktarında yıllık bir ek ödemeye hak kazanırlar.“
Bu ek ödemeyi alabilmek için emeklilerin herhangi bir işlem yapmaları gerekmez, zira ek ödeme otomatik olarak gerçekleşecek. İsviçre’de emeklilik maaşlarına ek bir destek getirecek olan bu yeni düzenleme, emeklilerin finansal konumlarını güçlendirecek ve yaşam standartlarını yükseltecektir.

İsviçre
Luzern’den Çarpıcı Araştırma: Emeklilik Birikimleri Gelecekte Yetersiz Kalabilir
İsviçre’de artan yaşam süresi, emeklilik sistemine ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. 6 Temmuz’da Luzern’de yayımlanan yeni bir sosyo-ekonomik araştırma, ülkede insanların daha uzun yaşamasının, mevcut emeklilik birikimlerinin ilerleyen yaşlarda yetersiz kalma riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti. Araştırma, özellikle ikinci sütun (BVG) ve gönüllü üçüncü sütun (3a) tasarruflarının gelecekte daha fazla önem kazanacağını ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre geçmiş yıllara kıyasla emeklilik dönemi artık çok daha uzun sürüyor. Ortalama yaşam süresindeki artış nedeniyle birçok kişi emeklilikte 20 ila 30 yıl arasında gelir elde etmek zorunda kalıyor. Bu durum ise çalışma hayatı boyunca yapılan birikimlerin daha uzun bir döneme yayılmasına neden oluyor ve tasarrufların beklenenden daha erken tükenme riskini artırıyor.
Araştırmada, yalnızca devlet emekliliği olan AHV gelirine güvenmenin birçok kişi için yeterli olmayabileceği vurgulanıyor. Özellikle ikinci sütunda birikimi düşük olan çalışanlar ile gönüllü üçüncü sütun tasarrufu yapmayanların ilerleyen yaşlarda yaşam standartlarını korumakta zorlanabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, enflasyon, sağlık harcamaları ve bakım giderlerindeki artışın da emeklilik bütçesi üzerindeki baskıyı büyüttüğünü ifade ediyor.
Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise göçmen kökenli çalışanlara yönelik uyarılar oldu. İsviçre’de yaşayan, çalışan, ticaret yapan veya kendi işini yürüten birinci ve ikinci nesil Türk vatandaşlarının emeklilik planlamalarını yeniden değerlendirmeleri gerektiği belirtiliyor. Kariyerine geç başlayanlar, uzun süre yarı zamanlı çalışanlar veya iş değişiklikleri nedeniyle ikinci sütunda düşük birikime sahip olan kişilerin daha fazla risk altında olabileceği ifade ediliyor.
Finans uzmanları, emeklilik döneminde gelir kaybını en aza indirebilmek için AHV ve BVG hesaplarının düzenli olarak kontrol edilmesini, üçüncü sütun tasarruflarının mümkün olduğunca erken yaşta artırılmasını ve eksik prim dönemlerinin gözden geçirilmesini tavsiye ediyor. Özellikle serbest meslek sahipleri ve küçük işletme sahiplerinin bireysel emeklilik planlamasına daha fazla önem vermesi gerektiği belirtiliyor.
Araştırmacılar, İsviçre’de nüfusun yaşlanmasının önümüzdeki yıllarda emeklilik sistemini daha da zorlayacağını vurgularken, bireysel tasarruf ve uzun vadeli mali planlamanın artık bir tercih değil, ekonomik güvence açısından önemli bir gereklilik haline geldiğine dikkat çekiyor. #luzern#isviçre#schweiz#switzerland#haber
Gündem
Denner’de “Yüzde 50 İndirim” Dönemi Kapandı: Uygulama Aile Bütçelerini Yakından İlgilendiriyor
İsviçre’de yaşayan Türk ailelerin market alışverişlerinde yakından takip ettiği indirimli ürün uygulamalarında dikkat çeken bir değişiklik yaşandı. Ülkenin yaygın market zincirlerinden Denner, son kullanma tarihi yaklaşan taze gıda ürünlerinde uzun süredir uygulanan yüzde 50 indirim dönemini sona erdirdi.
Denner’in yeni uygulamasına göre, son kullanma tarihine iki gün kalan ürünlerde artık sabit şekilde yüzde 30 indirim yapılacak. Daha önce bazı ürünlerde önce yüzde 25, kapanışa kısa süre kala ise yüzde 50’ye varan indirimler uygulanabiliyordu. Yeni sistemle birlikte tüketiciler, “son saat indirimi” olarak bilinen daha yüksek oranlı fırsatları artık eskisi gibi bulamayacak.
Şirket, değişikliğin gıda israfını azaltma hedefiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Denner’e göre ürünlerin son güne bırakılmadan daha erken indirimli satışa sunulması, tüketicilerin bu ürünlere daha kolay yönelmesini sağlıyor. Böylece ürünlerin raflarda bekleyip çöpe gitme ihtimalinin azaltılması amaçlanıyor.
Ancak uygulama, özellikle mutfak masrafını düşürmek isteyen aileler, öğrenciler, emekliler ve indirimli alışveriş yapan dar gelirli tüketiciler açısından yakından izleniyor. İsviçre’de gıda fiyatlarının hane bütçeleri üzerindeki etkisi devam ederken, yüzde 50 etiketlerinin kalkması günlük alışveriş planlamasında yeni bir dönem anlamına geliyor.
Denner’in son dönemde gıda israfına karşı farklı projelere de yöneldiği biliniyor. Şirket, Too Good To Go iş birliği, “Wundertüte” uygulaması ve Caritas marketleriyle yürütülen et bağışı projesi gibi yöntemlerle satılamayan ancak tüketilebilir durumdaki ürünleri değerlendirmeye çalışıyor.
Tüketici uzmanları ise bu değişikliğin iki yönlü okunması gerektiğini belirtiyor. Bir yandan ürünlerin daha erken indirimle satılması gıda israfını azaltabilir. Diğer yandan, yüzde 50 indirimleri bekleyen tüketiciler için alışveriş maliyetleri artabilir. Bu nedenle ailelerin özellikle taze gıda alışverişlerinde etiketleri daha dikkatli takip etmesi ve yeni indirim düzenine göre bütçe planlaması yapması öneriliyor.
Gündem
Cenevre’de burkini ve UV korumalı mayolara yönelik yasak tartışılmaya devam ediyor
İsviçre’nin Cenevre Kantonu’nda kamu yüzme havuzlarında yürürlüğe giren yeni mayo düzenlemesi, hukuki ve siyasi tartışmaları beraberinde getirdi. Düzenleme, doğrudan “burkini” ifadesini içermese de, kolları ve bacakları örten yüzme kıyafetlerini yasakladığı için burkinilerin yanı sıra uzun kollu UV korumalı mayoları da kapsıyor.
Mayıs ayı sonunda yürürlüğe giren kurallara göre havuzlarda yalnızca diz üstünde biten ve kolları açıkta bırakan tek veya iki parçalı yüzme kıyafetlerine izin veriliyor. Düzenleme sadece havuzun içinde geçerli olup havuz kenarını kapsamıyor.
Belediyelerden peş peşe itiraz
Düzenlemeye ilk itiraz eden Vernier Belediyesi oldu. Ardından Meyrin, Carouge, Lancy ve Cenevre Belediyesi de Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak düzenlemeye itiraz etti.
Başvurularda, UV korumalı yüzme kıyafetlerinin güneşin zararlı etkilerine karşı koruma sağladığı ve cilt kanserinin önlenmesinde kullanılan yöntemlerden biri olduğu belirtilerek, düzenlemenin halk sağlığı hedefleriyle bağdaşmadığı savunuldu. Belediyeler ayrıca kamu havuzlarının işletilmesinin kendi yetki alanlarında olduğunu belirterek bu konuda karar verme yetkisinin yerel yönetimlere ait olduğunu ifade etti.
Müslüman kadınlar ve sivil toplum kuruluşlarından eleştiri
Yasa, burkini kullanan bazı Müslüman kadınlar ile çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından da eleştirildi. Yapılan açıklamalarda, düzenlemenin dini inançları gereği burkini tercih eden kadınların kamu havuzlarından yararlanmasını zorlaştırabileceği belirtildi.
Bazı ebeveynler de uzun kollu UV korumalı mayoların yasak kapsamına alınmasına tepki gösterdi. Bu kıyafetlerin özellikle çocuklar, açık tenli bireyler ve cilt rahatsızlığı bulunan kişiler tarafından güneşten korunmak amacıyla kullanıldığı ifade edildi.
Hijyen gerekçesi tartışılıyor
Kanton yetkilileri düzenlemeyi havuz hijyenini koruma amacıyla savunurken, bazı uzmanlar ise hijyen açısından belirleyici unsurun kıyafetin uzunluğundan çok kişisel hijyen kurallarına uyulması olduğunu belirtiyor.
Hijyen uzmanı Klaus-Dieter Zastrow’a göre fazla tekstil teorik olarak havuz suyundaki serbest klor miktarını azaltabilir. Ancak uzman, havuza girmeden önce duş alınmasının, temiz yüzme kıyafeti kullanılmasının ve mayo altına iç çamaşırı giyilmemesinin su hijyeni açısından çok daha önemli olduğunu ifade ediyor.
Diğer kantonlarda uygulama farklı
Cenevre’nin aksine İsviçre’nin birçok kantonunda daha esnek uygulamalar bulunuyor.
Zürih’te havuz yönetmelikleri kıyafet türünden çok hijyen ve güvenlik kurallarına odaklanıyor ve burkini kullanımına izin veriliyor.
Bern’de de yüzme amacıyla üretilen burkiniler kullanılabiliyor. Ancak mayo altına iç çamaşırı giyilerek havuza girilmesine izin verilmiyor.
Basel-Stadt kantonunda ise burkini ve UV korumalı yüzme kıyafetleri serbest. Buna karşılık, günlük kıyafetlerle veya mayo altına iç çamaşırı giyilerek havuza girilmesi yasak.
Son durum
7 Temmuz 2026 itibarıyla düzenleme yürürlükte olmaya devam ediyor. Vernier’in ardından Meyrin, Carouge, Lancy ve Cenevre Belediyesi’nin yanı sıra bazı sivil toplum kuruluşları da yargıya başvurdu. Dosya Cenevre Anayasa Mahkemesi tarafından inceleniyor.
Mahkeme henüz nihai kararını açıklamadığı için yeni mayo kuralları uygulanmaya devam ediyor. Mahkemenin vereceği kararın, Cenevre’deki uygulamanın yanı sıra İsviçre’de kamu havuzlarına ilişkin benzer düzenlemeler açısından da emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


