İsviçre
AŞI HASARLARINDA TAZMİNAT TALEBİ: HAKLARINIZI KORUYUN
Pandemi döneminde aşı yaptırmış olan ve sonrasında sağlık sorunları yaşayan bireyler için İsviçre İçişleri Bakanlığı, tazminat talep edebilmek amacıyla gerekli başvuru formlarını sayfasında yayınlamış durumda. Aşılama sonrası ortaya çıkan sorunlar için devletin tazminat mekanizmalarından yararlanmak isteyenler, belirlenen prosedürlere uygun olarak başvurularını gerçekleştirebilirler. Aşağıda, tazminat talep süreci ve gerekli belgeler hakkında detaylı bilgiler bulabilirsiniz.
Salgın Yasası ( Epidemiengesetz’in (EpG; SR 818.101) 64. ila 69. maddeleri, aşılama hasarları için devlet tarafından mali tazminat ve/veya tazminat talep etme şartlarını ve sürecini düzenlemektedir.
Salgın Yasasına ( Epidemiengesetz) Göre Aşı Hasarları Nedir?
Aşı hasarları, iş göremezlik nedeniyle gelir kaybı veya hastane masrafları gibi durumları içerebilir. Hafif yan etkiler (örneğin, iğne yerinde kızarıklık, şişlik ve sertlik, baş ağrısı, kas ağrısı, ateş) nedeniyle oluşan maddi sonuçlar, “aşı hasarı” terimi kapsamına girmez.
Tazminat, iyileşme ve gelir kaybı gibi maddi zararları karşılar. Tazminat ise aşı hasarı nedeniyle yaşanan ciddi kısıtlamalar için bir tür acı tazminatıdır (maddi olmayan zararlar).
Kimler Tazminat ve/veya Tazminat Talep Edebilir?
Aşı hasarları için tazminat veya tazminat talep etme durumu, şu koşullarda mümkündür:
- Aşının İsviçre’de yapılmış olması ve resmi olarak önerilmiş olması (aşılar);
- Aşının, aşılama ile uygun bir nedensel bağlantıya sahip sağlık sorunlarına yol açması;
- Sağlık sorunlarının mali sonuçlara (yani mal varlığında azalma) neden olması;
- Zararın (maddi ve manevi) zaten üçüncü kişiler tarafından karşılanmamış olması (ikincil sorumluluk), örneğin bir doktor, aşı üreticisi veya sigorta tarafından karşılanmamış olması.
Bu tüm şartların birlikte sağlanması gerekmektedir.
Dikkat: Etkilenen kişinin kendi ödemesi gereken franchise veya özsermaye masrafları karşılanmaz.
Tazminat talep edebilmek için ayrıca sağlık sorunlarının ciddi sonuçlar doğurduğunu kanıtlamak gereklidir (örneğin, uzun süreli hastane yatışı, uzun süreli iş göremezlik veya uzun süreli psikolojik sonuçlar veya acılar).
Başvuru Süreci
Aşı hasarı nedeniyle devletten mali talepte bulunmak isteyen kişiler, Federal İçişleri Departmanı’na (EDI), Genel Sekreterlik, Inselgasse 1, 3003 Bern adresine başvuruda bulunabilirler. Bu başvuru için gerekli belgelerle birlikte doldurulmuş bir başvuru formu sunulmalıdır. Başvuru, 21 yaşını doldurmadan veya aşı yapıldıktan sonraki beş yıl içinde yapılmalıdır.
Aşı hasarları ile ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki broşüre göz atabilirsiniz.
Önemli: İstenmeyen ilaç etkileri hakkında şüpheleriniz varsa, lütfen doğrudan Swissmedic ile iletişime geçin.
Belgeler
Formlar Link:
- Hukuki Temeller
- Başvuru Formu: Aşı sonuçlarından doğan zararlar için tazminat/tazminat talebi (PDF, 364 kB, 24.05.2024)
- Broşür: İsviçre’de Aşı Hasarları (PDF, 387 kB, 29.02.2024)
- Özet: Ağır istenmeyen aşı reaksiyonları (Kasım 2023 itibarıyla) (PDF, 99 kB, 26.02.2024)
- Aşı sonuçlarından doğan fiziksel veya psikolojik bütünlüğün ağır zararlarının tazminat hesaplamaları için aralıklar (PDF, 154 kB, 26.02.2024)
- Hukuk Danışmanlığı, 13.07.2016: Aşı sonuçlarından doğan zararlar için tazminat ve tazminat (PDF, 828 kB, 26.02.2024)
- Formlara ulaşamayanlar, İsviçreninsesi kanalında mesaj atabilir. Formları size ulaştırmak için yardımcı olabiliriz.
#AşıHasarları #Tazminat #Sağlık #HaklarınızıKoruyun
Gündem
Federal Mahkeme’den Türk Vatandaşı Lehine Karar: Oturma İzni Uzatma Başvurusu Yeniden İncelenecek
İsviçre Federal Mahkemesi, Thurgau Kantonu Göçmenlik Dairesi’nin bir Türk vatandaşının oturma izni uzatma başvurusunu yalnızca masraf avansının ödenmemesi nedeniyle reddetmesini hukuka aykırı buldu. Mahkeme, başvurunun içerik açısından değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Olayın merkezindeki Türk vatandaşı, 2001 yılında İsviçre’de yerleşim hakkına sahip yabancı uyruklu bir kadınla evlendi. Bu evlilik sayesinde İsviçre’de oturma izni aldı. Çiftin bugün 4 ve 7 yaşlarında iki çocuğu bulunuyor.
2007 yılında oturma izninin uzatılması için başvuru yapan kişiden, Thurgau Göçmenlik Dairesi tarafından 300 Frank tutarında bir işlem masrafı talep edildi. Ancak söz konusu ücret ödenmeyince daire başvuruyu değerlendirmeye almadı. Bununla da kalmayarak oturma izninin sona erdiğini bildirip Türk vatandaşının ülkeyi terk etmesi gerektiğini açıkladı.
Başvurucu karara itiraz etti. Ancak sonraki aşamalarda da kendisinden yeni masraf avansları talep edildi. Süreç içerisinde yapılan bazı itirazlar ise süre aşımı gerekçesiyle reddedildi. Sonuç olarak kanton makamları dosyanın kapandığını ve yeniden incelenmeyeceğini bildirdi.
Bunun üzerine konu Federal Mahkeme’ye taşındı.
Lozan’daki yüksek mahkeme, kanton makamlarının tutumunu eleştirerek önemli bir karar verdi. Mahkeme, İsviçre’de yerleşim hakkına sahip bir eşle evli olan kişinin oturma izninin uzatılması konusunda yasal bir hakka sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle başvurunun sadece teknik gerekçelerle reddedilemeyeceğine dikkat çekildi.
Federal Mahkeme ayrıca, başvurucunun kötü niyetli davrandığına veya sistemi kötüye kullandığına dair herhangi bir bulgu bulunmadığını vurguladı. Kararda, ücretin ödenmemesinin arkasında maddi sıkıntılar ve dil ya da iletişim kaynaklı sorunların bulunabileceği ifade edildi.
Mahkeme son olarak, Türk vatandaşının daha sonraki tarihlerde yeniden başvuru yaptığını ve bu başvuruların da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Karar doğrultusunda Thurgau Göçmenlik Dairesi, Türk vatandaşının oturma izni uzatma talebini yeniden ele almak ve bu kez dosyayı esastan incelemek zorunda kalacak.
Karar, İsviçre’de aile birleşimi kapsamında oturma hakkı bulunan yabancıların, yalnızca prosedürel eksiklikler nedeniyle hak kaybına uğratılamayacağı yönünde önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor. #schweiz#switzerland#thurgau#isviçre
Gündem
Tatilden 55 Bavulla Döndü: İsviçre Gümrüğü Şaşkına Döndü
İsviçre’de sınır görevlileri zaman zaman uyuşturucu, kaçak ürün veya yasa dışı eşya taşıyan yolcularla karşılaşıyor. Ancak bu kez gümrük memurlarını şaşırtan olay, bir yolcunun yanında taşıdığı olağanüstü miktardaki bagaj oldu.
İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin (BAZG) açıkladığına göre, bir kadın Schaffhausen kantonundaki Thayngen sınır kapısından ülkeye tam 55 parça bagajla giriş yaptı.
Gümrük Kontrolüne Takıldı
Yetkililer, çok sayıda bavul nedeniyle kadının bagajlarını ayrıntılı şekilde kontrol etti. Gümrük görevlileri, bavullarda yurt dışında satın alınmış ve beyan edilmemiş ticari ürünler bulunabileceğinden şüphelendi.
Ancak yapılan incelemede beklenenin aksine herhangi bir usulsüzlük tespit edilmedi.
Bavullardan Sadece Kişisel Eşyalar Çıktı
Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi’nin açıklamasına göre, 55 bavulun içerisinde yolcuya ait kişisel eşyalar yer alıyordu. Eşyaların yurt dışında satın alınmış ve beyan edilmesi gereken ürünler olmadığı belirlendi.
Bu nedenle kadın hakkında herhangi bir işlem yapılmadı.
Yetkililer, “Kontrol sonucunda itiraz edilecek veya cezai işlem gerektirecek herhangi bir durum bulunmadı. Bu sonuç görevli personel için de sürpriz oldu” açıklamasında bulundu.
Gümrük Sebepleri Açıklamıyor
BAZG, hangi durumlarda yolcuların kontrole tabi tutulduğuna ilişkin ayrıntıları ise operasyonel nedenlerle paylaşmadı. Kurum, sınır güvenliğinin etkin şekilde sürdürülebilmesi için kontrol kriterlerinin kamuoyuna açıklanmadığını belirtti.
Gümrükte Daha Önce de İlginç Olaylar Yaşanmıştı
İsviçre gümrük görevlileri geçmişte de sıra dışı olaylarla karşılaştı. Zürih Havalimanı’nda bir yolcunun bagajında Zimbabwe’ye ait ve değeri 100 kentilyon doları bulan banknotlar bulunmuş, başka bir olayda ise koruma altındaki Siam timsahına ait bir kafa ele geçirilmişti.
Yetkililer ayrıca daha önce bir ekmek somununun içine gizlenmiş mücevher, saat ve altın paralar da tespit etmişti.
Bu kez ise gümrük görevlilerini şaşırtan şey yasa dışı bir ürün değil, tatilden dönen bir yolcunun beraberinde getirdiği 55 bavul oldu.
Gündem
İsviçre’de Tarihi Referandum Öncesi Türkçe Konuşan Türkiye Kökenliler de İkiye Bölündü
İsviçre’de 14 Haziran’da yapılacak ve ülkenin gelecekteki göç politikasını doğrudan etkileyecek olan “10 Milyonluk İsviçre” referandumu öncesinde seçim zarfları seçmenlere ulaştı. Birçok kişi oyunu kullanmış olsa da, referanduma günler kala henüz oy vermeyen önemli bir seçmen kitlesi bulunuyor.
Referandumun merkezinde İsviçre’nin nüfus artışı ve göç politikaları yer alıyor. Teklifin kabul edilmesi (evet) halinde göçün daha sıkı kontrol edilmesi ve sınırlandırılması hedefleniyor. Teklifin reddedilmesi (hayır) durumunda ise mevcut sistem büyük ölçüde devam edecek.
Türkçe Konuşan Türkiye Kökenliler Arasında da Görüş Ayrılığı
Referandum, yalnızca İsviçreli seçmenleri değil, ülkede yaşayan Türkçe konuşan Türkiye kökenli ve diğer göçmen İsviçre vatandaşları ile oturum sahibi göçmenleri de yakından ilgilendiriyor.
İsviçre toplumunda olduğu gibi Türkiye kökenli kesimde de görüşler ikiye ayrılmış durumda.
Referanduma “Hayır” diyenler, girişimin göçmenleri hedef aldığını ve toplumdaki ayrışmayı göömenlerin gelecekte evlendikleri eşlerini bile getiremeyeceklerini ve baskının kısıtlamaların artırabileceğini savunuyor. Bazı kişiler, göçmen kökenli olup “Evet” oyu vereceğini açıklayanlara tepki göstererek, “Kraldan daha kralcı davranıyorsunuz” veya “Sağ partilerin söylemlerini destekliyorsunuz, ırkcısınız” eleştirilerinde bulunuyor.
Buna karşılık “Evet” oyu vereceğini açıklayanlar ise göçmen karşıtı olmadıklarını, kontrollü göçten yana olduklarını ifade ediyor. Bu kesime göre sorun göçmenler değil, kontrolsüz göç politikaları.
“Evet” taraftarları, suç geçmişi bulunan veya suç işleme riski taşıyan, siyasi nedenlerle radikalleşme potansiyeli olan ya da topluma uyum sağlayamayan kişilerin hem İsviçre toplumuna hem de uzun yıllardır ülkede yaşayan yabancı kökenli insanlara zarar verdiğini savunuyor. Onlara göre yaşanan bazı olaylar, göçmenlerin genel imajını da olumsuz etkiliyor ve bu nedenle yabancılar sürekli tartışma konusu hâline geliyor. Bu görüşü savunanlar, söz konusu kişilerin hiç İsviçre’ye gelmemeleri, ülkeye kabul edilmemeleri, oturum izni almamaları ve İsviçre vatandaşlığına kabul edilmemeleri gerektiğini düşünüyor.
Son Kararı Seçmen Verecek
Son anketler referandum yarışının başa baş geçtiğini gösterirken, sonucu henüz oyunu kullanmamış seçmenlerin belirleyebileceği değerlendiriliyor.
14 Haziran’da sandıktan çıkacak sonuç yalnızca İsviçre’nin göç politikasını değil, ülkede yaşayan milyonlarca yabancı kökenli insanın geleceğine ilişkin tartışmaları da şekillendirecek.
Şimdilik kesin olan tek şey ise şu: İsviçre’de olduğu gibi Türkçe konuşan Türkiye kökenli İsviçre vatandaşlığı olan ve oturum sahipleri arasında da bu referandum konusunda tam bir fikir birliği bulunmuyor.
#isviçre#haber#schweiz#nachhaltigskeitsinitiative#nachrichten
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


