Connect with us

Avrupa

ALMANYA SINIR KONTROLLERİNİ SERTLEŞTİRİYOR, İSVİÇRE TEPKİLİ

yazar

Published

on

Almanya, İsviçre sınırı dahil olmak üzere tüm sınır bölgelerinde kontrolleri sıkılaştırıyor. Yeni İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in talimatıyla, iltica başvurusunda bulunmuş kişilerin bile sınırdan geri çevrilmesi planlanıyor. Bu gelişme İsviçre’de ciddi endişe ve eleştirilere yol açtı.

📌 OKUMA SÜRESİ: 2-3 DAKİKA

Yeni Talimat: Başvurusu Olanlar da Geri Çevrilecek

Yeni Alman hükümeti, eski (SPD, Yeşiller, FDP) başlattığı uygulamaları daha da ileriye taşıyor. Dobrindt, göreve geldikten kısa süre sonra sözlü bir talimatla sınır polislerine, iltica başvurusunda bulunanların bile geri çevrilmesini emretti. Şu anda görev yapan 11.000 sınır görevlisine ek olarak 2.000 ila 3.000 arasında yeni personel takviyesi yapılacak.

Bu kararın ardından, özellikle Basel-Weil-Friedlingen sınır kapısı gibi yoğun geçiş noktalarında önümüzdeki günlerde polis takviyesi bekleniyor. Bazı sınır geçişlerinde tramvay yolcuları 8 aydır sistematik şekilde kontrol ediliyor.

İsviçre’den Sert Tepki: Hukuka Aykırı

İsviçre Adalet ve Polis Bakanı Beat Jans, Almanya’nın tek taraflı ve İsviçre ile istişare edilmeden aldığı bu kararları eleştirdi. Daha önce de sabit sınır kontrollerine karşı olduğunu dile getiren Jans, bu tür sistematik geri çevirmelerin uluslararası hukuka, Schengen sınır kurallarına ve Dublin Anlaşması’na aykırı olduğunu savunuyor.

Adalet Bakanlığı, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, iki ülke vatandaşlarının sınırdan serbestçe geçerek işe gidip gelebilmesi gerektiğini belirtti. „Sınırdaki insan hareketliliği ve ticaret zarar görmemeli“ mesajı verildi.

Almanya: „Vulnerable“ Gruplar Hariç

Almanya İçişleri Bakanı Dobrindt ise yaptığı açıklamada, hamile kadınlar, çocuklar ve hassas grupların bu kontrollerden muaf tutulacağını belirtti. Dobrindt, bu uygulamalarla „Almanya’da artık farklı bir göç politikası izlendiği“ mesajını hem Avrupa’ya hem dünyaya vermek istediklerini söyledi.

Ancak uygulamaların nasıl hayata geçirileceği konusunda Almanya’daki sınır görevlilerinin de henüz net bir yönlendirme almadığı bildiriliyor. Polis Sendikası yetkilisi Andreas Rosskopf, henüz yazılı bir talimatın ulaşmadığını ve şu anki uygulamaların eski düzenle devam ettiğini açıkladı.

Continue Reading

Avrupa

Almanya’da Kahreden Olay: 26 Yaşındaki Anne, 2 Yaşındaki Kızını Kurtardı, Kendisi Trenin Altında Kalarak Hayatını Kaybetti

yazar

Published

on

By

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde yaşanan trajik olay ülkeyi yasa boğdu. Heilbronn ilçesine bağlı Leingarten kasabasında 26 yaşındaki bir anne, hemzemin geçitte yaklaşan treni fark edince son anda bebek arabasını rayların dışına iterek iki yaşındaki kızının hayatını kurtardı. Ancak kendisi trenden kaçmayı başaramadı ve olay yerinde yaşamını yitirdi.

Kaza cumartesi akşamı saat 19.45 sıralarında meydana geldi. Genç anne, iki yaşındaki kızını bebek arabasıyla birlikte demiryolu geçidinden geçirirken hızla yaklaşan trenle karşı karşıya kaldı. İlk belirlemelere göre anne, son anda bebek arabasını raylardan uzaklaştırmayı başardı. Küçük çocuk kazadan yara almadan kurtulurken, anne trenin çarpması sonucu ağır yaralandı ve sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen olay yerinde hayatını kaybetti.

Tren makinistinin acil fren yaptığı, ancak çarpışmayı önleyemediği bildirildi. Trende bulunan 43 yolcunun ise olaydan fiziksel olarak etkilenmediği açıklandı.

Kazanın nasıl meydana geldiği henüz netlik kazanmadı. Polis, hemzemin geçitte ışıklı uyarı sistemi ve sesli ikaz bulunduğunu belirterek, genç annenin kırmızı ışıkta mı raylara girdiği, yoksa sinyalizasyon sisteminde teknik bir arıza olup olmadığı yönünde kapsamlı soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Olay nedeniyle demiryolu hattı yaklaşık dört buçuk saat ulaşıma kapatılırken, yolcular için otobüslerle alternatif ulaşım sağlandı. Yetkililer, soruşturma tamamlanmadan kazanın kesin nedeni hakkında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını belirtti.

Almanya’da büyük üzüntü yaratan olay, demiryolu geçitlerinde güvenlik kurallarına uyulmasının hayati önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

#almanya#germany#deutschland#sondakika

Continue Reading

Avrupa

Almanya’da İş Yerinde Cinsel Tacize Sıfır Tolerans: Patronun Bir Sözü Bile Taciz Sayılabiliyor

yazar

Published

on

By

Almanya’da iş yerinde cinsel tacize ilişkin hukuki sınırlar, son yıllarda verilen mahkeme kararlarıyla daha da netleşiyor. Uzman iş hukuku avukatı Simone Schäfer, cinsel tacizin yalnızca fiziksel temasla sınırlı olmadığını, sözlü ifadeler, dijital mesajlar ve ima içeren davranışların da hukuki yaptırımlara yol açabileceğini belirtti.

Almanya’da Genel Eşit Muamele Yasası (AGG) uyarınca, kişinin istemediği cinsel içerikli davranışlar onun onurunu zedeliyor ve korkutucu, aşağılayıcı ya da düşmanca bir çalışma ortamı oluşturuyorsa bu durum cinsel taciz olarak değerlendiriliyor.

Sadece Dokunmak Değil, Sözler de Taciz Kapsamında

Uzmanlara göre cinsel taciz; uygunsuz şakalar, cinsel içerikli yorumlar, dış görünüşe yönelik rahatsız edici ifadeler, ısrarlı iltifatlar, müstehcen hareketler, pornografik içerik paylaşımı, istenmeyen fiziksel temas, sarılma veya öpme girişimleri gibi birçok farklı davranışı kapsıyor.

Dijitalleşmeyle birlikte WhatsApp mesajları, e-postalar ve sosyal medya üzerinden yapılan taciz içerikli yazışmalar da aynı şekilde hukuki sorumluluk doğurabiliyor.

Patron ile Çalışan Arasındaki Güç Dengesi Önemli

Hukuki değerlendirmede yalnızca söylenen söz değil, olayın gerçekleştiği ortam ve taraflar arasındaki ilişki de dikkate alınıyor.

Örneğin bir çalışma arkadaşının “Bu elbise sana çok yakışmış” demesiyle, aynı ifadeyi patronun stajyerine söylemesi aynı şekilde değerlendirilmiyor. Güç ilişkisi bulunan durumlarda mahkemeler çok daha hassas davranıyor.

Haberde örnek verilen olaylardan birinde, bir şirket yöneticisi kadın çalışanına aylar boyunca WhatsApp üzerinden mesajlar gönderdi. Çalışanın kıyafeti, etek boyu, topuklu ayakkabıları ve dış görünüşü hakkında sürekli yorum yaptı, hatta özel davetlerde bulundu. Kadının bu davetleri reddetmesinin ardından hakaret ve tehditlerin başladığı belirtildi.

Mahkemeden Yaklaşık 70 Bin Euro Tazminat

Dava sonunda Köln Eyalet İş Mahkemesi, yöneticinin yetkisini kötüye kullandığına ve çalışanın kişilik haklarını ağır şekilde ihlal ettiğine hükmetti.

Mahkeme, kadın çalışana yaklaşık 70 bin euro tazminat ödenmesine karar verdi. Kararda, fiziksel temas yaşanmamış olmasına rağmen sürekli cinsel içerikli iletişim kurulmasının ve kişisel sınırların ihlal edilmesinin cinsel taciz kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.

İşverenin Sorumluluğu Büyük

Almanya’da işverenler yalnızca tacizi kınamakla yetinemiyor. AGG kapsamında çalışanlarını korumak için gerekli önlemleri almak, şikâyetleri gecikmeden araştırmak ve gerektiğinde disiplin süreci başlatmak zorunda.

İhlalin ağırlığına göre yaptırımlar uyarı, görev yeri değişikliği, işten çıkarma ve bazı durumlarda tazminat ile sonuçlanabiliyor.

Uzmanlar, iş yerinde saygılı iletişim kültürünün oluşturulmasının hem çalışanların güvenliği hem de hukuki uyuşmazıkların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

İsviçre’de durum benzer mi?

İsviçre’de de iş yerinde cinsel taciz, cinsiyete dayalı ayrımcılık olarak kabul ediliyor. İstenmeyen cinsel içerikli mesajlar, imalı sözler, kişinin görünüşüne ilişkin cinsel çağrışımlı yorumlar ve rahatsız edici ısrarlı yaklaşımlar cinsel taciz kapsamında değerlendirilebiliyor. Değerlendirmede failin “şaka yaptım” şeklindeki niyetinden ziyade, davranışın karşı tarafça istenmeyen ve onur kırıcı bulunması önem taşıyor.

Tacizin patron, yönetici, iş arkadaşı, müşteri veya şirket dışından başka biri tarafından gerçekleştirilmesi mümkün. İşverenler, çalışanların kişilik haklarını ve onurunu korumak, tacizi önleyici tedbirler almak ve şikâyet halinde müdahale etmekle yükümlü. Gerekli önlemleri almayan işveren de hukuken sorumlu tutulabiliyor.

Tacize uğrayan çalışan; olayın durdurulmasını, uğradığı maddi veya manevi zararın giderilmesini ve şartlara göre tazminat ödenmesini talep edebilir. Ancak tazminat miktarı her olayın ağırlığına, süresine, delillere ve işverenin gerekli önlemleri alıp almadığına göre ayrı ayrı belirlenir. Bu nedenle on binlerce franklık kararlar mümkün olsa da, her dosyada aynı tutarın çıkacağı söylenemez.

#almanya#deutschland#cinseltaciz#schweiz#sondakika

Continue Reading

Avrupa

Almanya’da Göçmen Kadınların Hafızasını Yazdı: Türk Sosyolog Meral Akkent’in Mücadelesi Gündemde

yazar

Published

on

By

Alman basınında yayımlanan kapsamlı bir portrede, Türkiye’den Almanya’ya göç ederek kadın hakları ve göç araştırmaları alanında öncü çalışmalara imza atan Türk sosyolog Meral Akkent yeniden gündeme taşındı. Sonntagsblatt gazetesinde yer alan dosyada, Akkent’in göçmen kadınların görünürlüğünü artıran çalışmaları ve uluslararası kadın müzeciliğine yaptığı katkılar ayrıntılı şekilde ele alındı.

İstanbul’da sosyoloji eğitimi alan Meral Akkent, 1980’li yıllarda Almanya’ya göç ettikten sonra özellikle Türkiye kökenli kadın göçmenlerin yaşam koşulları, toplumsal eşitlik ve kadın hakları üzerine yürüttüğü araştırmalarla dikkat çekti. O dönemde göçmen kadınların yaşadığı sorunları yalnızca akademik düzeyde incelemekle kalmayan Akkent, saha çalışmaları ve sosyal projelerle de çözüm üretmeye odaklandı.

Portrede, Akkent’in en önemli miraslarından biri olarak uluslararası kadın müzeleri ağının oluşumuna sağladığı katkılar gösteriliyor. Kadınların tarih boyunca yeterince görünür olmayan hikâyelerinin belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için uzun yıllar çalışan Akkent, göç, kadın kimliği ve kültürel hafıza konularında uluslararası ölçekte referans isimlerden biri olarak kabul ediliyor.

Alman basınına göre Meral Akkent’in çalışmaları, yalnızca kadın hakları mücadelesine değil, aynı zamanda Almanya’daki göç tarihinin belgelenmesine de önemli katkı sundu. Özellikle Türkiye kökenli göçmen kadınların deneyimlerini kayıt altına alarak bu alandaki akademik boşluğun doldurulmasına öncülük etti.

Uzmanlar, Akkent’in çalışmalarının bugün hâlâ göç, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları alanında yürütülen araştırmalara ilham verdiğini belirtiyor. Portre, Almanya’da göçmen kadınların toplumsal hayata katılımında Meral Akkent’in bıraktığı kalıcı etkinin altını çiziyor. #almanya#berlin#Deutschland#meralakkent

Continue Reading
Advertisement

Trendler