Connect with us

Gündem

İSVİÇRE’DE GENİTAL HERPES VAKALARI ARTIYOR: BİLMENİZ GEREKENLER

yazar

Published

on

Belirtiler: Kaşıntı, Yanma ve İrinli Kabarcıklar
Genital Herpes Nasıl Bulaşır, Kendimizi Nasıl Koruruz?

İsviçre’de genital herpes vakaları, son yıllarda hızla artmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) her saniye en az bir kişinin herpes virüsüyle enfekte olduğunu belirterek, bu hastalığın yayılma hızına dikkat çekiyor. Genital herpes, dudaklarda görülen herpes ile benzer semptomlar gösterse de, genital bölgede ortaya çıkan bir virüs enfeksiyonudur. Enfekte olan kişi, bu virüsü yaşamı boyunca taşır. Peki, genital herpes nedir, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir ve korunmak için neler yapabiliriz? İşte tüm bu soruların yanıtları…

1. Genital Herpes Nedir?

Genital herpes, herpes simplex virüslerinin (HSV) neden olduğu bir enfeksiyondur. Tıpkı dudaklarda görülen herpes gibi, genital bölgede de ağrılı kabarcıklar, kızarıklıklar ve yanma hissi ile kendini gösterir. İki farklı virüs bu hastalığa yol açabilir:

  • HSV-1 (Herpes Simplex Virüsü Tip 1): Genellikle dudak herpesine neden olan HSV-1, aynı zamanda genital herpesin de kaynağı olabilir. Avrupa’da oldukça yaygın olan bu virüs, çocukluk dönemi enfeksiyonlarıyla vücuda girebilir ve ilerleyen yıllarda genital bölgede de belirtiler verebilir.
  • HSV-2 (Herpes Simplex Virüsü Tip 2): Cinsel temas yoluyla bulaşan bu virüs, özellikle genital herpesin başlıca nedenidir.

Herpes virüsü, genital bölgede epey acı veren, irinli ve kabuk bağlayan kabarcıklara yol açar. Bunun yanında, yanma, kaşıntı, ateş, kas ağrıları, idrar yaparken zorlanma ve kasıklarda şişmiş lenf bezleri gibi semptomlar da görülebilir.

2. İsviçre’de Durum Ne?

Zürih Üniversitesi Hastanesi’ne (UZH) göre, İsviçre’de her 10 kişiden 7’si HSV-1 virüsü ile enfekte durumdadır. Bunun dışında, her 5 kişiden birinde HSV-2 tespit edilmektedir. Erkek erkeğe cinsel ilişkiye giren erkekler arasında bu oran %60’a kadar çıkabilmektedir. Erkekler arasındaki bu artış, özellikle erkek erkeğe cinsel ilişki yaşayan bireyler arasında daha yaygın olarak görülmektedir. Ancak uzmanlar, İsviçre’de durumu alarm verici olarak görmemektedir. Zürih UZH Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dominique Braun, virüsün yayılmasının arttığını ancak hastalığın yalnızca az bir kısmında semptomlara yol açtığını belirtmektedir. Her 25 İsviçreli’den biri genital herpesin belirtilerini yaşayabilirken, üç kişi bu hastalığa sahip olduklarını bile bilmemektedir.

3. Genital Herpesin Yayılmasındaki Artışın Sebepleri

Son yıllarda HSV-1 virüsünün genital bölgede yayılma oranı önemli ölçüde artmıştır. Uzmanlar, bu artışı cinsel davranışlardaki değişikliklere bağlamaktadır. Özellikle oralsex gibi uygulamaların yaygınlaşması, virüsün daha hızlı yayılmasına neden olmaktadır. Ayrıca, cinsel partner sayısının artması, kişilerin bu virüsle karşılaşma olasılığını yükseltmektedir. Fakat HSV-1 virüsü taşıyan bir kişi, HSV-2 ile enfekte olduğunda daha az belirti gösterme eğilimindedir.

4. Genital Herpes Nasıl Bulaşır?

Genital herpes, vücut sıvılarıyla, özellikle vajinal sıvılar, tükürük ve spermle bulaşabilir. Virüs, doğum sırasında anneden bebeğe geçebileceği gibi, öpüşme, sevişme veya cinsel ilişki yoluyla da bulaşabilir. Oralsex de virüsün bulaşması açısından risklidir çünkü dudaklardan genital bölgeye, ya da tam tersi yönde geçiş mümkündür. Herpes virüsünün kuluçka süresi 3 ile 7 gün arasında değişir, yani virüs bulaştıktan sonra bu süre içinde semptomlar kendini gösterebilir.

5. Genital Herpes Tehlikeli midir?

Genital herpes, genellikle yetişkinler için tehlikeli olmayan bir hastalıktır. Semptomlar tedavi edilmezse bile, genellikle iki ila üç hafta içinde iyileşir. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde virüs beyin gibi önemli organlara ulaşabilir ve bu durum ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Ayrıca, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde, virüsün yeniden aktif hale gelmesi ve komplikasyonlar yaşanması riski de artmaktadır. Bunun dışında, bakteriler veya mantar enfeksiyonları da vücuda girebilir.

Yeni doğanlar içinse genital herpes son derece tehlikeli olabilir. Virüs, beyin iltihaplanması gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve beyin hasarına neden olabilir.

6. Genital Herpes Nasıl Korunulur?

Genital herpesten korunmanın en etkili yolu, güvenli cinsel ilişkiyi benimsemektir. Kondom kullanımı, virüsün bulaşma riskini önemli ölçüde azaltır. Ancak, genital herpes hastalığına sahip kişiler, semptomlar geçene kadar cinsel ilişkiden kaçınmalıdır.

Bir kez virüsle enfekte olunduğunda, bu virüs vücutta kalır ve hayat boyu taşınır. Şu an için genital herpesin önlenmesi için bir aşı bulunmamaktadır.

Sonuç

Genital herpes, İsviçre’de hızla yayılan bir enfeksiyon olmasına rağmen, genellikle ciddi sağlık sorunlarına yol açmaz. Ancak, cinsel sağlık konusunda dikkatli olunması, herpes virüsünün yayılmasının önlenmesinde ve kişisel sağlığın korunmasında kritik rol oynamaktadır. Cinsel ilişki sırasında güvenli seks yöntemlerinin uygulanması, virüsün bulaşmasını engellemek için alınabilecek en etkili önlemlerden biridir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Zürih’te Gizli Çekim İddiası Tepki Yarattı: Kadınları Gizlice Görüntülediği Öne Sürülen Adam Olay Yerinden Kaçtı

yazar

Published

on

By

Teknolojinin gelişmesi ve yüksek çözünürlüklü cep telefonu kameralarının yaygınlaşmasıyla birlikte kamusal alanlarda gizlice görüntü alınması konusu son yıllarda giderek daha fazla tartışılıyor. Özellikle plajlar, parklar ve yüzme alanlarında insanların haberi olmadan fotoğraf ya da video çekilip çekilmediği çoğu zaman anlaşılamıyor. Zürih’te yaşanan son olay ise bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

İsviçre’nin Zürih kentinde yaz aylarının en yoğun açık yüzme alanlarından biri olan Werdinsel’de yaşanan olay kamuoyunda tepkiye neden oldu. İddiaya göre orta yaşlı bir erkek, bölgede güneşlenen, yüzen ve kıyafet değiştiren kadınları cep telefonuyla gizlice görüntüledi.

20 Minuten gazetesinin haberine göre olay cumartesi akşamı meydana geldi. Bölgede bulunan 25 yaşındaki bir kadın gazeteci, şüpheli kişinin çevredeki kadınları sistematik şekilde telefon kamerasıyla kayda aldığını fark ettiğini söyledi. Gazeteci, adamın özellikle kıyafet değiştiren ve üstünü değiştirdiği sırada kısa süreliğine üstsüz kalan kadınlara kamerayı yakınlaştırarak çekim yaptığını iddia etti.

Durumu fark eden gazeteci daha sonra şüpheliyi durdurarak doğrudan yüzleşti. Habere göre adam, görüntü çektiğini kabul ederek özür diledi ve yaptığının yanlış olduğunu bildiğini söyledi. Ancak telefonundaki görüntüleri tamamen silmeyi reddetti.

Kadın gazetecinin aktardığına göre şüphelinin telefon galerisinde çok sayıda kadın fotoğrafı ve videosu bulunuyordu. Şüpheli ilk aşamada bazı dosyaları sildi ancak görüntüleri telefonun çöp kutusundan kalıcı olarak kaldırmayı kabul etmedi. Tartışmanın ardından ise olay yerinden hızla uzaklaştı.

Gazeteci, şüphelinin davranışlarının kendisini ciddi şekilde rahatsız ettiğini belirterek, adamın gergin tavırlarının telefonda daha fazla gizli görüntü bulunabileceği endişesi yarattığını ifade etti.

Zürih Şehir Polisi olayın mevcut aşamada doğrudan ceza hukuku kapsamında değil, daha çok kişilik hakları ve özel hayatın korunması çerçevesinde değerlendirilebileceğini açıkladı.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan hukukçu Martin Gärtl ise gizlice görüntülenen kişilerin kişilik haklarının ihlal edilmiş olabileceğini ve mağdurların hukuki koruma talep etme hakkına sahip olduğunu söyledi.

Özellikle yaz aylarında binlerce kişinin ziyaret ettiği Werdinsel’de yaşanan olay sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, kamusal alanlarda gizli görüntü alma olaylarına karşı daha caydırıcı düzenlemeler ve denetimler yapılması gerektiğini savundu.

Continue Reading

Gündem

Winterthur Saldırganının Babası Blick’e Konuştu: “Oğlum Terörist Değil, Ciddi Psikolojik Sorunlar Yaşıyordu”

yazar

Published

on

By

sviçre’nin Winterthur kentinde üç kişinin yaralandığı bıçaklı saldırının ardından saldırgan Nesip Dedeler’in babası Ayhan Dedeler ilk kez konuştu. İsviçre’nin Blick gazetesine açıklamalarda bulunan baba Dedeler, oğlunun uzun yıllardır psikolojik sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, olayın yalnızca terör boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

31 yaşındaki Nesip Dedeler, perşembe sabahı Winterthur Tren Garı yakınında üç kişiye bıçakla saldırmış, olay sırasında “Allahu Ekber” diye bağırdığı iddia edilmişti. Olayın ardından Zürih Güvenlik Direktörü Mario Fehr saldırıyı “terör eylemi” olarak nitelendirmiş, saldırganın geçmişte radikal çevrelerle bağlantıları bulunduğunu açıklamıştı.

Olay sırasında Türkiye’de bulunan ve Blick gazetesine konuşan Ayhan Dedeler ise oğlunun “terörist” olarak tanımlanmasına karşı çıktı. “Oğlum terörist değil, psikolojik olarak hasta ve yardıma ihtiyacı olan bir insan” diyen baba, ailesinin yıllardır oğlunun tedavi görmesi için çaba gösterdiğini söyledi.

Baba Dedeler, oğlunun geçmişte Winterthur’daki An’Nur Camii çevresinde bulunduğunu ve bu dönemde radikal görüşlerden etkilendiğini kabul etti. Aynı çevrelerle ilişki kuran diğer iki oğlunun zamanla bu düşüncelerden uzaklaştığını belirten baba, Nesip’in ise hayatını düzene sokmakta zorlandığını ifade etti.

Ailesinin desteğine rağmen uzun yıllardır işsiz olduğunu belirten Ayhan Dedeler, oğlunun sosyal hayattan büyük ölçüde koptuğunu anlattı. “Ne bir işi vardı ne de düzenli bir sosyal çevresi. Yıllardır içine kapanık bir yaşam sürüyordu” dedi.

Baba ayrıca son günlerde oğlunun psikolojik durumunun belirgin şekilde kötüleştiğini öne sürerek, saldırıdan önce psikiyatri kliniğine yatırılmasını olumlu karşıladığını ancak kısa süre sonra taburcu edilmesini anlayamadığını söyledi.

Saldırıda yaralanan kişilere geçmiş olsun dileklerini ileten Ayhan Dedeler, “En büyük temennim yaralıların tamamen iyileşmesi” ifadelerini kullandı.

Winterthur’daki saldırıyla ilgili soruşturma sürerken, İsviçreli yetkililer olayın hem terör bağlantısı hem de saldırganın psikolojik geçmişi açısından çok yönlü olarak incelendiğini açıkladı.

Continue Reading

Gündem

İsviçreli olduğu yazılan Winterthur’daki Saldırganın Türkiye Kökenli Olduğu Ortaya Çıktı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Winterthur kentindeki tren istasyonunda gerçekleşen bıçaklı saldırının ardından zanlının geçmişine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Polis ve ilk haberlerde İsviçreli olarak duyurulan 31 yaşındaki saldırganın, Türkiye kökenli bir İsviçre vatandaşı olduğu belirtildi.

Araştırmalara göre zanlının, daha sonra kapatılan An’Nur Camii çevresindeki bir “gençlik grubuyla” bağlantılı olduğu ifade edildi. Söz konusu cami, geçmişte radikal söylemler nedeniyle İsviçre gündemine gelmiş ve kapatılmıştı.

Araştırmalara göre, zanlının herhangi bir Türk derneği ya da başka bir camiyle bağlantısının bulunmadığını bildirdi.

Görgü tanıklarının aktardığına göre saldırgan olay sırasında defalarca “Allahu Akbar” (“Allah en büyüktür”) diye bağırdı. İsviçre basınında yer alan haberlerde, zanlının kapatılan An’Nur Camii çevresindeki gençlik grubuyla ilişkili olduğu öne sürüldü. Aynı cami daha önce, bir imamın gayrimüslimlere ve kendi görüşüne uymayan kişilere yönelik şiddet içerikli söylemleri nedeniyle ülke gündemine gelmişti.

An’Nur Camii, uzun süre İsviçre basınında, Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan bazı gençlerle bağlantılı olduğu iddialarıyla yer aldı. Bazı haberlerde, cami çevresinde radikalleşen gençlerin daha sonra IŞİD saflarına katıldığı öne sürüldü.

Edinilen bilgilere göre saldırganın, üyelerinin bir kısmı daha sonra yargılanıp mahkûm edilen radikal gençlik grubunun içinde yer aldığı belirtildi. Zanlıya radikal içerikli videolar ve ilahiler gönderildiği, ayrıca kendisinin de İslamcı propaganda yaptığı ve çevresindekileri cihada teşvik etmeye çalıştığı iddia edildi.

Psikiyatrik Tedavi Görmüştü

Yetkililere göre saldırgan, aynı zamanda psikolojik sorunlar yaşayan biri olarak biliniyordu. Bir süre psikiyatri kliniğinde tedavi gördüğü belirtilirken, hangi gerekçeyle tedavi altına alındığı ve neden taburcu edildiği konusunda resmi açıklama yapılmadı.

Ailesinin Türkiye kökenli olduğu belirtilen zanlının, bir dönem Türkiye’de yaşadığı da öğrenildi. Ayrıca iki erkek kardeşinin de geçmişte yürütülen soruşturmalarda radikalleşme şüphesiyle güvenlik birimlerinin dikkatini çektiği ifade edildi.

Winterthur’daki saldırının ardından güvenlik makamlarının, olayın olası radikal motivasyon boyutunu detaylı şekilde araştırdığı bildirildi.

Olay sonrası İsviçre’de güvenlik ve entegrasyon politikaları yeniden tartışma konusu olurken, özellikle radikalleşme riski taşıyan gençlerin erken tespiti ve takibi konusunda yetkililere yönelik eleştiriler arttı. Kamuoyunda, geçmişte güvenlik birimlerinin radarına giren kişilerin neden yeterince izlenmediği sorusu gündeme geldi.

#schweiz #winterthur #suisse #isviçre #haber

Continue Reading
Advertisement

Trendler