Avrupa
ZANAAT SEKTÖRÜNDE ALARM: DÜŞÜK FİYATLAR KAÇAK İŞCİLER İŞİ ZORLAŞTIRIYOR
İsviçre’deki zanaat sektörü, düşük fiyatlar nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya. Bu fiyatlar, işlerin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor ve sektördeki küçük işletmeler büyük zorluklar yaşıyor. Özellikle, Avrupa Birliği ile yapılan yeni anlaşmanın, kaçak çalışmayı daha da kötüleştirebileceği uyarıları yapılıyor.
İsviçre’deki zanaat sektörü, son yıllarda „dumping fiyatları“ (aşırı düşük fiyatlar) ile mücadele ediyor. Bu fiyatlar, hem sektörün kar marjlarını zorluyor hem de kaliteyi düşürüyor. Özellikle inşaat sektöründe, düşük fiyatlarla yapılan işlerin ardında genellikle kaçak işçilik ve yurt dışından getirilen ucuz malzemeler bulunuyor. Bu durum, sektörde milyarlarca frank değerinde zarar yaratıyor.
Kaçak Çalışma ve Düşük Fiyatlar Arasındaki Bağlantı
Oberarth’ta (SZ) faaliyet gösteren MHS Haustechnik’in sahibi olan ve 9 yıldır kendi işini yürüten Beni Mulaj, „Sektördeki fiyatlar son beş yıldır giderek daha kötüleşiyor. Eskiden rakiplerim 2 ya da 3 firma olurdu, şimdi 8 firma ile rekabet ediyorum“ diyor. Mulaj, özellikle yenilenebilir enerji sektöründe, örneğin bir ısı pompasının fiyatının 35.000 ila 40.000 frank arasında değiştiğini, ancak bazı firmaların aynı ürünü 25.000 frank gibi düşük fiyatlarla sattığını belirtiyor. Bu durumda kar etmenin neredeyse imkansız hale geldiğini ifade ediyor.
Kalite Sorunu
Düşük fiyatlar aynı zamanda kaliteyi de olumsuz etkiliyor. Mulaj, „Bazen müşteriler, fiyatı üçte bir oranında düşük olan rakip firmayı tercih ediyor. Ancak sonrasında beni arıyorlar, çünkü o firma işin yarısında işi bırakıyor“ diye anlatıyor. Küçük işletmeler, büyük firmaların aldığı kamu ihaleleri ile rekabet edemiyor. Bu durum, sektördeki büyük firmaların daha az sorun yaşamasına sebep olurken, küçük işletmelerin hayatta kalabilmek için bu düşük fiyatlara uyum sağlamak zorunda kalmalarına neden oluyor.
Kaçak İşçilik Sorunu Derinleşiyor
İsviçre’nin İnşaat ve Boyacılar Birliği (Swiss Painters and Plasterers Association) Direktörü Silvia Fleury, kaçak işçiliğin sektördeki istikrarı tehdit ettiğini belirtiyor. „Düşük fiyatlarla çalışan firmaların sektörü tehlikeye attığını gözlemliyoruz“ diyen Fleury, „Kaçak işçilik sorunu, özellikle fiyatların düşürülmesinde önemli bir etken“ diye ekliyor.
AB Anlaşması Kaçak Çalışmayı Teşvik Edebilir
İsviçre Sendikalar Birliği’nden Urban Hodel, „Kaçak işçilik sorunumuz var. İnşaat, temizlik gibi birçok sektörde bu tarz suç faaliyetleri görülüyor“ diyor. Ancak, AB ile yapılan yeni anlaşma, bu sorunun daha da kötüleşmesine yol açabilir. „Bu anlaşma, işçi hakları ve denetimlerin zayıflamasına neden olacak ve kaçak işçilikle mücadeleyi daha zor hale getirecek“ şeklinde uyarılarda bulunuyor.
Sonuç: Hem Kalite Hem de Toplum Zarar Görüyor
Kaçak işçilik, sosyal sigorta primlerinin ödenmemesi ve KDV’nin kaçırılması gibi sorunlarla birleştiğinde, tüm toplum zarar görüyor. Fleury, özel inşaat sahiplerine, genel müteahhitlere ve kamu ihale kurumlarına, sadece fiyata değil, aynı zamanda kaliteye ve şirketin ciddiyetine de dikkat etmeleri çağrısında bulunuyor.
Avrupa
Almanya’da Dehşet: Ayrı Yaşadığı Eşini Yaralayıp Çocuğunu Kaçırdı
ALMANYA – Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Bamberg bölgesinde yaşanan aile içi şiddet olayı büyük paniğe neden oldu. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan 49 yaşındaki bir erkek, ayrı yaşadığı eşini yaraladıktan sonra ortak çocuklarından birini kaçırdı. Saatler süren polis operasyonunun ardından şüpheli yakalanırken, hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Uzaklaştırma kararına rağmen eve gitti
Polisin verdiği bilgiye göre olay, pazartesi günü Bamberg ilçesine bağlı Heiligenstadt kasabasında meydana geldi. Hakkında eşiyle iletişim kurmasını yasaklayan mahkeme kararı bulunan 49 yaşındaki şüpheli, buna rağmen ayrı yaşadığı 36 yaşındaki eşinin evine gitti.
Evde çıkan olay sırasında kadın yaralandı. Polis, yaralanmanın niteliği hakkında henüz ayrıntılı bilgi paylaşmadı.
Çocuğunu alıp kaçtı
İddialara göre şüpheli, yaralı kadını ve ortak çocuklarından birini otomobile bindirerek olay yerinden kaçtı. Evde bulunan diğer iki çocuk ise içeride kaldı.
Çocuklardan birinin polisi araması üzerine geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Operasyona çok sayıda polis ekibinin yanı sıra polis helikopteri de katıldı.
Araç durduruldu, şüpheli yakalandı
Polis ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı önce A73 otoyolunda, ardından B22 kara yolunda tespit etti. Araç Bamberg yakınlarında durdurulurken, yaralanan kadın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaçırılan çocuk ise sağ olarak kurtarıldı.
Alman medyasında “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” olarak tanımlandı
Alman medyasında “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” (türkischer Staatsbürger) olarak tanımlanan 49 yaşındaki şüpheli gözaltına alındı. Hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, tehlikeli yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Mahkeme, şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.
Olayda fiziksel olarak zarar görmeyen üç çocuk ise Alman Gençlik Dairesi’nin (Jugendamt) korumasına teslim edildi.
Polis ve savcılık, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın sürdüğünü açıkladı.
Avrupa
Dövizde TL Kazancı Arttı, Altın Karşısında Alım Gücü Geriledi: 1.000 Dolar, Euro ve Frank Bir Yılda Ne Kadar Değişti?
ANKARA / İSTANBUL – Geçtiğimiz yıl temmuz ayında yaz tatili için Türkiye’ye gelen bir gurbetçi, cebindeki 1.000 Dolar, 1.000 Euro veya 1.000 İsviçre Frangı’nı bozdurduğunda bugün elde edeceğinden daha az Türk lirası alıyordu. Ancak aradan geçen bir yılda döviz kurları yükselse de gram altındaki sert artış nedeniyle aynı dövizle satın alınabilen altın miktarı önemli ölçüde azaldı.
25 Temmuz 2025’te 4.379,60 TL olan gram altın, 25 Temmuz 2026 itibarıyla 6.168,00 TL’ye yükselerek yaklaşık %40,8 değer kazandı. Aynı dönemde dolar, euro ve İsviçre frangındaki artış ise yaklaşık %13 ila %17 seviyesinde kaldı.
Bunun sonucunda gurbetçiler dövizlerini bozdurduklarında geçen yıla göre daha fazla Türk lirası elde etse de bu parayla satın alabilecekleri gram altın miktarı belirgin şekilde azaldı.
1.000 Birim Dövizin Bir Yıllık Değişimi
1.000 ABD Doları
25 Temmuz 2025: 40.550 TL
25 Temmuz 2026: 47.335 TL
TL artışı: +6.785 TL (%16,7)
2025’te alınabilen altın: 9,26 gram
2026’da alınabilen altın: 7,67 gram
Altın farkı: -1,59 gram
1.000 Euro
25 Temmuz 2025: 47.656 TL
25 Temmuz 2026: 53.897 TL
TL artışı: +6.241 TL (%13,1)
2025’te alınabilen altın: 10,88 gram
2026’da alınabilen altın: 8,74 gram
Altın farkı: -2,14 gram
1.000 İsviçre Frangı
25 Temmuz 2025: 51.092 TL
25 Temmuz 2026: 57.907 TL
TL artışı: +6.815 TL (%13,3)
2025’te alınabilen altın: 11,66 gram
2026’da alınabilen altın: 9,39 gram
Altın farkı: -2,27 gram
Rakamlar Ne Anlatıyor?
Türk lirası bazında en yüksek artış 6.815 TL ile 1.000 İsviçre Frangı’nda gerçekleşti. Dolar ise 6.785 TL artışla ikinci sırada yer aldı.
Buna karşılık altın karşısındaki alım gücü en fazla İsviçre Frangı’nda geriledi. Geçen yıl 1.000 Frank bozduran bir gurbetçi 11,66 gram altın alabilirken, bugün aynı miktardaki dövizle 9,39 gram altın satın alabiliyor. Bu, altın karşısındaki alım gücünde yaklaşık %19,5’lik düşüş anlamına geliyor.
1.000 Euro ile alınabilen altın miktarı 10,88 gramdan 8,74 grama gerilerken, altın karşısındaki alım gücü yaklaşık %19,7 azaldı. 1.000 Dolar ile alınabilen altın miktarı ise 9,26 gramdan 7,67 grama düşerek yaklaşık %17,2’lik bir kayba işaret etti.
TL Artıyor, Ancak Altın Daha Hızlı Yükseliyor
Rakamlar, döviz bozdurulduğunda elde edilen nominal TL tutarındaki artış ile altın karşısındaki alım gücünün aynı şey olmadığını gösteriyor.
Döviz kurlarındaki yükseliş sayesinde 1.000 Dolar, Euro veya İsviçre Frangı bozduran bir kişi geçen yıla kıyasla daha fazla Türk lirası elde ediyor. Ancak gram altın fiyatındaki yaklaşık %40,8’lik artış, söz konusu dövizlerin TL karşısındaki yükselişinden çok daha yüksek olduğu için aynı döviz miktarıyla satın alınabilen altın miktarı azalıyor.
Sonuç
Geçen yıl Türkiye’ye gelen bir gurbetçi, bu yıl aynı miktardaki dövizini bozdurduğunda yaklaşık 6 ila 7 bin TL daha fazla para elde ediyor. Ancak bu artış, gram altındaki yaklaşık %41’lik yükselişi karşılamaya yetmiyor.
Sonuç olarak TL bazında daha fazla para elde edilmesine rağmen, altın karşısındaki alım gücü son bir yılda döviz türüne göre yaklaşık %17 ila %20 oranında geriledi.
Kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan kullanılamaz.
Avrupa
AB Satılmayan Kıyafetlerin İmhasını Yasakladı: İsviçre’de Şimdilik Serbest
İSVİÇRE / AB – Avrupa Birliği, moda sektöründeki büyük israfın önüne geçmek amacıyla önemli bir düzenlemeyi uygulamaya koydu. 19 Temmuz’dan itibaren büyük moda şirketleri, satılmayan kıyafet ve ayakkabıları artık keyfi şekilde imha edemeyecek. İsviçre’de ise şu anda benzer bir yasak bulunmuyor.
Yeni AB düzenlemesine göre satılmayan ürünlerin imhasına yalnızca belirli durumlarda, örneğin ürünün hasarlı ve kullanılamaz olması halinde izin verilecek. Şirketlerden ürünleri çöpe atmak veya imha etmek yerine yeniden satış, onarım, bağış ve yeniden kullanım gibi seçenekleri değerlendirmeleri bekleniyor.
Avrupa’da Milyonlarca Ürün Hiç Giyilmeden İmha Ediliyor
Sorunun boyutu oldukça büyük. Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin tahminen yüzde 4 ila 9’u, daha hiç kullanılmadan imha ediliyor.
AB Komisyonu verilerine göre bunun çevreye maliyeti de ağır: Satılmayan tekstil ürünlerinin imhasının yılda yaklaşık 5,6 milyon ton CO₂ emisyonuna yol açtığı hesaplanıyor.
İsviçre’de Yasak Yok
Peki yeni düzenleme İsviçre’yi de kapsıyor mu?
İsviçre Federal Çevre Dairesi’ne (BAFU) göre hayır. AB düzenlemesinin İsviçre açısından doğrudan hukuki bir etkisi bulunmuyor.
Bu nedenle İsviçre’de faaliyet gösteren moda şirketleri, ülke sınırları içinde satılmayan kıyafetlerin imhası konusunda mevcut İsviçre kurallarına tabi olmaya devam ediyor.
Ancak İsviçreli bir şirket AB ülkelerinde kıyafet veya ayakkabı satıyorsa durum değişiyor. Bu şirketlerin AB pazarındaki faaliyetlerinde yeni kurallara uyması ve satılmayan ürünleri konusunda raporlama yapması gerekiyor.
İsviçre’de de Satılmayan Kıyafetler İmha Ediliyor
BAFU’nun 2023 yılında yayımladığı bir rapora göre İsviçre’de satılmayan tekstil ürünlerinin en az yüzde 0,3’ü imha ediliyor. Raporda gerçek oranın daha yüksek olabileceğine de dikkat çekiliyor.
Öte yandan İsviçre’de tekstil toplama sistemlerine yılda yaklaşık 50 bin ton kıyafet bırakılıyor.
Temu, Shein ve Amazon Gibi Platformlar Tartışmanın Merkezinde
İsviçre hükümetinin asıl endişelerinden biri hızla büyüyen fast-fashion, yani hızlı moda pazarı.
Özellikle Shein, Temu ve Amazon gibi uluslararası online platformlardan İsviçre’ye gelen büyük miktardaki düşük fiyatlı ve kısmen düşük kaliteli tekstil ürünlerinin mevcut geri dönüşüm sistemi üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor.
Swiss Textiles’a göre büyük yabancı online satıcılar İsviçre tekstil pazarının yüzde 30’dan fazlasını oluşturuyor ve bu oran artmaya devam ediyor.
Federal Hükümet de Yeni Düzenleme İstiyor
İsviçre’de AB’deki gibi doğrudan bir imha yasağı henüz bulunmasa da Federal Konsey mevcut sistemde değişikliğe ihtiyaç olduğunu kabul ediyor.
FDP Ulusal Meclis Üyesi Regine Sauter’in önergesi kapsamında tartışılan modellerden biri, şirketlere tekstil atıklarının doğru şekilde değerlendirilmesi konusunda daha fazla sorumluluk yüklemek.
Öneriye göre şirketlerin ya kullandıkları materyallerin yüzde 60’ının uygun şekilde değerlendirildiğini kanıtlamaları ya da sektörün ortak geri dönüşüm sistemine katılmaları öngörülüyor.
Avrupa Birliği’nde ise bir sonraki önemli adım 2028’de gelecek. Genişletilmiş üretici sorumluluğu kapsamında tekstil üreticilerinin, sattıkları ürünlerin kullanım ömrü sona erdiğinde ortaya çıkan atıkların toplanması ve işlenmesinin finansmanına da katkıda bulunmaları gerekecek.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


