İsviçre
Cinsel Şantaj Vakaları Artıyor – Yeni Kampanya Başlatıldı
Şantajın Yükselişi ve Çocukları Koruma Çabaları
Son yıllarda İsviçre’de cinsel içerikli fotoğraf ve videolarla yapılan şantaj vakaları büyük bir artış gösterdi. Çocuk ve gençleri çevrimiçi cinsel şantajlardan korumayı amaçlayan yeni bir kampanya başlatıldı.
Şantaj Vaka Artışı
Geçtiğimiz yıl İsviçre’de 1696 şantaj vakası rapor edildi. Bu sayı, 2022’ye kıyasla yüzden fazla bir artış anlamına geliyor. İsviçre’nin Kriminal İstatistikleri’ne göre, bu suç türündeki artış endişe verici bir boyuta ulaştı.
Koruma Çalışmaları ve Yeni Kampanya
Çocuk Koruma İsviçre ve diğer organizasyonlar, gençleri bu tür suçlardan korumak amacıyla yeni bir kampanya başlattı. Kampanya kapsamında hazırlanan yeni bir film, özellikle sosyal medyada ve internet ortamında kişisel bilgilerin paylaşılmasının risklerini vurguluyor. Filmin ana mesajı: „Kendine veya çocuklarına ait fotoğrafları internet üzerinde paylaşmak mı? Belki de paylaşmamalısın. Nerede ve nasıl kullanılacağını asla bilemezsin.“
Şantajcıların Yöntemleri ve Riskler
Çoğunlukla erkeklerden oluşan çevrimiçi şantajcılar, sosyal açıdan izole olmuş çocukları ve gençleri hedef alıyor. Chat portallarında kurdukları güven ilişkisiyle, kurbanlardan özel fotoğraf ve videolar talep ediyorlar. Bu kayıtları elde ettiklerinde, kurbanları ya para ya da ek fotoğraflar göndermeye zorlamakla tehdit ediyorlar.
Yapay Zeka ve Fotoğrafların Rolü
Şantajcılar genellikle yurtdışında bulunuyor ve sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorlar. Ancak sadece cinsel içerikli fotoğraflar değil, sıradan portre fotoğrafları da tehlike arz edebiliyor. İsviçre Suç Öncesi Koruma Derneği’nden Fabian Ilg, „Yapay zeka teknolojileri, suçluların gerçek ve özel içeriklere ihtiyaç duymadan sahte cinsel içerikli materyaller üretmelerine olanak tanıyor“ diyor. Bu nedenle, kişisel fotoğrafların yalnızca güvenilir arkadaşlar ile paylaşılması ve tanımadıklarından gelen taleplerin kabul edilmemesi önem taşıyor.
Sonuç
Yeni kampanya, internet üzerinden çocukları ve gençleri koruma konusunda toplumu bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Bu tür vakaların artış göstermesi, dijital güvenlik ve bilinçlenmenin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
#CinselŞantaj #Şantaj #SiberGüvenlik #ÇocukKoruma #DijitalGüvenlik #Şantajcılar #İnternetGüvenliği #ÇevrimiçiŞantaj #Güvenliİnternet #Kampanya #SiberŞiddet #ÇocuklarıKoruyalım #GençleriKoruyalım #isviçre
Gündem
İKİ DİLLİ FRİBOURG’DA TARİHÎ ADIM: RESMÎ DİLLER YASASI PARLAMENTODA
Fribourg Kantonu, Fransızca ile Almancanın kamusal alandaki kullanımını düzenleyecek ilk kapsamlı resmî diller yasasına doğru ilerliyor. On yıllardır tartışılan tasarı, 1 Eylül’de Büyük Konsey’de ele alınmaya başlandı; incelemenin 4 Eylül’de sürmesi öngörüldü. Mevcut kaynaklarda nihai kabul oylaması henüz doğrulanmadığı için süreç devam ediyor.
Fribourg Anayasası kantonun resmî dillerini Fransızca ve Almanca olarak tanıyor. Yeni yasa tasarısı ise özellikle belediyelerin tek veya iki resmî dil belirleyebilmesi için açık kurallar getiriyor. Buna göre bir dilsel azınlığın en az 25 yıldır kesintisiz biçimde yerleşik olması ve belediye nüfusunun yüzde 10’undan fazlasını oluşturması gerekiyor. Ayrıca ilgili belediyenin, söz konusu dilin çoğunlukta olduğu bir bölgeyle bağlantısı bulunmalı.
Bu koşulların sağlanması belediyeyi otomatik olarak iki dilli yapmayacak. Kararın halk oylamasıyla alınması öngörülüyor. Süreci belediye konseyi, genel konsey, belediye meclisi ya da nüfusun yüzde 10’u başlatabilecek. Böylece son söz yerel halka bırakılırken belediye özerkliği korunacak.
Tasarıdaki yüzde 10’luk azınlık eşiğinin yüzde 20’ye yükseltilmesini isteyen değişiklik önerisi, parlamentoda 68’e karşı 30 oyla reddedildi; bir üye çekimser kaldı. Hükümetin mevcut hesaplamasına göre Fribourg/Freiburg ve Murten/Morat dâhil 10 belediye şartları karşılıyor. Bu belediyelerde yaklaşık 68 bin kişi yaşıyor.
İki dilliliği kabul eden bir belediyede halk, makamlarla Fransızca veya Almanca iletişim kurabilecek ve yanıtını aynı dilde alabilecek. Resmî metinlerin de iki dilde sunulması hedefleniyor. Kanton yönetimi düzenlemeyi, 2004 Anayasası’nın uzun süredir bekleyen uygulaması ve dil toplulukları arasındaki kurumsal denge açısından “tarihî bir adım” olarak değerlendiriyor.
Gündem
Ticino Hükümetinde Zali Krizi: Cinsel Suç İddialarıyla İlgili Soruşturma
Ticino Savcılığı, Lega dei Ticinesi üyesi Hükümet Konseyi Üyesi Claudio Zali hakkında cinsel dokunulmazlığa karşı suç iddialarıyla bağlantılı bir ceza soruşturması yürütüyor. Soruşturmanın birkaç yıl öncesine uzanan olaylarla ilgili olduğu bildirildi.
Savcılık, dosyanın üçüncü bir kişinin açıklamaları üzerine açıldığını doğruladı. Zali’nin şüpheli sıfatıyla sorgulandığı, ancak kendisine yöneltilen bütün suçlamaları reddettiği açıklandı. Olası mağdurun davaya özel davacı olarak katılmadığı da belirtildi.
LaRegione’nin aktardığı bilgilere göre soruşturmada İsviçre Ceza Kanunu’nun, ayırt etme veya direnme yeteneği bulunmayan kişilerle gerçekleştirilen cinsel eylemler ile ihtiyaç veya bağımlılık durumunun istismar edilmesini düzenleyen hükümleri üzerinde duruluyor. Ancak savcılık, soruşturmanın gizliliği ve olası mağdurun korunması nedeniyle olayların ayrıntılarını açıklamadı.
Zali, hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığını belirterek erken istifa çağrılarını kabul etmedi. Görevini daha önce duyurulduğu üzere 30 Eylül 2026’ya kadar sürdürmek istediğini açıkladı ve kamuoyunu masumiyet karinesine saygı göstermeye çağırdı.
Ticino Hükümeti ise Zali’nin istifa tarihini öne çekmeyi reddetmesinin ardından idari bir karar aldı. Zali’nin yönettiği Çevre ve Bölge Departmanına bağlı bütün görev, yetki ve dosyalar Hükümet Konseyi Üyesi Raffaele De Rosa’ya devredildi. Böylece Zali hükümetteki görevini resmen korusa da kendi departmanını yönetme yetkisini kaybetti.
Ticino’daki birçok siyasi parti, hükümetin güvenilirliğinin korunması gerekçesiyle Zali’nin derhâl görevden ayrılmasını istiyor. Yaşanan gelişmeler kanton yönetiminde ciddi bir siyasi ve kurumsal tartışmaya yol açtı.
Claudio Zali’ye yöneltilen iddialar henüz mahkeme tarafından karara bağlanmadı. Soruşturma devam ettiği için Zali hukuk önünde masum kabul ediliyor.
Gündem
Batı İsviçre’deki 7 Kanton Hükümetinden Bilateraller III’e Ortak Destek
Batı İsviçre’deki yedi kanton hükümeti, İsviçre ile Avrupa Birliği arasında hazırlanan yeni anlaşmalar paketine ortak destek verdi. Bern, Fribourg, Cenevre, Jura, Neuchâtel, Vaud ve Valais temsilcileri, Bilateraller III paketinin İsviçreli şirketlerin Avrupa pazarına uzun vadeli erişimini güvence altına almak için gerekli olduğunu açıkladı.
Batı İsviçre Hükümetleri Konferansı bünyesindeki kanton temsilcileri, Fribourg’daki uluslararası faaliyet gösteren Polytype şirketinde bir araya geldi. Temsilciler, AB ile mevcut anlaşmaların Avrupa hukukundaki değişikliklere göre düzenli biçimde güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
İsviçre, kurumsal çerçeve anlaşması müzakerelerini 2021’de sona erdirmişti. Bunun ardından Brüksel, pazara erişimi düzenleyen bazı mevcut anlaşmaları güncellememeye başladı. Batı İsviçre hükümetlerine göre Avrupa Birliği mevzuatı değişirken İsviçre ile yapılan anlaşmaların eski hâliyle kalması, şirketler için ek işlemlere, yeni engellere ve daha yüksek maliyetlere neden olabilir.
Kantonlar, bu durumun zamanla yalnızca doğrudan ihracat yapan büyük şirketleri değil, bu şirketlere ürün ve hizmet sağlayan küçük ve orta ölçekli işletmeleri de etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Bilateraller III paketi; kişilerin serbest dolaşımı, ulaşım, tarım ve bazı teknik standartlarla sertifikaların karşılıklı tanınması gibi alanlardaki mevcut anlaşmaların düzenli olarak güncellenmesini öngörüyor.
Paket kapsamında ilgili alanlarda AB hukukundaki gelişmelerin İsviçre mevzuatına aktarılması planlanıyor. Batı İsviçre Hükümetleri Konferansı, bu süreçte İsviçre’nin siyasi karar mekanizmalarının ve doğrudan demokrasi araçlarının korunacağını belirtti. Bern ile Brüksel arasında çıkabilecek anlaşmazlıklar için de bir çözüm mekanizması oluşturulması öngörülüyor.
Kanton hükümetleri ayrıca İsviçre’nin Horizon Europe gibi Avrupa araştırma ve eğitim programlarına kalıcı katılımının üniversiteler ve şirketler açısından önemine dikkat çekti.
Bilateraller III paketi şu anda Federal Parlamento’da görüşülüyor. Yedi kantonun açıklaması parlamentonun nihai kararı anlamına gelmiyor; Batı İsviçre hükümetlerinin ortak siyasi tutumunu gösteriyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


