Connect with us

Dünya

ABD’DE PANDEMİDE AŞI ZARARLARI VE TIBBİ ÖNLEM TALEBİNDE REKOR ARTIŞ

yazar

Published

on

Haber: Cemil Baysal

ABD’de COVID-19 pandemisi sırasında aşılar ve tıbbi önlemler nedeniyle zarar gördüğünü iddia edenlerin tazminat taleplerinde 27 kat artış yaşandı. Ancak bu taleplerin yalnızca yüzde 26’sı işleme alınabildi. ABD Hükümeti Hesap Verebilirlik Ofisi’nin (GAO) 18 Aralık tarihli raporunda dikkat çeken detaylar yer aldı.

RAPORDAN ÖNE ÇIKANLAR

  • Tazminat Başvurularının Tarihi: ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS), 2009 yılında tıbbi önlemlerden kaynaklanan ciddi yaralanma ve ölümler için tazminat başvurularını kabul etmeye başladı. O zamandan bu yana toplam 13.824 başvuru yapıldı.
  • Pandemi Döneminde Patlama: COVID-19 pandemisi sırasında, HHS’nin aldığı başvuru sayısı ilk 10 yıldaki toplam başvuruların 27 katına ulaştı. Pandemi öncesi 491 olan başvuru sayısı, pandemide 13.333’e yükseldi.
  • Sonuçlanan Talepler: 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla sonuçlandırılan 3.482 başvurudan yalnızca 92’si (yüzde 2,6) tazminata uygun bulundu. Bu taleplerin 52’si COVID-19 önlemlerinden, 37’si H1N1 aşısından, 3’ü ise çiçek ve şarbon karşıtı önlemlerden kaynaklanan ciddi yaralanma veya ölümleri içeriyor.
  • Tazminat Dağılımı: COVID-19 önlemlerinden kaynaklanan zararlar için toplamda yaklaşık 420.000 dolar ödendi. H1N1 aşısıyla bağlantılı zararlar için ise 6,1 milyon dolar tazminat verildi.
  • Bekleyen Talepler: Şu anda tazminat miktarı belirlenmeyi bekleyen 41 uygun talep bulunuyor.

İNSAN KAYNAKLARI VE İYİLEŞTİRME PLANI

2021 yılında bu talepleri değerlendiren programda sadece 8 kişi çalışıyordu. 2024’e gelindiğinde personel sayısı 89’a çıkarıldı. HHS yetkilileri, talepleri daha hızlı işlemek için personel sayısını artırmayı, sistemleri geliştirmeyi ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmeyi planladıklarını belirtti.

GAO raporunun tamamına ulaşmak için buraya tıklayın.

#COVID19 #AşıYanEtkileri #Pandemi #SağlıkHaberleri

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

ABD’de Pandemi Dosyası Yeniden Açıldı: Fauci Senato’da Susma Hakkını Kullandı

yazar

Published

on

By

Kısa Özet

📍

 ABD Senatosu’nda COVID-19 dönemine ilişkin kapsamlı soruşturma yapıldı.

📍

 Pandeminin en etkili isimlerinden Dr. Anthony Fauci, 100’den fazla soruya yanıt vermedi.

📍

 Wuhan laboratuvarı, pandemi kararları ve kamu sağlığı politikaları yeniden tartışmaya açıldı.

📍

 Cumhuriyetçiler Fauci hakkında ciddi iddialar ortaya koyarken, Demokratlar soruşturmayı siyasi bir süreç olarak değerlendirdi.

📍

 Bilim insanlarının bir bölümü ise Fauci’ye destek veren ortak bildiri yayımladı.

WASHINGTON D.C. – COVID-19 pandemisi sırasında ABD’nin salgınla mücadelesine yön veren eski Beyaz Saray Baş Tıbbi Danışmanı ve Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü (NIAID) eski Direktörü Dr. Anthony Fauci, ABD Senatosu İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komitesi’nde ifade verdi. Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul başkanlığında yürütülen oturumda Fauci, COVID-19’un kökeni ve pandemi döneminde alınan kararlara ilişkin yöneltilen 100’den fazla soruya, ABD Anayasası’nın 5. Maddesi kapsamında kendini suçlamama hakkını kullanarak yanıt vermedi.

1.100 Sayfadan Fazla Günlük ve E-Posta Açıklandı

Oturum öncesinde Fauci’ye ait olduğu belirtilen 2019-2022 yıllarını kapsayan 1.100 sayfadan fazla günlük ve e-posta kamuoyuna açıklandı.

Cumhuriyetçi senatörler, bu belgelerde yer alan bazı ifadelerin Fauci’nin pandemi döneminde kamuoyuna yaptığı açıklamalarla çeliştiğini öne sürdü. Fauci ise bu iddiaları kabul etmedi.

Hangi İddialar Gündeme Geldi?

Yaklaşık üç saat süren oturumda Cumhuriyetçi senatörler Fauci’nin pandemi dönemindeki rolüne ilişkin çeşitli iddiaları gündeme taşıdı.

📌

İddialar arasında;

* NIAID’in Çin’deki Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde yürütülen “gain-of-function” (virüsün bulaşıcılığını veya etkisini artırmaya yönelik) araştırmalarına dolaylı finansman sağladığı,
* COVID-19’un laboratuvar kaynaklı olabileceğine ilişkin erken dönem değerlendirmelerin kamuoyundan gizlendiği,
* Maske zorunlulukları, okul kapanmaları ve sosyal mesafe uygulamalarının yeterli bilimsel kanıt oluşmadan hayata geçirildiği,
* Fauci’nin geçmiş yıllarda Kongre’de verdiği bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle “yalancı şahitlik” (Perjury) yapmış olabileceği iddiaları yer aldı.

Fauci ise bu iddialara ilişkin ayrıntılı açıklama yapmayarak susma hakkını kullandı.

“Perjury Tuzağına Düşürülmek İsteniyorum”

Fauci yaptığı kısa açıklamada, Senatör Rand Paul’ün uzun süredir kendisini cezai soruşturmanın hedefi haline getirdiğini savundu.

Kendisine yöneltilen soruların ileride “yalancı şahitlik” suçlamasına zemin hazırlayabileceğini düşündüğünü belirten Fauci, avukatlarının tavsiyesi doğrultusunda Anayasa’nın 5. Maddesi kapsamındaki hakkını kullandığını söyledi.

Oturum sırasında Fauci’nin avukatı David Schertler, usule ilişkin itirazda bulunmak isteyince Komite Başkanı Rand Paul tarafından kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle salondan çıkarıldı.

Biden’ın Affı Tartışma Yarattı

Fauci’nin 2025 yılında eski Başkan Joe Biden tarafından geçmiş görevleriyle ilgili başkanlık affı aldığı da oturumda gündeme geldi.

Cumhuriyetçi üyeler, bu affın Senato’da verilecek yeni ifadelerde oluşabilecek olası yalancı şahitlik suçlamalarını kapsamadığını savunurken, Fauci’nin bu nedenle susma hakkını kullandığını öne sürdü.

Cumhuriyetçiler “Kongreye Saygısızlık” Süreci Başlatıyor

Oturumun ardından Senatör Rand Paul, Fauci hakkında “Kongreye Saygısızlık” (Contempt of Congress) sürecini başlatacaklarını açıkladı.

Demokrat Senatör Gary Peters ise soruşturmayı, pandemi yönetimini değerlendirmekten çok siyasi hesaplaşmaya dönüşen bir süreç olarak nitelendirdi.

Öte yandan 150’den fazla enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve bilim insanı, ortak bildiri yayımlayarak Fauci’ye yöneltilen iddiaların bilimsel açıdan desteklenmediğini savundu. Bildiride, kamu sağlığı yetkililerine yönelik siyasi baskının bilimsel araştırmaları olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuldu.

ABD’de COVID-19 pandemisinin yönetimi, virüsün kökeni ve pandemi döneminde alınan kararlar, Senato’daki bu oturumla birlikte yeniden ülke siyasetinin ve kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.
#abd#usa#Fauci#covid#pandemi

Continue Reading

Avrupa

 Yeni Araç Alacaklar Dikkat: AB’de Sürücüyü İzleyen Kamera Sistemi Zorunlu Hale Geldi

yazar

Published

on

By

Kısa Özet

📍

 AB’de Temmuz 2026’dan itibaren yeni tescil edilen tüm otomobillerde sürücüyü izleyen kamera sistemi zorunlu oldu.

📍

 Sistem, sürücünün dikkatinin dağıldığını algıladığında uyarı veriyor.

📍

 Görüntülerin kalıcı olarak kaydedilmesi ve biyometrik kimlik tespiti yasak.

📍

 Düzenleme, trafik kazalarını ve can kayıplarını azaltmayı hedefliyor.

AVRUPA – Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni güvenlik düzenlemesi kapsamında, Temmuz 2026’dan itibaren ilk kez tescil edilen tüm yeni otomobillerde sürücüyü izleyen kamera sistemi (ADDW – Gelişmiş Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarı Sistemi) zorunlu hale geldi.

Sistem, genellikle dikiz aynasının yakınındaki kızılötesi kamera aracılığıyla sürücünün baş ve göz hareketlerini anlık olarak analiz ediyor. Sürücünün dikkatinin yoldan uzun süre ayrıldığını tespit ettiğinde sesli, görsel veya titreşimli uyarı veriyor.

AB kurallarına göre sistem, 50 km/s ve üzerindeki hızlarda yaklaşık 3,5 saniyelik dikkat dağınıklığını algıladığında devreye giriyor.

Veri Gizliliği İçin Sıkı Kurallar

Yeni düzenleme yalnızca güvenlik değil, veri gizliliğine ilişkin de sınırlamalar getiriyor.

* Görüntüler yalnızca sistemin çalışması için kullanılabiliyor.
* Verilerin kalıcı olarak kaydedilmesine izin verilmiyor.
* Sürücü veya yolcuların biyometrik kimlik tespiti yapılması yasak.

Acil Fren Sistemi de Geliştirildi

Yeni nesil otomatik acil fren sistemi artık yalnızca araçları değil, yayaları ve bisikletlileri de algılayarak çarpışma riski oluştuğunda otomatik fren yapabiliyor. Araştırmalar, bu sisteme sahip araçların benzer araçlara göre yaklaşık %10 daha az kazaya karıştığını gösteriyor.

Mahremiyet Tartışması da Başladı

Yeni uygulama bazı sürücüler arasında “Artık araçta yaptığımız her hareket izlenecek mi?” ve “Bu sistem mahremiyetimizi ihlal eder mi?” sorularını da gündeme getirdi.

Ancak AB mevzuatına göre sistemin amacı sürücüyü sürekli gözetlemek değil, yalnızca dikkat dağınıklığını tespit ederek olası kazaları önlemek. Kameradan elde edilen görüntülerin kalıcı olarak saklanması, başka kurumlarla paylaşılması veya sürücülerin kimliğinin biyometrik olarak belirlenmesi yasak. Sistem, yalnızca güvenlik amacıyla anlık analiz yapacak şekilde tasarlandı.

Avrupa Birliği, bu ve benzeri yeni güvenlik teknolojileriyle 2050 yılına kadar trafik kazalarındaki can kayıplarını sıfıra indirmeyi hedefliyor.

Not: Bu zorunluluk yalnızca Temmuz 2026’dan itibaren ilk kez trafiğe çıkan yeni araçlar için geçerli. Mevcut araç sahipleri için geriye dönük bir zorunluluk bulunmuyor.

#Avrupa#Otomobil#Trafik#Teknoloji#Güvenlik

Continue Reading

Dünya

“Bebeğiniz Öldü” Dediler, Aile Vedalaştı: Cenaze Görevlisi Yaşam Belirtilerini Fark Etti

yazar

Published

on

By

BREZİLYA – Brezilya’nın São Paulo eyaletindeki Rio Claro kentinde yaşanan sıra dışı olayda, henüz bir aylık olan prematüre bebek Noah Gabriel da Cruz Santos, hastanede hayatını kaybettiği açıklandıktan yaklaşık iki saat sonra yeniden yaşam belirtileri gösterdi. Bebeğin hayatta olduğunu, cenazeyi teslim almaya gelen görevli fark etti.

Noah, 15 Haziran 2026’da prematüre dünyaya geldi. Doğuştan damak yarığı bulunan bebek, Santa Casa de Rio Claro Hastanesi’nin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyordu ve özel bir merkezde yapılacak tedavi için nakil bekliyordu.

45 dakika boyunca hayata döndürülmeye çalışıldı

15 Temmuz’da, tam bir aylık olduğu gün Noah’ın sağlık durumu ağırlaştı ve kalbi durdu. Hastanenin açıklamasına göre sağlık ekibi yaklaşık 45 dakika boyunca kalp-akciğer canlandırması uyguladı. Müdahalelere rağmen yaşam belirtisi alınamayınca bebeğin hayatını kaybettiği açıklandı.

Noah yaklaşık bir saat yoğun bakımda tutuldu. Bu sırada yasal işlemler gerçekleştirildi ve ailesinin bebeğiyle vedalaşmasına izin verildi. Daha sonra cenaze görevlilerine teslim edilmek üzere başka bir bölüme götürüldü.

Cenaze görevlisi hareket ettiğini fark etti

Cenaze görevlisi Regina Célia Paschoal, bebeğin bulunduğu torbayı açtığında Noah’ın hareket ettiğini fark etti. Görevlinin anlatımına göre bebek daha sonra öksürmeye ve nefes almaya çalışır gibi sesler çıkarmaya başladı.

Bunun üzerine hastane ekibine hemen haber verildi. Noah yeniden muayene edildi ve yaşam belirtilerinin bulunduğu belirlenerek yenidoğan yoğun bakımına geri alındı.

Aile hastaneyi suçlamıyor

Hastane, ölüm tespitinde gerekli tıbbi ve yasal prosedürlerin uygulandığını ve mevcut bulgular ışığında bir ihmal tespit edilmediğini açıkladı. Noah’ın annesi de hastane personelinin oğlunu kurtarmak için yoğun çaba gösterdiğini belirterek sağlık ekibini suçlamadıklarını söyledi.

Noah daha sonra tedavisinin devamı için Bauru’daki São Paulo Üniversitesi’ne bağlı uzman hastaneye nakledildi.

Continue Reading

Trendler