Sosyal Medya

Dünya

Gerçeklik Teorisi: Hepimiz Bir Bilgisayar Simülasyonunda mı Yaşıyoruz?

yazar

Yayınlayan

on

Bilim kurgu klasiği The Matrix’te kahraman Neo, insanlığı sarsan gerçeği öğrenir: Dünya aslında karmaşık bir bilgisayar simülasyonudur. 1999’da sadece sinema perdesinde hayal gücünü zorlayan bu fikir, günümüzde bazı bilim insanlarına göre düşündüğümüzden daha gerçek olabilir.

Yeni bir teori: “Simülasyon Evreni”

Portsmouth Üniversitesi’nden Dr. Melvin Vopson, Wachowski kardeşlerin vizyonundan esinlenerek yıllardır bu konuyu araştırıyor. Bilim insanı, yakın zamanda yayımlanan Reality Reloaded (Gerçeklik Yeniden Yüklendi) adlı kitabında, evrenimizin dijital bir simülasyon olabileceğine dair “bilimsel ipuçları” bulunduğunu öne sürüyor.

Vopson, evrenin temel işleyişini sorgularken termodinamiğin ikinci yasasına dikkat çekiyor: Entropi, yani bir sistemdeki düzensizlik, zamanla daima artar ya da sabit kalır; asla azalmaz. Ancak onun araştırmaları, bilgiye dayalı sistemlerde bu kuralın bozulduğunu gösteriyor.

Entropi ve bilgi paradoksu

Vopson’un iddiasına göre, bilgi bir “maddenin beşinci hali” olarak kabul edildiğinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor: Bu sistemlerde entropi sabit kalıyor, hatta en düşük seviyeye geriliyor. Bu bulgu, fizik yasalarıyla çelişiyor gibi görünse de araştırmacı, “Bilgi Entropisi” adını verdiği yeni bir kavramla açıklama getiriyor.

Ona göre evren, genişlerken toplam entropiyi sabit tutuyor. Bu ise klasik termodinamikle çelişiyor. Çelişkiyi çözmek için evrende ikinci bir entropi biçiminin –bilgi entropisinin– devreye girdiğini savunuyor.

Evrim ve virüsler üzerine tartışmalı iddialar

Vopson’un en tartışmalı görüşlerinden biri, evrimin rastlantısallığına meydan okuması. Darwin’in doğal seçilim kuramına göre mutasyonlar tesadüfen gerçekleşir. Ancak Vopson, genetik değişimlerin bilgi entropisini azaltacak şekilde “hedefli” biçimde ortaya çıktığını öne sürüyor.

Bu savını güçlendirmek için COVID-19’a yol açan SARS-CoV-2 virüsünü inceledi. Çalışması, saygın bilim dergisi AIP Advances’te yayımlandı ve genetik mutasyonlarla bilgi arasındaki ilişkiye dair dikkat çekici bir “korrelasyon” sundu.

Vopson’a göre bu, evrenin bir simülasyon olduğuna işaret ediyor: “Böylesine karmaşık bir evren, tıpkı bilgisayar programları gibi, işlem gücü ve hafızadan tasarruf için veri sıkıştırmaya ihtiyaç duyar. Biz de evrende tam olarak bu optimizasyon izlerini görüyoruz.”

Bilim dünyasında kuşkular

Bununla birlikte Vopson’un teorileri henüz bilimsel çevrelerde genel kabul görmüş değil. “Maddenin beşinci hali” olarak bilginin varlığına dair kanıtlar tartışmalı, birçok fizikçi ise somut deneysel ispatlar olmadan bu görüşlerin kabul edilemeyeceğini belirtiyor.

Özellikle virüs mutasyonlarıyla bilgi entropisi arasında kurulan bağlantı, bilim insanları arasında ciddi eleştirilere yol açıyor. Pek çok araştırmacı, bu ilişkinin bağımsız çalışmalarla doğrulanması gerektiğini vurguluyor.

Bitmeyen bir soru: Gerçek mi, simülasyon mu?

Aslında bu tartışma insanlık kadar eski. Antik filozof Platon bile “Gerçeklik nedir? Yaşadığımız dünya hakiki mi, yoksa bir yansıma mı?” diye sormuştu.

Vopson’un çalışmaları bu soruya kesin yanıt getirmese de, evrenin doğasına dair düşünce ufkumuzu genişletiyor. Belki de hepimizin merak ettiği asıl soru şudur: Yaşadığımız hayat, gerçeğin kendisi mi, yoksa sadece mükemmel tasarlanmış bir illüzyon mu?

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

İsviçreli Avukatlardan Dışişleri Bakanı Cassis Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesine Başvuru

yazar

Yayınlayan

on

By

BERN – İsviçre’de 25 avukat, Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis hakkında, Gazze’deki savaş bağlamında “soykırıma yardım” suçlamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde başvuruda bulundu.

Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, Cassis’in İsviçre Dışişleri Bakanlığı’nın (EDA) başındaki isim olarak, Gazze’deki çatışmalar sırasında savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırıma yardım niteliğinde eylemlere zemin hazırladığı öne sürüldü. Başvurunun, UCM Savcılığına “bilgi notu” şeklinde sunulduğu belirtildi.

Avukatlar, Uluslararası Adalet Divanı nın 24 Mayıs 2024’te, Gazze’de soykırım riski bulunduğuna dair tespitini hatırlatarak, Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi uyarınca İsviçre’nin bu riski önlemek için diplomatik, ekonomik ve siyasi nüfuzunu kullanması gerektiğini savundu. Ancak İsviçre’nin bu yönde yeterli adım atmadığı ileri sürüldü.

Başvuruda, İsviçre’nin İsrail ile ekonomik ve askeri ilişkilerini sürdürdüğü, çift kullanımlı (sivil ve askeri) ürün ihracatının 2024’te 16,7 milyon franka ulaştığı, ayrıca İsviçre Merkez Bankasının İsrail savunma sanayisine yatırım yaptığı iddialarına yer verildi. Avukatlar, İsviçre ordusu temsilcilerinin son yıllarda İsrail’e çok sayıda resmi ziyaret gerçekleştirdiğini de öne sürdü.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bir grup avukatın UCM Savcılığına İsviçre’nin Gazze politikasına dair bilgi sunduğunu doğrulayarak, bu bilgilerin hukuki açıdan değerlendirilmesinin savcılığın yetkisinde olduğunu bildirdi.

EDA açıklamasında ayrıca, Federal Konseyin Gazze savaşına ilişkin tutumunun net olduğu vurgulandı. İsviçre’nin önceliklerinin kalıcı ateşkes sağlanması, tüm rehinelerin serbest bırakılması ve insani yardıma engelsiz erişim olduğu ifade edildi. Açıklamada, İsviçre’nin Orta Doğu’da toplam 150 milyon İsviçre frangı tutarında insani yardım taahhüdünde bulunduğu hatırlatıldı.

UCM Savcılığının, yapılan başvuruyu inceleyip incelemeyeceğine ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Haberin Devamını Oku

Dünya

Epstein’in İsviçre’de Yazıştığı Kişiler: Bilinenler ve İddialar

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre medyası Swissinfo, Neue Zürcher Zeitung (NZZ) ve Blick/Tamedia Grubu ile ABD’de yürütülen Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında yayımlanan resmî belgelerde yer alan bilgilere göre, finansçının İsviçre’de bulunan bazı kadınlarla düzenli ve yoğun iletişim kurduğu iddia edildi.

Kamuoyuna yansıyan belgelere göre Epstein, Zürih, Cenevre ve çevresinde yaşayan en az beş kadınla uzun süreli e-posta ve mesajlaşma yoluyla temas halinde bulundu. Yazışmaların büyük bölümünün genç kadınlarla yapıldığı, bu kişilerin çoğunun Doğu Avrupa kökenli olduğu belirtildi.

Belgelerde, Epstein’in bu kişilerle yaptığı yazışmalarda seyahat, konaklama ve eğitim organizasyonlarına dair ayrıntıların yer aldığı görüldü. Bazı kadınların otel, uçak bileti ve eğitim masraflarının, Epstein ya da onun adına hareket eden kişiler tarafından karşılandığı öne sürüldü.

Yazışmaların bir bölümünün, Epstein’in uzun yıllar asistanlığını yapan Lesley Groff aracılığıyla yürütüldüğü; özellikle vize, uçuş ve konaklama gibi lojistik süreçlerin bu kanal üzerinden organize edildiği aktarıldı.

Belgelere yansıyan örneklerde, İsviçre’de bulunan bazı kadınların Epstein’e samimi ve özel içerikli mesajlar gönderdiği, bazı yazışmalarda ise yüz yüze görüşmelere işaret eden ifadelerin yer aldığı kaydedildi. Epstein’in en az bir kadınla İsviçre’de şahsen görüştüğüne dair mesajlaşmaların da dosyalarda bulunduğu bildirildi.

Yetkililer, belgelerde adı geçen kişilerin büyük bölümünün anonimleştirildiğini, yazışmaların içeriğinin ise halen inceleme aşamasında olduğunu belirtti. İsviçre makamları tarafından, şu ana kadar bu yazışmalara ilişkin resmî bir soruşturma başlatıldığına dair açıklama yapılmadı.

Haberin Devamını Oku

Dünya

Epstein Dosyalarında İsviçre Bağlantıları Derinleşiyor: Genç Kadınlarla Yoğun Yazışmalar Ortaya Çıktı

yazar

Yayınlayan

on

By

ZÜRİH/BERN – ABD’de cinsel istismar suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında yayımlanan yeni belgeler, finansçı Jeffrey Epstein’in İsviçre’de yaşayan genç kadınlarla önceden bilinenden daha yoğun temaslar kurduğunu ortaya koydu.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan milyonlarca sayfalık yeni soruşturma dosyalarında, Epstein’in İsviçre’de bulunan kadınlarla uzun süreli yazışmalar yaptığı, bu kişiler için otel, uçak bileti ve eğitim masraflarını karşıladığı bilgileri yer aldı. Belgelerde, İsviçre’den gönderilen bazı mesajlarda samimi ifadelerin kullanıldığı ve düzenli iletişimin sürdürüldüğü görüldü.

Dosyalara göre Epstein, İsviçre’de temas kurduğu kadınların önemli bir bölümünü Doğu Avrupa kökenli kişiler arasından seçti. Belgelerde isimlerin büyük ölçüde gizlendiği, ancak en az beş kadınla İsviçre üzerinden iletişim kurulduğunun tespit edildiği kaydedildi. Yazışmaların bir kısmının, Epstein’in yakın çevresinde yer alan asistanı aracılığıyla yürütüldüğü belirtildi.

Belgelerde yer alan örneklerden birinde, Epstein’in genç bir kadının Cenevre Gölü çevresindeki seçkin bir eğitim kurumunda katıldığı yaz programının masraflarını üstlendiği, bunun için 34 bin İsviçre frangını aşkın ödeme yaptığı bilgisi paylaşıldı. Ayrıca bazı kadınlar için uçuş ve konaklama organizasyonlarının da finanse edildiği aktarıldı.

Soruşturma dosyalarında, Epstein’in İsviçre’ye seyahat eden bazı kadınlarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiğine işaret eden mesajlaşmalar da yer aldı. Bu yazışmalarda vize, seyahat planları ve buluşmalara dair ifadelerin bulunduğu belirtildi.

Epstein, 2019 yılında ABD’de tutuklu bulunduğu sırada hayatını kaybetmişti. Son belgelerle birlikte, Epstein’in Avrupa’daki temas ağı ve İsviçre bağlantıları yeniden gündeme gelirken, İsviçreli yetkili makamlar tarafından iddialara ilişkin resmî bir soruşturma duyurusu yapılmadığı bildirildi. Gelişmelerin uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edildiği ifade edildi.

Haberin Devamını Oku

Trendler