Connect with us

İsviçre

İsviçre: Elektronik Sigaralar İle İlgili İllegal Ürün Endişesi

yazar

Published

on

Cemil Baysal

AT İsviçre’nin Araştırması: İsviçre’de Elektronik Sigaraların Yasa Dışı Durumu

AT İsviçre’nin son araştırması, İsviçre’deki elektronik sigara pazarında endişe verici bir durumu gün yüzüne çıkardı. Elektronik sigaraların çoğunun yasalara aykırı olduğu ve halk sağlığını tehdit edecek düzeyde izin verilen sıvı miktarını aştığı belirlendi.

Öncelikle, AT İsviçre tarafından yürütülen araştırma, İsviçre’de satılan elektronik tek kullanımlık sigaraların büyük bir kısmının yasa dışı olduğunu gösteriyor. Bu ürünler, izin verilen sıvı miktarını aşarak yasa dışı bir şekilde piyasaya sürülüyorlar. İzin verilen sıvı miktarını aşmak, kullanıcıların sağlığını riske atabilecek potansiyel tehlikeleri beraberinde getiriyor.

AT İsviçre’nin araştırması, İsviçre’ye ithal edilen birçok elektronik sigara ürününün yasal standartlara uymadığını ortaya koyuyor. Bu ürünler, izin verilen sıvı miktarını belirgin bir şekilde aşarak yasa dışı olarak değerlendiriliyorlar. Bu durum, tüketicilerin bilinçli bir şekilde satın aldığı ürünlerin bile sağlık açısından risk taşıdığını gösteriyor.

Elektronik sigaraların İsviçre’deki popülerliği artıyor olsa da, AT İsviçre’nin tütün önleme çalışması, bu ürünlerin birçoğunun yasalara uygun olmadığını gösteriyor. Özellikle, elektronik sigaraların maksimum dolum kapasitesi sınırlarını aşması, sağlık otoriteleri tarafından büyük bir endişe kaynağı olarak görülüyor.

Elektronik sigaralar, geleneksel sigaralara alternatif olarak tercih ediliyor. Ancak, AT İsviçre’nin araştırması, özellikle Çin’den ithal edilen ürünlerin yasadışı olduğunu ve izin verilen sıvı miktarını aştığını gösteriyor. Bu durum, tüketicilerin bilinçli tercih yaparken dikkatli olmaları gerektiğini gösteriyor.

AT İsviçre’nin araştırmasına dayanarak, İsviçre pazarında satılan elektronik tek kullanımlık sigaraların yarısından fazlasının yasa dışı olduğu tahmin ediliyor. Bu durum, İsviçre’nin önde gelen e-ticaret platformlarından biri olan Galaxus gibi büyük mağazalarda bile gözlemleniyor.

Sonuç olarak, AT İsviçre’nin araştırması, elektronik sigara endüstrisindeki düzenlemelerin daha sıkı olması gerektiğini gösteriyor. Hükümetin, tüketicilerin sağlığını korumak için bu alanda daha etkin bir rol oynaması gerekiyor. Ayrıca, elektronik sigara üreticileri ve satıcılarının da yasalara uymaları ve tüketicilerin güvenliğini sağlamaları önem taşıyor. Bu şekilde, sağlıklı bir elektronik sigara pazarının oluşturulması mümkün olabilir.

AT Schweiz, AT İsviçre „Arbeitsgemeinschaft Tabakprävention Schweiz“ olarak bilinen bir İsviçre tütün önleme çalışma grubu. İsviçre’de tütün kullanımını azaltmayı ve tütün ürünlerinin sağlık üzerindeki zararlarını önlemeyi amaçlayan bir kuruluş. AT Schweiz, tütün kullanımının neden olduğu sağlık sorunlarına dikkat çekmek, tütün ürünlerinin sıkı düzenlemelerini teşvik etmek ve halkı sigara içme alışkanlıklarını değiştirmeye teşvik etmek için çeşitli çalışmalar yürütür. Bu bağlamda, elektronik sigaralar gibi yeni tütün ürünleriyle ilgili de araştırmalar yapar ve kamuoyunu bilgilendirir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler