Gündem
DEVLET DEMİRYOLU SBB ÇALIŞANLARI ARASINDA CİNSEL TACİZ SKANDALI! 1400 KİŞİ TACİZ MAĞDURU
Okuma Süresi: 5 dakika
İsviçre Federal Demiryolları (SBB) tarafından 2023 yılı sonunda gerçekleştirilen bir anket, kurum içindeki ciddi cinsel taciz ve ayrımcılık vakalarını gözler önüne serdi. Ankete katılan 35.000 SBB çalışanının %12’si ayrımcılıkla, %7’si mobbing ile ve %4’ü cinsel tacizle karşılaştıklarını belirtti. Bu veriler, yaklaşık 1400 çalışanın cinsel taciz mağduru olduğunu gösteriyor.
KADIN ÇALIŞANLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA
Özellikle kadın çalışanlar, cinsel tacize daha fazla maruz kalıyor. Ankete katılan kadın çalışanların %12’si, cinsel tacize uğradığını belirtti. Bu da yaklaşık 800 kadının bu tür vakalarla karşılaştığını gösteriyor. İddialara göre, özellikle lokomotif kabinleri gibi dar ve izole alanlar, taciz olaylarının sıkça yaşandığı yerler arasında. Çalışanlar, bu alanlarda yalnız kalmanın ve dar mekanların suiistimal edildiğini ifade ediyorlar. Lokomotif kabinlerinde kadın çalışanların, özellikle de genç kadınların, fiziki tacize uğrama riski daha yüksek.
TACİZ OLAYLARI VE CİNSİYETÇİ TUTUMLAR GÜNLÜK YAŞAMIN PARÇASI OLDU
Kadın lokomotif personelini temsil eden Esther Weber, SBB’deki cinsiyetçi tutumların ve taciz vakalarının yaygın olduğunu belirtti. Weber, bazı kadın çalışanların bu durumu normal bir işyeri kültürü olarak gördüğünü ve kabullenmek zorunda hissettiğini dile getirdi. Weber’in aktardığına göre, bazı kadın çalışanlar, yaşadıkları cinsel taciz vakalarını işin “bir parçası” olarak nitelendiriyor.
Örnek olarak, bir kadın lokomotif sürücüsünün, bir erkek meslektaşı tarafından telefonla taciz edildiği anlatıldı. Kadın, lokomotifin başına geçmeye hazırlandığını söylediğinde, erkek meslektaşı “Şimdi kıvrımlı vücudunu görüyorum” şeklinde rahatsız edici bir yorumda bulundu.
SBB YÖNETİMİNDEN SESSİZLİK VE SORUŞTURMALAR
Anket sonuçlarına göre, sadece lokomotif kabinlerinde değil, aynı zamanda altyapı ve bakım alanlarında da yüksek oranlarda cinsel taciz vakaları yaşanıyor. Kadın çalışan oranının düşük olduğu bu alanlarda, cinsel taciz ve ayrımcılık riskinin daha da yüksek olduğu bildiriliyor.
SBB yönetimi, anketin detaylı sonuçlarını henüz kamuoyuna açıklamadı. SBB Yönetim Kurulu Başkanı Monika Ribar ve CEO Vincent Ducrot, konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmazken, SBB İnsan Kaynakları Müdürü Markus Jordi, cinsel taciz vakalarının SBB’nin davranış kurallarına tamamen aykırı olduğunu ve kurumun bu tür davranışlara karşı sıfır tolerans gösterdiğini belirtti. Jordi, vakaların titizlikle incelendiğini ve gerekli disiplin önlemlerinin alınacağını vurguladı.
İLERİYE DÖNÜK ADIMLAR VE SIFIR TOLERANS POLİTİKASI
SBB, kurum içindeki cinsel taciz ve ayrımcılık vakalarına karşı daha sıkı önlemler alacağını açıkladı. Şirket, çalışanlarına yönelik daha kapsamlı eğitimler ve bilinçlendirme kampanyaları düzenleyerek, işyerinde güvenli bir çalışma ortamı yaratmayı hedefliyor. SBB yönetimi, cinsel tacize maruz kalan çalışanların haklarını korumak için daha güçlü adımlar atacaklarını belirtti.
#İsviçre #İsviçreninSesi #SBB #CinselTaciz #Ayrımcılık #sexuelleübergriff #schweiz #suisse #svizzera #switzerland #tren #devletdemiryolu #kadın #cinsellik
Gündem
İsviçre’de Aşırı Dolu Tren Krizi: SBB Yolcuları Trenden İnmeye Davet Etti
İsviçre Federal Demiryolları’na (SBB) ait Zürih–Lozan seferini yapan Intercity treni, cuma akşamı aşırı yoğunluk nedeniyle kısa süreli krize sahne oldu. Uzun Pfingsten tatili öncesinde artan yolcu trafiği nedeniyle tamamen dolan trende, bazı yolculardan güvenlik gerekçesiyle inmeleri istendi.
Görgü tanıklarının aktardığına göre özellikle Zürih Havalimanı’ndan büyük valizlerle gelen yolcular nedeniyle trenin giriş bölümleri tamamen doldu. Yoğunluk öyle bir seviyeye ulaştı ki, birinci sınıf vagonlarda dahi yolcular ayakta seyahat etmek zorunda kaldı.
Bunun üzerine tren görevlileri anons yaparak, “Aşırı doluluk nedeniyle tren yoluna devam edemiyor” uyarısında bulundu. Ayakta duran ve oturma yeri bulunmayan yolculardan gönüllü olarak inmeleri talep edildi.
Benzer durum Olten durağında da tekrar yaşandı. Yaşanan yoğunluk nedeniyle tren yaklaşık 15 dakika gecikmeli sefer yaptı.
📌 Peki SBB yolcuyu trenden indirebilir mi?
Olay sonrası sosyal medyada en çok tartışılan konulardan biri de bu oldu.
SBB’nin açıklamasına göre şirketin “taşıma yükümlülüğü” bulunuyor ve yolcular doğrudan zorla trenden çıkarılamıyor. Ancak tren personeli, güvenlik riskinin oluştuğu durumlarda trenin seferine devam etmeme kararı alabiliyor.
Yetkililer, özellikle koridorların yolcu ve valizlerle kapanmasının acil tahliye durumlarında ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor.
SBB yetkililerine göre aşırı doluluk özellikle acil tahliye durumlarında ciddi güvenlik riski oluşturuyor. Koridorların yolcular ve büyük valizlerle kapanması halinde olası bir acil durumda hızlı tahliyenin mümkün olmayabileceği belirtiliyor.
Şirket açıklamasında, trenin güvenli şekilde devam edip edemeyeceğine son kararı tren şefinin verdiği ifade edildi. Yolcu sayısı için resmi bir sayım yapılmasa da tren personelinin mevcut durumu yerinde değerlendirerek karar aldığı aktarıldı.
📌 “Gönüllü inen olmazsa tren iptal edilebilir”
SBB’nin uygulamasına göre yolcular doğrudan zorla indirilmiyor. Ancak yeterli sayıda kişinin gönüllü olarak inmemesi halinde tren seferi tamamen iptal edilebiliyor.
Demiryolu şirketi, bu yöntemin dolaylı baskı yarattığını kabul ederken, çoğu durumda bazı yolcuların bir sonraki treni tercih ederek inmeyi kabul ettiğini belirtiyor.
İsviçre’de son yıllarda özellikle tatil dönemleri ve yoğun hafta sonlarında trenlerdeki aşırı kalabalık sorunu daha sık gündeme geliyor. Artan yolcu sayısı, büyük şehirler ile havalimanı bağlantılarında kapasite tartışmalarını da yeniden gündeme taşımış durumda.
#isviçre #sbb #schweiz #suisse #switzerland🇨🇭
Gündem
Valais’te Tartışmalı Polis Müdahalesi: 67 Yaşındaki Adam Yaralandı
İsviçre’nin Valais kantonunda geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen bir polis operasyonu, aşırı güç kullanımı iddiaları nedeniyle yargıya taşındı. Törbel kasabasında yaşayan 67 yaşındaki Hans Z., oğlunu aramak için evine gelen polis ekiplerinin müdahalesi sırasında ciddi şekilde yaralandığını öne sürerken, olayla ilgili savcılık soruşturmasının hâlen sürdüğü bildirildi.
Blick kaynaklı habere göre olay, 18 Mayıs 2024 tarihinde sabah saatlerinde meydana geldi. Valais Kantonu Polisi’ne bağlı dört memur, birkaç gün önce gerçekleşen bir hırsızlık olayı kapsamında Hans Z.’nin oğlunu bulmak amacıyla eve geldi.
Hans Z.’nin aktardığına göre polis ekiplerine oğlunun yaklaşık bir hafta önce evden ayrıldığını ve artık kendisiyle yaşamadığını söyledi. Ancak polis memurlarının açıklamaya inanmayarak evde arama yaptığı belirtildi.
Aranan kişinin evde bulunamaması sonrası olayın gerginleştiği ifade edilirken, Hans Z. polislerden birinin kendisini sert şekilde duvara ittiğini, kolunu arkaya çevirerek kelepçe taktığını ve cam yüzeye bastırdığını iddia etti.
📌 “Omzum hâlâ iyileşmedi”
Olay sonrası Visp Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki adama omuz yaralanması teşhisi konuldu. Hans Z., aradan geçen zamana rağmen kolunu hâlâ tam olarak kullanamadığını ve fizik tedavi görmek zorunda kaldığını söyledi.
Kendi işini yapan marangoz Hans Z., yaşadığı sakatlık nedeniyle emeklilik sonrası çalışmaya devam etme planlarının da sona erdiğini belirtti. Birçok işi iptal etmek zorunda kaldığını ifade eden yaşlı adam, olayın hem fiziksel hem de ekonomik açıdan hayatını ciddi şekilde etkilediğini dile getirdi.
Müdahalenin ardından polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunan Hans Z., soruşturmanın yavaş ilerlediğini savunarak yetkililere tepki gösterdi.
“Dört polis memuru karşısında tek başımaydım. Buna rağmen yaralandım. Bunun mutlaka sonuçları olmalı,” dedi.
📌 Polis farklı bir tablo çiziyor
Valais Kantonu Polisi, devam eden soruşturma nedeniyle olayın ayrıntılarına ilişkin açıklama yapmazken, savcılık yalnızca dosyanın aktif olarak sürdüğünü doğruladı.
İsviçre basınında yer alan ifade tutanaklarına göre ise olayda adı geçen polis memuru, müdahalenin Hans Z.’nin direnişi nedeniyle gerçekleştiğini savundu.
Polis ifadesine göre yaşlı adam, ekiplerin yatak odasında arama yapmasını engellemeye çalıştı ve fiziksel olarak memurları geri itti. Bunun üzerine güvenlik gerekçesiyle müdahalede bulunulduğu ve kelepçe uygulandığı belirtildi.
Savcılık soruşturmasının, İsviçre’de polis müdahalelerinde güç kullanımı sınırları ve vatandaş hakları açısından emsal oluşturabilecek dosyalardan biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.
#suisse #valais #wallis #isviçre #haber
Gündem
Luzern Eyüb Vakfı Camii 50. Yıl Programına Yoğun İlgi
İsviçre’nin Luzern kentinde faaliyet gösteren Luzern Eyüb Vakfı Camii, kuruluşunun 50. yılını düzenlenen kapsamlı bir programla kutladı. 24 Mayıs 2026 Pazar günü saat 10.00 ile 20.00 arasında gerçekleştirilen etkinlik, her yaştan ziyaretçinin yoğun katılımıyla büyük ilgi gördü. Gün boyu süren programlara beklenenin üzerinde katılım sağlandı.
Etkinlik, Luzern Eyüb Stiftung Yönetim Kurulu Başkanı Abdülgadir Yıldız’ın öncülüğünde, yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımı ve koordinasyonuyla geniş kapsamlı şekilde organize edildi. Program kapsamında hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik çok sayıda kültürel ve sosyal etkinlik düzenlendi.
Günün dikkat çeken bölümleri arasında çocuk ilahi korosunun sahne performansı, Din Görevlisi Mehmet Yılmaz’ın sohbet programı, Ümit Kaplan ve Kaan Obüs tarafından sahnelenen tiyatro gösterileri ile şov programları yer aldı. Özellikle Nasreddin Hoca, Hacivat ve Karagöz gösterileri çocuklar ve aileler tarafından büyük beğeni topladı. Ayrıca çocuklara yönelik hazırlanan oyun alanları da etkinliğe renk kattı.
Programa çok sayıda davetli ve kurum temsilcisi katıldı. Etkinlikte İsviçre İslam Cemiyetleri Federasyonu Başkanı Mustafa Öztürk, İsviçre Türk Toplumu Başkanı Suat Şahin, Luzern Üniversitesi Din Araştırmaları Merkezi Öğretim Üyesi Dr. Andreas Tunger-Zanetti, IGL Islamische Gemeinde Luzern Başkanı Muhamed Sabanovic ile Katholische Kirche Stadt Luzern temsilcisi Nicola Neider de hazır bulundu.
Organizasyon yetkilileri yaptıkları değerlendirmede, caminin 50 yıllık maddi ve manevi mirasının katılımcılarla birlikte anlamlı bir şekilde yad edildiğini ifade etti. Yapılan ikramlar, kültürel programlar ve çocuklara yönelik etkinlikler sayesinde unutulmaz bir gün yaşandığı belirtilirken, bu köklü mirasın eğitim ve kültürel çalışmalar aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmaya devam edeceği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, İsviçre’de yaşayan Türk toplumunun kendi milli ve manevi değerlerini koruyarak yaşatmaya devam edeceği; eğitim, bilim, kültür, sosyal dayanışma ve toplumsal uyum alanlarında da yaşadıkları ülkeye katkı sunmayı sürdüreceği ifade edildi.


-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


