Connect with us

Gündem

Ayrılık Ayı: Pek Çok İlişki İçin Ocak Ayında Yaşanan Ayrılıkların Nedeni

yazar

Published

on

Cemil Baysal – ’20 Minuten‘ Gazetesi’nin bir makalesinde, Ocak ayındaki ‚Ayrılık Ayı‘ konusu ele alındı. Makalede alıntılanan ilişki uzmanı Martina Rissi’ye göre, pek çok çift için Ocak ayı ilişkilerini sonlandırma zamanı olabilir.

Ocak Ayı ve İlişkilerin Sonu

Ocak ayı, birçok çift için ilişkilerinin sonunu işaret ediyor. Yeni yıl, eski bağları koparmak ve hayatlarına artık uymayan şeylerden ayrılmak için birçok insan için mükemmel bir zaman gibi görünüyor. Ünlü ilişki uzmanı Martina Rissi, bu trendi şu şekilde açıklıyor: „Ocak ayının temel enerjisi yeni bir başlangıcın habercisi. Birçok insan, artık uygun olmayan şeyleri, temizlemek istedikleri ve bırakmak istedikleri konusunda düşünüyorlar.“

Tatillerin İlişkisel Zorlukları

İlginç bir şekilde, ilişki sorunları genellikle yılbaşı kutlamalarından önce uzun bir süredir var oluyor. Peki, Ocak ayı neden bu kadar belirleyici? Rissi, çoğu ayrılığın tatillerde yalnız kalmak istememe ve partnerin acısını tatillerden önce taşımak istememe ihtiyacından kaynaklandığını açıklıyor. Ancak paradoksal bir şekilde, tatiller ilişki problemlerini daha da kötüleştirebilir çünkü yoğun stres ilişkideki mevcut sorunları daha belirgin hale getirebilir.

Ocak Ayında Boşanma Eğilimi

Çift terapistleri, birçok çiftin yılın başında ilişkilerini gözden geçirdiğini doğruluyor. Örneğin, 2019’daki Google Trendleri verileri, „Boşanma“ teriminin 6-12 Ocak arasında en fazla arandığını gösterdi. 2017’den bu yana İstatistik Federal Ofisi’nin verileri de Ocak ayının, en yüksek boşanma oranlarına sahip aylardan biri olduğunu ve Aralık ayından Ocak ayına ciddi bir artış olduğunu doğruluyor.

Doğru Zaman ve Ayrılık

Ancak uzun süreli bir ilişkiyi sonlandırmanın doğru zamanı ne zaman? Rissi, bir ayrılığın herhangi bir ayda, düşünceli, yansıtıcı ve mümkünse saygılı bir şekilde gerçekleştiği sürece, uygun olduğunu vurguluyor. Birinin yeni bir başlangıç istemesi mantıklı bir adım olabilir.

Uyum ve Sonlandırma Kararı

Bir ilişkinin sonlanmadan önce, her iki partnerin de ilişki ve gelecek konusunda aynı düşüncelere sahip olması gerektiğini belirtiyor Rissi. „Eğer birbirimize artık iyi gelmiyorsak, karşılıklı destek yoksa ve değer anlayışlarımız farklılaştıysa, bir son verme zamanı gelmiştir.“

Ayrılığın Ardından

Ancak her ilişkide zorluklar olduğunu ve gerçek, derin sevginin sorunları aşmak ve birlikte büyümekle geldiğini vurgulayan bir bakış açısı da var. Ancak ayrılık kaçınılmazsa, Rissi yas tutmanın önemini vurguluyor: „Bir ayrılık, bir ölüm gibi: Yas tutmak önemli ve bir süreçtir.“ Acı için zaman ayırmayı, acıya ve veda etmeye yer ve anlayışı sağlamayı, hemen yeni bir şeye atılmamayı veya duyguları baskılamamayı öneriyor. Terkedilen kişinin de terk eden kişinin de kaybı hissetme ve bununla başa çıkma hakkı ve gerekliliği olduğunu belirtiyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Aşırı Sıcaktan Korkup 14 Yaşındaki Oğlunu Okula Göndermedi: Anneye Para Cezası, Hakkında Resmî İşlem Başlatıldı

yazar

Published

on

By

🌡️ Ne oldu? Erlinsbach’ta yaşayan bir anne, aşırı sıcakların oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişe ederek 14 yaşındaki çocuğunu yaz tatilinden önce okula göndermedi.

🏫 Okul ne yaptı? Devamsızlığın önceden onaylanmadığı ve çocuğa resmî izin verilmediği gerekçesiyle durumu yetkili makamlara bildirdi.

⚖️ Sonuç ne oldu? Anneye para cezası uygulandı ve zorunlu eğitim yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle hakkında resmî işlem başlatıldı. Cezanın miktarı açıklanmadı.

İsviçre’nin Erlinsbach bölgesinde yaşanan olay, aşırı sıcak günlerde öğrencilerin okula devam zorunluluğu konusunda tartışma başlattı.

Tele M1’in haberine göre anne, yaz tatilinden hemen önce etkili olan yüksek sıcaklıkların 14 yaşındaki oğlunun sağlığına zarar verebileceğinden endişelendi. Bu nedenle çocuğunu belirli günlerde evde tutarak okula göndermedi.

Ancak devamsızlık için okuldan önceden alınmış bir izin bulunmuyordu. Okul yönetimi, annenin kendi kararıyla çocuğa “sıcak tatili” vermesini izinsiz devamsızlık olarak değerlendirdi.

Olayın ardından anneye para cezası uygulandı. Ayrıca zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle durum yetkili makamlara bildirildi ve anne hakkında resmî işlem başlatıldı.

Para cezasının kaç frank olduğu açıklanmadı. Çocuğun önceden bilinen bir hastalığının bulunup bulunmadığı, doktordan rapor alınıp alınmadığı veya annenin daha önce okuldan izin talep edip etmediği konusunda da ayrıntı verilmedi.

Anne ile oğlunun uyruğu da haberde belirtilmedi. Bu nedenle herhangi bir milliyet bilgisine yer verilmesi doğru değil.

Olay, ebeveynlerin çocuklarının sağlığını koruma sorumluluğu ile İsviçre’deki zorunlu eğitim ve düzenli okula devam yükümlülüğü arasındaki sınırı yeniden gündeme getirdi.

Continue Reading

Gündem

Her İki Yeni IV Aylığından Biri Ruhsal Hastalık Nedeniyle: Yardım Payı Sadece Yüzde 13,6

yazar

Published

on

By

🧠 Ne oldu? Ruhsal hastalıklar, İsviçre’de yeni bağlanan malullük sigortası (IV) aylıklarının en yaygın nedeni oldu.

💰 Çelişki nerede? Ruhsal engeli bulunanlar IV önlemlerinin yüzde 34’ünden yararlanırken, bu alandaki kuruluşlar yardımların yalnızca yüzde 13,6’sını alıyor.

⚖️ Sistem değişecek mi? Federal Sosyal Sigortalar Dairesi yeni bir model üzerinde çalışıyor ancak çözüm yıllar sürebilir.

İsviçre’de yeni bağlanan IV aylıklarının neredeyse yarısı ruhsal hastalıklar nedeniyle veriliyor. Buna rağmen hastalara destek sağlayan kuruluşlara aktarılan kaynaklar ihtiyacın gerisinde kalıyor.

İsviçre Malullük Sigortası, engelli kuruluşlarına her yıl yaklaşık 155 milyon frank dağıtıyor. Ancak uzun yıllardır değişmeyen dağıtım anahtarı ve çok yıllı sözleşmeler, günümüzdeki ihtiyaçlarla kaynakların birbirinden uzaklaşmasına yol açıyor.

Ruhsal engeli bulunan kişiler IV önlemlerinin yüzde 34’ünden yararlanırken, bu alanda çalışan kuruluşların aldığı pay yüzde 13,6’da kalıyor.

Görme engelliler alanında ise ters bir tablo var. Görme engelliler IV önlemlerinin yüzde 2,4’ünden yararlanırken, ilgili kuruluşlar yardımların yüzde 19’unu alıyor.

Federal Sosyal Sigortalar Dairesi, sistemi güncel ihtiyaçlara uyarlamak amacıyla kantonlar ve kuruluşlarla yeni kriterleri görüşüyor. Ancak değişikliğin birkaç yıl sürebileceği belirtiliyor. Daireden Florian Steinbacher, hızlı değil, iyi ve kalıcı bir çözüm bulunmasının önemli olduğunu söyledi.

Kaynakların yeniden dağıtılması kolay değil. Bir kuruluşun payının yükselmesi, diğerinin daha az para alması anlamına gelebilir. Pro Mente Sana Genel Müdürü Muriel Langenberger, kuruluşların karşı karşıya getirilmemesi ve sistemin bütünüyle iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Bankalara Göre Ne Zaman “Varlıklı” Sayılıyorsunuz? İşte Dört Müşteri Grubu

yazar

Published

on

By

💰 Sınır nerede? Yatırım yapılabilir serveti yaklaşık 100 bin franga ulaşan müşteriler genellikle “varlıklı” kabul ediliyor.

🏦 Private Banking ne zaman başlıyor? Kişiye özel hizmetler çoğunlukla 1 milyon franktan itibaren sunuluyor.

💎 En üst grupta kimler var? 30 milyon frank ve üzerindeki müşteriler özel danışman ekiplerinden yararlanabiliyor.

İsviçre’de bankalar müşterilerini yatırım yapılabilir servetlerine göre çoğunlukla dört gruba ayırıyor. Luzern Uygulamalı Bilimler ve Sanatlar Üniversitesinden bankacılık uzmanı Andreas Dietrich’e göre sınıflandırma şöyle:

• Retail: 100 bin frankın altındaki standart müşteriler.

• Affluent: 100 bin ile 1 milyon frank arasındaki varlıklı müşteriler. Genişletilmiş yatırım seçenekleri ve kişisel danışmanlık sunulabiliyor.

• HNWI: 1 milyon ile 30 milyon frank arasındaki yüksek servetli müşteriler. Private Banker desteği ve kişiye özel hizmetlerden yararlanıyorlar.

• UHNWI: 30 milyon frank ve üzerindeki çok yüksek servetli müşteriler. Bu gruba Family Office, Private Equity erişimi, vakıf danışmanlığı ve servetin gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik planlama sunuluyor.

Sınırlar her bankada aynı değil. Bazı İsviçre bölgesel bankaları 500 bin franktan itibaren Private Banking hizmeti verirken, özel bankalar daha yüksek bir alt sınır belirleyebiliyor.

Hesaplamada toplam mal varlığından çok, yatırım için kullanılabilecek servet dikkate alınıyor. Örneğin bir milyon frank değerindeki evinde yaşayan ve ayrıca 60 bin frank yatırım sermayesi bulunan biri, yalnızca konutu nedeniyle varlıklı müşteri sayılmayabilir.

Bazı ülkelerde bankada para tutan müşterilere daha yüksek mevduat faizi veya özel avantajlar sunulurken, İsviçre’de tasarruf hesaplarının faiz getirisi çoğunlukla daha düşük kalabiliyor. Üstelik bankaya ve hesap türüne göre müşteriler hesap yönetimi, kart, işlem veya menkul kıymet saklama ücretleri ödeyebiliyor. Ancak ülkeler arasındaki nominal faiz karşılaştırmalarında enflasyonun, para biriminin ve merkez bankası politikasının da dikkate alınması gerekiyor.

Bankalar, müşterilerin paralarını yalnızca hesapta tutmak yerine yatırım ürünlerine yönlendirmesini ekonomik açıdan daha cazip bulabiliyor. Çünkü yatırımlardan portföy yönetimi, danışmanlık, saklama ve ürün ücretleri üzerinden ek gelir elde ediliyor.

Dietrich’e göre yalnızca servete dayalı katı sınırlar yeterli değil; müşterinin geliri, davranışları ve ihtiyaçları da dikkate alınmalı.

#İsviçre #Bankacılık #Servet #PrivateBanking #Finans

Continue Reading
Advertisement

Trendler