Sosyal Medya

İsviçre

İsviçre’de Orta Sınıf Geçinemiyor Derken bir anda Ülkede Ortalama Maaş 6788 Frank?

yazar

Yayınlayan

on

Cemil Baysal’ın Analizi

İsviçre’deki maaşlar ve yaşam koşullarıyla ilgili olarak toplumdan farklı tepkiler ve görüşler gelmeye devam ediyor. İlginç olan, daha 6 gün önce yapılan haberlerde halk gazetelere “Artık geçinemiyoruz. Avrupa Parkı yerine artık Ormanda zaman geçiriyoruz… Mecburen tasarruf ediyoruz” dedi. Her gün bu konu basında manşet oluyor gazeteciler siyasetcileri çözüm bulmaya çağrı yapıyordu ve sorgulanmaya başlamıştı.

Siyasi Partiler konuyu gündemine almışlardı:

Siyasetin bile gündemini meşgul etmeye başlamıştı ki, dün bir anda hükümet kanadından, hatta basın toplantısıyla yapılan yoksulluk var tartışmaları bir anda başka bir algı oluşturuldu ve gündem değişti. “Ortalama bir kişinin geliri 6788 CHF” denildi ve bilgileri basın haber yaptı. Şimdi basın kaç gün bunu haber yapacak ve yoksulluk gündeme gelmeyecek.

Bu tür haberler Türkiye’de ulusal kanallara da kısaltılmış kesilmiş haliyle yansıyor ve “İsviçre’de ortalama bir kişinin geliri 6788 ” deniliyor ve kıyaslamalar yapılıyor. Şimdi bu gerçek mi, algı mı? Gazeteciler yaptıkları haberlerden sonra bile dürüstlükleriyle sorgulanmaya başlanıyor. Ancak istatistikleri yapan Federal Hükümetin Ekonomi Birimi. Bu paylaşımları basınla paylaşılıyor.

Devletin Halktan Haberi Yok mu?

Birçok ülkede devletin sanki halktan haberi yok gibi. Türkiye’de de bu durum aynı. Örneğin, halk sokaklarda ne yaşadığını biliyor. Ülkeye son yıllarda gelen Suriyelilerle ilgili ne yaşadığını en iyi bilen. Tepkiler yükselmeye başlayınca İçişleri Bakanından bir açıklama geliyor. Son 6 ayda şu kadar milyon Suriyeli ülkesine geri gönderildi. Gönderildi mi? Resmi rakamları açıklıyor. Sokaktaki durumla resmi rakamlar asla birbirini tutmuyor.

Şimdi İsviçre’de halkın sokaktan kürekle kürüdüğü paralara gelelim.

Öncelikle bundan daha 6 gün önce Orta Sınıfın tepkileri vardı. İsviçre’de her şey pahallandı. Bugün 3-4 kişilik bir aile ortalama lüks olmayan bir daire için en az 2000-2500 CHF kira ödüyor. Aynı ailenin en az ödeyeceği sağlık sigorta primi 1000-1500 arası. Yine aynı ailenin en az ödeyeceği gıda geçim harcaması 1000-1500 CHF. Bu üçünü hesapla ne kalıyor? Daha bu aile restorana gidip yemek yemedi. En az yılda bir kere tatile gitmedi. Arabasına benzin koymadı. Lastik ve sigortasını ödemedi. Arabanın bakımını yaptırmadı. Vergisini ödemedi. Bunları da ekleyin bakalım bir 3-4 kişilik aile kaç kere dışarda restorana yemeğe gidebilir, yılda kaç kere uçakla bir yere gider 5 yıldızlı otelde tatil yapabilir?

Son 1-2 yılda artan fiyatları sıralasam liste uzar gider. Postane bile en basit bir mektup ve paket fiyatına son 2 yılda kaç kere zam yaptı.

Ama Türkiye’de sosyal medyada İsviçre’den gelen Almanya’dan gidenler öyle ballandıra ballandıra anlatıyor ki Türkiye’deki ekonomiyle kıyaslamak için: İsviçre’de bir saat maaşımla iPhone alıyorum, bir aylık maaşımla Mercedes alıyorum gibi boş laflar. Türkiye’deki Ekonomi harika demiyorum. O başlı başına ayrı bir konu. Ancak Türkiye’deki insanları da kandırmamak lazım.

Pandemi sonrası Avrupa’da Enerji krizi var yaygarası yapıldı. Elektrik fiyatlarına yüzde 40-50 zam yapıldı. Haberler yapıldı. İşte Erneji kirizinin gerçeği:

Dönelim İsviçre’ye

Daha 6 gün önce halk geçinemiyoruz diye isyan ediyordu. Bu haber, gazetecilerin doğrudan halkla yaptığı görüşmelerin anlatımlarıydı.

İşte 6788 Frank ortalama gelir haberine tepkiler. Halk artık gazetecilerin bile dengesiz haber yaptığını haklı olarak düşünmeye başladı. 6 gün önce orta sınıf yoksullukla mücadele ediyor, sonra aradan bir hafta geçmeden ortalama gelir 6788 CHF haberi. İsviçreninSesi’ne Yapılan Yorumlar:

İstatistiklerin Güvenilirliği ve Gerçeklik: Bazı yorumcular, verilen istatistiklerin gerçekçi olup olmadığını sorguluyorlar. Çevrelerinde yüksek maaş alan kişilerin olmadığını belirtenler, istatistiklerin gerçek verilere dayanması gerektiğini vurguluyorlar.

Yaşam Maliyetleri ve Maaşlar Arasındaki Uyuşmazlık: Birkaç yorumcu, İsviçre’de yaşam maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekiyor ve bu nedenle verilen maaşların yeterli olmadığını savunuyorlar. Bazıları, maaşların brüt olarak açıklandığını ve net maaşın daha düşük olduğunu belirtiyorlar.

Meslek ve Eğitimle İlgili Farklar: Bazı yorumcular, belirli mesleklerde veya iyi bir meslek eğitimi almış kişilerin daha yüksek maaşlar aldığını ifade ediyorlar. Bu da maaşların genel bir resmini oluştururken dikkate alınması gereken bir faktör olabilir.

Emekli Maaşları: Bazı yorumcular, emekli maaşlarının da yaşam standartlarını etkilediğine ve İsviçre’de yaşayanların yaşam koşullarını belirleyen faktörlerden biri olduğuna dikkat çekiyorlar.

Dürüstlük ve Analiz Çağrısı: Bazı yorumcular, haberlerde sunulan bilgilerin doğruluğunu sorguluyorlar ve daha dikkatli bir analiz yapılması gerektiğini vurguluyorlar.

Bu yorumlar, İsviçre’deki yaşam koşulları, gelir dağılımı ve maaşlar gibi ekonomik konuların karmaşıklığını ve çeşitliliğini yansıtıyor. Herkesin farklı bir deneyimi ve bakış açısı olduğu açık ve bu yorumlar bu çeşitliliği göstermekte.

Bu habere tepkiler geldi:

İşte İsviçre’nin Sesine yaptıkları yorumlar:

Gulusan Ercan: “Bu istatistikler kimler nerede yapıyor merak ettim 😡”, “İsviçre’nin Sesi Desene Milletten haberi yok Devletin” “İsviçre’nin Sesi desinler tabi, sonrada herkes inanıp akın akın gelsinler taşı toprağı altın İsviçreye🙈 Yıllardır anlatamadığız gerçekleri bizzat yaşasınlar”

Sevginur Turhan: “Onca propaganda, fırıldak, kumpasa rağmen davasından vazgeçmeyen % 52 ye selam olsun 🌹

” Fadime Durmaz-Göral: “6800 fr maaş alan yok çevremde!İstatislik paylaşımı gerçek verilere dayanmalı!”

Neşe Aydın Tanboğa: “Vay arkadas biz burda ömür curutuyoruz ama bu aylikli ne kendim ne tanidigim var ama sonsuz sukur az veya cok iyiyiz ya dunyaya bakarmisiniz seller felaketler zenginide fakiride ayni oynuyor”

Sezgin Küçük: “İSVİÇRE de Aylıklar Hep Brut OLARAK Söylenir Açıklanır Net Aylıkla Karıştır mamak gerek”

Mehmet Donmez: Ancak Firmalarda Bölüm Şefi Maister bu maaşı alır. Normal vasıfsız işci asla alamaz. St.gallende ortalama bu insanların aldığı maaş 3.800. Zürih daha fazla. Bilmeden abartılı konuşmayın lütfen abartılı olmayın. Dürüstlüğünüz öne ciksin”

Kose Kemal: “emekliyim çocuk parasıyla 3600 alıyorum 1400 kira var babaya selam söyle ….”,

Ibrahim Yagiz: “Gündüz çalışanlar 4 bini zor alıyorlar bundan vergi ödüyorlar. Aslında aldıklarını vergi ödüyorlar kalırsa yaz tatili bitti.”

Kudret Sibel Kul: “Nerde o maasi almak aysonu zor getiriyoruz. 5 bin alan bile çok iyi çok az görüyorum yabancılarda”

TC Merih Akeren Uzdilli: “43 sene İsviçrede çook ta iyi bir firmada çalıştım,aylık maaşım hiç böyle olmadı maalesef. Birde vergiyi daha sonra ödüyoruz oda büyük bir handikap!İyi bir meslek eğitimi alanlar tam zamanlı çalışirlarsa bu aylığı alabiliyor..

“Yiğit Duman: “4 vardiyalı bir kimyasal maddelerin karışım işinde çalışan arkadaşım 5 bin küsür alıyor. Adam zehirin içinde düzensiz çalışma saatlerin eşliğinde aldığı ücret bu.”

Bu yorumlar, İsviçre’deki maaşlar, yaşam maliyetleri ve emekli maaşları gibi konularla ilgili çeşitli deneyimleri ve bakış açılarını yansıtıyor.

6 gün önce yapılan haber:

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İsviçre istihbaratı 2025’te yüzlerce iltica dosyasını inceledi

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre Federal İstihbarat Servisi’nin (NDB), 2025 yılı içerisinde güvenlik riski taşıyabileceği değerlendirilen 373 iltica başvurusu ile 3 “S statüsü” talebini ayrıntılı şekilde incelediği bildirildi.

Devlet Göç Sekreterliği’nin (SEM) talebi üzerine yapılan incelemeler kapsamında, iki iltica başvurusu için reddedilmesi yönünde tavsiye kararı verildi. NDB Sözcüsü Linda von Burg, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu başvuruların ülkenin iç ve dış güvenliği açısından risk oluşturabileceğine dair somut bulgular bulunduğunu belirtti.

Ukraynalı sığınmacılara ait üç S statüsü başvurusunda ise herhangi bir olumsuz tavsiyede bulunulmadığı kaydedildi.

2010’dan bu yana 141 riskli dosya

Yetkililer, yalnızca güvenlik açısından şüphe uyandıran dosyaların istihbarat servisine yönlendirildiğini vurgularken, 2010 yılından bu yana toplam 141 sığınmacı ile iki Ukraynalı mültecinin potansiyel güvenlik riski olarak değerlendirildiğini açıkladı.

Reddedilme tavsiyelerinin, terör örgütleriyle bağlantı, şiddet yanlısı aşırılık, casusluk faaliyetleri veya olası savaş suçlarına ilişkin somut deliller bulunması halinde yapıldığı ifade edildi.

Vatandaşlık başvuruları da incelendi

NDB’nin yalnızca iltica dosyalarıyla sınırlı kalmadığı, 2025 yılında ayrıca 46 bin 992 vatandaşlık başvurusunu da güvenlik açısından değerlendirdiği bildirildi. Bu başvurulardan biri için ret tavsiyesi verildi.

Uçuş verileri ve vize başvuruları kontrol edildi

İstihbarat servisi, vize danışma sistemi kapsamında 1,5 milyon veri kaydını da inceleyerek 7 başvurunun reddedilmesini önerdi. Bunun yanı sıra 24 bin 732 uçuşta seyahat eden yaklaşık 4,2 milyon yolcunun “Advance Passenger Information (API)” kayıtlarının güvenlik taramasından geçirildiği aktarıldı.

Yetkililer, söz konusu denetimlerin İsviçre’nin ulusal güvenliğini korumaya yönelik rutin ve önleyici çalışmalar kapsamında yürütüldüğünü vurguladı.

Haberin Devamını Oku

Gündem

İsviçre’de elektrik arzı tehlikede: 2050’ye kadar ciddi açık öngörülüyor

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre elektrik üreticileri, ülkenin enerji arz güvenliğinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dair uyarıda bulundu. 2050’ye kadar ciddi bir elektrik açığı riski bulunduğunu işaret eden yeni bir rapor, özellikle altyapı ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının zorunlu olduğunu ortaya koydu.

Ulusal enerji sektörü temsilcileri ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan raporda, mevcut üretim kapasitesi ile artan talebin karşılanmasının giderek zorlaştığı belirtildi. Raporda, nüfus artışı, sanayide büyüme ve elektrikli araç gibi enerji yoğun kullanım alanlarının yaygınlaşmasının arz-talep dengesini olumsuz etkilediğine dikkat çekildi.

“Arz güvenliğinde ciddi tehdit”

Raporun öne çıkan bölümünde, İsviçre’nin mevcut enerji altyapısının gelecekte karşılaşacağı riskler şöyle sıralandı:

  • Mevcut üretim kapasitesinin artan talebi karşılamada yetersiz kalacağı,
  • Enerji iletim ve dağıtım şebekesindeki darboğazların arz güvenliğini tehdit ettiği,
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının planlanan hedeflerin gerisinde kaldığı,
  • Fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecinin planlanan hıza erişemediği.

Raporu hazırlayan uzmanlar, enerji arz güvenliğinin sağlanamaması durumunda özellikle kış aylarında elektrik kesintileri yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Yenilenebilir enerji vurgusu

Rapor, İsviçre’nin uzun vadeli enerji stratejisinde yenilenebilir kaynaklara daha fazla yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, hidroelektrik santrallerin yanı sıra güneş ve rüzgar enerjisinin kapasitesinin artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, akıllı şebeke teknolojileri ve enerji depolama sistemlerinin devreye alınmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

Enerji sektör temsilcileri, özellikle elektrikli araçların yaygınlaşması ve dijitalleşmenin enerji talebini artırması nedeniyle kısa vadede ek üretim kapasitesi sağlanmazsa arz açığının derinleşeceğini ifade etti.

Resmî tepkiler

İsviçre Federal Enerji Ofisi, raporla ilgili yaptığı ilk değerlendirmede, “Bu tür uyarıları ciddiyetle ele alıyoruz. Enerji politikasının sürdürülebilir ve güvenli olması için gerekli tüm tedbirleri alacağız” açıklamasında bulundu. Federal yetkililer, önümüzdeki dönemde enerji stratejisinin gözden geçirileceğini duyurdu.

Uluslararası bağlam

Avrupa genelinde enerji arzı konusu son yıllarda giderek daha fazla tartışılıyor. Birçok ülke, fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecinde kaynak çeşitliliğini artırmayı ve yenilenebilir kaynakların payını yükseltmeyi hedefliyor. İsviçre raporunda da bu doğrultuda uluslararası örnekler ve enerji güvenliği stratejileri değerlendirildi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

Crans-Montana faciasının ardından “Çocuklar ne zaman yalnız dışarı çıkabilir?” tartışması

yazar

Yayınlayan

on

By

İsviçre’nin Valais kantonundaki Crans-Montana’da yılbaşı gecesi yaşanan bar yangını faciasının ardından, kamuoyunda bu kez çocukların ve gençlerin hangi yaşta, hangi koşullarda yalnız dışarı çıkabileceği tartışılmaya başlandı.

Faciada hayatını kaybedenlerin önemli bölümünün reşit olmaması, ebeveynlerin sorumluluğu, yaş sınırları ve gece dışarı çıkma kuralları konusundaki belirsizlikleri yeniden gündeme getirdi.

İsviçre’de yasal yaş sınırı yok

İsviçre’de çocukların veya gençlerin tek başına dışarı çıkabileceği ya da gece saatlerine kadar sokakta bulunabileceği yaşa ilişkin ülke genelinde bağlayıcı bir yasa bulunmuyor. Hukuki sorumluluğun büyük ölçüde ebeveynlere ait olduğu belirtiliyor.

Buna karşın, bazı belediyelerde çocuklar için yerel gece sokağa çıkma sınırlamaları uygulanabiliyor. Uzmanlara göre bu nedenle yaşanılan yer, alınacak kararlar açısından belirleyici rol oynuyor.

Uzman: “Yaş değil, çevre ve olgunluk önemli”

Aile ve eğitim uzmanı Susanna Fischer, çocukların yalnız dışarı çıkmasına ilişkin kararların tek başına yaşa göre verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Fischer, “Bir çocuğun ya da gencin nerede yaşadığı, kiminle birlikte olduğu ve çevreyi ne kadar tanıdığı çok önemli.” diyerek, büyük şehirlerdeki yoğun eğlence bölgeleri ile sakin mahalleler arasında ciddi farklar bulunduğunu ifade etti.

“13 yaş gece partileri için erken”

Uzmanlara göre, 13 yaş bir çocuğun gece geç saatlere kadar süren parti veya kulüp ortamları için erken kabul ediliyor. Ancak Fischer, bunun gençlerin tamamen eve kapanması gerektiği anlamına gelmediğini belirterek, spor sonrası arkadaşlarla biraz daha geç kalmak, sinemaya gitmek veya bir arkadaşta akşam yemeği yemek gibi küçük ve kontrollü adımların önemli olduğunu söyledi.

Bu sürecin, gençlerin özgüven ve sorumluluk duygusunu geliştirdiğini kaydeden Fischer, ebeveynlerin çocuklarıyla açık iletişim kurmasının kritik olduğunu vurguladı.

“Ebeveynler her şeyi bildiklerini sanmamalı”

Fischer, ebeveynlerin çocukları üzerindeki kontrolü fazla abartmaması gerektiğine de dikkat çekti. “Birçok ebeveyn, çocuğunun ne yaptığını, kiminle görüştüğünü ve hangi alışkanlıklara sahip olduğunu tamamen bildiğini düşünüyor. Bu, çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Aşırı denetimin, gençlerin kontrolsüz ve riskli davranışlara yönelmesine neden olabileceğini belirten Fischer, güven temelli bir yaklaşımın daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını ifade etti.

“Kademeli özgürlük en sağlıklısı”

Uzmanlara göre, çocukların ve gençlerin sosyal hayata katılımı birden değil, kademeli olarak sağlanmalı. Fischer, “Bir çocuğun hazır olup olmadığı yaşından çok davranışlarından anlaşılır.” diyerek, sorumluluk alan, sözünü tutan ve sınırları kabul eden gençlere adım adım daha fazla özgürlük tanınabileceğini söyledi.

Fischer, “14 yaşında kulübe gitmemek bir kayıp değildir. Önemli olan, çocukların yeni deneyimlerle güvenli biçimde tanışmasıdır.” ifadesini kullandı.

Crans-Montana faciasının ardından uzmanlar, tartışmaların suçlayıcı bir dile kaymadan, çocukların güvenliği, ebeveyn sorumluluğu ve toplumsal bilinç çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler