Dünya
Paskalya Bayramı: Hristiyan Geleneği ve Tarihi
“İsa” için “Müslümanlar İsa’yı bir peygamber olarak kabul ederken, Hristiyanlar İsa’yı Tanrı olarak görüyorlar”diyebiliriz. Bu yazıda, bu hafta sonu kutlanan Hristiyanların Paskalya bayramının tarihsel ve geleneksel yönlerini ele alacağız.
Çalıştığımız iş yerinde her yıl ‘Osternferien’ adıyla tatile ayrılıyoruz. Komşumuz Paskalya bayramını kutluyor. Marketlerde renkli yumurtalar satılıyor. Peki, komşumuzla iş arkadaşımız neden Paskalya bayramını kutluyor, Paskalya’da iş yerinin neden kapandığını ve bunların neden yapıldığını biliyor muyuz?
Paskalya bayramının kökenleri, anlamı, kutlama şekilleri, sembolleri ve diğer önemli günleri hakkında kapsamlı bir metin oluşturduk. Her bir bölümde Paskalya’nın farklı yönlerini ele aldık ve bayramın Hristiyanlık içindeki önemini vurguladık. Ayrıca, bayrama özgü geleneklerin ve sembollerin kökenleri ve anlamları hakkında da bilgileri toparladık.
Paskalya ile ilgili soruları sıralayacak olursak:
- Paskalya nedir, neden kutlanır?
- Paskalya bayramı ne zaman kutlanır?
- Paskalya’da ne yapılır?
- Paskalya yumurtasının hikayesi nedir?
- Paskalya bayramının sembolleri nelerdir?
- Palmsonntag, Gründonnerstag ve Karfreitag gibi Paskalya bayramı günlerinin önemi nedir?
- Paskalya sembollerinin anlamları nelerdir?
- Paskalya bayramının kökenleri ve tarihçesi hakkında bilgi verebilir misiniz?
- Paskalya bayramının Hristiyanlık içindeki önemi nedir?
- Paskalya bayramının gelenekleri ve kutlama şekilleri nelerdir?
- Paskalya ile ilgili eski pagan gelenekleri nelerdir?
Hristiyan kaynaklarına göre: Paskalya, Hristiyan dünyasında Hz. İsa‘nın dirilişini kutlamak için kutlanan kutsal bir bayramdır. Hz. İsa‘nın çarmıha gerilmesinden üç gün sonra dirilmesinin anısına kutlanan bu özel zaman, Hristiyanlık inancında yeniden doğuş ve umudun sembolü olarak kabul edilir.
Noel’den sonra en büyük bayram olarak kabul edilen Paskalya , Hristiyanların Hz. İsa‘nın ölümünden sonra yeniden hayata dönüşünü kutlama fırsatı sunar. Hz. İsa‘nın çarmıha gerildiği ve öldüğü gün olan Karfreitag ise Almanya gibi birçok ülkede özel bir anlam taşır. Bu gün genellikle et tüketimi kısıtlanır veya bazı geleneksel yemekler yapılmaz. Bunun yerine balık veya sebze tabanlı yemekler tercih edilir. Ancak her ülkede ve hatta ailede bu uygulama farklılık gösterebilir, bu yüzden bölgesel veya ailevi geleneklere göre değişebilir.
Paskalya, Hristiyanların bir araya gelip sevdikleriyle birlikte Hz. İsa‘nın dirilişini kutladığı, umudu yeniden yeşerttiği ve birbirlerine sevgi ve dayanışma ile yaklaştığı anlamlı bir zaman dilimidir.
Paskalya Nedir, Neden Kutlanır? Paskalyada Ne Yapılır?
Paskalya nedir, neden kutlanır?
Paskalya kelimesi, İbranice kökenlidir ve kelimenin önce Yunanca’ya, daha sonra Avrupa dillerine geçtiği bilinir. İngilizce’de “Easter” olarak bilinen Paskalya, diğer Batılı dillerde Eastre, Ostern ya da Pasen, Paskar gibi farklı isimlerle anılır. Dilimize Rumca “Pashalia” kelimesinden türeyerek girmiştir ve anlamı “geçiş, geçmek” demektir. Peki, Paskalya Bayramı’nın anlamı nedir?
Paskalya Bayramı’nda Hz. İsa’nın dirilişi kutlanır. Hristiyan dinine göre, Hz. İsa çarmıha gerildikten üç gün sonra dirilmiş ve göğe yükselmiştir. Hatta bu nedenle Paskalya, “Diriliş Pazarı” ve “Kıyam Yortusu” isimleriyle de anılır. Bu bayramın bilinen en eski kutlanma tarihi ise 2. yüzyıla kadar gitmektedir.
Paskalya’nın sembolü, bildiğiniz gibi yumurta ve tavşandır. Paskalya yumurtası, önceki yüzyıllarda paganizmin sembolüydü ve geleneksel olarak ilkbaharı, doğanın uyanışını simgelemektedir. Paskalya tavşanı ise doğurganlığıyla bilinen bir hayvan olduğu için yeniden doğuşu sembolize eder. Hz. İsa’nın doğumu doğurganlık, yaşam ve olgunluğun karşılığıdır.
Paskalya Bayramı ne zaman kutlanır?
Paskalya Bayramı Ortodokslar, Katolikler ve Protestanlar tarafından farklı zaman dilimlerinde kutlanır. Ancak bayram kutlamaları, yaklaşık olarak mart ile nisan sonuna kadar olan dönemde gerçekleşir.
Paskalya, beş hafta süren Büyük Perhiz dönemi ile son hafta başlayan Kutsal Hafta’yı kapsar. Paskalya Günü’nde (Diriliş Günü) ise sona erer. Hristiyanlar bu perhiz döneminde 40 gün boyunca hayvansal gıda tüketmezler.
Son olarak bu yıl Paskalya Bayramı’nın 29 Mart – 1 Nisan 2024 arası kutlanacağını da belirtelim.
Paskalyada ne yapılır?
Paskalya Bayramı, farklı ülkelerde farklı şekillerde kutlanmaktadır. En yaygın kutlama şekli ise kilisede yapılan ayinler ve insanların birbirlerine genellikle çikolatadan yapılan Paskalya tavşanı ve farklı renklere boyanmış Paskalya yumurtası hediye etmesidir. Ayrıca Paskalya Günü için evlerde Paskalya çöreği yapılır, mumlar yakılır ve çeşitli dualar okunur.

Paskalya Pazarı gecesi Hristiyanlar karanlık kiliselere ışığı taşırlar.
Paskalya yumurtasının hikayesi
Rengarenk boyanmış yumurtaların Paskalya Bayramı’nın simgelerinden biri olduğunu söyledik. Bu konuda farklı inanışlar olsa da yaygın bir inanışa göre, Hz. İsa çarmıha gerildiğinde, yaralarından yere kan akar. Yere düşen bir kan damlası, Paskalya yumurtasını oluşturur. Hz. İsa‘nın yanında ağlayarak dua eden Hz. Meryem‘in gözyaşları ise kırmızı yumurtaya damlar ve yumurtanın üzerinde desenler oluşturur. Diğer yumurtalarda da aynısı yaşanır. Bunu gören Hz. Meryem tüm yumurtaları bir mendilin içinde toplar, oğlunun cenazesini almak için Pontius Pilate‘e doğru yola çıkar. Yolculuğu boyunca karşılaştığı her çocuğa barış içinde yaşamalarını dileyerek bir yumurta verir. Hz. Meryem, Pilate‘nin sarayına ulaştığında bayılır, böylece yumurtalar dünyanın her yerine dağılır…
Başka bir ifadeyle yumurta, yeni yaşamın sembolüdür. Hristiyanlar için Paskalya yumurtaları, Hz. İsa‘nın dirilişinin bir sembolü olarak kullanılır. Hristiyanlar, Hz. İsa‘nın dirilişi aracılığıyla ölümün ve günahın üstesinden geldiğine inanırlar. Günümüzde çoğu Paskalya yumurtası çikolatadan yapılır ve renkli folyo ile kaplanır. Önceki dönemlerde ise tavuk yumurtaları sertleşene kadar kaynatılır ve ardından elle süslenirdi.
Paskalya’da süslü ve renkli yumurtalar satılmasının kökenleri eski geleneklere dayanır. Bu geleneğin temelinde Hristiyanlığın Paskalya Bayramı‘na ve doğrudan Hz. İsa‘nın dirilişine bağlı olan sembolizm yatar.
Yeniden Doğuş ve Diriliş: Paskalya, Hristiyan inancında Hz. İsa‘nın ölümünden sonra üçüncü gününde dirilerek yeniden hayata dönüşünü kutlar. Renkli yumurtalar, bu yeniden doğuşun sembolüdür. Yumurtanın kabuğunu kırarak çıkan yeni hayat, Hz. İsa‘nın dirilişiyle bağlantılıdır.
İlkbaharın Başlangıcı: Paskalya genellikle ilkbahar aylarında kutlanır ve bu dönem doğanın uyanışını, canlanışını simgeler. Renkli yumurtalar, doğanın yeniden canlanışını ve tazelenişini temsil eder.
Eski Pagan Gelenekleri: Hristiyanlık öncesi dönemlerde, Paskalya‘da renkli ve süslü yumurtaların kullanılması eski pagan geleneklerinden kaynaklanabilir. Birçok eski kültürde yumurta, doğurganlık, bereket ve yeniden doğuşun sembolü olarak kabul edilirdi. Hristiyanlık yayıldıkça, bu geleneklerin bazıları Hristiyan kutlamalarına dahil edilmiş olabilir.
Çocuklar İçin Eğlenceli Bir Gelenek: Ayrıca, renkli ve süslü yumurtalar Paskalya‘da çocuklar için eğlenceli bir gelenek haline gelmiştir. Yumurta boyama etkinlikleri, aileleri bir araya getirir ve çocuklar için keyifli bir zaman geçirme fırsatı sunar.
Sonuç olarak, Paskalya‘da süslü ve renkli yumurtaların satılması, hem Hristiyan inancının sembolizmiyle hem de eski geleneklerin etkisiyle ilişkilendirilebilir. Bu renkli yumurtalar, bayramın kutlanmasının bir parçası olarak hem dini hem de kültürel anlamlar taşır.
Palmsonntag, Gründonnerstag, Karfreitag ve diğer Paskalya bayramı günleri Hristiyan inancında büyük öneme sahiptir ve çeşitli olayları anma amacı taşır.
Palmsonntag (Yaprağın Pazarı):
Palmsonntag, Paskalya‘dan önce gelen haftanın başlangıcıdır ve Hz. İsa‘nın Kudüs’e girişini kutlar. Hz. İsa, bir eşeğe binerek Kudüs’e girerken insanlar onu sevinçle karşılamış ve yollarına palmiye yaprakları ve elbiseler sermişlerdir. Bu olay, Hz. İsa‘nın krallığının müjdesini verdiği bir olay olarak kabul edilir.
Gründonnerstag (Yeşil Perşembe):

“Yeşil Perşembe’de Hz. İsa, havarileriyle akşam yemeği yedi. İşte 1899 yılından bir Renkli Taşbaskı (Yağlıboya).”
Gründonnerstag, Hz. İsa‘nın son akşam yemeğini öğrencileriyle paylaştığı ve ardından ihanet edildiği Perşembe gününü işaret eder. Bu gün, Hz. İsa‘nın ölümünün öncesini ve son akşam yemeğini anma günü olarak kabul edilir.
Ayrıca, Hz. İsa‘nın öğrencilerinin ayaklarını yıkadığı ve Hz. İsa‘nın tutuklandığı Gethsemane Bahçesi’nde yaşanan olayları da anar.
Karfreitag (Kara Cuma):
Karfreitag, Hz. İsa‘nın çarmıha gerildiği ve öldüğü günü simgeler. Bu gün, Hristiyanlıkta acıyı, yas ve ibadeti anma günüdür. “Kar” kelimesi, keder, acı veya yas anlamına gelir.
Saat 15:00’te genellikle ibadetler düzenlenir, çünkü bu, geleneksel olarak Hz. İsa‘nın çarmıha gerilmesinin olduğu saat olarak kabul edilir.
Paskalya bayramı boyunca yaşanan bu olaylar, Hristiyan inancının merkezi bir parçasını oluşturur ve Hz. İsa‘nın ölümü ve dirilişini anlamak için
önemlidir. Ayrıca, Paskalya tarihini
belirleme ve diğer Hristiyan bayramlarını bu tarihe göre ayarlama süreci de, Hristiyanlık tarihindeki önemli kararları yansıtır.
Ostersymbole, yani yumurtalar, tavşanlar, kuzular ve ateş, Paskalya bayramını temsil etmektedir. Bazıları Hristiyan geleneklerinden gelirken, diğerleri daha eski pagan geleneklerinden türemiştir. İşte bu sembollerin anlamları:
Osterei (Paskalya Yumurtası):
Paskalya sabahı hediye edilen, sert pişmiş yumurta, Hristiyanlıkta hem Hz. İsa‘nın ölümünü hem de dirilişini simgeler.
Yumurta kabuğunun kırmızıya boyanması, Hz. İsa‘nın kanını simgeler. Bu şekilde, yumurta ölüm ve dirilişin sembolü haline gelir.
Ortaçağ’da, Paskalya’ya kadar yumurtalar oruç nedeniyle yenmediğinden, bu dönemde biriktirilir ve kırmızı renkte boyanır ve kilisede kutsanır, böylece kutsanmış yumurtalar diğerlerinden ayırt edilir.

Osterhase (Paskalya Tavşanı):
Tavşan, yüzyıllardır doğurganlık sembolüdür. İlkbaharda doğan yavrularıyla birlikte, yeniden doğuşu ve canlanışı temsil eder.
Bazı teorilere göre, Almanya’daki “Ostara” isimli bir pagan tanrıçadan türemiş olabilir.
Tavşanın yumurta bırakması ile ilişkilendirilmesi, muhtemelen 17. yüzyılda Alsas’ta ortaya çıkmıştır.
Osterlamm (Paskalya Kuzusu):
Kuzu, temizlik ve barışın sembolüdür. Beyaz yünü, masumiyeti ve huzuru temsil eder.
“Agnus Dei” olarak bilinen “Tanrı’nın Kuzusu”, Hz. İsa‘nın dirilişini simgeler. Bu nedenle, kuzu Paskalya‘nın önemli bir sembolüdür.
Osterfeuer und Osterkerze (Paskalya Ateşi ve Paskalya Mumu):
Paskalya ateşi, eski pagan ritüellerinden türetilmiştir. Güneşi temsil eder ve ilkbaharın gelişini kutlar.
Paskalya mumu, Hz. İsa‘nın ölümünü ve dirilişini simgeler. Kutsal ışığı temsil eder ve ölümün yenilgisini vurgular.
Bu semboller, hem Hristiyan inancının hem de eski pagan geleneklerinin birleşimini yansıtır ve Paskalya bayramının derin anlamlarını kutlar.
Dünya
İki Covid-19 aşısının çok nadir vakalarda pıhtılaşmaya yol açma nedeni açıklandı
Covid-19’a karşı aşılama kampanyasının başlamasından beş yıl sonra, iki vektör bazlı aşının nadir durumlarda ciddi kan pıhtılaşmasına neden olmasının arkasındaki biyolojik mekanizma bilimsel olarak netleştirildi. Araştırmaya göre ağır komplikasyonlar ortalama her 200 bin aşıdan birinde görüldü.
Bulgular, saygın tıp dergisi New England Journal of Medicine’da yayımlandı.
Yaklaşık 900 vaka, 200 ölüm
Söz konusu yan etki, özellikle AstraZeneca’nın “Vaxzevria” ve Johnson & Johnson’ın adenovirüs tabanlı aşıları sonrasında görüldü. Avrupa’da yaklaşık 900 vaka kaydedilirken, bunlardan 200’ü ölümle sonuçlandı.
Uzmanlar, milyarlarca doz uygulandığı dikkate alındığında riskin son derece düşük olduğunu vurguluyor. Ancak vakalar, birçok Avrupa ülkesinde bu aşıların kullanımının sınırlandırılmasına veya durdurulmasına yol açmıştı.
Sorunun kaynağı: Adenovirüs ve genetik yatkınlık
Araştırmayı yürüten ekip, komplikasyonun doğrudan aşıdaki etken maddeden değil, taşıyıcı olarak kullanılan adenovirüs vektöründen kaynaklandığını belirledi.
Çalışmaya göre, belirli genetik yatkınlığa sahip kişilerde bağışıklık sistemi, adenovirüsün protein VII (pVII) adlı bileşenine karşı antikor üretirken, yapısal benzerlik nedeniyle vücudun kendi proteini olan “Plaklet Faktör 4”e (PF4) yanlışlıkla saldırabiliyor.
Bu durum, kan pulcuklarının (trombosit) aktive olmasına ve pıhtı oluşumuna yol açarken, aynı anda trombosit sayısının düşmesine neden oluyor. Bu çelişkili tablo hem pıhtılaşma hem de ağır kanama riskini beraberinde getiriyor.
Araştırmacılar, sürecin nadir bir somatik mutasyon ile genetik yatkınlığın birleşmesi sonucu ortaya çıktığını belirtti. Uzmanlar bunu, “anahtarın dişlerinden birinin değişmesi ve artık başka bir kilide uyması” benzetmesiyle açıkladı.
21 hastanın kan örneği incelendi
Almanya genelinden 21 hastanın kan örnekleri üzerinde yapılan incelemeler ve hayvan deneyleri, söz konusu mekanizmayı doğruladı. Mutasyona uğramamış antikorların PF4’e çok daha zayıf bağlandığı ve pıhtı oluşumunun belirgin şekilde azaldığı gözlendi.
Bilim insanları, bu bulgunun gelecekte adenovirüs tabanlı aşıların daha güvenli hale getirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Gelecekteki aşılar için umut
Adenovirüs vektörleri, düşük maliyetli ve lojistik açıdan avantajlı olmaları nedeniyle halen önemli bir teknoloji olarak görülüyor. Ebola aşısı da aynı prensibe dayanıyor; grip, sıtma ve tüberküloza karşı geliştirilen birçok aşı adayı da bu yöntemi kullanıyor.
Araştırmacılar, protein VII üzerindeki kritik bölgenin değiştirilmesiyle benzer yan etkilerin önlenebileceğini belirtti.
Uzmanlara göre çalışma, nadir görülen bir yan etkinin moleküler düzeyde açıklanmasını sağlarken, biyomedikal araştırmaların karmaşık güvenlik sorularına yanıt verebildiğini de ortaya koyuyor.
Dünya
Yeni Belgeler Epstein’in Ölümüne İlişkin Tarih Tartışmasını Gündeme Taşıdı
Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’in ölümüne ilişkin yeni yayımlanan belgeler, kamuoyunda tartışmaları yeniden alevlendirdi. Dosyalarda yer alan bazı tarih bilgileri, resmî açıklamanın hazırlanma sürecine ilişkin soru işaretlerine yol açtı.
Resmî kayıtlara göre Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Metropolitan Correctional Center adlı federal cezaevinde hücresinde ölü bulunmuştu. Yetkililer, ölüm nedenini intihar olarak açıklamıştı.
Ancak kamuoyuna yansıyan son belgelerde, savcılık tarafından hazırlanan basın açıklaması taslağının 9 Ağustos 2019 tarihini taşıdığı görüldü. Bu durum, açıklama metninin ölümün resmî olarak duyurulmasından önce hazırlanmış olabileceği yönünde yorumlara neden oldu.
Hukuk uzmanları, kamuoyunu yakından ilgilendiren yüksek profilli davalarda farklı senaryolara karşı önceden taslak metin hazırlanmasının olağan bir uygulama olduğunu belirtiyor. Buna karşın bazı çevreler, belge üzerindeki tarih bilgisinin olayın zaman çizelgesi açısından çelişki içerdiğini savunuyor.
Epstein’in ölümü, kamuoyunda uzun süredir çeşitli iddialara ve komplo teorilerine konu oluyor. Sosyal medyada ve bazı internet platformlarında, Epstein’in gerçekte ölmediği ve kimliğinin değiştirilerek başka bir ülkede yaşamaya devam ettiği yönünde doğrulanmamış paylaşımlar da dolaşıma giriyor. Yetkili makamlar ise bu iddialara ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını ve resmî kayıtlarda ölüm tarihinin 10 Ağustos 2019 olarak yer aldığını vurguluyor.
ABD makamlarından son belgelerle bağlantılı yeni ve kapsamlı bir soruşturma başlatıldığına dair resmî bir açıklama yapılmadı. Epstein’in ölümüyle ilgili tartışmalar ise aradan geçen yıllara rağmen kamuoyundaki yerini koruyor.
Dünya
ABD’ye Seyahat Eden Turistlere Yeni Şart: Sosyal Medya Hesapları İncelenecek
ABD yönetimi, ülkeye vizesiz giriş yapan turistler için güvenlik uygulamalarını genişletmeye hazırlanıyor. ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından Aralık ayında yayımlanan düzenlemeye göre, elektronik seyahat izni (ESTA) ile ABD’ye giriş yapmak isteyen yabancı ziyaretçilerden son beş yıla ait sosyal medya hesaplarını beyan etmeleri istenecek.
Söz konusu düzenlemenin 60 günlük itiraz süresi pazar günü sona eriyor. Herhangi bir hukuki engel çıkmaması halinde yeni uygulamanın pazartesi günü yürürlüğe girmesi bekleniyor. Karar, İsviçre vatandaşları dahil olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere, İsrail, Avustralya, Japonya ve Güney Kore vatandaşlarını da kapsıyor.
Yeni kurallara göre turistler, X, Facebook ve Instagram gibi platformlardaki kullanıcı hesaplarını ABD sınır yetkililerine bildirmek zorunda kalacak. Bu uygulama daha önce yalnızca vize başvurularında talep ediliyordu.
Kişisel veri talepleri genişletildi
Düzenleme yalnızca sosyal medya hesaplarıyla sınırlı değil. ESTA başvurularında artık son beş yıla ait tüm telefon numaraları, son on yıla ait e-posta adresleri ve aile bireylerine ilişkin ayrıntılı bilgiler de istenecek. Bu kapsamda aile üyelerinin doğum tarihleri, adresleri ve iletişim bilgileri de talep edilecek.
ESTA sistemi sayesinde İsviçre vatandaşları ABD’ye vizesiz olarak 90 güne kadar seyahat edebiliyor. Elektronik pasaporta sahip yolcuların başvurularını seyahatten en az 72 saat önce yapmaları öneriliyor. Onaylanan ESTA belgesi iki yıl boyunca geçerli olup bu süre içinde çoklu giriş imkanı sağlıyor.
ABD yönetimi: Ulusal güvenlik gerekçesi
ABD yönetimi, yeni uygulamayı “ülkeyi yabancı teröristler ve ulusal güvenliği tehdit eden unsurlardan koruma” gerekçesiyle savunuyor. Başkan Donald Trump yönetimi daha önce de yabancı öğrenciler ve nitelikli çalışanlar için vize şartlarını sıkılaştırmıştı.
Avrupa’da veri güvenliği endişesi
Almanya Federal Veri Koruma Ofisi’nden yapılan açıklamada, düzenlemenin “endişeyle karşılandığı” bildirildi. Yetkililer, vatandaşların ABD’ye seyahat etmeden önce kişisel verilerini bu kapsamda paylaşmaya hazır olup olmadıklarını dikkatle değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, toplanacak veri miktarının artmasının başvuru sürecinde hatalara yol açabileceği ve yanlış değerlendirme riskini yükseltebileceği uyarısı yapıldı.
ESTA ücretine zam
Öte yandan ESTA başvuru ücreti de son aylarda yaklaşık iki katına çıkarıldı. Daha önce 21 dolar olan ücret 40 dolara yükseldi. Alman Otomobil Kulübü ADAC, özellikle çocukların da tam ücret ödemek zorunda olması nedeniyle ailelerin ciddi mali yükle karşı karşıya kalacağını belirtti. Beş kişilik bir ailenin yalnızca giriş izni için yaklaşık 155 İsviçre frangı ödemesi gerekiyor.
Yeni düzenleme, ABD’ye turistik seyahat planlayanlar arasında gizlilik ve veri güvenliği tartışmalarını da beraberinde getirdi.
-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


