Connect with us

Gündem

14 SURİYELİYİ İSVİÇRE ÜZERİNDEN ALMANYA’YA KAÇIRDI: ŞEBEKE ÜYESİ HAKİM KARŞISINDA

yazar

Published

on

Bir Fransız vatandaşı, 14 Suriyeliyi İsviçre üzerinden Almanya’ya kaçırmak isterken Uri Kanton Polisi tarafından durduruldu. Bu insan kaçakçılığı karşılığında 4000 Frank ve Kaçaklardan kişi başı para aldığı tespit edilen kişi, mahkeme önüne çıktı ve 17 ay hapis cezasına çarptırıldı.

KISA BİR DURUŞMA, AĞIR BİR CEZA

36 yaşındaki Fransız, Salı günü Altdorf’ta Landgericht Uri’de yargılandı. Duruşma kısa sürdü çünkü sanık, savcılığın yönelttiği suçlamaları kabul etti. Giydiği siyah-yeşil renkli mont ve sessiz tavırlarıyla dikkat çeken sanık, mahkeme sorularına yalnızca „Oui, je reconnais“ (Evet, kabul ediyorum) diyerek yanıt verdi.

Mahkeme, sanığı 17 ay hapis cezasına ve 820 Frank para cezasına mahkûm etti. Ayrıca 22.500 Frank tutarındaki yargılama masraflarını ödemesine karar verildi. Halihazırda Zug’daki bir cezaevinde tutuklu bulunan sanık, cezasını Mayıs ayında tamamlamış olacak.

30 KİLOMETRELİK TAKİP VE FİNALDE GÖLE ATLAYIŞ

Kaçış planı, 14 Aralık 2023’te Hırvatistan’ın Lipovac şehrinde başladı. 14 Suriyeli, sanığın kullandığı Fiat Ducato’nun kargo bölümüne bindi. Slovenya ve İtalya üzerinden İsviçre’ye giren kaçakçı, Gotthard Tüneli çıkışında İsviçre sınır güvenliği tarafından durdurulmaya çalışıldı. Ancak polisin tüm dur ihtarlarına rağmen hızla kaçmaya devam etti.

Kaçakçının 30 kilometre süren tehlikeli sürüşü, Flüelen’deki bir çıkmaz sokakta sona erdi. Polis ekipleri sanığı silah doğrultarak durdurmaya çalışsa da sanık bu kez soğuk Vierwaldstättersee Gölü’ne atladı. Polisin attığı can simidiyle kurtarılan kişi, karaya çıktıktan sonra tutuklandı.

4000 FRANK KAZANÇ, BÜYÜK RİSK

Kaçakçı, insan ticareti şebekesinden bu tehlikeli görev için 4000 Frank alırken, Suriyelilerin her birinden 2000 ile 9000 Frank arasında ödeme aldığı ortaya çıktı. Yolculuk sırasında mülteciler zarar görmezken, İsviçre’ye iltica başvurusunda bulundukları tespit edildi. Ancak bu kişilerin şu anki durumu bilinmiyor.

AVRUPA’DA ÖLÜMCÜL SONUÇLAR

İnsan kaçakçılığı Avrupa genelinde milyar Franklık bir sektör haline geldi. Geçmişte Almanya ve Avusturya’da meydana gelen ölümlü olaylar, kaçakçıların tehlikeli yöntemlerinin sonuçlarını gözler önüne serdi. 2022’de İsviçre’de yaşanan bir olayda, 23 göçmeni 5,4 metrekarelik kargo alanına dolduran bir kaçakçının aracı Nidwalden polisi tarafından durdurulmuş ve büyük bir facia önlenmişti.

İSVİÇRE’DE KAÇAK GÖÇ AZALIYOR

2024 yılında İsviçre’ye yasa dışı girişlerde kayda değer bir azalma yaşandı. Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Ofisi’nin verilerine göre, yılın Kasım ayına kadar 28.202 yasa dışı ikamet ve 269 insan kaçakçılığı vakası tespit edildi. Bir önceki yıl ise bu rakamlar 50.185 yasa dışı ikamet ve 388 insan kaçakçılığı vakası olarak kaydedilmişti.

Bu düşüşün başlıca nedenleri arasında, İtalya’nın Tunus ile yaptığı göç kontrol anlaşmaları bulunuyor. Ancak insan kaçakçılığı sorunu tamamen ortadan kalkmış değil. Yakalanan son olayda, bir kaçakçının 14 Suriyeliyi yasa dışı yollarla taşırken tesadüfen durdurulması, bu tür faaliyetlerin ne kadar gizli ve tehlikeli bir şekilde devam ettiğini bir kez daha gösterdi.

Kaçakçılık şebekelerinin bu yollardan kaç yüzlerce göçmeni daha taşımış olabileceği bilinmiyor. Uzmanlar, insan kaçakçılığına karşı alınan önlemlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler