Gündem
İSVİÇRE’DE İÇME SUYUNUN KALİTESİ VE KİREÇ ORANLARI
İsviçre, dünyanın en temiz ve kaliteli içme sularından birine sahip olmasıyla ünlüdür. Dağlarından akan suların doğallığı ve ülke genelinde sıkı bir şekilde uygulanan yasal düzenlemeler sayesinde, İsviçre musluk suları doğrudan içilebilecek kalitededir. Ancak, kantonlara göre suyun kireç oranı farklılık gösterebilir ve bu durum hem tat, hem de ev eşyaları için çeşitli sonuçlar doğurur.
Su ve Yaşam
Yaklaşık dört milyar yıl önce, yaşamın ilk adımları su sayesinde atıldı. Su, tüm canlılar için hayati önem taşıyan bir kaynak olmaya devam ediyor; vücutta besinlerin taşınması ve vücut sıcaklığının düzenlenmesi gibi işlevler için vazgeçilmezdir. Tüm canlılar gibi insan vücudu da susuz hayatta kalamaz. İsviçre’de bu önemli kaynak, evlerimize kadar en kaliteli şekilde ulaştırılıyor. Bu kaliteyi korumak için ise kantonlar bazında detaylı titiz kontroller yapılmakta.
Su Kalitesi ve Kireç Oranları
İsviçre genelinde içme suyu büyük oranda yer altı suyu ve kaynaklardan sağlanırken, yalnızca %20’si göller ve nehirlerden elde edilmektedir. Kireç miktarı, suyun geçtiği bölgedeki minerallere göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle her kantonda farklı oranlarda kireç bulunabilir. Suda bulunan kalsiyum karbonat miktarı arttıkça, suyun sertliği de artar. Sert su, günlük yaşamda cihazlarda kireç birikimine yol açabilir, ancak sağlık açısından zararlı değildir. Aksine, suda bulunan kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller, sağlıklı kemik yapısı için faydalıdır.
İsviçre içme suyu kalitesi, kanton laboratuvarları tarafından düzenli olarak denetlenir ve bu ölçümlerin sonuçları halkla paylaşılır. İsviçre Su Birliği’nin (SVGW) belirttiğine göre, sertlik oranları şu şekilde sınıflandırılmaktadır:
- 7-15°fH: Yumuşak su
- 15-25°fH: Orta sertlikte su
- 25-32°fH: Oldukça sert su
- 32-42°fH: Sert su
- 42°fH ve üzeri: Çok sert su
Özellikle Zürih gibi büyük şehirlerde su oldukça sertken, bazı kantonlarda su daha yumuşaktır. Bu durum, cihazlarda kireçlenmeye yol açabilir ve bu da enerji tüketimini artırır. Su ısıtıcıları, çay ve kahve makineleri gibi cihazlarda kireçlenme nedeniyle daha fazla enerji harcanabilir. Ayrıca, sert su, deterjan ve temizlik malzemesi kullanımını da artırır. Bu tür bölgelerde su yumuşatma cihazlarının kullanımı önerilmektedir.
İçme Suyunun Mineral İçeriği ve Tat Üzerindeki Etkisi
Su kalitesi açısından İsviçre’de musluk suyu, birçok ülkedeki şişelenmiş sudan bile daha kaliteli ve mineraller açısından zengindir. Özellikle magnezyum içeriğiyle dikkat çeken İsviçre suları, günlük magnezyum ihtiyacının yaklaşık %20’sini karşılayabilir. Ancak, bu suyun içeriğindeki kalsiyum miktarı yüksekse, tat konusunda bazı insanlar daha az memnun olabilir. Sert su, özellikle kahve ve çay gibi sıcak içeceklerin tadını etkileyebilir. Tat açısından daha iyi sonuç almak için su filtreleri kullanılabilir.
İsviçre’nin Çevre Dostu Su Politikası
İsviçre’de musluk suyunun ekonomik ve çevresel faydaları da oldukça yüksektir. Ortalama bir İsviçreli günde yaklaşık iki litre su içer ve bunun maliyeti oldukça düşüktür. Musluk suyu, mineral sudan yaklaşık 100 kat daha ekonomiktir ve çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir seçenektir. İsviçre’de musluk suyunun arıtılması ve evlere ulaştırılması, mineral suyun üretim ve taşınmasından çok daha az enerji gerektirir.
Kireç ve Ev Eşyaları Üzerindeki Etkisi
Sert su, özellikle evde kullanılan cihazlar için sorun yaratabilir. Çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, su ısıtıcıları ve kahve makineleri gibi cihazlarda kireçlenme yaşandığında enerji tüketimi artar ve cihazlar daha kısa sürede arızalanabilir. 1 mm kireç tabakası bile suyun ısıtılması için gereken enerjiyi %10 oranında artırabilir. Yine de, İsviçre’de kullanılan yüksek kaliteli tesisatlar ve su yumuşatma sistemleri sayesinde bu sorunlar büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir.
Musluk Suyunun Sağlığa Etkisi
İsviçre’de içme suyu, sağlığa zararlı hiçbir kimyasal ya da mikroorganizma içermemelidir. Bu durum, İsviçre Gıda Yasası’nda katı standartlarla güvence altına alınmıştır. Suyun temizliği ve sağlık açısından güvenliği kanton laboratuvarları tarafından titizlikle izlenmektedir.
Sonuç olarak, İsviçre musluk suyu içmek için güvenli ve sağlıklıdır. Musluk suyu, enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Kireç miktarı kantonlara göre farklılık gösterse de, evde kullanılacak basit filtreler ile hem tat açısından daha yumuşak su elde edilebilir, hem de cihazların ömrü uzatılabilir.
KİREÇLİ MUSLUK SUYU SAĞLIĞA ZARARLI MI İÇİLEBİLİR Mİ?
Zürih’te yaşayan bir kadının sorusu yanıt buluyor.
Zürih kantonundaki Birmensdorf’ta ikamet eden bir kadın, evindeki musluk suyunu çok beğendiğini belirterek şunları söyledi: „Suyumuzun tadı oldukça güzel.“ Kadın ve ailesi her zaman musluk suyu içmeyi tercih ederken, komşularının kireçli sudan endişelenerek şişe suyu aldığını gözlemlediğini de ekledi. Kadın, “Suyumuz oldukça kirelçi yani ölçülere göre sert, bu doğru. Ancak bu durum sağlığımıza zarar verir mi?” sorusunu yöneltti.
Suyun Sertliği ve Sağlık
İsviçre’de suyun sertliğinden sorumlu olan kalsiyum karbonat, halk arasında kireç olarak biliniyor. Tox Info Suisse’te başhekim olarak görev yapan Colette Degrandi, bu konuda şunları belirtti: “İsviçre’deki kalklı su sağlık açısından bir sorun teşkil etmez.” Çok sert olan bu suların her litrede yaklaşık 500 miligram kalsiyum karbonat içerdiğini açıklayan Degrandi, insanların günde beş gram kireci rahatlıkla tüketebileceğini ifade etti.
Kalklı Su ve Tat Farklılıkları
Soğuk içildiğinde, kireçli suların tadı çoğu zaman daha hoş gelirken, sıcak içeceklerde ise daha yumuşak sular tercih ediliyor. Örneğin, kahve ve çayın aromasının, yumuşak suyla demlendiğinde daha iyi açığa çıktığı biliniyor. Bu gibi durumlarda su filtreleri, sert suyun tadını yumuşatmaya yardımcı olabiliyor.
Ev Aletlerinde Ekstra Bakım İhtiyacı
Kireçli suyun bir diğer etkisi de ev aletlerinde kendini gösteriyor. Su ısıtıcıları, çamaşır makineleri ve kahve makineleri gibi cihazlarda zamanla biriken kireç, ekstra temizlik gerektiriyor. Ayrıca, sert su kullanımı, deterjan ve sabunun etkinliğini azaltıyor; bu yüzden daha fazla deterjan gerekebiliyor. Çamaşır makineleri için çevre dostu bir alternatif olarak ise su yumuşatıcıları öneriliyor.
Kireçli su saçlarıma zarar verir mi?
Evet, kireçli suyun saçlar üzerinde bazı olumsuz etkileri olabilir. Sert suda bulunan yüksek kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller, saçın ve saç derisinin sağlığını etkileyebilir. İşte kireçli suyun saçlar üzerindeki bazı potansiyel etkileri:
- Saçın Donuklaşması: Kireçli su, saç tellerine yapışarak saçın doğal parlaklığını azaltabilir. Bu mineraller, saçın üzerinde bir tabaka oluşturarak saçın matlaşıp donuk görünmesine neden olabilir.
- Kırılganlık ve Kuruluk: Kireçli su saçın doğal nemini azaltabilir. Bu durumda saç telleri kuruyup kırılgan hale gelir, özellikle kıvırcık ve ince telli saçlarda kırılmalar daha sık görülür.
- Saçın Dolaşması: Kireçli suyla sık yıkanan saçlar daha sert ve pürüzlü hale gelebilir. Bu durum saçların birbirine dolaşmasını kolaylaştırır ve tararken daha fazla kopma yaşanabilir.
- Saç Derisi Sorunları: Sert su, saç derisinde kuruluk ve pul pul dökülme gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca, kireç birikintileri saç derisinde bir tabaka oluşturarak kepeklenme riskini artırabilir.
Çözüm Önerileri:
- Duş Filtresi Kullanımı: Saçın sert suya maruz kalmasını azaltmak için suyu yumuşatan duş filtreleri kullanılabilir.
- Nemlendirici ve Onarıcı Ürünler: Kireçli su nedeniyle kuruyan saçı nemlendirmek için yoğun bakım maskeleri ve onarıcı şampuanlar kullanmak faydalı olabilir.
- Durulama için Yumuşak Su Kullanımı: Son durulamada arıtılmış veya yumuşatılmış su kullanmak da saçların daha sağlıklı görünmesine katkı sağlayabilir.
Bu önlemler, saçın kireçli sudan olumsuz etkilenmesini azaltmaya yardımcı olabilir.
KİREÇSİZ ÇAY İÇMEK İÇİN ÖNERİLER
Her çay seven, su ısıtıcıda kısa sürede oluşan ve suya karışabilen kireç birikintilerinin sinir bozucu sorununu bilir. Ancak su ısıtıcıda kireç oluşumunu gerçekten önlemenin bazı yolları vardır. Bu yazıda, gerçekten işe yarayan iki faydalı ipucu bulacaksınız.
Su Isıtıcıda Kireçlenmeyi Önlemek: Bu 2 İpucu Gerçekten İşe Yarıyor
Özellikle sert içme suyunun bulunduğu bölgelerde, su ısıtıcılar beklenenden daha hızlı kireçlenir. Su yumuşatma veya kireçten arındırma sistemi kurulmuş olsa bile su ısıtıcıyı zaman zaman kireçten arındırmak kaçınılmaz olur. Ancak, su ısıtıcıda kireçlenmeyi – en azından geçici olarak – önlemeye yardımcı olacak bazı yöntemler vardır.
1. Suyu Filtrelemek
Basit bir su filtresi ile suyu filtrelemek, su ısıtıcıda kireçlenmeyi tamamen engellemese de yavaşlatabilir. Filtrasyon süreci sayesinde, suyun içindeki kirecin bir kısmı en azından uzaklaştırılabilir. Bu tür su filtrelerini farklı çeşitlerde bulabilirsiniz. Filtreyi doğrudan musluğa takabilir veya büyük bir sürahide kullanılan masaüstü bir filtre tercih edebilirsiniz.
2. Kireç Toplayıcı Kullanmak
Su ısıtıcıda kireç oluşumunu önlemenin veya kireçlenmeyi yavaşlatmanın bir diğer yolu da kireç toplayıcı kullanmaktır. Paslanmaz çelik telden yapılmış bir doku olan bu aparat, suyu ısıtırken su ısıtıcıya yerleştirilir ve böylece sudaki kireci emer.
Teorik olarak, bu sayede su ısıtıcı daha az kireçlenir. Ancak bu aparat suyu tamamen yumuşatamaz. Yani su ne kadar sertse, kireç toplayıcının etkisi de o kadar azalır.
İsviçre Su Birliği’nin (SVGW) belirttiğine göre, sertlik oranları kantonlar ve bazı belediyelerde şu şekilde sınıflandırılmaktadır:
Liste için tıkla
#İsviçre #İçmeSuyu #SuKalitesi #DoğalSu #MuslukSuyu #ÇevreDostu #SuYumuşatma #KireçliSu #SuFiltreleme #allesüberwasser #kalkamwasser #içmesuyukireç #kantonlar #isviçredehayat #isvicre #avrupa #haber
Gündem
İsviçre’de Türk Ailenin Aile Birleşimi Başvurusu Mahkemelik Oldu: „Daire Çok Küçük“ Gerekçesiyle Başlayan Süreç Beraatle Sonuçlandı
AARAU / İSVİÇRE – ( Aargauer Zeitung) İsviçre’nin Aargau kantonunda yaşayan Türk bir ailenin aile birleşimi başvurusu, yetersiz büyüklükteki konut nedeniyle reddedildi. Ailenin daha sonra daha büyük bir daire için kira sözleşmesi sunmasının ardından süreç olumlu sonuçlansa da, planlanan taşınmanın gerçekleşmemesi bu kez „resmî makamları yanıltma“ şüphesini gündeme getirdi. Savcılığa taşınan dosyada aile hakkında para cezası talep edilirken, Aarau Bölge Mahkemesi davanın sonunda aileyi beraat ettirdi.
İki çocuğunu İsviçre’ye getirmek istediler
Mahkemede adı gizli tutulan ve „S.“ olarak anılan Türk aile, 2021 yılından bu yana Aarau bölgesinde üç çocuklarıyla birlikte üç odalı bir dairede yaşıyor.
Kadının önceki evliliğinden olan ve Türkiye’de yaşayan iki çocuğunu da İsviçre’ye getirmek isteyen aile, 2023 yılında Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi’ne (Migrationsamt – MIKA) aile birleşimi başvurusunda bulundu.
Ancak yapılan incelemede, üç odalı dairenin iki yetişkin ve beş çocuğun birlikte yaşayacağı bir aile için uygun olmadığı tespit edildi.
Göçmenlik Dairesi, mevcut konutun İsviçre Yabancılar ve Entegrasyon Yasası kapsamında aranan „ihtiyaca uygun konut“ şartını karşılamadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetti.
Daha büyük ev için kira sözleşmesi sundular
Ret kararının ardından aile çözüm arayışına girdi.
Aynı binada yaşayan emekli bir çiftle daire değişimi konusunda anlaşmaya varıldı. Taraflar, aileye dört odalı dairenin devredilmesini öngören kira sözleşmesini imzaladı.
Bu sözleşmenin Göçmenlik Dairesi’ne sunulmasının ardından yetkililer aile birleşimi başvurusunu onayladı ve Türkiye’deki iki çocuk için gerekli izinler verildi.
Taşınma gerçekleşmeyince şüphe başladı
Ancak olaylar tam bu noktada farklı bir boyut kazandı.
Planlanan taşınma günü geldiğinde aile yeni eve geçmedi.
Durumu fark eden bina yönetimi ve ev sahibi, Göçmenlik Dairesi’ne bilgi vererek taşınmanın hiç başlamadığını bildirdi.
Yetkililerin aktardığına göre;
- Evde taşınma kolileri bulunmuyordu.
- Dolaplar sökülmemişti.
- Taşınmaya yönelik herhangi bir hazırlık yapılmamıştı.
Bu gelişmeler üzerine Göçmenlik Dairesi, ailenin yalnızca daha büyük bir eve taşınacakmış gibi kira sözleşmesi düzenleyerek aile birleşimi iznini aldığı şüphesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.
İsviçre’de bu tür ret kararları oldukça nadir
Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi, mahkemeye sunduğu değerlendirmede aile birleşiminde „uygun konut“ şartının federal yasadan kaynaklandığını belirtti.
Kanton uygulamasına göre bir konutun yeterli sayılması için dairede yaşayacak kişi sayısının, oda sayısını en fazla bir kişi aşması gerekiyor.
Örneğin;
- 6 kişilik aile için en az 5 odalı,
- 5 kişilik aile için en az 4 odalı,
- 4 kişilik aile için ise en az 3 odalı konut uygun kabul ediliyor.
Yetkililer ayrıca, yalnızca konut yetersizliği nedeniyle aile birleşimi başvurularının reddedilmesinin son derece istisnai olduğunu, çünkü başvuru sahiplerinin çoğunun süreç içerisinde daha büyük bir eve taşındığını ifade etti.
Savcılık para cezası istedi
Mahkemede savcılık, ebeveynlerin resmî makamları yanıltarak aile birleşimi izni aldığı iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Dosyada;
- Baba hakkında günlük 70 İsviçre Frangı üzerinden 120 günlük para cezası,
- Anne hakkında ise günlük 40 Frank üzerinden 120 günlük para cezası,
talep edilirken, her iki ebeveyn için ayrıca birkaç bin Frank idari para cezası istendi.
„Biz kimseyi kandırmadık“
Mahkemede ifade veren aile ise suçlamaları kesin bir dille reddetti.
Babaya göre taşınmanın gerçekleşmemesinin nedeni tamamen emekli çiftin son anda karar değiştirmesiydi.
İlk olarak Ekim 2025 için planlanan taşınma, tarafların tatil programları nedeniyle Kasım ayına ertelendi.
Daha sonra emekli kadının hastalanması üzerine aileden on günlük ek süre istendi.
Türk aile bu talebi kabul etti.
Hafta sonu emekli çift taşınmaya hazır olduklarını bildirse de, pazartesi sabahı binaya gelen ev sahibi yalnızca emekli çiftin eşyalarını topladığını gördü.
Türk ailenin ise henüz hazırlığa başlamamış olması şüpheleri artırdı.
Mahkeme Başkanı’nın „Neden hiç taşınma kolisi hazırlamadınız?“ sorusuna baba şu yanıtı verdi:
„Hafta sonunda komşuları rahatsız edecek gürültü yapmak istemedim.“
Avukatın tavsiyesi süreci daha da karmaşık hale getirdi
Dava dosyasına göre emekli çift daha sonra daire değişiminden tamamen vazgeçti.
Türk aile bunun üzerine Türkçe konuşan avukatına danıştı.
Avukatın, çocukların yine de İsviçre’ye getirilmesini tavsiye ettiği belirtildi.
Ancak aile, daha büyük konut şartının aile birleşimi kararının temel gerekçelerinden biri olduğunu yeterince kavrayamadı.
Göçmenlik Dairesi ise gerçekleşmeyen taşınmayı, baştan beri planlanmış bir aldatma girişimi olarak değerlendirdi.
İşini de kaybetti
Mahkeme sürecinde ailenin ekonomik durumu da kötüleşti.
Baba, inşaat sektöründeki geçici işini kaybetti.
Anne ise yalnızca çağrıldıkça temizlik işlerine gidebildiğini anlattı.
Mahkemede konuşan baba, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yeni ev bulamadıklarını belirterek şunları söyledi:
„Bu şartlarda bize kimse ev vermiyor.“
Aile, yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye’den getirilen iki çocuğu yeniden büyükannelerinin yanına göndermek zorunda kaldıklarını da mahkemeye bildirdi.
Anne gözyaşlarına boğuldu
Duruşmanın sonunda mahkeme başkanı son sözü anneye verdi.
Konuşurken gözyaşlarını tutamayan anne şu ifadeleri kullandı:
„Ben sadece bir anne olarak çocuklarımla birlikte İsviçre’de yaşamak istedim. Buradaki yasaları bilmiyorum. Sadece avukatımızın söylediklerini yaptım.“
Mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı.
Mahkemeden beraat kararı
Aarau Bölge Mahkemesi, dosyadaki delilleri değerlendirdikten sonra ailenin resmî makamları aldatma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığına hükmetti.
Kararda;
- Ailenin gerçekten imzalanmış geçerli bir kira sözleşmesine sahip olduğu,
- Dosyada emekli çiftin daha sonra taşınmaktan vazgeçtiğine ilişkin kayıtların bulunduğu,
- Yaşananların planlı bir dolandırıcılık değil, karmaşık ve başarısız bir taşınma süreci olduğu
vurgulandı.
Bu gerekçelerle mahkeme, Türk aileyi „yetkilileri aldatma“ suçlamasından beraat ettirdi.
Karar ne anlama geliyor?
Karar, aile birleşimi başvurularında yalnızca sonucun değil, başvuru sahibinin gerçek niyetinin de hukuken büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Mahkeme, taşınmanın gerçekleşmemesinin tek başına aldatma suçunun oluşması için yeterli olmadığına dikkat çekerken, kasıt unsurunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini vurguladı.
Uzmanlara göre karar, İsviçre’de aile birleşimi başvurularında „uygun konut“ şartının önemini korurken, idarenin aldatma iddialarını ortaya koyabilmesi için güçlü delillere ihtiyaç duyduğunu da gösteren dikkat çekici bir emsal niteliği taşıyor.
Gündem
Bern’deKadınlara Özel Çıplaklar Plajında Polis Müdahalesi Tartışma Yarattı: Belediye Kararı Hatalı Buldu
İsviçre’nin Bern kentindeki Marzilibad yüzme tesisinde bulunan ve yalnızca kadınların kullanabildiği “Paradiesli” isimli FKK (çıplak güneşlenme) alanında yaşanan olay, ülke genelinde geniş yankı uyandırdı.
Pazar günü yaşanan olayda, kadın bölümünde bulunan trans bir kadın hakkında bazı kadın ziyaretçiler tesis yönetimine şikâyette bulundu. Şikâyetlerin ardından tesis görevlileri trans kadından alanı terk etmesini istedi. Ancak talebin reddedilmesi üzerine olay yerine polis çağrıldı.
Polisin müdahalesi sırasında çevrede bulunan bazı kişiler trans kadına destek verirken kısa süreli arbede yaşandı. Bern Kanton Polisi, müdahale sırasında bir kadın polis memurunun hafif yaralandığını açıkladı. Trans kadın ise polis merkezine götürüldükten sonra işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı.
Belediye: “Alanı Kullanma Hakkı Vardı”
Olayın ardından Bern Belediyesi dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Belediye, polis çağrılması kararının yanlış bir değerlendirme sonucu alındığını belirterek yaşananlardan üzüntü duyduklarını açıkladı.
Açıklamada ayrıca, söz konusu trans kadının mevcut kurallara göre kadınlara ayrılan FKK alanını kullanma hakkına sahip olduğu vurgulandı. Belediyeye göre kadın olarak yaşayan ve resmî kayıtlarda cinsiyeti kadın olarak yer alan kişiler, Paradiesli bölümünden yararlanabiliyor. Olaydaki kişinin de bu şartları karşıladığı belirtildi.
Polis Müdahalesi Tartışma Yarattı
Olaya tanıklık eden kişiler, polis müdahalesinin sert olduğunu öne sürerken, trans birey haklarını savunan kuruluşlar yaşananları eleştirdi.
İsviçre’deki Transgender Network Switzerland (TGNS), Pink Cross ve Lesbenorganisation Schweiz (LOS) ortak açıklama yaparak, yüzme tesislerinde görevli personel ile polis ekiplerine trans bireylerin hakları konusunda daha fazla eğitim verilmesi gerektiğini savundu.
Yaşanan olayın ardından Bern şehir merkezinde izinsiz bir protesto gösterisi düzenlenirken, olay İsviçre’de kadınlara özel alanlar ile trans bireylerin kamusal alanlara erişim hakları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
#bern#fkk#trans#lgbt#isviçre
Gündem
İsviçre’de Haziran Ayının Tüm Zamanların Sıcaklık Rekoru Kırıldı: Basel 39 Dereceyi Gördü
İsviçre, Haziran ayı için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklıklarla karşı karşıya. MeteoSwiss’in verilerine göre Zürih-Fluntern ölçüm istasyonunda öğleden sonra hava sıcaklığı 36,5 dereceye ulaşarak, 2003 yılında kaydedilen **36 derecelik Haziran rekorunu geride bıraktı.
Ancak günün en yüksek sıcaklığı Basel’de ölçüldü. Basel-Binningen istasyonunda saat 15.30 itibarıyla termometreler 39 dereceyi gösterdi. Böylece yalnızca bir gün önce kırılan 38,8 derecelik Haziran sıcaklık rekoru da yeniden tarihe karıştı.
Meteoroloji uzmanları, gün içerisinde sıcaklığın 40 dereceye kadar yükselebileceği uyarısında bulunurken, bu değer gerçekleşirse İsviçre tarihinde Haziran ayında ilk kez 40 derece sınırı aşılmış olacak.
Yetkililer, özellikle yaşlılar, kronik hastalar ve çocuklar için sıcak havaya karşı dikkatli olunması çağrısında bulunurken, günün en sıcak saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması, bol sıvı tüketilmesi ve doğrudan güneş ışığına uzun süre maruz kalınmaması tavsiye ediliyor. #basel#isviçre#schweiz#switzerland
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


