İsviçre
AB Ülkelerine Seyahatte Gümrük Kuralları: İşte Bilmeniz Gerekenler
Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasındaki gümrük kuralları ve limitler, mücevherden paraya, hediyelik eşyadan, giysilere ve gıdaya kadar geniş bir yelpazede değişiklik gösteriyor. Bu kurallara dikkat etmeyenler zaman zaman yüklü cezalar ödemek durumunda kalabiliyor. Sıla yoluna çıkmadan önce bilinmesi gerekenler ve gümrük kurallarını Camia Haber okurları için derledi.

Gümrüklerde seyahat edenlerin dikkat etmesi gereken önemli konulardan biri, Avrupa Birliği’‘nin gümrük mevzuatıdır. AB gümrük kuralları, seyahat eden herkes için geçerlidir ve bu kurallara uyulmaması durumunda ciddi cezalarla karşılaşılabilir.
Özellikle AB ülkelerine seyahat ederken, kişisel eşyaların yanı sıra taşınan para, değerli eşyalar, tütün ürünleri ve diğer ürünler konusunda belirlenen sınırlamalara ve kurallara uyulması gerekmektedir. Bu kurallara uyulmaması hâalinde, gümrük kontrollerinde cezai yaptırımlarla karşılaşılabilir.
PARA VE DEĞERLİ EŞYALAR
AB ülkelerine seyahat edenlerin gümrükte dikkat etmeleri gereken önemli konulardan biri para ve değerli eşyalar. Kontrollerde tespit edilen 10 bin.000 Euro üzerindeki paraların ve değerli eşyaların kaynağı sorgulanıyor ve bildirilmemesi hâalinde ciddi cezalara maruz kalınabiliyor.
ALTIN VE GÜMÜŞ
Son dönemlerde özellikle Türkiye’den Almanya’ya seyahatlerde bir çokbirçok Türkiye kökenli vatandaş, gümrük yetkilileri tarafından faturasız altın takılarla yakalanıyor. Mesela Son olarak Türkiye’den Almanya’ya seyahat eden 23 yaşındaki bir Türkiye kökenlinin bavulundan altın kemer çıktı. Altın kemerin değeri mevcut altın değerine göre belirlenirken, bin 400 Euro’luk da ithalat vergisi hesabı çıktı. Gümrük yetkilileri kemere, yolcunun vergiyi ödeyememesi nedeniyle el koydu.
Almanya’da gümrük kuralları konusunda dikkat edilmesi gereken daha bir çokbirçok detay var. Üçüncü ülkelere yapılan seyahatlerde, takı veya altınlar 300 Euro değerini aştığında giriş ve çıkışlarda bunu yazılı bildirmek büyük önem arz ediyor. Gemi veya uçakla seyahatlerde ise bu sınır 430 Euro oluyor.
Altın ve gümüş, üçüncü ülkelerde ticari mal olarak kabul edildiğinden, girişlerin yazılı olarak bildirilmesi gerekiyor. Bu bağlamda, 15 yaş altı kişiler için belirlenen sınır ise 175 Euro olarak dikkat çekiyor.
Vergi miktarı, malın türü ve değerine göre belirleniyor. İthal edilen malın değeri 700 Euro’nun altında ise, genellikle yüzde 17.5 oranında bir vergi alınırken, bu oran istisnai durumlarda yüzde 15 olabiliyor. Gümrük muafiyetinden yararlanabilmek için ise tüm ithal edilen malların toplam değeri bin 200 Euro’yu geçmemeli. Gümrüklerin yanı sıra AB’ye girişlere ayrıca yüzde 19’luk KDV ödenmeli.
Almanya’ya yatırım altını olarak adlandırılan ve en az 995 bin saflıktaki külçe altınlar ise söz konusu KDV’den muaf tutulabilirler. Aynı durum en az 900 bin saflıkta ve 1800 yılından sonra damgalanan, üretildiği ülkede yasal ödeme aracı olan madeni paralar için de geçerli.
Altın takılarda ise 300 veya 430 Euro’luk muafiyet sınırı aşıldığında yüzde 2.5 gümrük vergisi uygulanıyor. Altın kaplamalı kıymetli madenler üzerindeki altın takılar ise genel itibariyle yüzde 4’lük gümrük vergisine tabi tutuluyor.
Toparlamak gerekirse AB ülkelerine giriş yapanlar için altın ve gümüş gibi değerli metallerin 300 veya 430 Euro’yu aşması durumunda yazılı olarak bildirilmesi gerekiyor. Vergi miktarı ise ithal edilen malın değerine göre belirleniyor ve genellikle yüzde 17.5 oranında. Ancak, bazı altınlar KDV’den muaf tutulabilir. Örneğin, yatırım altınları olarak geçen 995 bin saflıktaki külçe altınlar KDV’den muaf tutulabilirken, altın takılarda ise yüzde 2.5 veya yüzde 4 gümrük vergisi uygulanıyor.
DİKKAT! GÜMRÜKTE BEYAN EDİLMEYEN PARALARA EL KONULUYOR
Gümrüklerde 10 bin Euro belli bir miktarın üzerindeki paraların beyan edilmemesi durumunda paralara el konuluyor. Bu durum, seyahat edenler arasında endişe yaratıyor. Gümrük yetkilileri, seyahat öncesinde gümrük kurallarını dikkatlice incelemeyi ve gerektiğinde paraları beyan etmeyi hatırlatıyor.
CEP TELEFONU İÇİN LİMİTLER
Kimlik numaranıza kayıtlı hatlarla kullanmanız şartıyla cep telefonu getirebilirsiniz. Yolcunun yanında ve aktif olarak kullandığı diğer telefonları için gümrüklerde herhangi bir yaptırım uygulanmıyor. Ancak ticari veya hediye maksatlı kullanım yasağı var. İkinci telefonun aktif olmaması ve hediye maksatlı getirilmesi durumunda, bu cihazın yurda girişine izin verilmeyeceği gibi, söz konusu cihazın gümrük ambarına alınacağı bilgisi de T.C. Gümrükler Genel Müdürlüğü sayfasında mevcut.
Telefona, kıymetine bakılmaksızın muafiyet tanınır. Ancak cihazın IMEI kaydının 120 gün içerisinde yapılması gerekir..
ÇEYİZ VE ELBİSE
Türkiye’‘den AB’ye seyahat ederken, kişisel kullanım için getirilen giysi ve çeyiz eşyalarında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Ancak, ticari amaçla giysi ithal ederken gümrük vergisi ve diğer vergiler uygulanabilir.
TÜTÜN ÜRÜNLERİ
Seyahat edenlerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise tütün ürünleri. AB ülkelerine seyahat edenler, kişisel kullanım amaçlı belirli miktarlarda tütün ürünü getirebiliyorlar. Bu miktarlar 200 adet sigara, 50 adet yaprak sigara veya 250 gram pipo tütünü şeklinde belirlenmiş durumda. Ancak, belirlenen miktarlar aşıldığında gümrükte cezai yaptırımlarla karşılaşılabiliyor.
GIDA ÜRÜNLERİ
Türkiye’den Avrupa Birliği (AB) ülkelerine seyahat edenler, gıda ürünleri konusunda dikkat etmeleri gereken bazı yasaklarla karşı karşıya olabilirler. AB gümrük kurallarına uyulmaması hâlinde ciddi cezalara maruz kalabilirler.
Gümrükten sokulması yasaklı gıda maddeleri genellikle AB’nin sağlık ve güvenlik standartlarına uymayan veya belirli hastalıkları veya zararlı organizmaları yayabilecek potansiyel risk taşıyan ürünlerden oluşuyor.
Hayvansal ürünlerin başında gelen peynir, AB ülkelerine sokulması yasaklanmıştır. Bu nedenle, yolcuların seyahatleri sırasında herhangi bir hayvansal ürün bulundurmaması önemlidir. Bal, sucuk, ve pastırma gibi ürünler de giriş yasakları arasında yer almaktadır.
Özetlemek gerekirse: Çay, kahve, çikolata, şeker mamülü ürünlerin her birinden 1’’er kilogram getirme hakkınız vardır. Et ve süt ürünlerini ise, yolcu beraberinde getirilemez.
HEDİYELİK EŞYALAR
Bununla birlikte, gümrükte hediyelik eşyaların da titizlikle kontrol edildiği unutulmamalıdır. Özellikle, zeytinyağı gibi ürünlerin getirilmesi de bazı durumlarda sorun yaratabilir. Bu sebeple, her yolcunun sadece kendi tüketimine yetecek kadar ürün getirmesi gerektiği yetkili makamlarca hatırlatılmaktadır.
DİĞER ÜRÜNLER (PARFÜM, ELEKTRONİK EŞYALAR VB.)
Deniz ve hava yoluyla seyahat edenler için değeri 430 Euvro’ya kadar olan ürünler gümrüksüz olarak getirilebiliyor. Ancak, belirlenen değerlerin üzerindeki ürünlerin gümrükte beyan edilmesi önem taşıyor.
600 ml’yi aşmamak kaydıyla kolonya, parfüm, lavanta, esans veya losyon ile 5 adet cilt bakım ürünü ve makyaj malzemesini beraberinizde getirebilirsiniz.
KULLANILAN İLAÇLAR
Seyahat edenlerin ilaç taşıma kuralları konusunda bilgi sahibi olmaları önemlidir. Kişiler, seyahatleri sırasında kullanacakları miktarda ilacı yanlarında taşıyabiliyorlar. Ancak, reçeteli ilaçlar için reçete örneğinin bulundurulması tavsiye ediliyor. Bu sayede herhangi bir sorun yaşanmadan ilaçların gümrükten geçirilmesi sağlanabiliyor.
EVCİL HAYVANLARLA SEYAHAT
AB yönetmeliğine göre, evcil hayvanların kuduz aşıları ve kimlik tanımlamalarının (mikroçip veya dövme) yapılmış olması gerekiyor. Türkiye’den AB’ye giriş yapacak evcil hayvanlar için ek kuduz titreme testi gerekiyor.
AB GÜMRÜK KURALLARI DEĞİŞİKLİK GÖSTEREBİLİYOR
Gümrük kuralları ve limitleri, AB ve Türkiye’‘nin ticaret politikaları ve uluslararası anlaşmalarına bağlı olarak zaman zaman değişiklik gösterebiliyor. Güncel bilgilere erişmek için ilgili makamlardan veya gümrük yetkililerinden bilgi alınması önemlidir. Seyahatlerinin sorunsuz ve güvenli bir şekilde geçmesi için bu kurallara uymak gerekiyor.(ty)
AvrupaBirliği #AB #GümrükKuralları #Seyahat #GümrükYasaları #GümrükKontrolü #TürkiyeAB #GümrükCeza #Mücevher #AltınTakı #DeğerliEşya #GıdaKuralları #HediyelikEşya #Giysi #TütünÜrünleri #CepTelefonu #GümrükMevzuatı #KDV #GümrükCezası #SeyahatKuralları
İsviçre
İsviçre’de diş hekimi faturalarına dikkat: İncelenen her iki faturadan biri hatalı çıktı
ZÜRİH – İsviçre’de diş tedavisi gören hastaların faturalarını dikkatle kontrol etmesi gerektiği ortaya çıktı. Beobachter dergisinin özel haberine göre, incelenen diş hekimi faturalarının neredeyse yarısında yanlış veya fazla ücretlendirme tespit edildi. Uzmanlar, basit bir fatura kontrolünün hastalara binlerce frank tasarruf sağlayabileceğini belirtiyor.
Haberde yer alan bir örnekte, Zug Kantonu’nda yaşayan bir hastadan diş hekimi tarafından 10 bin 910,95 frank talep edildi. Hasta faturaya itiraz ederek dosyayı İsviçre Diş Hekimleri Birliği’nin (SSO) uzlaştırma kuruluna taşıdı. İnceleme sonucunda hem yapılan protez uygulamasında kusur bulunduğu hem de fazla ücret tahsil edildiği belirlendi. Kurul, faturanın 3 bin 216,50 franka düşürülmesine karar verdi. Böylece hasta 7 bin 694 frank tasarruf etti.
46 faturanın 21’i hatalı bulundu
Haberde, Bern Kantonu’nun Langenthal kentinde görev yapan diş hekimi Abbas Hussain tarafından yürütülen bağımsız bir incelemeye de yer verildi. Hussain, internet sitesi üzerinden ücret karşılığında kontrol ettiği 46 diş hekimi faturasını değerlendirdi.
İnceleme sonucunda:
* 21 faturanın hatalı,
* 5 faturanın şüpheli,
* 20 faturanın ise doğru düzenlendiği belirlendi.
Hussain, örnek sayısının sınırlı olması nedeniyle bunun tüm İsviçre’deki diş hekimleri için genelleştirilemeyeceğini vurgulasa da, hastalara maliyet hesaplarını mutlaka kontrol ettirmelerini tavsiye etti. Uzman, “Bir hasta faturasında bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsa, çoğu zaman gerçekten de bir sorun vardır.” değerlendirmesinde bulundu.
Teklif kontrolüyle 1.500 frank kazandı
Haberde yer verilen başka bir olayda ise bir hastaya implant tedavisi için önce 7 bin 10 frank, daha sonra indirimle 6 bin 300 frank teklif edildi.
Bağımsız inceleme sonrasında bazı işlem kalemlerinin yanlış hesaplandığı ortaya çıktı. İki farklı diş hekiminin görüşüne göre benzer bir implant tedavisinin normal maliyetinin 4 bin 500 ile 5 bin frank arasında olması gerektiği belirlendi. Bunun üzerine hasta diş hekimini değiştirdi ve tedavisini yaklaşık 5 bin frank karşılığında yaptırdı.
En sık yapılan üç fatura hatası
Uzman Abbas Hussain’e göre diş hekimlerinin en sık yaptığı hatalar şunlar:
* Köprü ve kron tedavisinde ölçü alma ücretinin ikinci kez faturalandırılması. Oysa bu işlem tedavi ücretine zaten dahil.
* CEREC yöntemiyle yapılan tedavilerde malzeme ve laboratuvar ücretlerinin ayrıca eklenmesi. Halbuki bu masraflar da tedavi bedeline dahil.
* Yirmilik diş çekimlerinde “yara pansumanı” ücretinin ayrıca yazılması. Uzmanlara göre bu kalemin ayrıca faturalandırılması kurallara aykırı.
Her bir hata çoğu zaman 20 ila 50 frank arasında ek maliyet oluştursa da, yıllar içinde hastalar için önemli bir maddi yük oluşturabiliyor.
Diş Hekimleri Birliği eleştirileri kabul etmedi
İsviçre Diş Hekimleri Birliği (SSO) ise söz konusu araştırmanın temsil gücünün bulunmadığını savundu. Birlik, İsviçre’de her yıl yaklaşık 4 milyon diş hekimi faturası düzenlendiğini, araştırmanın ise yalnızca 46 faturaya dayandığını hatırlattı.
SSO, diş hekimlerinin doğru ücretlendirme yapması için düzenli eğitimler verildiğini ve faturalandırma konusunda meslek mensuplarına sürekli danışmanlık sağlandığını belirtti. Buna rağmen uzmanlar, özellikle yüksek tutarlı diş tedavilerinde hastaların teklif ve faturaları bağımsız uzmanlara kontrol ettirmesinin önemli maddi tasarruf sağlayabileceğini vurguluyor.
İsviçre
İsviçre’de emzirme konusunda önemli eksikler var
İsviçre’de yapılan yeni bir araştırma, annelerin bebeklerini emzirmesi için gerekli destek ve koşulların yeterli olmadığını ortaya koydu. Araştırma, Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ZHAW) tarafından gerçekleştirildi.
Emzirme neden önemli?
Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre emzirme, hem bebeklerin hem de annelerin sağlığını koruyan en etkili yöntemlerden biri. Araştırmayı hazırlayan ebelik profesörü Susanne Grylka, emzirilen çocukların daha az hastalandığını, bu nedenle sağlık harcamalarının da düştüğünü belirtiyor. Ayrıca emzirmenin kısa ve uzun vadede birçok hastalığın önlenmesine katkı sağladığını vurguluyor.
İsviçre’de emzirme süresi ne kadar?
2024 yılında yapılan resmi araştırmaya göre, İsviçre’de bebeklerin yüzde 97’si doğumdan hemen sonra emziriliyor. Ancak sadece anne sütüyle beslenme süresi ortalama 17,4 hafta ile sınırlı kalıyor. Bebeklerin yüzde 66’sı ise 5–6 aylık olduğunda ek gıdaya geçiyor. Annelerin yarısından biraz fazlası bebeklerini yalnızca ilk dört ay boyunca sadece anne sütüyle besleyebiliyor.
Uluslararası sıralamada geride
Araştırmada kullanılan uluslararası değerlendirme yöntemine göre İsviçre’nin emzirme dostu ortam puanı 1,1 olarak belirlendi. Bu sonuç, ülkenin diğer birçok ülkeye göre geride kaldığını gösteriyor. Almanya ve Avusturya’nın İsviçre’den daha iyi durumda olduğu ifade ediliyor.
Araştırmacılara göre bunun en önemli nedenlerinden biri, İsviçre’de emzirmeyi destekleyen ulusal bir stratejinin bulunmaması. Ayrıca doğum izninin Almanya gibi ülkelere kıyasla daha kısa olması da annelerin emzirme süresini olumsuz etkiliyor.
Siyasete çağrı
Araştırmayı hazırlayan uzmanlar, İsviçre’de ulusal bir emzirme stratejisinin oluşturulmasını ve doğum izninin uzatılmasını istiyor. Resmi verilere göre çalışan anneler, çalışmayan annelere kıyasla bebeklerini daha kısa süre emziriyor.
Raporda ayrıca emzirme konusunda çalışan sağlık personelinin eğitimine daha fazla yatırım yapılması gerektiği belirtiliyor. Doktorlar, eczacılar ve ailelerle çalışan birçok meslek grubunun emzirme konusunda yeterli eğitim almadığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, bu alandaki eğitimin tüm ilgili sağlık mesleklerinde zorunlu hale getirilmesini öneriyor.
İsviçre
Federal Mahkeme’den Tartışmalı “Doktor Sırrı” Kararı: Ölümden Sonra da Tıbbi Dosyalar Gizli Kalacak
İsviçre Federal Mahkemesi’nin son kararı, hasta mahremiyeti ile yakınların bilgi edinme hakkı arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açtı. Mahkeme, doktorun meslek sırrının hastanın ölümüyle sona ermeyeceğine hükmederek, vefat eden kişilerin tıbbi kayıtlarına aile bireylerinin veya yakınlarının otomatik olarak erişemeyeceğini net şekilde ortaya koydu.
Karara göre, miras işlemleri, sağlık geçmişinin araştırılması veya olası tıbbi hata şüphesi tek başına dosyaların paylaşılması için yeterli gerekçe sayılmıyor. Federal Mahkeme, hasta ile doktor arasındaki güven ilişkisinin ölüm sonrasında da korunmasının sağlık sisteminin temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı.
Karar özellikle sağlık hukukçuları ve hasta hakları savunucuları tarafından eleştiriliyor. Eleştirilere göre, yakınların olası malpraktis davalarını araştırması zorlaşacak, kalıtsal hastalıkların takibi güçleşecek ve ailelerin sağlık geçmişine ulaşması önemli ölçüde sınırlandırılacak. Muhalif görüş bildiren bazı yargıçlar ise, hayattayken eşlerin sağlık bilgilerine belirli ölçüde erişebilirken ölüm sonrası tamamen bilgi alamamasının hukuki açıdan çelişkili olduğunu savundu.
Bu kararın, İsviçre’de ölüm sonrası tıbbi kayıtların paylaşılmasına ilişkin uygulamaları uzun yıllar etkilemesi bekleniyor. #schweiz#isviçre#haber#suisse
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


