Connect with us

Gündem

İSVİÇRE NÜFUSU 2040’TA 10 MİLYONU AŞABİLİR

yazar

Published

on

İsviçre, yakın zamanda nüfusunda 9 milyon sınırını geçti. Uzmanlar, 2040 yılına kadar bu sayının 10 milyona ulaşabileceğini öngörüyor. Bu büyüme, sağlık, ulaşım ve konut piyasasında önemli zorlukları da beraberinde getirecek.

Zürih, 24 Eylül 2024 – İsviçre’nin nüfusu, 9 milyon sınırını aşmış durumda ve önümüzdeki yıllarda bu sayının hızla artmaya devam etmesi bekleniyor. Federal İstatistik Ofisi (BFS) tarafından yapılan projeksiyonlara göre, İsviçre 2040 yılına kadar 10 milyon nüfusa ulaşabilir. Bu öngörüler, ülkedeki demografik gelişmelere dayanarak üç farklı senaryo ile değerlendirildi: referans, yüksek ve düşük büyüme senaryoları.

BFS’nin referans senaryosuna göre İsviçre’nin nüfusu 16 yıl içinde 10 milyona ulaşacak. Ancak yüksek büyüme senaryosunda bu tarihin 2034’e kadar çekilebileceği belirtiliyor. Düşük büyüme senaryosuna göre ise bu sayıya ancak 2050 yılında ulaşılabilir.

Gelecek 20 Yılda Zorluklar ve Fırsatlar

Gelecek bilimci Georges T. Roos, nüfusun 2040 yılına kadar 10 milyona ulaşmasının „gerçekçi“ olduğunu vurguluyor. Ancak bu hızlı büyümenin, İsviçre’nin sağlık, ulaşım ve konut piyasasında önemli zorlukları da beraberinde getireceği belirtiliyor. Özellikle 65 yaş üstü nüfusun hızla artması bekleniyor ve her dört İsviçre vatandaşından birinin 2040’a kadar 65 yaşını aşacağı öngörülüyor.

Roos, İsviçre’deki büyümenin büyük oranda göçmenler tarafından destekleneceğini, ancak bu göçün çoğunlukla yüksek eğitimli ve zengin kesimlerden olacağını belirtiyor. „Bu, İsviçre’de yaşlanmakta olan nüfusun ekonomik yükünü hafifletmeye yardımcı olacak,“ diyen Roos, özellikle iş gücü açığını kapatmada göçmenlerin önemli bir rol oynayacağını ifade ediyor.

Konut Krizi ve Gentrifikasyon

Nüfus artışının getirdiği en büyük zorluklardan biri ise konut sorunu olacak. Talep hızla artarken, konut arzının yetersiz kalacağı öngörülüyor. Roos’a göre, bu durum göçün durmasına neden olmayacak. Aksine, varlıklı göçmenler artan kiralara rağmen konut bulmaya devam edecekler. Ancak bu durum, ülkedeki gentrifikasyon (soylulaştırma) sürecini hızlandırarak, daha varlıklı kesimlerin en prestijli bölgelerde yaşamaya başlamasına yol açabilir.

Sonuç Olarak

2040’a kadar İsviçre nüfusunun 10 milyonu aşması olası. Bu büyüme, bazı altyapısal zorlukları da beraberinde getirse de, özellikle iş gücü eksikliğini gidermeye yardımcı olacak. İsviçre, artan nüfusunu karşılayacak şekilde sağlık, ulaşım ve konut politikalarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak.

#İsviçreNüfusu #NüfusArtışı #KonutKrizi #Göçmenlik #2040 #avrupa #europa #schweiz #schwiiz #svizzera #suisse #switzerland #isviçrehaberleri #isviçreninsesi

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Avrupa

KONSOLOSLUK YOLUYLA BAŞVURU VE 6 AYLIK SÜRE: Yurt Dışı Sakinleri Çerçeve Yasa’dan Nasıl Yararlanacak?

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

http://instagram.com/cemil_baysal

ANKARA — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), yurt dışında yaşayan ve Türkiye’de hakkında örgüt bağlantılı suçlamalar nedeniyle dosyası bulunan vatandaşlar için en kritik bürokratik aşama olan „Başvuru Usulü ve Süresi“ konusunu 9. maddesiyle net bir esasa bağlıyor.

Düzenleme; hak sahiplerinin başvuru yapmak amacıyla Türkiye’ye gelme zorunluluğunu ortadan kaldırarak, işlemlerin doğrudan bulunulan ülkelerdeki T.C. Dış Temsilcilikleri üzerinden yürütülmesine olanak tanıyor.

Türkiye’ye Gelme Şartı Yok: Konsolosluk Başvuruları (Madde 9)

Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenleme, yurt dışı mukimleri için seyahat engeli ve sınırda gözaltı riski yaşamadan başvuru yapma imkânı getiriyor:

„Bu Kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.“

Bu hüküm uyarınca, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Özel Kurul tarafından görevlendirilecek olan T.C. Başkonsoloslukları ve Büyükelçilikleri, yurt dışındaki vatandaşların yazılı dilekçelerini kabul etmeye yetkili kılınmaktadır.

Başvuru Süreci Adım Adım Nasıl İşleyecek?

  1. Ön Şart (MGK Kararı): Yasa kabul edilmiş olsa da başvuru sürecinin başlaması için ilk şart; örgütün silahsızlandığının tespiti ve bu durumun Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilerek Resmi Gazete’de yayımlanmasıdır.
  2. 6 Aylık Hak Düşürücü Süre: 6 aylık yasal başvuru süresi, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı gün başlar. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, 6 ay içinde başvuru yapmayan kişiler yasanın getirdiği dava ve ceza ertelemesi imkânlarından yararlanamaz.
  3. Yazılı Dilekçe İle Başvuru: Hak sahibi veya yetkili hukuki temsilcisi (avukatı), bulundukları ülkedeki T.C. Başkonsolosluğu’na yazılı dilekçe ile başvurarak ilgili dosyası için Çerçeve Yasa hükümlerinin uygulanmasını talep eder.
  4. Adli Makamlara Sevk ve Erteleme: Konsolosluk aracılığıyla iletilen başvuru, Türkiye’deki ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya mahkemeye ulaştırılır. Yetkili mahkeme erteleme kararı vererek varsa yakalama, tutuklama veya adli kontrol kararlarını kaldırır.

Kimlerin Başvuru Yapması Gereklidir?

  • Adli Dosyası Olanlar: Türkiye’de PKK/KCK üyeliği, propaganda, yardım/yataklık veya terörizmin finansmanı iddiasıyla hakkında devam eden soruşturması, davası veya kesinleşmiş cezası bulunan gurbetçiler.
  • Seyahat Engeli Bulunanlar: Hakkında çıkarılmış arama, gıyabi tutuklama veya kazaen yakalama kararı nedeniyle Türkiye’ye gelemeyen yurt dışı sakinleri.

Kimlerin Başvuru Yapmasına GEREK YOKTUR?

  • Terör Kaydı Olmayan Vatandaşlar: Türkiye’de hakkında örgüt veya terör kapsamında açılmış hiçbir adli dosyası, soruşturması veya araması bulunmayan sıradan vatandaşların konsolosluklara gidip herhangi bir başvuru yapmasına veya dilekçe vermesine gerek yoktur. Yasa bu kişilerin hukuki durumunda bir değişiklik yaratmaz.
Continue Reading

Avrupa

DAVA VE CEZA ERTELEMESİ İLE HAKLARIN İADESİ: Çerçeve Yasa Yurt Dışı Sakinlerinin Adli Dosyalarını Nasıl Kapatacak?

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

http://instagram.com/cemil_baysal

ANKARA — TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), yurt dışında ikamet eden ve Türkiye’de hakkında örgüt bağlantılı suçlamalar nedeniyle adli süreci, davası veya kesinleşmiş cezası bulunan vatandaşlar için en temel aşama olan „Dava/İnfaz Ertelemesi“ ile „Kamu Haklarının İadesi“ konularını 3, 5, 6 ve 7. maddeleriyle düzenliyor.

Düzenleme; kapsam içi suçlardan yargılanan veya ceza alan gurbetçilerin dosyalarını belirli denetim süreleriyle dondurarak, bu sürelerin sonunda davanın tamamen düşmesini ve sicillerinin temizlenmesini öngörüyor.

Erteleme Süreleri Nasıl Belirlenecek? (Madde 3 ve Madde 6)

Yasa kapsamındaki suçlardan (üyelik, propaganda, yardım, terörizmin finansmanı) hakkında soruşturma, dava veya mahkûmiyet kararı bulunan gurbetçiler için erteleme süreleri, suçun gerektirdiği ceza miktarına göre iki kademeli olarak uygulanacak:

  1. 15 Yıl ve Altı Cezayı Gerektiren Suçlar (5 Yıl Erteleme):
    • Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş cezaların infazı 5 yıl süreyle ertelenir.
  2. 15 Yıldan Fazla ve Müebbet Gerektiren Suçlar (10 Yıl Erteleme):
    • Üst sınırı 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 10 yıl süreyle ertelenir.

Erteleme süresince dava ve ceza zamanaşımları işlemez; dosya ve deliller özel bir adli sistemde muhafaza edilir.

Dosyalar Nasıl Kapanacak ve Sicil Nasıl Temizlenecek? (Madde 5 ve Madde 6)

  • Özel Kayıt Sistemi (Madde 5): Erteleme kararları genel adli sicil (sabıka) kaydına işlenmez; bunlara mahsus özel ve gizli bir sisteme kaydedilir.
  • Denetim Sürecinde Yeni Suç İşlenmezse: Belirlenen 5 veya 10 yıllık erteleme süresi terör nitelikli yeni bir suç işlenmeksizin tamamlandığı takdirde;
    • Soruşturma aşamasındaki dosyalar için „Kovuşturmaya Yer Olmadığı“ (takipsizlik),
    • Devam eden davalar için „Düşme“ kararı verilir.
    • Kesinleşmiş cezalar ise hiç cezaevine girilmeden infaz edilmiş sayılır.
  • Yeni Suç İşlenirse: Erteleme süresi içinde terör suçlarından biri işlenirse erteleme kaldırılır, yargılamaya veya cezanın infazına kaldığı yerden devam edilir.

Memuriyet ve Siyasi Hakların İadesi Nasıl Olacak? (Madde 7/4)

Çerçeve Yasa uyarınca hakkında erteleme kararı verilen kişilerin mahkûmiyet veya dava nedeniyle uğradıkları hak yoksunlukları (kamu hizmetlerinden yasaklanma, seçme-seçilme hakkı vb.) kendiliğinden kalkmaz.

Hakların iadesi için şu mekanizma işleyecek:

  • Bekleme Süresi Şartı: 5 yıllık ertelemelerde kararın verildiği tarihten itibaren en az 2 yıl, 10 yıllık ertelemelerde ise en az 3 yıl geçmiş olması gerekir.
  • Kurul Talebi ve Mahkeme Kararı: Süreyi sorunsuz tamamlayan kişilerin hak yoksunluklarının kaldırılması, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Özel Kurul tarafından mahkemelerden veya İnfaz Hâkimliğinden talep edilir. İlgili yargı mercii kararıyla haklar iade edilir.

Kimler Bu Ertelemeden Yararlanamaz? (Açık İstisnalar)

Kanun metninde açıkça belirtildiği üzere;

  • Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş kasten öldürme (cinayet) suçları,
  • 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet/ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren eylemler,

erteleme ve düşme kapsamının tamamen dışındadır. Bu suçlardan yargılanan veya ceza alan kişilerin infaz ertelemesinden yararlanması mümkün değildir.

Continue Reading

Avrupa

MADDE GEREKÇELERİ VE HUKUKİ İLKELER: Çerçeve Yasa’nın Maddeleri Hangi Gerekçelerle Hazırlandı?

yazar

Published

on

By

Haber: Cemil Baysal

http://instagram.com/cemil_baysal

NKARA — TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan „Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun“ (Çerçeve Yasa), sadece maddeleriyle değil, kanun teklifine eklenen „Madde Gerekçeleri“ ile de adli mekanizmanın kanunu nasıl yorumlayacağını ve uygulayacağını hukuki bir netliğe kavuşturuyor.

Madde gerekçeleri; hem yargı organları (hakim, savcı ve infaz hakimleri) hem de yurt dışındaki T.C. Dış Temsilcilikleri nezdinde yürütülecek işlemlerde temel rehber niteliği taşıyor.

1. Amacın Sınırları ve Kapsam İlkesi (Madde 1 ve 2 Gerekçesi)

  • Neden Hazırlandı? Madde 1 gerekçesinde kanunun ana amacının; örgütün silahsızlandığının güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu durumun MGK kararıyla teyit edilmesinin ardından, ertelenme ve tasfiye adımlarının hukuki çerçevesini belirlemek olduğu vurgulanmaktadır.
  • Suç Sınırlandırması: Madde 1’in ikinci fıkra gerekçesinde, yasa kapsamının yalnızca PKK/KCK örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçlarla sınırlandırıldığı; terör dışı adi suçların bu kanunun tamamen dışında tutulduğu açıkça ifade edilmektedir.

2. Koruma Tedbirleri ve Üst Mahkeme Dosyaları (Madde 4 Gerekçesi)

Madde 4 gerekçesi, yurt dışındaki vatandaşların en çok karşılaştığı gıyabi tutuklama, yakalama ve istinaf/Yargıtay aşamasındaki dosyalarına ilişkin hakimlerin izleyeceği yolu netleştirmektedir:

  • Re’sen İşlem Yapılamaz Şartı: Gerekçede önemle belirtildiği üzere; mahkemeler veya Yargıtay kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla kendiliğinden (re’sen) koruma tedbirlerini kaldıramaz. İşlem yapılabilmesi için MGK kararının yayımlanması ve kişilerin 6 ay içinde yazılı başvuruda bulunması şarttır.
  • Lehe Olan Durumların Korunması: Gerekçede dikkat çekilen kritik bir diğer ilke ise şudur: İstinaf veya Yargıtay’daki bir dosyada kişi hakkında zaten beraat veya zamanaşımı nedeniyle düşme gibi ertelemeden daha lehe bir durum varsa, erteleme için dosya bozulmaz; yargılama esastan incelenerek kişinin beraati neticelendirilir.

3. Özel Kayıt Sistemi ve Adli Sicil Güvencesi (Madde 5 ve 6 Gerekçesi)

  • Gizlilik ve Kullanım Amacı: Madde 5 gerekçesine göre; erteleme kararları genel adli sicil (sabıka) sistemine işlenmez, bunlara mahsus özel bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, kamuya açık tutulamaz ve savcı/hakimler tarafından yalnızca erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenip işlenmediğini denetlemek amacıyla talep edilebilir.
  • Cezanın Çekilmiş Sayılması: Madde 6 gerekçesinde, 5 veya 10 yıllık erteleme sürelerinin terör suçu işlenmeksizin tamamlanması halinde, verilen hapis cezasının hukuken tamamen infaz edilmiş sayılacağı ve kişinin cezaevine girme ya da denetimli serbestlik infazı çekme yükümlülüğünün kalmayacağı belirtilmektedir.

4. Kamu Görevlilerine Yasal Korunma Güvencesi (Madde 10 Gerekçesi)

  • Sorumsuzluk İlkesi: Madde 10 gerekçesinde, kanunun amacını gerçekleştirmek üzere yurt içinde ve yurt dışı temsilciliklerde görev yapan tüm kamu personeline (diplomatlar, mülki amirler, emniyet mensupları, komisyon üyeleri) tam yasal güvence sağlandığı; yürüttükleri bu adri ve idari işlemler nedeniyle gelecekte haklarında idari, hukuki veya cezai takibat yapılamayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Continue Reading
Advertisement

Trendler