Connect with us

İsviçre

AB Ülkelerine Seyahatte Gümrük Kuralları: İşte Bilmeniz Gerekenler

yazar

Published

on

Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasındaki gümrük kuralları ve limitler, mücevherden paraya, hediyelik eşyadan, giysilere ve gıdaya kadar geniş bir yelpazede değişiklik gösteriyor. Bu kurallara dikkat etmeyenler zaman zaman yüklü cezalar ödemek durumunda kalabiliyor. Sıla yoluna çıkmadan önce bilinmesi gerekenler ve gümrük kurallarını Camia Haber okurları için derledi.

@Facebook

Gümrüklerde seyahat edenlerin dikkat etmesi gereken önemli konulardan biri, Avrupa Birliği’‘nin gümrük mevzuatıdır. AB gümrük kuralları, seyahat eden herkes için geçerlidir ve bu kurallara uyulmaması durumunda ciddi cezalarla karşılaşılabilir.

Özellikle AB ülkelerine seyahat ederken, kişisel eşyaların yanı sıra taşınan para, değerli eşyalar, tütün ürünleri ve diğer ürünler konusunda belirlenen sınırlamalara ve kurallara uyulması gerekmektedir. Bu kurallara uyulmaması hâalinde, gümrük kontrollerinde cezai yaptırımlarla karşılaşılabilir.

PARA VE DEĞERLİ EŞYALAR

AB ülkelerine seyahat edenlerin gümrükte dikkat etmeleri gereken önemli konulardan biri para ve değerli eşyalar. Kontrollerde tespit edilen 10 bin.000 Euro üzerindeki paraların ve değerli eşyaların kaynağı sorgulanıyor ve bildirilmemesi hâalinde ciddi cezalara maruz kalınabiliyor.

ALTIN VE GÜMÜŞ

Son dönemlerde özellikle Türkiye’den Almanya’ya seyahatlerde bir çokbirçok Türkiye kökenli vatandaş, gümrük yetkilileri tarafından faturasız altın takılarla yakalanıyor. Mesela  Son olarak  Türkiye’den Almanya’ya seyahat eden 23 yaşındaki bir Türkiye kökenlinin bavulundan altın kemer çıktı. Altın kemerin değeri mevcut altın değerine göre belirlenirken, bin 400 Euro’luk da ithalat vergisi hesabı çıktı. Gümrük yetkilileri kemere, yolcunun vergiyi ödeyememesi nedeniyle el koydu.

Almanya’da gümrük kuralları konusunda dikkat edilmesi gereken daha bir çokbirçok detay var. Üçüncü ülkelere yapılan seyahatlerde, takı veya altınlar 300 Euro değerini aştığında giriş ve çıkışlarda bunu yazılı bildirmek büyük önem arz ediyor. Gemi veya uçakla seyahatlerde ise bu sınır 430 Euro oluyor.

Altın ve gümüş, üçüncü ülkelerde ticari mal olarak kabul edildiğinden, girişlerin yazılı olarak bildirilmesi gerekiyor. Bu bağlamda, 15 yaş altı kişiler için belirlenen sınır ise 175 Euro olarak dikkat çekiyor.

Vergi miktarı, malın türü ve değerine göre belirleniyor. İthal edilen malın değeri 700 Euro’nun altında ise, genellikle yüzde 17.5 oranında bir vergi alınırken, bu oran istisnai durumlarda yüzde 15 olabiliyor. Gümrük muafiyetinden yararlanabilmek için ise tüm ithal edilen malların toplam değeri bin 200 Euro’yu geçmemeli. Gümrüklerin yanı sıra AB’ye girişlere ayrıca yüzde 19’luk KDV ödenmeli.

Almanya’ya yatırım altını olarak adlandırılan ve en az 995 bin saflıktaki külçe altınlar ise söz konusu KDV’den muaf tutulabilirler. Aynı durum en az 900 bin saflıkta ve 1800 yılından sonra damgalanan, üretildiği ülkede yasal ödeme aracı olan madeni paralar için de geçerli.

Altın takılarda ise 300 veya 430 Euro’luk muafiyet sınırı aşıldığında yüzde 2.5 gümrük vergisi uygulanıyor. Altın kaplamalı kıymetli madenler üzerindeki altın takılar ise genel itibariyle yüzde 4’lük gümrük vergisine tabi tutuluyor.

Toparlamak gerekirse AB ülkelerine giriş yapanlar için altın ve gümüş gibi değerli metallerin 300 veya 430 Euro’yu aşması durumunda yazılı olarak bildirilmesi gerekiyor. Vergi miktarı ise ithal edilen malın değerine göre belirleniyor ve genellikle yüzde 17.5 oranında. Ancak, bazı altınlar KDV’den muaf tutulabilir. Örneğin, yatırım altınları olarak geçen 995 bin saflıktaki külçe altınlar KDV’den muaf tutulabilirken, altın takılarda ise yüzde 2.5 veya yüzde 4 gümrük vergisi uygulanıyor.

DİKKAT! GÜMRÜKTE BEYAN EDİLMEYEN PARALARA EL KONULUYOR

Gümrüklerde 10 bin Euro belli bir miktarın üzerindeki paraların beyan edilmemesi durumunda paralara el konuluyor. Bu durum, seyahat edenler arasında endişe yaratıyor. Gümrük yetkilileri, seyahat öncesinde gümrük kurallarını dikkatlice incelemeyi ve gerektiğinde paraları beyan etmeyi hatırlatıyor.

CEP TELEFONU İÇİN LİMİTLER

Kimlik numaranıza kayıtlı hatlarla kullanmanız şartıyla cep telefonu getirebilirsiniz. Yolcunun yanında ve aktif olarak kullandığı diğer telefonları için gümrüklerde herhangi bir yaptırım uygulanmıyor.  Ancak ticari veya hediye maksatlı kullanım yasağı var. İkinci telefonun aktif olmaması ve hediye maksatlı getirilmesi durumunda, bu cihazın yurda girişine izin verilmeyeceği gibi, söz konusu cihazın gümrük ambarına alınacağı bilgisi de T.C. Gümrükler Genel Müdürlüğü sayfasında mevcut.

Telefona, kıymetine bakılmaksızın muafiyet tanınır. Ancak cihazın IMEI kaydının 120 gün içerisinde yapılması gerekir..

ÇEYİZ VE ELBİSE

Türkiye’‘den AB’ye seyahat ederken, kişisel kullanım için getirilen giysi ve çeyiz eşyalarında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Ancak, ticari amaçla giysi ithal ederken gümrük vergisi ve diğer vergiler uygulanabilir.

TÜTÜN ÜRÜNLERİ

Seyahat edenlerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise tütün ürünleri. AB ülkelerine seyahat edenler, kişisel kullanım amaçlı belirli miktarlarda tütün ürünü getirebiliyorlar. Bu miktarlar 200 adet sigara, 50 adet yaprak sigara veya 250 gram pipo tütünü şeklinde belirlenmiş durumda. Ancak, belirlenen miktarlar aşıldığında gümrükte cezai yaptırımlarla karşılaşılabiliyor.

GIDA ÜRÜNLERİ

Türkiye’den Avrupa Birliği (AB) ülkelerine seyahat edenler, gıda ürünleri konusunda dikkat etmeleri gereken bazı yasaklarla karşı karşıya olabilirler. AB gümrük kurallarına uyulmaması hâlinde ciddi cezalara maruz kalabilirler.

Gümrükten sokulması yasaklı gıda maddeleri genellikle AB’nin sağlık ve güvenlik standartlarına uymayan veya belirli hastalıkları veya zararlı organizmaları yayabilecek potansiyel risk taşıyan ürünlerden oluşuyor.

Hayvansal ürünlerin başında gelen peynir, AB ülkelerine sokulması yasaklanmıştır. Bu nedenle, yolcuların seyahatleri sırasında herhangi bir hayvansal ürün bulundurmaması önemlidir. Bal, sucuk, ve pastırma gibi ürünler de giriş yasakları arasında yer almaktadır.

Özetlemek gerekirse: Çay, kahve, çikolata, şeker mamülü ürünlerin her birinden 1’’er kilogram getirme hakkınız vardır. Et ve süt ürünlerini ise, yolcu beraberinde getirilemez.

HEDİYELİK EŞYALAR

Bununla birlikte, gümrükte hediyelik eşyaların da titizlikle kontrol edildiği unutulmamalıdır. Özellikle, zeytinyağı gibi ürünlerin getirilmesi de bazı durumlarda sorun yaratabilir. Bu sebeple, her yolcunun sadece kendi tüketimine yetecek kadar ürün getirmesi gerektiği yetkili makamlarca hatırlatılmaktadır.

DİĞER ÜRÜNLER (PARFÜM, ELEKTRONİK EŞYALAR VB.)

Deniz ve hava yoluyla seyahat edenler için değeri 430 Euvro’ya kadar olan ürünler gümrüksüz olarak getirilebiliyor. Ancak, belirlenen değerlerin üzerindeki ürünlerin gümrükte beyan edilmesi önem taşıyor.

600 ml’yi aşmamak kaydıyla kolonya, parfüm, lavanta, esans veya losyon ile 5 adet cilt bakım ürünü ve makyaj malzemesini beraberinizde getirebilirsiniz.

KULLANILAN İLAÇLAR

Seyahat edenlerin ilaç taşıma kuralları konusunda bilgi sahibi olmaları önemlidir. Kişiler, seyahatleri sırasında kullanacakları miktarda ilacı yanlarında taşıyabiliyorlar. Ancak, reçeteli ilaçlar için reçete örneğinin bulundurulması tavsiye ediliyor. Bu sayede herhangi bir sorun yaşanmadan ilaçların gümrükten geçirilmesi sağlanabiliyor.

EVCİL HAYVANLARLA SEYAHAT

AB yönetmeliğine göre, evcil hayvanların kuduz aşıları ve kimlik tanımlamalarının (mikroçip veya dövme) yapılmış olması gerekiyor. Türkiye’den AB’ye giriş yapacak evcil hayvanlar için ek kuduz titreme testi gerekiyor.

AB GÜMRÜK KURALLARI DEĞİŞİKLİK GÖSTEREBİLİYOR

Gümrük kuralları ve limitleri, AB ve Türkiye’‘nin ticaret politikaları ve uluslararası anlaşmalarına bağlı olarak zaman zaman değişiklik gösterebiliyor. Güncel bilgilere erişmek için ilgili makamlardan veya gümrük yetkililerinden bilgi alınması önemlidir. Seyahatlerinin sorunsuz ve güvenli bir şekilde geçmesi için bu kurallara uymak gerekiyor.(ty)

AvrupaBirliği #AB #GümrükKuralları #Seyahat #GümrükYasaları #GümrükKontrolü #TürkiyeAB #GümrükCeza #Mücevher #AltınTakı #DeğerliEşya #GıdaKuralları #HediyelikEşya #Giysi #TütünÜrünleri #CepTelefonu #GümrükMevzuatı #KDV #GümrükCezası #SeyahatKuralları

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Luzernli Dönerci Osman Özer’den Büyük Başarı: İsviçre’nin En Yüksek Zirvesine ‘Solo’ Tırmanış!

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

Sivas Yıldızeli’nden İsviçre Alpleri’nin en uç noktasına uzanan azim dolu bir başarı hikayesi… Luzern’de 34 yıldır esnaflık yapan 53 yaşındaki Osman Özer, İsviçre’nin en yüksek zirvesi Dufourspitze’ye (4.634 m) tek başına tırmandı.

Pilatus ile Başlayan Tutku, 4.634 Metrede Taçlandı

1988 yılında aile birleşimiyle Sivas’ın Yıldızeli ilçesinden İsviçre’ye gelen ve 1992 yılından bu yana Luzern Altstadt’ta döner büfesi işleten iki çocuk babası Osman Özer, dağcılık tutkusunu tarihi bir başarıyla taçlandırdı. Dağ yürüyüşlerine ilk kez 1990 yılında Luzern’in simgesi Pilatus Dağı ile adım atan Özer, yıllar içinde yüzlerce tırmanış gerçekleştirerek deneyimini adım adım geliştirdi.

Rehbersiz, Ekipten Bağımsız: Sıfırın Altında 12 Derecede Solo Zirve

Valais (Wallis) kantonunda bulunan ve Monte Rosa masifinin en yüksek noktası olan 4.634 metrelik Dufourspitze zirvesine hiçbir rehber veya grup desteği almadan tek başına (solo) tırmanan Özer, zorlu tırmanış sürecini şu sözlerle anlattı:

“Zermatt’tan Gornergrat treni ile Rotenboden durağına geldikten sonra yaklaşık 4 saatlik zorlu bir yürüyüşle Monte Rosa dağ evine ulaştım. Geceyi burada geçirip saat 02.00’de kalkarak 02.30’da tırmanışa başladım. Eksi 12 derece soğukta, dik buzullar ve karlı yamaçları aşarak saat 11.15’te zirveye ulaştım. Zirve defterine hatıra notumu bırakırken İsviçre’nin çatısında olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadım.”

Zirvede muhteşem manzaranın tadını çıkaran ve ardından güvenli bir şekilde Monte Rosa kulübesine inen Özer, dönüş yolunda karşılaştığı Alp dağ keçisi kolonisiyle bu unutulmaz günü tamamladığını belirtti.

„Tecrübe ve Ekipman Olmadan Asla Denenmemeli“

Zirve başarısının ardından bu spora gönül verenlere önemli uyarılarda bulunan deneyimli dağcı, Dufourspitze tırmanışı için en az 3 günlük bir planlama, ciddi bir aklimatizasyon süreci, profesyonel ekipman ve yüksek kondisyon gerektiğini vurguladı:

“Bu seviyedeki tırmanışlar asla hazırlıksız ve tecrübesiz yapılmamalı. Yılların birikimi, doğru ekipman ve hava koşullarına tam uyum hayati önem taşıyor.”

Continue Reading

İsviçre

İsviçre Şehirlerinden Federal Hükûmete Çağrı: Ulusal Sıcaklık Eylem Planı Hazırlansın

yazar

Published

on

By

🔴 Ne oldu? İsviçre Şehirler Birliği, aşırı sıcaklara karşı ulusal bir eylem planı hazırlanmasını ve kentlere federal mali destek verilmesini istedi.

🔴 Neden gerekli? Beton, asfalt ve cam yapılar nedeniyle şehir merkezlerinde sıcaklık, çevredeki kırsal alanlardan 6 dereceye kadar daha yüksek olabiliyor.

🔴 Hükûmet ne diyor? Çevre Bakanı Albert Rösti ulusal önlemleri gerekli görmezken, klima kullanımının yaygınlaştırılmasını savunuyor.

Aşırı sıcakların şehirlerde yaşamı giderek zorlaştırması üzerine İsviçre Şehirler Birliği harekete geçti. Birlik, ülke çapında uygulanacak sıcaklık eylem planı hazırlanmasını ve belediyelerin iklim uyum projelerine federal hükûmetin mali destek sağlamasını talep etti.

Asfalt yollar, beton meydanlar, taş binalar ve cam cepheler kentleri “ısı adalarına” dönüştürüyor. Bazı şehir merkezleri çevredeki kırsal alanlardan 6 dereceye kadar daha sıcak olurken, yoğun yapılaşma nedeniyle geceleri de yeterince serinleyemiyor.

2026 yazında peş peşe yaşanan sıcak hava dalgaları; hastanelerin, yaşlı bakım merkezlerinin ve okulların yüksek sıcaklıklara yeterince hazırlıklı olmadığı tartışmasını gündeme taşıdı. SonntagsBlick’in aktardığı istatistiklere göre haziran ayında 65 yaş üzerindeki kişiler arasında beklenenden 340 daha fazla ölüm kaydedildi. Ancak bu ölümlerin tamamının doğrudan sıcaklardan kaynaklandığı henüz ortaya konulmuş değil.

Şehirler Birliğinin önerileri arasında beton ve asfalt alanların azaltılması, daha fazla ağaç dikilmesi, çatı ve cephelerin yeşillendirilmesi, yağmur suyunu geçiren zeminlerin yaygınlaştırılması ve açık renkli, ısıyı yansıtan kaplamaların kullanılması bulunuyor.

Uzmanlar, yağmur suyunu kanalizasyona göndermek yerine toprakta ve depolama alanlarında tutan “sünger kent” modelinin hem kuraklık hem de şiddetli yağışlarla mücadelede etkili olabileceğini belirtiyor.

Birlik Başkanı Hanspeter Hilfiker, iklim değişikliğine uyumun yalnızca belediyelere bırakılamayacağını söyledi. Çevre Bakanı Albert Rösti ise ulusal önlemlere ihtiyaç bulunmadığını savunarak klima kullanımını önerdi.

İklim uzmanları, klimaların hastaneler, okullar ve yaşlı bakım merkezlerinde gerekli olabileceğini ancak tek başına kalıcı çözüm sayılamayacağını vurguluyor. SP’li Jon Pult da çözümün yalnızca klimaya indirgenmesini “iklim politikası açısından iflas ilanı” olarak nitelendirdi

Continue Reading

Gündem

Aşırı Sıcaktan Korkup 14 Yaşındaki Oğlunu Okula Göndermedi: Anneye Para Cezası, Hakkında Resmî İşlem Başlatıldı

yazar

Published

on

By

🌡️ Ne oldu? Erlinsbach’ta yaşayan bir anne, aşırı sıcakların oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişe ederek 14 yaşındaki çocuğunu yaz tatilinden önce okula göndermedi.

🏫 Okul ne yaptı? Devamsızlığın önceden onaylanmadığı ve çocuğa resmî izin verilmediği gerekçesiyle durumu yetkili makamlara bildirdi.

⚖️ Sonuç ne oldu? Anneye para cezası uygulandı ve zorunlu eğitim yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle hakkında resmî işlem başlatıldı. Cezanın miktarı açıklanmadı.

İsviçre’nin Erlinsbach bölgesinde yaşanan olay, aşırı sıcak günlerde öğrencilerin okula devam zorunluluğu konusunda tartışma başlattı.

Tele M1’in haberine göre anne, yaz tatilinden hemen önce etkili olan yüksek sıcaklıkların 14 yaşındaki oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişelendi. Bu nedenle çocuğunu belirli günlerde evde tutarak okula göndermedi.

Ancak devamsızlık için okuldan önceden alınmış bir izin bulunmuyordu. Okul yönetimi, annenin kendi kararıyla çocuğa “sıcak tatili” vermesini izinsiz devamsızlık olarak değerlendirdi.

Olayın ardından anneye para cezası uygulandı. Ayrıca zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle durum yetkili makamlara bildirildi ve anne hakkında resmî işlem başlatıldı.

Para cezasının kaç frank olduğu açıklanmadı. Çocuğun önceden bilinen bir hastalığının bulunup bulunmadığı, doktordan rapor alınıp alınmadığı veya annenin daha önce okuldan izin talep edip etmediği konusunda da ayrıntı verilmedi.

Anne ile oğlunun uyruğu da haberde belirtilmedi. Bu nedenle herhangi bir milliyet bilgisine yer verilmesi doğru değil.

Olay, ebeveynlerin çocuklarının sağlığını koruma sorumluluğu ile İsviçre’deki zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğü arasındaki sınırı yeniden gündeme getirdi.

Continue Reading
Advertisement

Trendler