İsviçre
İsviçre’de En Çok Aranan Otomobil Markaları
İsviçre’de Otomobil Tercihleri: Alman Markaları Önde Gidiyor
İsviçre’deki insanlar Alman arabalarına bayılıyor gibi görünüyor. Otomobil tercihleri üzerine yapılan araştırmalar, Alman otomobil markalarının ön planda olduğunu gösteriyor. Comparis tarafından yapılan 14 milyon araç arama sonucunda ortaya çıkan verilere göre, İsviçre halkının en çok tercih ettiği 10 otomobil markası Hem yeni hem de ikinci el otomobiller için yapılan araştırmalara göre en popüler 10 marka şunlar:
- Mercedes-Benz (%13,9)
- BMW (%12,4)
- Volkswagen (VW) (%10,6)
- Audi
- Porsche
- Tesla
- Ford
- Opel
- Volvo
- Land Rover











Alman otomobil markalarının başı çektiği listede Tesla’nın da dikkate değer bir yükselişi var. Ancak, Tesla’nın daha yüksek sıralarda olmamasının sebebi, markanın ikinci el araç sayısının görece düşük olması olarak açıklanıyor. Renault’un ise artık ilk 10 içerisinde yer almadığı görülüyor.
Bölgesel olarak incelendiğinde ise farklı tercihler ortaya çıkıyor. Örneğin, Graubünden kantonunda yüksek dört tekerlekten çekişe sahip araçlara olan ilgi nedeniyle VW ve Audi öne çıkıyor. Güney İsviçre’de ise Fiat ve Mini gibi markalar daha fazla tercih ediliyor, ancak Mini’nin sıralamadaki düşüşü dikkat çekiyor. Romandiya bölgesinde Peugeot’un popüler olduğu görülürken, Jura, Neuchâtel ve Vaud kantonlarında Mini ve Honda öne çıkıyor. Cenevre kantonunda ise Mini ve Honda gibi markaların yanı sıra Fransız markaları Renault ve Citroën daha az talep görüyor.
İsviçre
Sınır Ötesi Home Office Düzenlemesi İlk Büyük Sınavını Veriyor
CENEVRE / BASEL – İsviçre ile komşu ülkeler Fransa ve Almanya arasında yürürlüğe giren sınır ötesi uzaktan çalışma düzenlemeleri, yaz döneminde ilk kez yoğun şekilde uygulanmaya başlandı. Özellikle Cenevre ve Basel bölgelerinde faaliyet gösteren binlerce sınır ötesi çalışanı (frontaliers) kapsayan sistem, hem işverenler hem de vergi idareleri açısından yakından takip ediliyor. Yeni kurallar, pandemi döneminde yaygınlaşan uzaktan çalışma modelini kalıcı hâle getirirken, vergilendirme ve sosyal güvenlik uygulamalarında yeni bir denge oluşturmayı amaçlıyor.
Mevcut anlaşmalara göre Fransa veya Almanya’da ikamet edip İsviçre’de çalışan kişiler, çalışma sürelerinin en fazla yüzde 40’ını kendi ülkelerinden uzaktan gerçekleştirebiliyor. Bu sınırın aşılması durumunda ise çalışanın elde ettiği gelirin vergilendirilmesinde yetki, İsviçre yerine ikamet ettiği ülkeye geçebiliyor. Bu durum, hem çalışanlar hem de şirketler açısından mali yükümlülüklerin yeniden hesaplanmasını gerektiriyor.
Kanton vergi idarelerinden elde edilen ilk değerlendirmeler, özellikle uluslararası şirketlerin söz konusu sınırı aşmamak için çalışanların evden çalışma günlerini dijital sistemlerle takip etmeye başladığını gösteriyor. İnsan kaynakları departmanları, çalışma günlerini otomatik olarak kaydeden yazılımlar kullanırken, bordrolama ve vergi hesaplamalarında oluşabilecek hataların önüne geçmeye çalışıyor.
İş dünyası temsilcileri, düzenlemenin hukuki belirsizlikleri azaltarak şirketlere öngörülebilirlik sağladığını belirtirken, karmaşık vergi hesaplamalarının ve farklı ülke mevzuatlarının hâlâ önemli bir idari yük oluşturduğunu ifade ediyor. Özellikle çok uluslu şirketler, çifte vergilendirme ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinden kaçınmak için uyum süreçlerine yatırım yapıyor.
Sendikalar ise uygulamanın çalışanların esnek çalışma hakkını sınırlandırdığı görüşünde. Çalışan temsilcileri, dijital takip sistemlerinin mahremiyet endişelerini artırdığını ve yüzde 40 sınırının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. İşveren örgütleri ise mevcut modelin hem uluslararası vergi kurallarını koruduğunu hem de pandemi sonrası dönemde uzaktan çalışmayı sürdürülebilir kılan dengeli bir çözüm sunduğunu belirtiyor.
İsviçre
İsviçre Saat Sektöründe İhracat Alarmı: Küresel Talep Zayıflıyor
BİEL / NEUCHÂTEL – İsviçre ekonomisinin en önemli ihracat kalemlerinden biri olan saat sektöründe küresel talep yavaşlamasının etkileri belirginleşmeye başladı. İsviçre Saat Endüstrisi Federasyonu’nun (FH) 14 Temmuz’da yayımladığı ara değerlendirmeler, özellikle Asya pazarlarındaki ekonomik durgunluk ve yüksek faiz ortamının lüks tüketim üzerindeki baskısı nedeniyle sektörün zor bir dönemden geçtiğini ortaya koydu.
Verilere göre, Temmuz ayının ilk yarısında İsviçre saat ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,2 oranında geriledi. Düşüşte en önemli etkenler arasında Çin ve Hong Kong pazarlarında zayıflayan tüketici talebi ile ABD’de yüksek faiz politikalarının lüks harcamaları sınırlaması gösteriliyor. Sektör temsilcileri, küresel ekonomik belirsizliklerin tüketicilerin yüksek fiyatlı ürünlere yönelik harcamalarını ertelemelerine neden olduğunu belirtiyor.
Analistler, özellikle 500 İsviçre Frangı altındaki giriş segmentinde akıllı saat üreticileriyle yaşanan yoğun rekabetin geleneksel saat markaları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. Üst segmentte ise uzun yıllar güçlü büyüme gösteren mekanik lüks saat pazarında talebin doygunluk seviyesine ulaşması, üreticileri üretim planlarını yeniden gözden geçirmeye yöneltiyor.
Sektörün önde gelen markaları, azalan yeni ürün satışlarını dengelemek amacıyla farklı stratejilere ağırlık veriyor. Kişiye özel üretim, butik müşteri deneyimleri ve hızla büyüyen sertifikalı ikinci el saat (Certified Pre-Owned – CPO) pazarı, markaların önümüzdeki dönemde en fazla yatırım yaptığı alanlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, ikinci el lüks saat pazarının artık yalnızca alternatif bir satış kanalı değil, sektörün büyüme stratejisinin önemli bir parçası hâline geldiğini değerlendiriyor.
Saat endüstrisi, İsviçre ihracatı ve istihdamı açısından stratejik önemini korurken, yaşanan yavaşlamanın üretim merkezlerinin bulunduğu Biel, Neuchâtel, Cenevre ve Jura kantonlarında ekonomik faaliyet üzerinde orta vadeli etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
İsviçre
İsviçre, Avrupa Limanlar İttifakı’na Katıldı: Organize Suçla Mücadelede Yeni Dönem
BERN / BRÜKSEL – İsviçre, uluslararası organize suç örgütleri ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede Avrupa ülkeleriyle iş birliğini güçlendirmek amacıyla Avrupa Limanlar İttifakı’na (European Ports Alliance) resmen katıldı. 15 Temmuz itibarıyla duyurulan üyelik, denize kıyısı bulunmayan İsviçre’nin Avrupa lojistik ağındaki stratejik konumunu daha etkin kullanmasını ve tedarik zincirlerinin güvenliğini artırmasını hedefliyor.
Her ne kadar deniz kıyısına sahip olmasa da İsviçre, Ren Nehri üzerinden faaliyet gösteren Basel limanları sayesinde Avrupa’nın en önemli yük taşımacılığı merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Basel limanları üzerinden her yıl milyonlarca ton yük Avrupa iç pazarına dağıtılırken, ülke aynı zamanda finans, lojistik ve uluslararası ticaret alanlarında önemli bir transit merkez olarak öne çıkıyor.
Yeni ortaklık kapsamında İsviçre, Rotterdam, Anvers ve Hamburg başta olmak üzere Avrupa’nın en büyük limanlarıyla gerçek zamanlı veri paylaşımı, risk analizi ve istihbarat iş birliği gerçekleştirecek. Amaç, liman altyapılarının organize suç örgütleri tarafından kullanılmasını önlemek, uyuşturucu kaçakçılığına karşı ortak operasyon kapasitesini güçlendirmek ve Avrupa tedarik zincirlerini daha güvenli hale getirmek.
Federal Polis Teşkilatı (Fedpol), son yıllarda uluslararası suç şebekelerinin yalnızca limanları değil, finansal sistemleri ve lojistik şirketlerini de hedef aldığına dikkat çekti. Kurum, Avrupa Limanlar İttifakı sayesinde sınır ötesi suç örgütlerinin finansal hareketlerinin daha etkin izlenebileceğini, özellikle kara para aklama ve yasa dışı ticaret ağlarının ortaya çıkarılmasında uluslararası bilgi paylaşımının kritik rol oynayacağını vurguladı.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


