Gündem
İSVİÇRE’DE İLAÇ KARTELİNE 600 BİN FRANK PARA CEZASI
🕒 Okuma süresi: 2 dakika
📅 10 Nisan 2025 – Bern
İsviçre Rekabet Kurumu (Weko), yedi uluslararası ilaç şirketinin karıştığı bir kartel anlaşmasını ortaya çıkardı. Söz konusu firmalar, mide spazmı ilacı Buscopan’ın ana etken maddesi olan Butylscopolaminbromid (SNBB) maddesinin satışı konusunda yıllarca gizli anlaşmalar yaptı. Weko, karteli bozdu ve firmalara toplam 600’000 Frank para cezası verdi.
2005-2019 yılları arasında yürütülen yasadışı iş birliğinde, firmalar minimum satış fiyatları üzerinde anlaştı, pazar paylarını paylaştı ve ekonomik açıdan hassas verileri birbirleriyle paylaştı. Ceza, anlaşmalı çözüm süreci dikkate alınarak verildi.
Kartelde yer alan şirketler:
- Boehringer Ingelheim (Almanya)
- Alkaloids of Australia (Avustralya)
- Alkaloids Corporation (Hindistan)
- Alchem (Hindistan)
- C2 Pharma (İrlanda)
- Linnea (İsviçre – Ticino)
- Transo-Pharm (Almanya)
Weko Direktörü Patrik Ducrey, en yüksek cezanın Boehringer Ingelheim’a verildiğini belirtti ancak kesin miktarı açıklamadı. Karteli açığa çıkaran C2 Pharma ise tamamen ceza muafiyeti aldı. Transo-Pharm ve Linnea ise cezalarında indirime gitti.
FİYAT MANİPÜLASYONU: HASTALAR NE KADAR ZARAR ETTİ?
Buscopan gibi spazm çözücü ilaçlarda kullanılan etken madde İsviçre’de işlenmiyor ancak ithal ediliyor. Weko, kartelin hasta fiyatlarına ne kadar etkisi olduğunu araştırmadığını belirtti. Yine de bu tarz anlaşmaların tüketicilere dolaylı zarar verdiği biliniyor.
Bu karar, İsviçre’de bir etken madde üzerinden ceza verilen ilk ilaç karteli davası olarak tarihe geçti. Avrupa ve Avustralya rekabet kurumlarının desteğiyle yürütülen soruşturmada firmalara, kararın ardından İsviçre Federal İdare Mahkemesi’ne itiraz etme hakkı tanındı.
Dünya
Almanya’dan Türkiye’ye Tatile Gitti, Tutuklandı: 46 Yaşındaki Ferdi Soylu’ya Terör Örgütü Üyeliği Suçlaması
Almanya’nın Ulm kentinde yaşayan 46 yaşındaki Ferdi Soylu, ailesiyle birlikte tatil ve aile ziyareti için gittiği Türkiye’de tutuklandı. Alman vatandaşı olan Soylu’nun, 14 Ağustos 2026’dan bu yana Ankara’da cezaevinde bulunduğu bildiriliyor.
Alman basınında yer alan haberlere göre Soylu, Türkiye’ye girişinde kendisine bir hafta içinde Ankara’daki savcılığa ifade vermesi gerektiği yönünde bildirim aldı. Belirtilen tarihte savcılığa giden Soylu burada gözaltına alındı ve ardından tutuklandı.
Türk makamlarının Soylu’ya yönelttiği suçlama, terör örgütü üyeliği. Dosyanın merkezinde, Ulm’da faaliyet gösteren FEZA adlı eğitim derneği bulunuyor. Söz konusu yapı, Türkiye’de terör örgütü olarak kabul edilen ve resmî makamlarca “FETÖ” olarak adlandırılan yapılanmayla bağlantılı olmakla ilişkilendiriliyor.
Soylu’nun ailesi ise suçlamaları reddediyor. Kardeşi Sebahattin Soylu’nun açıklamasına göre Ferdi Soylu, FEZA derneğine hiçbir zaman üye olmadı. Ailenin verdiği bilgiye göre bağlantı, yalnızca kızının 2012 yılında kısa süreli olarak bu kurumda ders desteği almış olmasına dayanıyor.
Aile ayrıca Soylu’nun son yıllarda Türkiye’ye birçok kez gidip geldiğini ve daha önce herhangi bir sorun yaşamadığını belirtiyor. Geçen kasım ayında da Türkiye’de bulunduğu, ancak o tarihte hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı ifade ediliyor.
Soylu’nun eşi ve dört çocuğu Almanya’ya döndü. Aile, tutuklamanın kendileri için tamamen beklenmedik olduğunu söylüyor ve Alman makamlarından daha fazla destek talep ediyor.
Alman Dışişleri Bakanlığı ise vakadan haberdar olduğunu ve konsolosluk desteği sağlandığını açıkladı. Ulm bölgesinden Yeşiller milletvekili Marcel Emmerich de dosyayla ilgilendiğini ve Türkiye’den adil, hukuka uygun bir yargılama beklediklerini belirtti.
Ferdi Soylu hakkında şu ana kadar kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor. Kendisi terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklu bulunuyor; ailesi ise iddiaları reddediyor.
Dünya
Vorarlberg’de PKK İçin Bağış Toplayan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşına 2,5 Yıl Hapis
Avusturya’nın Vorarlberg eyaletinde görülen davada, 61 yaşındaki bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, PKK’ya yıllar boyunca maddi destek sağladığı ve örgüt için faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Feldkirch Eyalet Mahkemesi’nin kararı henüz kesinleşmedi.
Savcılığa göre sanık, 2004 ile 2021 yılları arasında hem Vorarlberg’de hem de Rusya’da PKK adına para topladı. İddianamede, yıllar içinde toplanan miktarın en az 100 bin euro olduğu öne sürüldü. Savcılık ayrıca 61 yaşındaki adamın örgüte yeni destekçiler, üyeler ve savaşçılar kazandırmaya çalıştığını ileri sürdü.
Dosyada, sanığın sosyal medya üzerinden silahlı PKK mensuplarının fotoğraflarını paylaştığı bilgisi de yer aldı.
Sanık duruşmada uzun yıllar boyunca PKK için para organize ettiğini kabul etti ancak savcılığın ileri sürdüğü miktara itiraz etti. Avukatı, sanığın bizzat topladığı ve örgüte verdiği paranın yaklaşık 5 bin euro olduğunu savundu.
61 yaşındaki sanık ise 100 bin euroluk rakamın kendisine değil, üyesi olduğu derneğin toplam faaliyetlerine ait olduğunu söyledi. Yaklaşık yedi-sekiz yıl aktif olduğunu ve son faaliyetinin 2021’de gerçekleştiğini belirtti.
Sanık ayrıca örgüte yeni kişi kazandırdığı yönündeki suçlamayı reddetti. Temas kurduğu kişilerin zaten PKK’ya yakın olduğunu savundu ve kendisini örgütün “sempatizanı” olarak tanımladı. Faaliyetlerini ise kişisel olarak yaşadığını söylediği haksızlıklar ve Kürtlerin asimilasyonuna karşı çıkma gerekçesiyle açıklamaya çalıştı.
Feldkirch’teki mahkeme heyeti, sanığı terör örgütüne üyelik suçundan 2,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. 61 yaşındaki adamın hâlihazırda başka suçlardan dolayı Innsbruck’ta iki yıllık bir hapis cezasını çekmekte olduğu belirtildi.
Savcının kararın ardından herhangi bir kesinleşme beyanında bulunmaması nedeniyle hüküm şu aşamada kesin değil.
Dünya
AİHM’den Osman Kavala için yeni karar: “Derhal serbest bırakılmalı”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2017’den bu yana cezaevinde bulunan iş insanı ve sivil toplum destekçisi Osman Kavala hakkında Türkiye’ye yönelik yeni bir karar verdi. Mahkeme, Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması ve mahkûmiyetinin doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılması gerektiğine hükmetti. AİHM ayrıca Kavala hakkındaki ceza mahkûmiyetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bakımından “hükümsüz” kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Kavala, Ekim 2017’de İstanbul’da gözaltına alınmış, önce 2013 Gezi Parkı protestolarını finanse etmekle suçlanmıştı. Bu davadan beraat etmesinin ardından yeniden tutuklandı. 2022’de ise hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildi.
AİHM, Kavala dosyasını daha önce de incelemiş ve 2019 yılında tutukluluğunun hak ihlali oluşturduğuna hükmetmişti. Türkiye’nin bu kararı uygulamaması üzerine konu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi aracılığıyla yeniden mahkemeye taşındı. Son olarak AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli kararında Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni birden fazla açıdan ihlal ettiğine hükmetti.
Mahkeme, Kavala’nın devam eden tutukluluğunun önceki AİHM kararının sonuçlarını ortadan kaldırmadığını ve serbest bırakılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Ankara şimdiye kadar Kavala hakkındaki önceki AİHM kararlarını uygulamadı. Yeni kararın ardından Türkiye’nin nasıl bir adım atacağı yeniden merak konusu oldu.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


