Dünya
ALMANYA’DA POLİTİKALAR ARASINDA UZUN ÇALIŞMA SAATLERİ TARTIŞMASI
„İsviçreliler tembel mi?“
Almanya’da, iş saatleri ve esneklik konusu yeniden gündemde. Son tartışmalar ise, İsviçre’nin iş gücü verimliliği açısından örnek alınıp alınamayacağını sorgulayan bir dizi sert yorumla şekillendi. Hükümet üyeleri arasında, daha uzun çalışma saatlerinin etkinliği hakkında yapılan değerlendirmeler, İsviçre’nin bu konudaki duruşunu da mercek altına aldı.
Almanya’da Tartışma Alevlendi
Almanya Federal Meclisi’nin son oturumunda, iş saatlerinin esnek hale getirilip getirilemeyeceği tartışıldı. Bu talep, özellikle Almanya’daki Liberal Demokrat Parti (FDP) tarafından dile getirildi. Ancak beklenmedik bir şekilde, konu İsviçre’ye geldi ve tartışmalar derinleşti. İsviçre’de çalışanlar, Almanlardan yaklaşık 200 saat daha fazla çalışıyor. Bu da, ülkelerin verimlilik farklılıklarına dair bir dizi yorumun yapılmasına sebep oldu.
Almanya mı, İsviçre mi?
Sosyal Demokrat Parti (SPD) milletvekili Mathias Papendieck, uzun çalışma saatlerinin verimlilikle bir ilgisi olmadığını savundu. Papendieck, „Daha fazla çalışmak daha verimli olmak anlamına gelmez. Az çalışan biri de çok etkili olabilir,“ diyerek, daha kısa çalışma saatlerinin de verimliliği artırabileceğini öne sürdü. Bu görüş, Almanya’da muhafazakâr CSU partisinden Max Straubinger’ın sert tepkisini çekti. Straubinger, Papendieck’e karşı “İsviçrelilerin etkisiz verimsiz olduğunu mu düşünüyorsunuz?” şeklinde soru yöneltti.
Papendieck, bu soru karşısında cevap vermekte zorlanırken, FDP milletvekili Otto Fricke ise ironik bir şekilde, „İsviçreliler tembel mi?“ diye seslendi. Bu, tartışmanın zirveye ulaşmasını sağladı.
İsviçre Çalışma Saatleri
İstatistiklere göre, İsviçre’de ortalama yıllık çalışma saati 1495 saat iken, Almanya’da bu sayı 1332 saatte kalıyor. Bu fark, büyük ölçüde İsviçre’nin daha uzun haftalık çalışma saatlerinden kaynaklanıyor. 2022 verilerine göre, İsviçre’de tam zamanlı çalışanlar haftada ortalama 42,7 saat çalışırken, Almanya’da bu rakam 38,9 saatte kalıyor.
Tartışmanın Geleceği
Almanya’daki tartışmalar, uzun çalışma saatlerinin verimliliği artırıp artırmadığı sorusuyla devam ederken, bazı basın organları İsviçre’nin daha yüksek çalışma saatlerini bir örnek olarak gösteriyor. Almanya’nın ekonomik durumu da göz önünde bulundurulduğunda, iş saatlerinin esnetilmesi yönündeki tartışmaların daha da alevlenmesi bekleniyor. Ancak, Bundestag’daki bu tartışmanın sonuca bağlanması yeni yıl sonrasına kalabilir.
Alman parlamentosundaki bu tür sert yorumlar ve provoke edici çıkışlar, tartışmaların ne kadar derinleşebileceğini gösteriyor.
Dünya
ABD’de Pandemi Dosyası Yeniden Açıldı: Fauci Senato’da Susma Hakkını Kullandı
Kısa Özet

ABD Senatosu’nda COVID-19 dönemine ilişkin kapsamlı soruşturma yapıldı.

Pandeminin en etkili isimlerinden Dr. Anthony Fauci, 100’den fazla soruya yanıt vermedi.

Wuhan laboratuvarı, pandemi kararları ve kamu sağlığı politikaları yeniden tartışmaya açıldı.

Cumhuriyetçiler Fauci hakkında ciddi iddialar ortaya koyarken, Demokratlar soruşturmayı siyasi bir süreç olarak değerlendirdi.

Bilim insanlarının bir bölümü ise Fauci’ye destek veren ortak bildiri yayımladı.
WASHINGTON D.C. – COVID-19 pandemisi sırasında ABD’nin salgınla mücadelesine yön veren eski Beyaz Saray Baş Tıbbi Danışmanı ve Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü (NIAID) eski Direktörü Dr. Anthony Fauci, ABD Senatosu İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komitesi’nde ifade verdi. Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul başkanlığında yürütülen oturumda Fauci, COVID-19’un kökeni ve pandemi döneminde alınan kararlara ilişkin yöneltilen 100’den fazla soruya, ABD Anayasası’nın 5. Maddesi kapsamında kendini suçlamama hakkını kullanarak yanıt vermedi.
1.100 Sayfadan Fazla Günlük ve E-Posta Açıklandı
Oturum öncesinde Fauci’ye ait olduğu belirtilen 2019-2022 yıllarını kapsayan 1.100 sayfadan fazla günlük ve e-posta kamuoyuna açıklandı.
Cumhuriyetçi senatörler, bu belgelerde yer alan bazı ifadelerin Fauci’nin pandemi döneminde kamuoyuna yaptığı açıklamalarla çeliştiğini öne sürdü. Fauci ise bu iddiaları kabul etmedi.
Hangi İddialar Gündeme Geldi?
Yaklaşık üç saat süren oturumda Cumhuriyetçi senatörler Fauci’nin pandemi dönemindeki rolüne ilişkin çeşitli iddiaları gündeme taşıdı.

İddialar arasında;
* NIAID’in Çin’deki Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde yürütülen “gain-of-function” (virüsün bulaşıcılığını veya etkisini artırmaya yönelik) araştırmalarına dolaylı finansman sağladığı,
* COVID-19’un laboratuvar kaynaklı olabileceğine ilişkin erken dönem değerlendirmelerin kamuoyundan gizlendiği,
* Maske zorunlulukları, okul kapanmaları ve sosyal mesafe uygulamalarının yeterli bilimsel kanıt oluşmadan hayata geçirildiği,
* Fauci’nin geçmiş yıllarda Kongre’de verdiği bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle “yalancı şahitlik” (Perjury) yapmış olabileceği iddiaları yer aldı.
Fauci ise bu iddialara ilişkin ayrıntılı açıklama yapmayarak susma hakkını kullandı.
“Perjury Tuzağına Düşürülmek İsteniyorum”
Fauci yaptığı kısa açıklamada, Senatör Rand Paul’ün uzun süredir kendisini cezai soruşturmanın hedefi haline getirdiğini savundu.
Kendisine yöneltilen soruların ileride “yalancı şahitlik” suçlamasına zemin hazırlayabileceğini düşündüğünü belirten Fauci, avukatlarının tavsiyesi doğrultusunda Anayasa’nın 5. Maddesi kapsamındaki hakkını kullandığını söyledi.
Oturum sırasında Fauci’nin avukatı David Schertler, usule ilişkin itirazda bulunmak isteyince Komite Başkanı Rand Paul tarafından kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle salondan çıkarıldı.
Biden’ın Affı Tartışma Yarattı
Fauci’nin 2025 yılında eski Başkan Joe Biden tarafından geçmiş görevleriyle ilgili başkanlık affı aldığı da oturumda gündeme geldi.
Cumhuriyetçi üyeler, bu affın Senato’da verilecek yeni ifadelerde oluşabilecek olası yalancı şahitlik suçlamalarını kapsamadığını savunurken, Fauci’nin bu nedenle susma hakkını kullandığını öne sürdü.
Cumhuriyetçiler “Kongreye Saygısızlık” Süreci Başlatıyor
Oturumun ardından Senatör Rand Paul, Fauci hakkında “Kongreye Saygısızlık” (Contempt of Congress) sürecini başlatacaklarını açıkladı.
Demokrat Senatör Gary Peters ise soruşturmayı, pandemi yönetimini değerlendirmekten çok siyasi hesaplaşmaya dönüşen bir süreç olarak nitelendirdi.
Öte yandan 150’den fazla enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve bilim insanı, ortak bildiri yayımlayarak Fauci’ye yöneltilen iddiaların bilimsel açıdan desteklenmediğini savundu. Bildiride, kamu sağlığı yetkililerine yönelik siyasi baskının bilimsel araştırmaları olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuldu.
ABD’de COVID-19 pandemisinin yönetimi, virüsün kökeni ve pandemi döneminde alınan kararlar, Senato’daki bu oturumla birlikte yeniden ülke siyasetinin ve kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.
#abd#usa#Fauci#covid#pandemi
Avrupa
Yeni Araç Alacaklar Dikkat: AB’de Sürücüyü İzleyen Kamera Sistemi Zorunlu Hale Geldi
Kısa Özet

AB’de Temmuz 2026’dan itibaren yeni tescil edilen tüm otomobillerde sürücüyü izleyen kamera sistemi zorunlu oldu.

Sistem, sürücünün dikkatinin dağıldığını algıladığında uyarı veriyor.

Görüntülerin kalıcı olarak kaydedilmesi ve biyometrik kimlik tespiti yasak.

Düzenleme, trafik kazalarını ve can kayıplarını azaltmayı hedefliyor.
AVRUPA – Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni güvenlik düzenlemesi kapsamında, Temmuz 2026’dan itibaren ilk kez tescil edilen tüm yeni otomobillerde sürücüyü izleyen kamera sistemi (ADDW – Gelişmiş Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarı Sistemi) zorunlu hale geldi.
Sistem, genellikle dikiz aynasının yakınındaki kızılötesi kamera aracılığıyla sürücünün baş ve göz hareketlerini anlık olarak analiz ediyor. Sürücünün dikkatinin yoldan uzun süre ayrıldığını tespit ettiğinde sesli, görsel veya titreşimli uyarı veriyor.
AB kurallarına göre sistem, 50 km/s ve üzerindeki hızlarda yaklaşık 3,5 saniyelik dikkat dağınıklığını algıladığında devreye giriyor.
Veri Gizliliği İçin Sıkı Kurallar
Yeni düzenleme yalnızca güvenlik değil, veri gizliliğine ilişkin de sınırlamalar getiriyor.
* Görüntüler yalnızca sistemin çalışması için kullanılabiliyor.
* Verilerin kalıcı olarak kaydedilmesine izin verilmiyor.
* Sürücü veya yolcuların biyometrik kimlik tespiti yapılması yasak.
Acil Fren Sistemi de Geliştirildi
Yeni nesil otomatik acil fren sistemi artık yalnızca araçları değil, yayaları ve bisikletlileri de algılayarak çarpışma riski oluştuğunda otomatik fren yapabiliyor. Araştırmalar, bu sisteme sahip araçların benzer araçlara göre yaklaşık %10 daha az kazaya karıştığını gösteriyor.
Mahremiyet Tartışması da Başladı
Yeni uygulama bazı sürücüler arasında “Artık araçta yaptığımız her hareket izlenecek mi?” ve “Bu sistem mahremiyetimizi ihlal eder mi?” sorularını da gündeme getirdi.
Ancak AB mevzuatına göre sistemin amacı sürücüyü sürekli gözetlemek değil, yalnızca dikkat dağınıklığını tespit ederek olası kazaları önlemek. Kameradan elde edilen görüntülerin kalıcı olarak saklanması, başka kurumlarla paylaşılması veya sürücülerin kimliğinin biyometrik olarak belirlenmesi yasak. Sistem, yalnızca güvenlik amacıyla anlık analiz yapacak şekilde tasarlandı.
Avrupa Birliği, bu ve benzeri yeni güvenlik teknolojileriyle 2050 yılına kadar trafik kazalarındaki can kayıplarını sıfıra indirmeyi hedefliyor.
Not: Bu zorunluluk yalnızca Temmuz 2026’dan itibaren ilk kez trafiğe çıkan yeni araçlar için geçerli. Mevcut araç sahipleri için geriye dönük bir zorunluluk bulunmuyor.
Dünya
“Bebeğiniz Öldü” Dediler, Aile Vedalaştı: Cenaze Görevlisi Yaşam Belirtilerini Fark Etti
BREZİLYA – Brezilya’nın São Paulo eyaletindeki Rio Claro kentinde yaşanan sıra dışı olayda, henüz bir aylık olan prematüre bebek Noah Gabriel da Cruz Santos, hastanede hayatını kaybettiği açıklandıktan yaklaşık iki saat sonra yeniden yaşam belirtileri gösterdi. Bebeğin hayatta olduğunu, cenazeyi teslim almaya gelen görevli fark etti.
Noah, 15 Haziran 2026’da prematüre dünyaya geldi. Doğuştan damak yarığı bulunan bebek, Santa Casa de Rio Claro Hastanesi’nin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyordu ve özel bir merkezde yapılacak tedavi için nakil bekliyordu.
45 dakika boyunca hayata döndürülmeye çalışıldı
15 Temmuz’da, tam bir aylık olduğu gün Noah’ın sağlık durumu ağırlaştı ve kalbi durdu. Hastanenin açıklamasına göre sağlık ekibi yaklaşık 45 dakika boyunca kalp-akciğer canlandırması uyguladı. Müdahalelere rağmen yaşam belirtisi alınamayınca bebeğin hayatını kaybettiği açıklandı.
Noah yaklaşık bir saat yoğun bakımda tutuldu. Bu sırada yasal işlemler gerçekleştirildi ve ailesinin bebeğiyle vedalaşmasına izin verildi. Daha sonra cenaze görevlilerine teslim edilmek üzere başka bir bölüme götürüldü.
Cenaze görevlisi hareket ettiğini fark etti
Cenaze görevlisi Regina Célia Paschoal, bebeğin bulunduğu torbayı açtığında Noah’ın hareket ettiğini fark etti. Görevlinin anlatımına göre bebek daha sonra öksürmeye ve nefes almaya çalışır gibi sesler çıkarmaya başladı.
Bunun üzerine hastane ekibine hemen haber verildi. Noah yeniden muayene edildi ve yaşam belirtilerinin bulunduğu belirlenerek yenidoğan yoğun bakımına geri alındı.
Aile hastaneyi suçlamıyor
Hastane, ölüm tespitinde gerekli tıbbi ve yasal prosedürlerin uygulandığını ve mevcut bulgular ışığında bir ihmal tespit edilmediğini açıkladı. Noah’ın annesi de hastane personelinin oğlunu kurtarmak için yoğun çaba gösterdiğini belirterek sağlık ekibini suçlamadıklarını söyledi.
Noah daha sonra tedavisinin devamı için Bauru’daki São Paulo Üniversitesi’ne bağlı uzman hastaneye nakledildi.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


