Avrupa
«Hitler selamına benzetildi»: UEFA, Melih Demiral hakkında soruşturma başlattı
Türkiye’nin ünlü futbolcusu Merih Demiral’ın sevinci Almanya’da büyük tartışmalara yol açtı. Demiral, Avusturya karşısında elde ettikleri zaferi „Bozkurt selamı“ ile kutladı. Bu hareket, Almanya’da aşırı sağcı ve „Ülkücü Hareketi“nin bir sembolü olarak kabul ediliyor.
Demiral, hareketin arkasında gizli bir mesaj olmadığını ve sadece Leipzig’deki stadyumda bu hareketi yapan insanları gördüğü için yaptığını savundu. „Biz hepimiz Türk’üz, Türk olmaktan gurur duyuyorum ve bu hareketin anlamı da budur“ dedi.
Ancak, bu selamın Avrupa’da nasıl algılandığı konusunda büyük bir tartışma başladı. 20 Min Gazetesi haberinde, “Birçok taraftar ve medya, hareketin Almanya’daki Hitler selamı ile karşılaştırılabilir olduğunu ve Bozkurtlar’ın Adolf Hitler’i model aldıklarını savunuyor. Ayrıca, Bozkurt örgütünün Kürtler ve Ermenilere karşı nefret suçu işlediği iddiaları da gündeme getiriliyor. “diye yazdı.
UEFA, konuyla ilgili olarak soruşturma başlattı ve Demiral’a ceza verilip verilmeyeceği belirsizliğini koruyor. Bu gelişmeler, sosyal medyada da geniş yankı buluyor ve farklı görüşleri beraberinde getiriyor.
Hamburglu solcu politikacı Cansu Özdemir, „Cinayet ideolojisi hafife alınıyor ve faaliyetleri tolere ediliyor“ diyerek UEFA’nın ciddi adımlar atması gerektiğini ve Almanya’da Bozkurt selamı için bir yasak getirilmesi gerektiğini vurguladı. İçişleri Bakanı Nancy Faeser ise Türk aşırı sağcı sembollerinin stadyumlarda yeri olmadığını belirterek tepki gösterdi. Bundestag milletvekili Serap Güler ise bu sevinç hareketinin, bir takımı ve ülkeyi itibarsızlaştırmanın en kötü örneği olduğunu ifade etti.
UEFA soruşturma başlattı
Demiral’ın bu hareket nedeniyle ceza alıp almayacağı henüz belli değil. UEFA, 20 Minuten’in sorusu üzerine bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. Türkiye’nin Hollanda ile çeyrek final maçı öncesinde (Cumartesi, 21:00) daha fazla bilgi verilmesi bekleniyor. Son zamanlarda UEFA, Hırvatistan ile oynanan maçın ardından milliyetçi şarkılar söyleyen Arnavut forvet Mirlind Daku’yu iki maç için cezalandırmıştı.
Bozkurt selamı, Almanya ve İsviçre’de yasal
Avusturya’da Bozkurt selamı Mart 2019’dan beri yasaklanmış durumda. Ancak Almanya ve İsviçre’de bu hareket hala yasal. Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı, Bozkurt selamının tüm Türk aşırı sağcılar tarafından kullanılmadığını ve bazıları tarafından açık mesajlar vermemek için bile kaçınıldığını belirtiyor.
İsviçre’de selam yasak değil
Bozkurt selamı, genellikle gösterilerde provokatif bir hareket olarak kabul ediliyor. Temmuz 2023’te, eski Almanya yıldızı Mesut Özil’in göğsünde Bozkurt dövmesiyle poz vermesi, bu hareket hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

İsviçre’de, Bozkurt selamına yönelik yasaklama girişimleri birçok kez başarısız oldu. 2020 ve 2022’de Federal Konsey, mevcut durumda yasağı gerektirecek koşulların mevcut olmadığını belirterek bu talepleri reddetti. Yasağın, terörist veya aşırılık yanlısı bir bağlantı olmadığı gerekçesiyle mümkün olmadığını ifade ettiler.
#BozkurtSelamıTartışması #bozkurt #grauenwölfe #türkiye #isviçre #melihdemiraluefa #almanya #em2024 #deutschland #fussball
Avrupa
Hırvatistan’dan Sığınmacılara Yönelik Sert Düzenleme: Dil Şartı ve Daha Sıkı Kurallar Gündemde
Avrupa genelinde göç ve sığınmacı politikaları tartışılırken, Hırvatistan’ın iltica sistemine yönelik aldığı yeni kararlar dikkat çekti. Hatta bazı Avrupa medya kuruluşları, Zagreb yönetiminin uygulamalarını örnek göstererek “Hırvatistan Avrupa’ya ders verdi” yorumlarında bulundu.
Hırvatistan Parlamentosu (Sabor), uluslararası ve geçici koruma yasasında kapsamlı değişiklikler öngören düzenlemeyi kabul etti. Oylamada 83 milletvekili yasaya destek verirken, 33 milletvekili çekimser kaldı.
Hükümet, yeni düzenlemenin amacının iltica sistemindeki suistimalleri önlemek ve ülkenin mevzuatını Avrupa Birliği’nin yeni Göç ve İltica Paktı ile uyumlu hale getirmek olduğunu açıkladı.
Hırvatça Öğrenme Zorunluluğu
Yeni düzenlemenin en çok tartışılan maddelerinden biri, sığınmacıların topluma uyum yükümlülüklerinin artırılması oldu. Buna göre koruma statüsü alan kişilerin Hırvatça öğrenmeleri ve uyum programlarına katılmaları bekleniyor.
Bazı Avrupa medya kuruluşları bu düzenlemeyi “Hırvatça öğren ya da ülkeyi terk et” şeklinde manşetlere taşıdı. Ancak yasal düzenleme doğrudan bir sınır dışı mekanizmasından ziyade, dil öğrenimi ve entegrasyon şartlarının yerine getirilmesini zorunlu hale getiriyor. Yetkililer, uyum yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi durumunda kişinin koruma statüsünün yeniden değerlendirilebileceğini belirtiyor.
İltica Sisteminde Daha Sıkı Kurallar
Yasa değişikliğiyle birlikte uluslararası koruma ve iltica başvurularının değerlendirilmesinde daha katı kriterler uygulanacak. Hükümete göre amaç, sistemin kötüye kullanılmasını önlemek ve başvuruların daha etkin şekilde incelenmesini sağlamak.
Yeni düzenleme kapsamında sığınmacıların hareket özgürlüğü de belirli durumlarda sınırlandırılabilecek. Kamu düzeninin korunması, güvenlik risklerinin önlenmesi veya kişilerin kabul merkezlerini izinsiz terk etmelerinin engellenmesi gibi gerekçelerle kısıtlamalar uygulanabilecek.
AB Göç Paktı ile Uyum
Hırvatistan hükümeti, reformun Avrupa Birliği’nin yeni Göç ve İltica Paktı ile uyumlu olduğunu vurguluyor. Özellikle Balkan göç güzergâhı üzerinde bulunan ülke, son yıllarda Avrupa’ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenlerin yoğun geçiş noktalarından biri haline gelmişti.
Yetkililere göre yeni kurallar hem sınır güvenliğini güçlendirmeyi hem de iltica süreçlerini daha kontrollü hale getirmeyi amaçlıyor.
Avrupa’da Tartışma Yarattı
Düzenleme Avrupa kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Göç politikalarının sertleştirilmesini savunan çevreler Hırvatistan’ın adımını desteklerken, insan hakları kuruluşları ise sığınmacı haklarının korunması konusunda dikkatli olunması gerektiğini savunuyor.
Buna rağmen bazı Avrupa medya kuruluşları, Hırvatistan’ın uygulamalarını “göç krizine karşı kararlı bir duruş” olarak değerlendirerek diğer Avrupa ülkelerine örnek gösterdi.
Sosyal medyada da benzer yorumlar dikkat çekti. Almanca
“Hört, hört! Da können Österreich 🇦🇹 und Deutschland 🇩🇪, vielleicht noch etwas lernen. 📚” şeklinde yapılan bazı paylaşımlarda, “Duyduk duymadık demeyin! Avusturya ve Almanya’nın da Hırvatistan’dan öğreneceği şeyler olabilir” ifadeleri kullanıldı. Göç politikalarının sıkılaştırılmasını savunan kullanıcılar, Hırvatistan’ın uygulamalarının Avrupa genelinde örnek alınması gerektiğini öne sürdü.
Öte yandan eleştirenler ise iltica ve entegrasyon politikalarının yalnızca güvenlik eksenli değil, insan hakları ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Göç ve iltica konusu Avrupa Birliği genelinde siyasi gündemin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ederken, Hırvatistan’ın attığı adımların diğer ülkelerde de benzer düzenlemelere yol açıp açmayacağı yakından takip ediliyor.
#asyl#kroatien#hırvatistan#avrupa#europa
Avrupa
Müslüman Kadın “Dinsiz” Kaydıyla Yakıldı İddiası
Almanya’nın Würzburg kentinde yaşayan 81 yaşındaki Türk kökenli Ayten Heck’in cenazesinin, resmi kayıtlarda dini aidiyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yakılması büyük tartışma yarattı. Müslüman kimliğiyle tanındığı belirtilen yaşlı kadının İslami usullere göre defnedilmemesi, Almanya’daki Türk ve Müslüman toplumunda tepkiye neden oldu.
Edinilen bilgilere göre uzun süredir bakım evinde kalan Ayten Heck, sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yürütülen resmi işlemlerde ise herhangi bir yakına ulaşılamadığı ve dini bilgisine dair kayıt bulunamadığı öne sürüldü. Yaklaşık iki hafta süren süreç sonunda Heck’in naaşı krematoryuma gönderildi.
Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte gözler cenaze işlemleri sırasında neden dini kurumlarla iletişime geçilmediği sorusuna çevrildi. Çünkü Ayten Heck’in çevresi tarafından yıllardır Müslüman olarak bilindiği ifade edildi.
Konuya ilişkin açıklama yapan IGMG Würzburg Şube Başkanı Mürsel Taştan, yaşananların ciddi bir ihmal olduğunu söyledi. Taştan, Ayten Heck’in yaklaşık 7-8 yıldır bakım evinde yaşadığını ve bölgedeki Müslüman toplum tarafından tanındığını belirterek, “Böyle bir durumda camilere ya da dini kuruluşlara haber verilmesi gerekirdi” değerlendirmesinde bulundu.
Taştan ayrıca olayın kendilerine cenazenin yakılmasının ardından ulaştığını ifade ederek, özellikle yalnız yaşayan yaşlı Müslümanların ölüm sonrası işlemlerinde büyük bir koordinasyon eksikliği bulunduğunu söyledi. Almanya’daki veri koruma yasalarının bazı süreçleri zorlaştırdığını kabul eden Taştan, buna rağmen dini cemaatlerle temas kurulmamış olmasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Tartışmaları büyüten bir diğer detay ise Ayten Heck’in yıllardır cenaze fonuna ödeme yaptığının ortaya çıkması oldu. İddiaya göre Heck, ATİB bünyesindeki cenaze fonuna kayıtlıydı ve İslami defin işlemleri için düzenli aidat ödüyordu. Bu bilgi, “Müslüman olduğu bilinmiyordu” yönündeki açıklamaların sorgulanmasına neden oldu.
Würzburg Belediyesi ise yaptığı açıklamada, resmi kayıtlarda dini aidiyete ilişkin net bir bilgi bulunmadığını ve yakınlarına ulaşılamadığı için yasal prosedürün uygulandığını savundu. Ancak yerel Müslüman temsilciler, cenaze sürecinde camiler, Türk dernekleri ve konsolosluklarla iletişim kurulmamış olmasının büyük eksiklik olduğunu dile getiriyor.
Yaşanan olayın ardından Almanya’daki Türk toplumunda, özellikle yalnız yaşayan yaşlı gurbetçilerin ölüm sonrası süreçlerinin daha sıkı takip edilmesi gerektiği yönünde çağrılar yükseldi. Dini kuruluşlar, benzer olayların tekrar yaşanmaması için bakım evleri, hastaneler ve Müslüman cemaatler arasında doğrudan iletişim mekanizması kurulmasını istiyor.
Avrupa
Fransa’dan İsviçre’ye Giriş Yapan Iraklı Sürücünün Soğutmasız Aracında 1,8 Ton Kaçak “Pommes Frites” Yakalandı
Solothurn kantonuna bağlı Flüh kasabasında gerçekleştirilen gümrük kontrolünde, İsviçre’ye kaçak yollarla sokulmak istenen yaklaşık 1,8 ton “Pommes Frites” (parmak patates) ele geçirildi.
Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin (BAZG) mobil ekipleri, 18 Mayıs 2026 tarihinde Fransa’dan İsviçre’ye giriş yapan İsviçre plakalı bir panelvanı durdurdu. Aracı kullanan 30 yaşındaki Irak uyruklu sürücünün taşıdığı ürünler detaylı incelemeye alındı.
Kontrol sırasında aracın soğutmasız yük bölümünde toplam 1.860 kilogram dondurulmuş parmak patates bulunduğu açıklandı. Yetkililer, ürünlerin İsviçre’ye gerekli gümrük vergileri ve ithalat işlemleri yapılmadan sokulmaya çalışıldığını belirtti.
Denetimlerde ayrıca aracın izin verilen taşıma kapasitesini 670 kilogram aştığı da tespit edildi. Bunun üzerine Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi tarafından hem gümrük kaçakçılığı hem de aşırı yük taşımacılığı nedeniyle işlem başlatıldı.
Kaçak ürünlere el konulurken, panelvan da geçici olarak müsadere edildi. Sürücü hakkında ise resmi soruşturma açıldığı bildirildi.
Yetkililer, sınır kontrollerinin yalnızca vergi denetimi açısından değil; halk sağlığı, ürün güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


