Connect with us

Gündem

ÇOCUKLARDA BİLE YÜKSEK ORANDA PESTİSİT VE PFAS BULUNDU

yazar

Published

on

Yapılan laboratuvar testleri, İsviçre’de birçok insanın, özellikle de çocukların, kanında sağlığa zararlı PFAS (Per- ve Polifloroalkil Maddeler) oranlarının yüksek olduğunu ortaya koydu. Sanayide yaygın olarak kullanılan bu kimyasallar, ısıya, yağa ve suya karşı dayanıklı özellikleriyle bilinirken, bazıları yasaklanmış olmasına rağmen, kan örneklerinde tehlikeli düzeylerde varlıklarını sürdürüyor.

Laboratuvar Sonuçları ve Tehlikeler

Araştırmada 18 kantondan 35 kişinin kan örnekleri incelendi ve tüm katılımcılarda PFAS izlerine rastlandı. Bu kimyasalların bir kısmı, kanserojen olma potansiyeline sahipken, aynı zamanda hormon ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Çocuklar dâhil, birçok katılımcıda bu kimyasalların sağlık riskleri oluşturabilecek seviyede olduğu görüldü.

Uzmanlar PFAS Yasağı İstiyor

Schaffhausen kantonunun kimyageri Kurt Seiler, yüksek PFAS oranlarının insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek bu maddelerin tamamen yasaklanmasını savunuyor. Özellikle çocukların korunması için, kimyasalların hangi ürünlerde bulunduğunun şeffaf şekilde açıklanması gerektiğini belirten uzmanlar, ebeveynlerin endişelerine dikkat çekiyor.

Aileler, çocuklarını koruyabilmek adına PFAS içeren ürünlerin net olarak tanımlanmasını talep ediyor.

#İsviçre #Tessin #Switzerland #Schweiz #Suisse #Svizzera #Svizra #Suiza #Suíça #Sveits #Zwitserland #Švica #Švýcarsko #Shveytsariya #Švicarska #isvicrehaberleri #Scheinscheidung #luzern #zürich #zürih #basel #bern #isvicredehayat

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

Vorarlberg’de PKK İçin Bağış Toplayan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşına 2,5 Yıl Hapis

yazar

Published

on

By

Avusturya’nın Vorarlberg eyaletinde görülen davada, 61 yaşındaki bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, PKK’ya yıllar boyunca maddi destek sağladığı ve örgüt için faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Feldkirch Eyalet Mahkemesi’nin kararı henüz kesinleşmedi.

Savcılığa göre sanık, 2004 ile 2021 yılları arasında hem Vorarlberg’de hem de Rusya’da PKK adına para topladı. İddianamede, yıllar içinde toplanan miktarın en az 100 bin euro olduğu öne sürüldü. Savcılık ayrıca 61 yaşındaki adamın örgüte yeni destekçiler, üyeler ve savaşçılar kazandırmaya çalıştığını ileri sürdü.

Dosyada, sanığın sosyal medya üzerinden silahlı PKK mensuplarının fotoğraflarını paylaştığı bilgisi de yer aldı.

Sanık duruşmada uzun yıllar boyunca PKK için para organize ettiğini kabul etti ancak savcılığın ileri sürdüğü miktara itiraz etti. Avukatı, sanığın bizzat topladığı ve örgüte verdiği paranın yaklaşık 5 bin euro olduğunu savundu.

61 yaşındaki sanık ise 100 bin euroluk rakamın kendisine değil, üyesi olduğu derneğin toplam faaliyetlerine ait olduğunu söyledi. Yaklaşık yedi-sekiz yıl aktif olduğunu ve son faaliyetinin 2021’de gerçekleştiğini belirtti.

Sanık ayrıca örgüte yeni kişi kazandırdığı yönündeki suçlamayı reddetti. Temas kurduğu kişilerin zaten PKK’ya yakın olduğunu savundu ve kendisini örgütün “sempatizanı” olarak tanımladı. Faaliyetlerini ise kişisel olarak yaşadığını söylediği haksızlıklar ve Kürtlerin asimilasyonuna karşı çıkma gerekçesiyle açıklamaya çalıştı.

Feldkirch’teki mahkeme heyeti, sanığı terör örgütüne üyelik suçundan 2,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. 61 yaşındaki adamın hâlihazırda başka suçlardan dolayı Innsbruck’ta iki yıllık bir hapis cezasını çekmekte olduğu belirtildi.

Savcının kararın ardından herhangi bir kesinleşme beyanında bulunmaması nedeniyle hüküm şu aşamada kesin değil.

#Avusturya#Vorarlberg#PKK#österreich#turkiye

Continue Reading

Dünya

AİHM’den Osman Kavala için yeni karar: “Derhal serbest bırakılmalı”

yazar

Published

on

By

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2017’den bu yana cezaevinde bulunan iş insanı ve sivil toplum destekçisi Osman Kavala hakkında Türkiye’ye yönelik yeni bir karar verdi. Mahkeme, Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması ve mahkûmiyetinin doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılması gerektiğine hükmetti. AİHM ayrıca Kavala hakkındaki ceza mahkûmiyetinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bakımından “hükümsüz” kabul edilmesi gerektiğini belirtti.

Kavala, Ekim 2017’de İstanbul’da gözaltına alınmış, önce 2013 Gezi Parkı protestolarını finanse etmekle suçlanmıştı. Bu davadan beraat etmesinin ardından yeniden tutuklandı. 2022’de ise hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildi.

AİHM, Kavala dosyasını daha önce de incelemiş ve 2019 yılında tutukluluğunun hak ihlali oluşturduğuna hükmetmişti. Türkiye’nin bu kararı uygulamaması üzerine konu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi aracılığıyla yeniden mahkemeye taşındı. Son olarak AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli kararında Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni birden fazla açıdan ihlal ettiğine hükmetti.

Mahkeme, Kavala’nın devam eden tutukluluğunun önceki AİHM kararının sonuçlarını ortadan kaldırmadığını ve serbest bırakılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Ankara şimdiye kadar Kavala hakkındaki önceki AİHM kararlarını uygulamadı. Yeni kararın ardından Türkiye’nin nasıl bir adım atacağı yeniden merak konusu oldu.

#Türkiye#OsmanKavala#AİHM#İnsanHakları#Gündem

Continue Reading

Gündem

Alman Aşırı Sağcılar Simplon’da Kamp Kurdu: Polis “Haberimiz Yoktu” Diyor

yazar

Published

on

By

Blick gazetesinin haberine göre, Almanya merkezli aşırı sağcı Identitäre Bewegung Deutschland (IBD) grubuna mensup yaklaşık 35 kişi, İsviçre’nin Valais kantonunda bulunan Simplon Dorf’un üzerindeki Alp Alpjen bölgesinde hafta sonu kamp yaptı.

Haberde, grubun cumartesiden pazara kadar bölgede kaldığı, gün boyunca yoğun fiziksel antrenman yaptığı ve gece saatlerinde çeşitli tatbikatlar gerçekleştirdiği aktarılıyor. Konaklama yerinin sahibi, katılımcıların “sabahtan akşama kadar spor yaptığını” ve gece egzersizleri düzenlediğini söyledi. Grup, “Bundeslager” adını verdiği kampı sosyal medya hesaplarında da paylaştı.

IBD, Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından “kesin biçimde aşırı sağcı” olarak sınıflandırılıyor. Blick’in aktardığına göre hareket, beyaz olmayan göçe karşı sert söylemleri ve ırkçı, antisemitik komplo teorileriyle biliniyor. Grubun İsviçre’deki aşırı sağcı Junge Tat oluşumuyla da bağlantıları bulunduğu belirtiliyor.

Olayın ardından en çok tartışılan konu ise Valais polisinin kamptan önceden haberdar olup olmadığı oldu. Polis, söz konusu “Bundeslager” hakkında önceden bilgisi bulunmadığını açıkladı. Buna karşılık konaklama yerinin sahibi, polis tarafından grupla ilgili olarak sorgulandığını söyledi. Bu farklı açıklamalar, yetkililerin kampı ne zaman öğrendiği sorusunu gündeme taşıdı.

Simplon Dorf Belediye Başkanı ise grubun köyde herhangi bir sorun çıkarmadığını belirtti. Konaklama sahibine göre IBD üyeleri bölgeye ilk kez gelmedi; grubun yaklaşık üç yıl önce de Güneybatı İsviçre’de birkaç gün kaldığı bildirildi.

Blick ayrıca olayı, Temmuz 2025’te Bern kantonundaki Wildhorn bölgesinde yaşanan başka bir aşırı sağcı etkinlikle karşılaştırdı. O dönemde yaklaşık 25 kişi Wehrmacht üniformalarıyla yürüyüş yapmış, polis olası gerilimleri önlemek amacıyla Nazi sembollü ceketlerin çıkarılmasını istemişti. Katılımcıların kimlik bilgileri alınmış, ancak cezai işlem uygulanmamıştı.

#İsviçre#Valais#Simplon#Schweiz#suisse

Continue Reading

Trendler