Connect with us

İsviçre

İsviçre’den Türkiye’ye Güçlü Ekonomik Mesaj: 350 Şirket Faaliyette, Ortaklıkta Yeni Dönem Başlıyor

yazar

Published

on

31 Ekim 2025 | Ankara

Türkiye ile İsviçre arasındaki ekonomik ilişkiler, yüz yıllık dostluğun ardından yeni bir ivme kazanıyor. İsviçre Federal Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ekonomi, Eğitim ve Araştırma Bakanı Guy Bernard Parmelin, iki ülke arasındaki işbirliğinin “yeni bir olgunluk dönemine” girdiğini belirterek, “Şu anda yaklaşık 350 İsviçreli şirket Türkiye’de aktif olarak faaliyet gösteriyor. Gelecek 10 yıl, ortaklığımızın çeşitlilik ve sürdürülebilirlik ekseninde derinleşeceği bir dönem olacak.” dedi.

Bir Asırlık Dostlukta Ekonomik Dayanışma

2025’in, Türkiye ile İsviçre arasında 1925’te imzalanan Dostluk Antlaşması’nın 100. yılı olduğunu hatırlatan Parmelin, iki ülkenin “karşılıklı saygı, uluslararası işbirliği ve bölgesel istikrar” temelinde köklü bir ortaklık sürdürdüğünü vurguladı.

“Türkiye, İsviçre için yalnızca bir ticaret ortağı değil, aynı zamanda stratejik bir köprü,” diyen Parmelin, 2024 itibarıyla iki ülke arasındaki ticaret hacminin 4 milyar İsviçre frangına ulaştığını, Türkiye’nin İsviçre’nin 16’ncı en büyük ticaret ortağı konumunda olduğunu kaydetti.

350 Şirket, Çok Sektörlü Etkinlik

Parmelin, Türkiye’de faaliyet gösteren 350 İsviçreli şirketin ilaç, makine, bankacılık, sigortacılık, turizm, gıda ve ulaştırma gibi geniş bir yelpazede faaliyet yürüttüğünü belirtti. “Bu yatırımlar, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bilgi ve teknoloji transferi açısından da çok değerlidir.” ifadelerini kullandı.

İsviçre’nin geleneksel olarak güçlü olduğu bankacılık, sigortacılık, ilaç, makine ve tekstil alanlarının yanı sıra, yenilenebilir enerji, MedTech, CleanTech, FinTech, otomasyon ve robotik gibi sektörlerde de Türkiye ile büyük potansiyel gördüğünü dile getirdi.

İnovasyon ve Yeşil Teknoloji Bağları Güçleniyor

Ziyareti sırasında Türk girişimcilerle bir araya gelen Parmelin, özellikle kuantum teknolojileri, enerji, sağlık ve atık yönetimi gibi alanlarda faaliyet gösteren startupların dinamizmini övdü:

“Türk startup ekosistemi beni derinden etkiledi. İsviçre ve Türkiye arasında inovasyon alanında halihazırda sağlam bir bağ var.”

Parmelin, iki ülkenin yeşil ekonomi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinde ortak bir vizyona sahip olduğunu belirterek, “Bu vizyon, döngüsel ekonomi, yeşil hidrojen, akıllı altyapı ve temiz enerji alanlarında güçlü bir işbirliği zemini oluşturuyor.” dedi.

“Üniversiteler ve Startuplar Köprü Kuracak”

Bakan Parmelin, iki ülkenin üniversiteleri, araştırma merkezleri ve özel sektörünün birlikte çalışmasının somut inovasyon sonuçları doğuracağını ifade etti:

“İsviçre’nin inovasyon gücü ile Türkiye’nin üretim kapasitesi birleştiğinde yüksek katma değerli projeler ortaya çıkabilir. Ortak AR-GE girişimleri, uygulamalı inovasyon ve startup ortaklıkları için büyük bir potansiyel var.”

Türk Müteahhitlere Övgü: “Deneyimlerinden Faydalanmak İstiyoruz”

Parmelin, Türkiye’nin sürdürülebilir altyapı alanındaki başarısına da dikkat çekti.

“Türk müteahhitlerin küresel ölçekteki deneyimleri, İsviçre’nin inovasyon gücüyle birleştiğinde özellikle ulaşım, yenilenebilir enerji ve sağlık altyapısı projelerinde güçlü bir sinerji yaratacaktır.”

Her iki ülkenin de net sıfır emisyon hedefinde kararlı adımlar attığını belirten Parmelin, “İklim hedeflerine ulaşmak iddialı ama mümkün. İsviçre, sürdürülebilir binalar ve enerji verimliliği konusunda öncü adımlar attı. Bu alanda Türk deneyiminden yararlanmayı arzuluyoruz.” diye konuştu.

“Gelecek On Yıl Yeni Bir Döneme İşaret Ediyor”

Parmelin, sözlerini şu mesajla tamamladı:

“İsviçre-Türkiye ekonomik ilişkileri artık geleneksel ticaretten inovasyon, teknoloji ve sürdürülebilirlik temelli bir işbirliği modeline evriliyor. Önümüzdeki on yıl, bu ortaklığın olgunluk ve çeşitlilik açısından yeni bir evresine tanıklık edecek.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler