Connect with us

İsviçre

Benim Uçuşla İlgili Özel Bilgilerim Ne Olacak? – Yeni Terörle Mücadele Yasası

yazar

Published

on

Haber Cemil Baysal

Adı, adresi, kredi kartı numarası: İsviçre’deki uçak yolcularının verileri bundan böyle Federal Hükümet’e iletiliyor.

Uçarken Beni Neler Bekliyor?

Yeni Flugpassagierdatengesetz yasası ile Federal Hükümet, İsviçre üzerinden seyahat eden tüm uçak yolcularının verilerini toplamayı ve işlemeyi amaçlıyor. Yasal düzenleme yürürlüğe girdiğinde, havayolu şirketleri ve seyahat acenteleri, uçuş rezervasyonu yaparken müşterilerin verdikleri tüm bilgileri Federal Hükümet’e iletmek zorunda kalacak.

Federal Hükümet, yeni yasayı Çarşamba günü kabul etti ve Parlamento’ya gönderdi. Parlamento’da çoğunluk sağlanırsa ve İsviçre halkı referandum başlatmazsa, yasanın 2026’da yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Federal Hükümetin Hangi Verileri Toplamayı Planladığı Veriler arasında ad, soyadı, adres ve telefon numarası gibi iletişim bilgileri, kredi kartı numarası ve bagaj bilgileri bulunuyor. Özellikle korunması gereken veriler arasında, örneğin menü seçiminden çıkan dini inançlar gibi detaylar, kişilerin ten rengi ve benzer kişisel veriler Federal Hükümet tarafından kullanılmayacağı belirtiliyor.

Bugünkü Durum Ne?

Bugün Federal Hükümet uçak yolcu verilerini toplayamıyor. Ancak şu anda havayolu şirketleri, İsviçre’den bir uçuşun, ilgili ülkelerde benzer bir yasaya sahip olduğunda, yolcularının verilerini ilgili makamlara iletmek zorundalar.

Federal Hükümetin Bu Yasaya İhtiyacı Neden Var?

Federal Hükümet, uçak yolcu verilerini terörizm ve ağır suçlarla mücadelede kullanmak istiyor. Dünya genelinde 70’ten fazla ülke, bunu yapıyor, bunlar arasında AB ülkeleri ve ABD de var. Uluslararası alanda, yolcu uçuş verilerinin kullanımına „Passenger Name Record“ (PNR) deniyor. Federal Hükümet, İsviçre’nin Avrupa’da bir güvenlik açığı haline gelmemesi için bu yasanın gerekliliğini vurguluyor. Suçluların İsviçre üzerinden Avrupa’ya gizlice ulaşıp ardından seyahatlerine kara yoluyla devam etmesini önlemeyi amaçlıyor.

Veriler Nasıl Korunacak?

Yeni yasayla birlikte, Federal Polis Ofisi’nde (Fedpol) Passenger Information Unit (PIU) adlı yeni bir ekip oluşturulacak. Havayolu şirketleri verileri sadece PIU’ya iletebilecek. PIU, verileri arama sistemlerinin bilgileriyle karşılaştıracak. Bir PNR’de ağır suçlar veya terörizme dair ipuçları varsa, çalışanlar bu eşleşmeyi manuel olarak kontrol edecekler. Bilgiler ancak sonra, örneğin polise, ilgili makamlara iletiliyor.

Federal Hükümetin Gelişmiş Gizlilik Önlemleri Federal Hükümet, gizlilik önergesini „danışma sürecinden sonra daha da sıkılaştırdı“. Örneğin, veri saklama süresini kısalttı ve suç kataloğunu sınırladı. Bu kataloga, tecavüz, uyuşturucu ticareti ve kara para aklama da dahil.

Yasanın Kabul Edilmemesi Durumunda Ne Olur?

Yeni yasayla, Federal Hükümet aynı zamanda İsviçre’nin ekonomik konumunu da korumak istiyor. Çünkü bir PNR sistemi, İsviçre’nin gelecekte ABD’nin Vize Muafiyeti Programı’na devam edebilmesinin koşuludur. Bir PNR sistemine sahip olmadan, İsviçreli insanlar gelecekte belki de turistik veya ticari amaçlarla ABD’ye vizesiz giremeyebilirler.

Karşıtların Eleştirileri Yasa taslağı, danışma sürecinde oldukça tartışmalıydı. Örneğin, SVP yasayı, „yetkilerin sulandırılmasına“ neden olacağı gerekçesiyle reddetti. Yeşiller ve SP da görüşlerinde eleştirel oldu. Yasada „uçuş yolcularının temel haklarına ağır, orantısız müdahaleler“ olduğunu belirttiler. Federal Hükümet, bu eleştirileri dikkate alarak yasa metnini yeniden gözden geçirdi ve bazı iyileştirmeler yapmayı kabul etti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Zürih’te Türkiye Başkonsolosluğu’na Boyalı Saldırı: 3 Şüpheli Gözaltına Alındı

yazar

Published

on

By

ZÜRİH – İsviçre’nin Zürih kentinde bulunan Türkiye Başkonsolosluğu, 9 Temmuz 2026 Perşembe gecesi düzenlenen boyalı saldırının hedefi oldu. Zürih Şehir Polisi’nin (Stadtpolizei Zürich) yaptığı resmi açıklamaya göre olay, saat 22.00 sularında Kreis 6 bölgesindeki başkonsolosluk binası önünde meydana geldi.

Polis açıklamasına göre yaklaşık 20 kişiden oluşan, bir kısmı yüzünü maskeyle gizleyen grup, konsolosluk binasının dış cephesine boya dolu şişeler fırlattı. Saldırı sırasında bölgede görev yapan polis devriyesi olayı fark ederek takviye ekip talebinde bulundu. Kısa sürede olay yerine sevk edilen ekipler, kaçan şüphelilerin yakalanması için çevrede geniş çaplı arama başlattı.

Saldırı sonucunda Türkiye Başkonsolosluğu binasının dış cephesinde maddi hasar meydana gelirken, olay yerinde bulunan Zürih polisine ait bir devriye aracı da boya isabet etmesi nedeniyle zarar gördü. Polis, olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını bildirdi.

Yapılan çevre aramaları sonucunda olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen üç kişi gözaltına alındı. Zürih Şehir Polisi’nin verdiği bilgiye göre gözaltına alınan şüphelilerden ikisi 18 ve 20 yaşlarında İsviçre vatandaşı, üçüncü şüpheli ise 18 yaşında Bosna-Hersek vatandaşı bir kadın. Zanlılar ifadeleri alınmak ve haklarında adli işlem başlatılmak üzere polis merkezine götürüldü.

Yetkililer, saldırının arka planı, olası siyasi motivasyonu ve olayda başka kişilerin bulunup bulunmadığının araştırıldığını belirtti. Delil toplama çalışmalarının sürdüğü, olay yeri inceleme ekiplerinin konsolosluk çevresinde kapsamlı inceleme yaptığı ifade edildi.

Zürih Şehir Polisi, soruşturmanın devam ettiğini bildirirken, olayla ilgili bilgi sahibi olan kişilerin emniyet birimlerine başvurmalarını istedi. Saldırının ardından konsolosluk çevresinde güvenlik önlemleri de artırıldı.

#isviçre#schweiz#zürih#zürich#sondakika

Continue Reading

İsviçre

AB’nin Yeni İltica Paktında Yeni Dönem: İsviçre’de Dijital Kayıt ve Sınır Süreçleri Değişiyor

yazar

Published

on

By

Avrupa Birliği’nin uzun süredir hazırlıkları devam eden kapsamlı iltica ve göç reformu uygulama aşamasına girerken, Schengen ve Dublin sistemine bağlı olan İsviçre de yeni kurallara uyum sürecini başlattı. Avrupa genelinde göç yönetimini ortak kurallarla güçlendirmeyi hedefleyen düzenlemeler, sınır kontrollerinden biyometrik kayıt sistemine kadar birçok alanda önemli değişiklikler içeriyor.

Yeni sistem kapsamında iltica başvurusu yapan kişilerin kimlik tespit süreçleri daha ayrıntılı hale getiriliyor. Buna göre 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ile yetişkinlerden yalnızca parmak izi değil, yüz biyometrisi de alınarak Avrupa’nın ortak veri tabanına kaydedilecek. Yetkililer, bu uygulamanın farklı ülkelerde yapılan mükerrer iltica başvurularını önlemeyi, kimlik tespitini hızlandırmayı ve güvenlik kontrollerini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Reformun en dikkat çeken başlıklarından biri ise AB’nin dış sınırlarında uygulanacak hızlandırılmış sınır prosedürleri oldu. İltica başvurularının kabul oranı Avrupa genelinde yüzde 20’nin altında kalan ülkelerden gelen kişiler için dosyalar, Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları sınır merkezlerinde daha kısa sürede değerlendirilecek. Bu süreçte başvuruların hızlı şekilde sonuçlandırılması ve şartları karşılamayan kişilerin geri dönüş işlemlerinin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor. İsviçre, AB üyesi olmadığı için bu sıkı sınır merkezlerini kendi topraklarında kurmakla yükümlü olmasa da, sistemin getirdiği sıkı Dublin kontrollerinden ve veri paylaşımından doğrudan yararlanacak.

İsviçre açısından da yeni düzenlemeler büyük önem taşıyor. Her ne kadar Avrupa Birliği üyesi olmasa da Schengen ve Dublin anlaşmalarına taraf olan ülke, ortak iltica sisteminin veri tabanı ve kayıt unsurlarını kendi mevzuatına uyarlıyor. İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM), 2026 yılı için yaklaşık 25 bin iltica başvurusu beklediğini açıklarken, Avrupa genelinde devreye giren yeni dijital kayıt sisteminin ve güncellenen Dublin kriterlerinin, İsviçre’ye yönelik ikincil göç hareketlerini önlemede ve başvuruları daha etkin yönetmede önemli rol oynayacağını değerlendiriyor.

Göç politikalarını destekleyen çevreler, reformun Avrupa genelinde düzensiz göçü kontrol altına alacağını ve iltica sistemindeki suistimalleri azaltacağını savunuyor. İnsan hakları kuruluşları ise özellikle AB dış sınırlarında kurulacak hızlandırılmış işlem merkezlerinin, bireysel başvuruların yeterince ayrıntılı incelenmesini zorlaştırabileceği ve özellikle çocuklar ile kırılgan grupların haklarının korunmasına ilişkin yeni tartışmalar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Uzmanlara göre yeni iltica paktı, önümüzdeki dönemde yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinde değil, Schengen sistemine dahil olan İsviçre’de de göç yönetiminin işleyişini ve dijital altyapısını önemli ölçüde değiştirecek; uygulamanın sahaya yansımaları yakından takip edilecek.

#Asyl#avrupa#iltica#europa#schweiz

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Bir İlk: Çocuk Hastanesinde “Martha’s Rule” Kalıcı Hale Geldi

yazar

Published

on

By

İsviçre sağlık sisteminde hasta haklarını ve çocuk güvenliğini güçlendiren önemli bir adım atıldı. Luzern’deki Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi (Kinderspital Zentralschweiz), başarılı pilot uygulamanın ardından 6 Temmuz itibarıyla “Martha’s Rule” (Martha Yasası) sistemini kalıcı olarak hayata geçiren ülkedeki ilk sağlık kurumu oldu. Yeni uygulama, hastanede tedavi gören çocukların ailelerine kritik durumlarda ikinci bir tıbbi değerlendirme talep etme hakkı tanıyor.

Aileler Bağımsız Uzman Ekibini Doğrudan Çağırabilecek

“Martha’s Rule” kapsamında anne ve babalar, çocuklarının sağlık durumunun kötüleştiğini düşündüklerinde ve mevcut tedavi ekibinin müdahalesini yetersiz bulduklarında, doğrudan bağımsız yoğun bakım veya kritik bakım ekibinden acil ikinci değerlendirme isteyebilecek. Böylece tedaviyi yürüten ekipten bağımsız uzmanlar kısa sürede devreye girerek çocuğun durumunu yeniden değerlendirecek.

Pilot Uygulama Olumlu Sonuç Verdi

Hastanenin bağlı bulunduğu LUKS Grubu, kalıcı uygulamaya geçmeden önce yürütülen pilot sürecin başarılı geçtiğini açıkladı. Deneme döneminde aileler sistemi yaklaşık 40 kez kullanırken, iki başvuruda bağımsız uzman ekibin ikinci değerlendirmesiyle olası risklerin önüne geçildi. Uzmanlar, çocukların sağlık durumundaki küçük ancak kritik değişiklikleri çoğu zaman ilk fark eden kişilerin anne ve babalar olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni Hastanenin Dijital Altyapısına Entegre Edildi

Merkezi İsviçre Çocuk Hastanesi, sonbaharda Luzern’de hizmete açılacak yeni binasına taşınmaya hazırlanıyor. “Martha’s Rule” çağrı ve takip sistemi de yeni hastanenin dijital klinik altyapısına ve hasta odalarındaki bilgi panellerine kalıcı olarak entegre edildi.

Göçmen Aileler İçin Önemli Bir Güvence

Yeni uygulamanın özellikle göçmen aileler için önemli bir güvence sağlaması bekleniyor. Dil engeli, iletişim zorlukları veya İsviçre sağlık sistemine yeterince hâkim olmama gibi nedenlerle endişelerini dile getirmekte zorlanan aileler, artık doğrudan bağımsız uzman ekibinden değerlendirme talebinde bulunabilecek.

İngiltere’den İsviçre’ye Uzanan Hasta Güvenliği Modeli

“Martha’s Rule”, İngiltere’de 13 yaşındaki Martha Mills’in sepsis nedeniyle yaşamını yitirmesi ve ailesinin uyarılarının zamanında dikkate alınmadığının ortaya çıkmasının ardından geliştirilen bir hasta güvenliği modeli olarak hayata geçirildi. İsviçre’de ilk kez Luzern’de kalıcı olarak uygulanmaya başlayan sistemin, önümüzdeki dönemde diğer kantonlardaki çocuk hastaneleri ve üniversite kliniklerine de örnek olması bekleniyor.

#İsviçre#Luzern#schweiz#luzern#MarthasRule

Continue Reading

Trendler