İsviçre
İsviçre’deki bir Okul, Anneler Günü Kutlamalarını Sonlandırdı: Yetkililerden Tepki
Lully’deki İlkokul Anneler Günü Kutlamalarını Sonlandırma Kararı Aldı
Lully İlkokulu, bu yıl Anneler Günü kutlamalarını sona erdireceğini duyurduğunda, karar yetkililer arasında tartışmalara yol açtı. Okulun yetkilileri, geleneksel Anneler Günü’nü sona erdirip yerine „sevdiğimiz insanları“ kutlama kararı alarak cinsiyet eşitliği ve dahil edicilik konularına odaklanmayı amaçladıklarını belirttiler. Yeni kutlama, Anneler ve Babalar Günü arasındaki 24 Mayıs tarihinde gerçekleşecek ve çocuklar sevdikleri için hediyeler hazırlayacaklar.
Ancak, bu karar bazı kesimlerden olumsuz tepkiler aldı. Sosyal medyada özellikle, SVP politikacısı Yves Nidegger’ın paylaşımı sonrasında tepkiler arttı. Bazıları ise babaların da anneler kadar kutlanmasını önererek daha ılımlı bir yaklaşım sergiledi. Hatta, bazıları Anneler Günü’nün „Ebeveynler Günü“ olarak değiştirilmesini savunarak aile modellerinin çeşitliliğini yansıtmak istediler.
Ancak, yetkililer okulun kararını desteklemediklerini açıkladılar. Cenevre Kantonu Eğitim ve Öğretim Departmanı’nın başkanı Anne Hiltpold, okulun bu yaklaşımını desteklemediklerini vurgulayarak, bu kararın departman tarafından desteklenmeyeceğini belirtti. Lully Okulu’nun ise kararını geri alması ve geleneksel Anneler ve Babalar Günü kutlamalarına devam etmesi gerektiği konusunda yetkilendirildi.
İsviçre
Denner’de “Yüzde 50 İndirim” Dönemi Kapandı: Uygulama Aile Bütçelerini Yakından İlgilendiriyor
İsviçre’de yaşayan Türk ailelerin market alışverişlerinde yakından takip ettiği indirimli ürün uygulamalarında dikkat çeken bir değişiklik yaşandı. Ülkenin yaygın market zincirlerinden Denner, son kullanma tarihi yaklaşan taze gıda ürünlerinde uzun süredir uygulanan yüzde 50 indirim dönemini sona erdirdi.
Denner’in yeni uygulamasına göre, son kullanma tarihine iki gün kalan ürünlerde artık sabit şekilde yüzde 30 indirim yapılacak. Daha önce bazı ürünlerde önce yüzde 25, kapanışa kısa süre kala ise yüzde 50’ye varan indirimler uygulanabiliyordu. Yeni sistemle birlikte tüketiciler, “son saat indirimi” olarak bilinen daha yüksek oranlı fırsatları artık eskisi gibi bulamayacak.
Şirket, değişikliğin gıda israfını azaltma hedefiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Denner’e göre ürünlerin son güne bırakılmadan daha erken indirimli satışa sunulması, tüketicilerin bu ürünlere daha kolay yönelmesini sağlıyor. Böylece ürünlerin raflarda bekleyip çöpe gitme ihtimalinin azaltılması amaçlanıyor.
Ancak uygulama, özellikle mutfak masrafını düşürmek isteyen aileler, öğrenciler, emekliler ve indirimli alışveriş yapan dar gelirli tüketiciler açısından yakından izleniyor. İsviçre’de gıda fiyatlarının hane bütçeleri üzerindeki etkisi devam ederken, yüzde 50 etiketlerinin kalkması günlük alışveriş planlamasında yeni bir dönem anlamına geliyor.
Denner’in son dönemde gıda israfına karşı farklı projelere de yöneldiği biliniyor. Şirket, Too Good To Go iş birliği, “Wundertüte” uygulaması ve Caritas marketleriyle yürütülen et bağışı projesi gibi yöntemlerle satılamayan ancak tüketilebilir durumdaki ürünleri değerlendirmeye çalışıyor.
Tüketici uzmanları ise bu değişikliğin iki yönlü okunması gerektiğini belirtiyor. Bir yandan ürünlerin daha erken indirimle satılması gıda israfını azaltabilir. Diğer yandan, yüzde 50 indirimleri bekleyen tüketiciler için alışveriş maliyetleri artabilir. Bu nedenle ailelerin özellikle taze gıda alışverişlerinde etiketleri daha dikkatli takip etmesi ve yeni indirim düzenine göre bütçe planlaması yapması öneriliyor.
İsviçre
Cenevre’de burkini ve UV korumalı mayolara yönelik yasak tartışılmaya devam ediyor
İsviçre’nin Cenevre Kantonu’nda kamu yüzme havuzlarında yürürlüğe giren yeni mayo düzenlemesi, hukuki ve siyasi tartışmaları beraberinde getirdi. Düzenleme, doğrudan “burkini” ifadesini içermese de, kolları ve bacakları örten yüzme kıyafetlerini yasakladığı için burkinilerin yanı sıra uzun kollu UV korumalı mayoları da kapsıyor.
Mayıs ayı sonunda yürürlüğe giren kurallara göre havuzlarda yalnızca diz üstünde biten ve kolları açıkta bırakan tek veya iki parçalı yüzme kıyafetlerine izin veriliyor. Düzenleme sadece havuzun içinde geçerli olup havuz kenarını kapsamıyor.
Belediyelerden peş peşe itiraz
Düzenlemeye ilk itiraz eden Vernier Belediyesi oldu. Ardından Meyrin, Carouge, Lancy ve Cenevre Belediyesi de Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak düzenlemeye itiraz etti.
Başvurularda, UV korumalı yüzme kıyafetlerinin güneşin zararlı etkilerine karşı koruma sağladığı ve cilt kanserinin önlenmesinde kullanılan yöntemlerden biri olduğu belirtilerek, düzenlemenin halk sağlığı hedefleriyle bağdaşmadığı savunuldu. Belediyeler ayrıca kamu havuzlarının işletilmesinin kendi yetki alanlarında olduğunu belirterek bu konuda karar verme yetkisinin yerel yönetimlere ait olduğunu ifade etti.
Müslüman kadınlar ve sivil toplum kuruluşlarından eleştiri
Yasa, burkini kullanan bazı Müslüman kadınlar ile çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından da eleştirildi. Yapılan açıklamalarda, düzenlemenin dini inançları gereği burkini tercih eden kadınların kamu havuzlarından yararlanmasını zorlaştırabileceği belirtildi.
Bazı ebeveynler de uzun kollu UV korumalı mayoların yasak kapsamına alınmasına tepki gösterdi. Bu kıyafetlerin özellikle çocuklar, açık tenli bireyler ve cilt rahatsızlığı bulunan kişiler tarafından güneşten korunmak amacıyla kullanıldığı ifade edildi.
Hijyen gerekçesi tartışılıyor
Kanton yetkilileri düzenlemeyi havuz hijyenini koruma amacıyla savunurken, bazı uzmanlar ise hijyen açısından belirleyici unsurun kıyafetin uzunluğundan çok kişisel hijyen kurallarına uyulması olduğunu belirtiyor.
Hijyen uzmanı Klaus-Dieter Zastrow’a göre fazla tekstil teorik olarak havuz suyundaki serbest klor miktarını azaltabilir. Ancak uzman, havuza girmeden önce duş alınmasının, temiz yüzme kıyafeti kullanılmasının ve mayo altına iç çamaşırı giyilmemesinin su hijyeni açısından çok daha önemli olduğunu ifade ediyor.
Diğer kantonlarda uygulama farklı
Cenevre’nin aksine İsviçre’nin birçok kantonunda daha esnek uygulamalar bulunuyor.
Zürih’te havuz yönetmelikleri kıyafet türünden çok hijyen ve güvenlik kurallarına odaklanıyor ve burkini kullanımına izin veriliyor.
Bern’de de yüzme amacıyla üretilen burkiniler kullanılabiliyor. Ancak mayo altına iç çamaşırı giyilerek havuza girilmesine izin verilmiyor.
Basel-Stadt kantonunda ise burkini ve UV korumalı yüzme kıyafetleri serbest. Buna karşılık, günlük kıyafetlerle veya mayo altına iç çamaşırı giyilerek havuza girilmesi yasak.
Son durum
7 Temmuz 2026 itibarıyla düzenleme yürürlükte olmaya devam ediyor. Vernier’in ardından Meyrin, Carouge, Lancy ve Cenevre Belediyesi’nin yanı sıra bazı sivil toplum kuruluşları da yargıya başvurdu. Dosya Cenevre Anayasa Mahkemesi tarafından inceleniyor.
Mahkeme henüz nihai kararını açıklamadığı için yeni mayo kuralları uygulanmaya devam ediyor. Mahkemenin vereceği kararın, Cenevre’deki uygulamanın yanı sıra İsviçre’de kamu havuzlarına ilişkin benzer düzenlemeler açısından da emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Avrupa
Yabancı Plakalı Araçta Taahhütname İhlali: Gurbetçi Aileye 140 Bin TL Ceza
YOZGAT – Fransa’dan yaz izni için Türkiye’ye gelen Yozgatlı bir gurbetçi aile, yabancı plakalı araç kullanımına ilişkin kurallar nedeniyle yaklaşık 140 bin TL (2 bin 615 avro) idari para cezasıyla karşı karşıya kaldı. Olayın, araç sahibinin 27 Haziran 2026 tarihinde gümrüğe taahhütname vererek araçsız şekilde yurt dışına çıkmasının ardından yaşandığı öğrenildi.
İddiaya göre, Fransa plakalı aracın sahibi acil bir nedenle Türkiye’den araçsız ayrılırken, gümrüğe verdiği taahhütnamede otomobilin Türkiye’de park halinde kalacağını ve hiçbir kişi tarafından kullanılmayacağını beyan etti.
Ancak araç sahibinin yurt dışında bulunduğu sırada, Türkiye’de kalan eşinin otomobili kullandığı tespit edildi. Yapılan denetimin ardından, verilen taahhütnameye aykırı hareket edildiği gerekçesiyle araca yaklaşık 140 bin TL (2 bin 615 avro) idari para cezası kesildi. Ayrıca aracın trafikten men edildiği ve Türkiye dışına çıkarılması yönünde işlem başlatıldığı bildirildi.
Olay, yaz tatili için Türkiye’ye yabancı plakalı araçla gelen gurbetçilere önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Mevzuata göre, araç sahibi Türkiye’den araçsız çıkış yapıp gümrüğe taahhütname verdiğinde, taşıtın beyan edilen adreste park halinde bulunması gerekiyor. Bu süre boyunca aracın, eş veya diğer aile bireyleri tarafından dahi kullanılması yasak.
Öte yandan Ticaret Bakanlığı, 23 Mart 2026 itibarıyla yabancı plakalı taşıtlara yönelik yeni dijital hizmetleri devreye aldı. Sistem üzerinden araçların Türkiye’de kalış süresi sorgulanabiliyor, taahhütname işlemleri elektronik ortamda yapılabiliyor ve süre aşımı riskine karşı bilgilendirme alınabiliyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


