Connect with us

Gündem

22 YAŞINDAKİ GENÇ, SÄULE 3A SİGORTASINDAN AYRILIRKEN BÜYÜK MADDİ KAYIP YAŞADI

yazar

Published

on

Okuma süresi: 3 dakika

ZÜRİH – 22 yaşındaki bir genç, Liechtenstein Life Assurance ile imzaladığı Säule-3a sigorta sözleşmesinin iptali sonrası büyük bir finansal kayıp yaşadı. Genç sigortalı, 1100 İsviçre frangı yatırdığı sigorta fonunun iptali sonrasında ödediklerinin sıfırlandığını bildirdi.

20 Min gazetesine konuşan Genç sigortalı, sözleşme iptali sırasında geriye hiçbir para gkalmadığını belirtti. Yatırdığı 1100 frangın yalnızca 261 frangına ulaşabildiğini ve sözleşmenin iptaliyle birlikte hiçbir geri ödeme alamadığını ifade etti. Sigorta şirketi, fon değerlerindeki düşüşün Corona ve Ukrayna-Rusya savaşının etkilerinden kaynaklandığını savundu. Ancak, yüksek işlem ve komisyon ücretlerinin sözleşme sürecinde kendisine açıklanmadığını vurguladı.

Sigorta Şirketinin Açıklamaları

Liechtenstein Life Assurance, ürünlerinin genellikle 30 yıl süreyle tasarlandığını ve bu nedenle ilk yıllarda iptalin müşterilere dezavantajlar sunduğunu belirtti. Şirket, tüm ücretlerin Genel Sigorta Şartları’nda açıkça belirtildiğini iddia ediyor. Ayrıca, şirket, ürünlerin yalnızca bağımsız finans danışmanları aracılığıyla satıldığını ve yatırım tavsiyesi sunmadıklarını açıkladı.

Uzman Görüşleri

Michael Gäumann, vermögenszentrum’dan, sigorta şirketlerinin genellikle ilk yıllarda yüksek maliyetler ve komisyonlar talep ettiğini belirtiyor. Bu durumun, genellikle erken iptallerde büyük finansal kayıplara yol açtığını vurguluyor. Sara Stalder, Tüketicileri Koruma Derneği – Stiftung für Konsumentenschutz’tan, finansal hizmetlerle ilgili şüpheler ortaya çıktığında ikinci bir görüş alınmasını ve net olmayan maliyetlerle ilgili her zaman dikkatli olunmasını öneriyor.

Toplum Yorumları

Bu olay, toplumda geniş bir yankı buldu. İşte bazı yorumlar:

  • potaufeu: “Säule-3a fon sigortalarından kaçınılmalı. Total bir kayıp her zaman mümkün. Bankada bir 3a tasarruf hesabı tercih edilmeli, böylece yatırılan para geri alınabilir, biraz faizle birlikte.”
  • IloVeju: “Säule-3a tasarruf hesabı banka üzerinden yapılmalı, risk sigortası ise sigorta şirketi ile ayrılmalı. İkisini kesinlikle ayrı tutmalısınız.”
  • dosen-im-schrank68: “Ben de benzer bir durumda kaldım, ancak sadece ödemeyi durdurdum ve 15 yıl sonunda yatırdığım miktarı faizlerle birlikte geri aldım.”
  • JokerFace: “Liechtenstein Life ile aynı sorunları yaşadım. Alınan komisyonlar yatırılan miktarla orantısız.”
  • Hello@world123: “Eğer tüm komisyonlar açıkça belirtilmiş olsaydı, kimse bir danışman veya aracıyı tercih etmezdi. Sigorta sözleşmelerindeki gizli maliyetler büyük sorun.”
  • Loveday22: “Danışmanlık sırasında net olmayan cevaplar aldım. Anlayamadığım şeyler oldu ve sonunda ayrıldım.”
  • Shyla69: “İlk üç yıl içinde bir sigortayı iptal etmek mantıklı değil, çünkü bu yıllar genellikle maliyetleri karşılamak için kullanılır.”

Sonuç

Bu olay, sigorta sözleşmeleri hakkında daha fazla bilgi edinmenin önemini vurguluyor. Uzun vadeli finansal ürünlerde, erken iptallerin ciddi finansal sonuçlara yol açabileceği unutulmamalıdır.

#Säule3A #SigortaSkandalı #FinansalKayıp #isviçre #haber #schweiz #suisse #svizzera #switzerland #sigorta #isviçredesigorta #isviçrehaberleri

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Sıcak Yazın Ardından İsviçre’de Su Alarmı: İçme Suyu Fiyatları Artabilir

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yaz boyunca etkili olan aşırı sıcaklar ve kuraklık, birçok bölgede yeraltı suyu ve kaynak seviyelerini ciddi biçimde düşürdü. Su tedariki uzmanları, mevcut durumun devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda içme suyu fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunuyor.

Batı İsviçre’de su tedariki alanında faaliyet gösteren meslek birliğinin başkanı Quentin Morezzi, ağustos sonu itibarıyla yeraltı suyu rezervlerinin ve doğal kaynakların birçok bölgede olağanüstü düşük seviyelere gerilediğini söyledi.

Sorun yalnızca kuraklığa daha açık alçak bölgelerde yaşanmıyor. Morezzi’ye göre normalde su kaynakları bakımından güçlü kabul edilen dağlık bölgelerde bile debiler belirgin şekilde azaldı. Uzmanın görev yaptığı Valais kantonunda da su tedarikinden sorumlu kurumların durumu yakından takip ettiği belirtiliyor.

Birçok belediye artık mevcut su üretimini ve rezervlerini çok daha hassas biçimde ölçüyor. Yetkililerin önündeki soru yalnızca bugünkü ihtiyacın karşılanması değil; 10 yıl sonra yeterli içme suyunun bulunup bulunamayacağı.

Şimdiye kadar büyük çaplı su kesintilerinin önlenmesinde belediyeler arasındaki iş birliği önemli rol oynadı. Su şebekeleri giderek daha fazla birbirine bağlanıyor ve rezervi bulunan belediyeler, sıkıntı yaşayan komşularına su sağlayabiliyor.

Ancak bu çözümün maliyeti yüksek. Akut su sıkıntısına giren bazı belediyeler, komşu bölgelerden suyu normal fiyatın iki katına kadar çıkan bedellerle satın almak zorunda kalabiliyor. Bu nedenle Morezzi, önümüzdeki yıllarda hanelerin ödediği su tarifelerinde artış yaşanabileceğini düşünüyor.

Uzman ayrıca altyapısını uzun yıllar yenilemeyen belediyelerin daha büyük risk altında olduğunu belirtiyor. Rezervuarların yenilenmesi, yeni su kaynaklarının devreye alınması ve boru hatlarındaki kaçakların tespit edilmesi için düzenli yatırım yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Son günlerde görülen şiddetli yağışlar da sorunu hemen çözmüyor. Kurumuş toprağa kısa sürede çok miktarda yağmur düştüğünde suyun önemli bölümü toprağa süzülmeden yüzeyden akıp gidiyor. Bazı bölgelerde yoğun yağış, kaynak suyunun bulanıklaşmasına ve geçici olarak kullanılamamasına bile neden olabiliyor.

Morezzi’ye göre yeraltı rezervlerinin kalıcı biçimde toparlanabilmesi için en az iki hafta boyunca hafif ve sürekli yağmur gerekiyor.

#İsviçre#schweiz#zürich#basel#bern

Continue Reading

Avrupa

Heidelberg Sığınmacı Merkezinde Ciddi İddia: Çalışanın Kadınlara “Sınır Dışı Edilmekten Koruma” Karşılığında Cinsel İlişki Teklif Ettiği Öne Sürülüyor

yazar

Published

on

By

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletindeki Heidelberg Sığınmacı Kabul Merkezi’nde görev yapan bir çalışan hakkında ciddi iddialar gündeme geldi. Savcılık, sığınmacıların kayıt işlemlerinde görev yapan çalışanın bazı kadınlara, sınır dışı edilmekten korunabilecekleri izlenimini vererek karşılığında cinsel ilişki talep ettiği iddiasını araştırıyor.

SWR’nin haberine göre, kadınlardan biri kendisini bu baskı altında hissettiğini ve talebe karşı koyamadığını belirterek daha sonra çalışan hakkında polise şikâyette bulundu. Heidelberg Savcılığı, bunun ardından benzer deneyimler yaşadığını söyleyen altı kadına daha ulaştı. Bu kadınların ise söz konusu teklifi kabul etmediği bildirildi.

Haberde ne şüpheli çalışanın ne de söz konusu kadınların uyruklarına ilişkin bilgi veriliyor. Bu nedenle olay özelinde tarafların milliyetine dair herhangi bir bilgi paylaşılmış değil.

Savcılık ayrıca aynı çalışan hakkında bir önceki yıl yapılan benzer bir şikâyete ilişkin daha önce kapatılan soruşturmayı yeniden açtı.

Suçlamaların ortaya çıkmasının ardından çalışan görevden uzaklaştırıldı. Heidelberg Kabul Merkezi yönetimi ise masumiyet karinesinin geçerli olduğunu vurguladı. Merkez Müdürü Katja Hepp, kayıt işlemlerinin cam bölmeli gişelerde yapıldığını ve mevcut koruma önlemlerinin bulunduğunu belirterek, olayın nasıl gerçekleştiğinin ancak soruşturma sonucunda netleşeceğini söyledi.

Merkezde görev yapan sığınmacı papazı Sigrid Zweygart-Perez, iddiaların doğru çıkması halinde bunun son derece ağır bir güç ve makam kötüye kullanımı anlamına geleceğini söyledi.

Haberde, konunun yalnızca bu olayla sınırlı olmadığı da belirtiliyor. Baden-Württemberg’deki merkezi ilk kabul tesislerinde son beş yılda cinsel taciz ve cinsel zorlama şikâyetlerinde 18 sığınmacı ve 7 sığınmacı olmayan kişi şüpheli olarak kayıtlara geçti. Heidelberg Kabul Merkezi’nde ise 2017’den bu yana bu kapsamda 6 Alman ve sığınmacı olmayan 1 yabancı şüpheli tespit edildi.

Baden-Württemberg Adalet ve Göç Bakanlığı, 2017’den bu yana eyaletteki ilk kabul merkezlerinde yaklaşık 165 bin kişinin kayıt altına alındığını ve resmi şikâyet oranının yüzde 0,0067 olduğunu belirtiyor. Uzmanlar ise korku, güvensizlik ve iltica sürecinin zarar görebileceği endişesi nedeniyle birçok olayın bildirilmediğini savunuyor.

Kadın ve mülteci destek kuruluşları ayrıca bazı merkezlerde kilitlenemeyen odalar, yetersiz mahremiyet ve gece saatlerindeki güvenlik kaygılarına dikkat çekiyor.

Soruşturma devam ediyor. Çalışan hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmuyor.

#Almanya#Heidelberg#BadenWürttemberg#asyl#avrupa

Continue Reading

Dünya

Depot Krizi Üç Ülkeye Yayıldı: Almanya’da Tüm Mağazalar Kapanıyor, İsviçre Tasfiyede, Avusturya’da Belirsizlik Sürüyor

yazar

Published

on

By

Dekorasyon ve ev aksesuarları zinciri Depot, Almanya, İsviçre ve Avusturya’da ciddi bir yeniden yapılanma ve küçülme sürecinden geçiyor. En sert gelişme Almanya’da yaşanırken, İsviçre operasyonları daha önce tasfiye sürecine girdi; Avusturya’da ise mağaza ağı küçültülmesine rağmen faaliyetler şimdilik devam ediyor.

Almanya’da tüm mağazalar kapanıyor. GDC Deutschland GmbH, mali kaynakların tükenmesi nedeniyle eylül 2026 sonuna kadar kalan tüm Depot mağazalarının kapatılacağını açıkladı. Kararla birlikte yaklaşık 730 çalışan işini kaybedecek. Zincir geçmişte Almanya’da yaklaşık 400 şubeye kadar ulaşmıştı. Haziranda 66, ağustos başında ise yaklaşık 30 mağazanın kapatılması duyurulmuştu; şimdi geriye kalan şubelerin de kapanacağı kesinleşti.

Şirket sahibi Christian Gries, krizin nedenleri arasında zayıf tüketici talebini ve Temu gibi düşük fiyatlı online platformların yarattığı rekabet baskısını gösterdi. Yeniden yapılandırma uzmanları da mevcut mali durumda Almanya operasyonlarının tamamen durdurulmasına alternatif kalmadığını belirtiyor.

İsviçre’de kriz daha önce başladı. Markanın İsviçre’deki işletmecisi DEPOT CH AG, Frauenfeld merkezli olarak tasfiye sürecinde bulunuyor. Şirket için iflas ve alacaklılara ilişkin işlemler 2026 içinde resmî kayıtlara yansıdı. Bu nedenle Almanya’daki son kapanma kararı, İsviçre açısından yeni başlayan bir sorun değil; İsviçre operasyonları zaten daha önce ciddi mali sıkıntıya girmiş durumda.

Avusturya’da ise durum farklı. Buradaki mağazalar, Almanya’daki şirketten hukuken ayrı olan Gries Deco Austria GmbH tarafından işletiliyor. Bu nedenle Almanya’daki toplu kapanma kararı Avusturya’ya otomatik olarak uygulanmıyor. Ancak mağaza sayısı daha önce 49’dan 29’a düşürüldü ve geleceğe ilişkin belirsizlik devam ediyor.

Buna rağmen Depot markasının tamamen ortadan kalkması planlanmıyor. Yönetim, daha küçük mağazalar ve Rewe veya Edeka gibi zincirler içinde shop-in-shop konseptleri dahil yeni modeller üzerinde çalışıyor.

Özetle: Almanya kapanıyor, İsviçre tasfiye sürecinde, Avusturya ise küçülerek yoluna devam etmeye çalışıyor.

#Depot#Almanya#İsviçre#Avusturya#schweiz

Continue Reading
Advertisement

Trendler