Connect with us

İsviçre

ZÜRİH, EXPAT DOSTU OLMAYAN ŞEHİRLER ARASINDA YER ALDI

yazar

Published

on

Zürih, yüksek yaşam standartları ve sunduğu olanaklarla ünlü bir şehir olmasına rağmen, uluslararası bir sıralamada „Expat“ dostu şehirler arasında beklenenden düşük bir sıralamada yer aldı. Internations adlı web sitesi tarafından yayımlanan Expat-Ranking’e göre, Zürih genel sıralamada 31. sırada yer aldı ve özellikle yerel halkın yabancılara karşı kaba ve dostça olmayan yaklaşımı açısından eleştirildi.

DOSTLUKTA ALT SIRALARDA

Araştırma, 23.000’den fazla yabancının katılımıyla gerçekleştirildi ve yaşam kalitesi, yerel halkın yaklaşımı ve uyum kolaylığı gibi kriterler değerlendirildi. Zürih, „uyum kolaylığı“ kategorisinde 49. sırada yer alarak hayal kırıklığına neden oldu. Bu kategoride değerlendirilen kriterler arasında, dostça yaklaşım, yeni arkadaşlar edinme kolaylığı ve misafirperverlik gibi unsurlar yer alıyor.

YAŞAM KALİTESİNDE İLK 10’DA

Buna karşın, Zürih yaşam kalitesi açısından ilk 10 şehir arasına girdi ve 9. sırada yer aldı. Güvenlikte ise ikinci sıraya yükselen şehir, çevre ve iklim kriterlerinde de dördüncü oldu. Valencia, yaşam kalitesi ve genel sıralamada birinci sırayı alırken, Malaga ve Alicante gibi İspanyol şehirleri de üst sıralarda yer aldı.

AVRUPA’NIN KARMAŞIK TABLOSU

Diğer Avrupa şehirleri arasında Zürih’ten daha kötü sıralamalarda olanlar da dikkat çekiyor. Münih 50., Milano 47. ve Paris 43. sırada yer aldı. Listenin en sonunda ise Vancouver bulunuyor.

EXPAT INSIDER’DAN KAPSAMLI ANALİZ

Her yıl düzenlenen Expat Insider anketi, öğrencilerden iş insanlarına, serbest çalışanlardan farklı meslek gruplarına kadar geniş bir yelpazede katılımcılarla gerçekleştirilmekte. Anketin sonuçları, yaşam kalitesi, uyum kolaylığı, iş imkanları, finansal durum ve temel ihtiyaçlara erişim olmak üzere beş ana kategoride değerlendiriliyor.

İşte Basel, Cenevre ve Zürih’teki yabancıların hayatlarına dair önemli noktalar:

Genel Görünüm

  • Basel (34. sırada), Cenevre (35. sırada) ve Zürih (31. sırada), 2024 Yabancı Şehir Sıralaması’nda orta sıralarda yer alıyor ve yabancıların hayatlarından memnuniyet oranları dünya ortalamasının (71%-85%) üzerinde.

Çalışma İmkanları

  • Zürih: Çalışma İmkanları Endeksi’nde (17. sırada) en yüksek performansı sergiliyor. Yabancıların %69’u iş-yaşam dengelerinden memnun.
  • Cenevre: Kariyer fırsatları açısından Basel’den daha iyi durumda ve 19. sırada yer alıyor. Basel ise 45. sırada.
  • Basel: Kariyer fırsatları konusunda zorluklar yaşasa da maaş tatmini açısından başarılı ve dünya sıralamasında 3. sırada yer alıyor.

Yaşam Maliyeti ve Finans

  • İsviçre’deki yaşam maliyetleri oldukça yüksek. Cenevre‚deki yabancılar, maliyetler konusunda en fazla zorluk çeken grup (yüzde 73’ü olumsuz değerlendiriyor).
  • Zürih ve Basel‚de ise maliyetler daha yönetilebilir; Basel 39. sırada, Zürih ise 26. sırada yer alıyor Kişisel Finanslar Endeksi’nde.

Yaşam Kalitesi ve Çevre

  • Üç şehirde de yaşam kalitesi yüksek, ancak sağlık hizmetleri oldukça pahalı ve tüm şehirler, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesi konusunda düşük sıralarda yer alıyor.
  • Zürih, çevre ve iklim konularında 4. sırada yer alırken, Basel 19. sırada ve Cenevre 22. sırada.
  • Şehirlerin doğal çevresi, yabancıların en çok övdüğü unsurlardan biri.

Sosyal Yaşam ve Arkadaş Edinme

  • İsviçre’deki yabancılar için sosyal yaşama uyum sağlamak zor. Basel (47. sırada) ve Zürih (49. sırada) sosyal hayatta en zayıf performansı gösteriyor.
  • Cenevre ise 35. sırada yer alıyor, ancak yine de sosyal yaşam konusunda dünya ortalamasının gerisinde kalıyor.
  • Yabancıların çoğu, arkadaş çevrelerini başka yabancılardan oluşturuyor.

Günlük Yaşam ve Temel Konular

  • Zürih (26. sırada) ve Basel (27. sırada) Yabancı Temel İhtiyaçlar Endeksi’nde ortalama sıralarda yer alıyor.
  • Cenevre ise, özellikle barınma sorunları nedeniyle 37. sırada yer alıyor. Barınma sıkıntısı Zürih’te de var, ancak Cenevre’dekine göre daha az şikayet ediliyor.

Genel Değerlendirme

  • Zürih: Yüksek yaşam kalitesi ve güvenlik sağlasa da, sosyal hayatta zorluklar ve yüksek yaşam maliyetleri gibi negatif faktörler mevcut. Son yıllarda iş imkanları ve kariyer perspektiflerinde bir gerileme yaşandı.
  • Basel: Yaşam kalitesi ve iş güvencesi açısından iyi bir performans sergilese de, sosyal yaşam ve barınma konusunda sıkıntılar yaşanıyor.
  • Cenevre: Diğer iki şehirden daha zayıf bir performans sergiliyor, özellikle barınma ve yaşam maliyetleri konusunda önemli zorluklar bulunuyor.

Bu şehirlerde yaşam, yüksek maaşlar ve güzel çevre ile dengeleniyor, ancak yüksek maliyetler, sosyal yaşam ve barınma gibi sorunlar da dikkat çekiyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

İsviçre

Aargau’da “sahte yatırımAargau’da “sahte yatırımcı” davası: Tinder üzerinden kadınları dolandıran şahsa 3 yıl hapiscı” davası

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonunda görülen davada, kendisini başarılı bir yatırımcı olarak tanıtarak çok sayıda kadını dolandıran 55 yaşındaki bir kişi, hapis cezasına çarptırıldı.

Kulm Bölge Mahkemesi, sanığın 3 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmesine ve mağdurlardan aldığı paraları geri ödemesine hükmetti.

Tinder üzerinden tanıştı, yüz binlerce frank topladı

Mahkeme kayıtlarına göre sanık, 2017–2021 yılları arasında özellikle Tinder gibi tanışma uygulamaları üzerinden iletişime geçtiği kadınları hedef aldı.

Kendisini finans alanında uzman ve başarılı bir “trader” olarak tanıtan zanlının, mağdurlarından toplamda yaklaşık 500 bin İsviçre frangı aldığı belirlendi.

Yüksek kazanç vaadiyle kandırdı

Herhangi bir finans eğitimi bulunmamasına rağmen lüks yaşam görüntüsü çizen sanık, yüksek kazanç vaatleriyle kadınları ikna etti.

Savcılık, sanığın mağdurlarına yüzde 12’ye varan getiri vaat ettiğini ve “uyurken bile para kazandığını” iddia ettiğini açıkladı.

“Lovebombing” ve psikolojik baskı iddiası

Mağdur avukatları, sanığın yalnızca finansal değil, aynı zamanda duygusal manipülasyon da uyguladığını belirtti.

Bir mağdurun avukatı, sanığın “lovebombing” yöntemiyle güven kazandığını, ardından ciddi miktarlarda borç sözleşmeleri imzalattığını ifade etti.

Nitekim sanığın, bir kadınla gerçekleştirdiği fondü buluşmasında 100 bin euro’luk borç sözleşmesi imzalattığı da dosyaya yansıdı.

Mağdurlardan biri ise durumu şu sözlerle anlattı:
“Bizi sadece maddi değil, psikolojik olarak da derinden etkiledi. Bunun izlerini hayat boyu taşıyacağız.”

Sanıktan geç gelen özür

Duruşma boyunca uzun süre sessiz kalan sanık, yargılamanın sonunda söz alarak yaşananlardan dolayı üzgün olduğunu dile getirdi.

Sanık, “Kimseye zarar vermek istemedim, sadece şirketimi kurtarmaya çalışıyordum” ifadelerini kullandı.

Mahkemeden net karar

Mahkeme, sanığın eylemlerini dolandırıcılık kapsamında değerlendirerek hapis cezasının yanı sıra, mağdurların zararlarının karşılanmasına karar verdi.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de dikkat çeken trafik gerçeği: Bisiklet size çarpsa bile faturanın bir kısmı size çıkabilir

yazar

Published

on

By

İsviçre’de trafik kazalarına ilişkin hukuk sistemi, özellikle otomobil sürücüleri açısından şaşırtıcı sonuçlar doğurabiliyor. Mevzuata göre bir bisikletli tamamen hatalı olsa bile, araç sahibi çoğu durumda maddi zararın bir bölümünü karşılamak zorunda kalıyor. Bunun temelinde ise “tehlike sorumluluğu” (Gefährdungshaftung) ilkesi yer alıyor.

Binlerce kaza, tartışmalı sorumluluk dağılımı

Bundesamt für Strassen Astra verilerine göre, 2025 yılında İsviçre genelinde otomobiller ile bisiklet veya e-bisikletler arasında 2.347 kaza meydana geldi. Bu kazaların %70’inden fazlasında otomobil sürücüleri ana sorumlu olarak değerlendirildi.

Ancak birçok sürücü, bu değerlendirmelerin her zaman gerçek kusur durumunu yansıtmadığını düşünüyor. Bunun nedeni, İsviçre hukukunun klasik “kusur” anlayışından farklı olarak risk temelli bir sorumluluk sistemi benimsemesi.

Tehlike sorumluluğu nedir?

İsviçre trafik hukukuna göre otomobiller, doğası gereği potansiyel olarak tehlikeli araçlar kabul edilir. Bu nedenle araç sahipleri:

  • Kusurları olmasa bile sorumluluğa dahil edilir
  • Araç hareket halinde olmasa dahi (örneğin kırmızı ışıkta beklerken) yükümlülük doğabilir
  • Sadece araç kullanımı bile “risk” oluşturduğu için mali sorumluluk paylaşılır

Uzmanlara göre bu ilke, “kim daha tehlikeli bir araç kullanıyorsa, daha fazla sorumluluk taşır” mantığına dayanıyor.

En çok tartışılan durum: %100 bisiklet hatası

Bu sistemin en çok eleştirilen yönü şu senaryoda ortaya çıkıyor:

👉 Bisikletli tamamen hatalı olsa bile araç sahibi ödeme yapabilir.

Uygulamada:

  • Araç sahipleri çoğu vakada %30 ila %60 arasında zarara katılıyor
  • Bu pay, yalnızca aracın yarattığı “işletme riski” nedeniyle belirleniyor

Bu durum, özellikle “araç duruyordu, bisiklet gelip çarptı” gibi olaylarda sürücüler tarafından adaletsiz bulunabiliyor.

Amaç: Zayıf yol kullanıcılarını korumak

Bu düzenlemenin temel amacı, bisikletliler ve yayalar gibi korumasız trafik kullanıcılarını korumak.

Verkehrs-Club der Schweiz VCS verilerine göre:

  • Otomobil–bisiklet kazalarının %80’inden fazlasında bisikletliler yaralanıyor
  • Yaklaşık %15’i ağır yaralanma ile sonuçlanıyor
  • Otomobil sürücülerinin yaralanma oranı ise oldukça düşük

Pro Velo ise bu sistemin, mağdurların tazminat almasını kolaylaştırdığını ve sosyal denge sağladığını savunuyor.

Sürücüler tamamen çaresiz değil

Her ne kadar sistem sürücülere otomatik bir sorumluluk yüklüyor gibi görünse de, bu mutlak bir kural değil. Araç sahipleri bazı durumlarda sorumluluktan tamamen kurtulabiliyor:

  • Bisikletlinin ağır kusurlu davranması (örneğin kırmızı ışık ihlali, yüksek hız, alkol etkisi)
  • Kazanın tamamen bisikletlinin kontrolsüz hareketlerinden kaynaklanması
  • Araç park halindeyken meydana gelen çarpışmalar

Bu gibi durumlarda mahkemeler, sorumluluğu tamamen bisikletliye yükleyebiliyor veya araç sahibinin payını ciddi şekilde azaltabiliyor.

Sorumluluk nasıl paylaştırılıyor?

Mahkemeler her olayı ayrı ayrı değerlendiriyor. Ancak uygulamada genel eğilim şöyle:

  • Araç sürücüsü: %30–60 arası
  • Bisikletli: kalan oran

Bu paylaşım, tarafların kusur oranına ve olayın detaylarına göre değişiyor.

Dashcam çözüm değil, sorun olabilir

Kazalarda delil sunmak isteyen sürücüler için araç içi kameralar (dashcam) her zaman avantaj sağlamıyor. İsviçre’de:

  • Kişilerin haberi olmadan görüntü kaydı yapmak
  • Veri koruma yasalarını ihlal edebilir
  • Bu nedenle görüntüler mahkemede geçersiz sayılabilir

Genel değerlendirme

İsviçre’de trafik hukuku, klasik “kim hatalıysa o öder” anlayışından farklı olarak, risk ve koruma odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu sistem:

  • Güçlü olan araca daha fazla sorumluluk yüklüyor
  • Zayıf yol kullanıcılarını korumayı amaçlıyor
  • Ancak bazı durumlarda sürücüler açısından adaletsiz algılanabiliyor

Son söz

İsviçre yollarında direksiyon başındaysanız, bilmeniz gereken kritik gerçek şu:

👉 Bisiklet size çarpsa ve tamamen hatalı olsa bile, çoğu durumda zararın bir kısmını siz ödeyebilirsiniz.

Continue Reading

İsviçre

Karayolu Taşımacılığında Yeni Dönem: Türkiye ile İsviçre Arasında Anlaşma Yenilendi

yazar

Published

on

By

Türkiye ile İsviçre arasında karayolu taşımacılığını düzenleyen ve 1977 yılından bu yana yürürlükte olan anlaşma, günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde yenilenerek yürürlüğe girdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki “Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımacılığına İlişkin Anlaşma”nın modernize edildiği bildirildi.

Yeni anlaşma, Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ile İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer tarafından imzalandı. Yapılan açıklamada, güncellenen metnin uluslararası taşımacılık süreçlerini daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediği vurgulandı.

Yetkililer, Türkiye’nin güçlü lojistik altyapısı, yüksek bağlantısallığı ve operasyonel kapasitesi sayesinde küresel taşımacılık ağında önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmesi ve lojistik iş birliğini ileri bir seviyeye taşıması bekleniyor.

Ayrıca yeni düzenlemenin, taşımacılık süreçlerinde verimliliği artırarak maliyetleri optimize etmesi ve sektör paydaşlarına daha fazla iş fırsatı sunması öngörülüyor. Uzmanlar, anlaşmanın hem yolcu hem de eşya taşımacılığında standartları yükselterek iki ülke arasındaki ticaret hacmine olumlu katkı sağlayacağını ifade ediyor.

Bu gelişmeyle birlikte Türkiye ile İsviçre arasındaki taşımacılık ilişkilerinde daha çağdaş, sürdürülebilir ve rekabetçi bir dönemin başlaması hedefleniyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler