İsviçre
Yeniş ( Jenisch) Örgütleri, İsviçre’nin Kültürel Soykırımı Tanımasını Talep Ediyor
İsviçre’deki Yeniş örgütleri, ülkenin geçmişte işlediği kültürel soykırımı resmen tanımasını talep ediyor. 52 yıl öncesine kadar, devlet yetkilileri ve «Kinder der Landstrasse» adlı İsviçre Çocuk Yardım Kurumu, yüzlerce Yeniş çocuğunu ailelerinden zorla ayırdı. Bu olayın etkileri günümüzde de devam ediyor.

İsviçre’de bir köy yolunda 1950’ler civarında çekilen Yeniş çocukları.
1926 ile 1972 yılları arasında, İsviçre’de yaklaşık 2000 çocuk, ebeveynleri Yeniş ve Sinti olduğu için ailelerinden alındı. O dönemde bu gruplara aşağılayıcı bir şekilde „çingene“ deniyordu. Devlet ve yardım kuruluşları, bu çocukları zorla ailelerinden kopararak kurumlara ve başka ailelerin yanına yerleştirdi. Bu, İsviçre tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kabul ediliyor.

Bu dönemde en fazla zararı, Pro Juventute Vakfı’nın «Kinder der Landstrasse» projesi verdi. Devlet yetkilileri ve federal hükümetin mali desteğiyle, 600’den fazla zorla asimilasyon gerçekleştirildi. Yeniş örgütü, İçişleri Bakanı Elisabeth Baume-Schneider’e yazdıkları açık mektupta, İsviçre’nin «Kinder der Landstrasse» operasyonunu resmen kültürel soykırım olarak tanımasını talep ediyor.
Radgenossenschaft der Landstrasse Başkanı Daniel Huber, watson sitesine yaptığı açıklamada, „Bu taleple amaçladığımız, İsviçre’nin bize yaşattığı acının tanınması ve bunun için bir tazminat ve telafi sağlanmasıdır“ dedi. Huber, İsviçre Yeniş ve Sinti örgütlerinin çatı kuruluşu olan Radgenossenschaft der Landstrasse’nin de bu açık mektubu imzaladığını belirtti ve ekledi:
„Bu acıyı kelimelerle ifade etmek imkansız.“

1958’de Zürih’te çekilmiş Yenişlerin kamp yeri.
Zorla kısırlaştırma ve çocuk kaçırma
Landstrasse adlı Çocuk Yardım Kuruluşu – Hilfswerk der Kinder der Landstrasse, 46 yıl boyunca „çocuk refahı“ adı altında Yeniş çocuklarını ebeveynlerinin iradesi dışında evlere, çiftçi ailelere, Yeniş olmayan üst ve orta sınıfa ait evlat edinen ailelere ve hatta psikiyatri hastanelerine yerleştirdi. Bu yerlerde çocuklar sıklıkla psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldı.
Çocukların ebeveynleri, kardeşleri ve diğer akrabalarıyla temasları yasaklandı. Yeniş dilini konuşmalarına izin verilmiyordu. Götürülen çocuklara sıklıkla Yeniş olmayan yeni isimler veriliyordu. Bu durum ebeveynlerin çocuklarını bulmasını daha da zorlaştırdı, Yardım Kuruluşu Hilfswerk’in sürekli yerlerini değiştirmeler gibi.
İsviçreli tarihçi Thomas Huonker, „Kinder der Landstrasse“nin incelenmesinde önemli bir rol oynadı. 2012’de yayımlanan bir makalesinde şu ifadeleri kullandı:
„Bu sürekli yer değiştirme her seferinde yeniden travmatik bir deneyimdi. Birçok çocuk bu rejim altında kırıldı ve kalıcı hasarlarla baş etmek zorunda kaldı. Maalesef, bazıları intihar etti.“
Ursula Waser, „Kinder der Landstrasse“ adlı yardım kuruluşu tarafından kendi ailesinden koparılan yaklaşık 600 mağdurdan biri.
Foto: Mario Delfino İşte haberi
Zorla Asimilasyon ve Yeniş Soykırımı: Geçmişin Kötü Mirası ve Sonuçları
Bu proje asıl olarak çocukları „vagantlık“ olarak adlandırılan yaşam tarzlarından kurtarmayı veya Huonker’ın ifadesiyle, „jeniş azınlığın ortadan kaldırılması“ amacını taşıyordu. Bu proje, 20. yüzyılın başlarında Avrupa genelinde ortaya çıkan ırkçı hijyen teorilerinde meşruiyet buldu ve hatta Nazi rejimi tarafından Holokost’un bilimsel bir meşruiyeti olarak kullanıldı. „Kinder der Landstrasse“ projesinin sorumluları, bu nedenle Jenişlerin doğum oranını düşürmeye yönelik olarak evlilikleri yasakladı ve zorunlu kısırlaştırmalar emretti.
1973 yılında, „Beobachter“ dergisi İsviçre Çocuk Yardım Kurumu „Hilfswerk“in acımasız uygulamalarını ortaya koyduğunda, proje aniden sona erdi.
Hesaplaşma
„Araştırma“ anlamında, 1986’da dönemin Federal Başkanı Alfons Egli, Jenişlere yapılan haksızlıklar için resmen özür diledi. 1987’de ise, Pro Juventute Vakfı resmi bir özür sundu.
Projeyi mali olarak destekleyen federal hükümet, hayatta olan mağdurlara kişi başına 2000 ile 20.000 frank arasında bir miktar ödeme yaparak bir tür „telafi“ sağladı. Ayrıca, 1998 ve 2000 yıllarında, Jenişlerin, Sinti ve Romanın İsviçre’deki takibini ve özellikle „Kinder der Landstrasse“ projesini ele alan bağımsız çalışmalar başlatıldı. Ancak „Hilfswerk“ün sorumluları hiçbir zaman cezai soruşturmaya uğramadılar.
Yenişler Hala Bugünün Etkilerini Hissediyor
Bugün, İsviçre’de Federal Kültür Ofisi’nin verilerine göre yaklaşık 30.000 Yeniş yaşamaktadır. Ancak bunların sadece 2000 ila 3000 kadarı göçebe bir yaşam tarzını sürdürmektedir. Çoğunluk artık yerleşik bir hayat yaşamaktadır. Bunun bir kısmı da sistematik takibin bir sonucudur.
Radgenossenschaft der Landstrasse’den Daniel Huber, Yenişlerin İsviçre’de hala „Kinder der Landstrasse“ projesinin sonuçlarından dolayı doğrudan ve dolaylı olarak etkilendiklerini belirtmektedir.
Birçok ebeveyn, çocuklarını hiçbir zaman göremeden öldü. „Ve o zamanlar ailelerinden koparılan çocuklar hala bugün kardeşlerini, ebeveynlerini – kimliklerini arıyorlar,“ diyor Huber. Yeniş dili bastırıldı, yaşam tarzı yasaklandı ve bu nedenle büyük ölçüde kayboldu. Huber şöyle diyor:
„İsviçre’de Yeniş kültürü kalıcı olarak zarar gördü.“

Daniel Huber, İsviçreli Yeniş ve Sinti topluluğunun çatı kuruluşu olan Landstrasse Topluluğu Başkanı.
Huber, Yeniş kültürünün „zarar görmüş“ olduğunu ifade ediyor. Ancak, „Kinder der Landstrasse“ projesi, bir topluluğa kültürel olarak tamamen yok etme amacıyla yapılmış bir saldırı olarak da anlaşılabilir. En azından, Ceza Hukuku Profesörü Nadja Capus’un 2022’deki bir „Beobachter“ röportajında bu şekilde savunduğu gibi:
„Jenişleri fiziksel olarak yok etmek istemediler, ancak insanları gruplarını alarak toplumdan koparıp onların özelliklerini yok etmek istediler.“
Capus’a göre, bu bir kültürel soykırımdır.
Uluslararası geçerli bir „kültürel soykırım“ tanımı belki yoktur, ancak Capus’a göre, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi metnine göre, „Bir grup çocuğun başka bir gruba zorla verilmesi veya transfer edilmesi“ de bir soykırımı oluşturur. Yani tam olarak „Kinder der Landstrasse“ vakasında olduğu gibi.
Yeniş örgütleri, bu konuda Capus’a atıfta bulunuyorlar. Federal hükümetin „Kinder der Landstrasse“ projesine katılımını temelde kabul ettiğini, kurbanlara sınırlı tazminatlar verdiğini ve tarihi araştırmaları başlattığını ancak bir şeyin yapılmadığını yazıyorlar:
„Hükümet düzeyinde bir değerlendirme yapılmadı. Değerlendirme şu: Bu bir kültürel soykırımdı.“
Bir federal özür ve Yenişler’e karşı kültürel soykırımın tanınması, Huber’a göre, İsviçre’den Yenişlerin ve Sinti’nin talep ettiği „saygının ve nezaketin minimumu“ olmalıdır.
„Kinder der Landstrasse“ („Ülke Yolu Çocukları“) İsviçre’de 1926 ile 1973 yılları arasında yürütülen bir proje olup, Jenisch topluluğuna mensup çocukları hedef almıştır. Bu proje kapsamında, Jenisch çocukları ailelerinden zorla alınarak devlet gözetimine verilmiş ve çoğu kez yetimhanelerde veya bakıcı ailelerin yanında büyütülmüştür. Proje, Jenisch topluluğunun göçebe yaşam tarzını ortadan kaldırmak ve bu çocukları asimile etmek amacıyla yürütülmüştür.
Proje, İsviçre Çocuk Yardım Kurumu (Schweizerische Kinderhilfswerk) tarafından yürütülmüştür ve Jenisch topluluğuna büyük zararlar vermiştir. Ailelerinden koparılan çocuklar, travma yaşamış ve kimliklerini kaybetmişlerdir. Bu çocuklar genellikle kötü muameleye maruz kalmış, eğitim ve sosyal haklardan mahrum bırakılmışlardır.
Bu proje, günümüzde büyük bir insan hakları ihlali olarak kabul edilmekte ve İsviçre hükümeti, Yeniş – Jenisch topluluğundan özür dilemiştir. „Kinder der Landstrasse“ projesi, Jenisch topluluğunun tarihindeki en karanlık dönemlerden biri olarak görülmektedir ve bu dönemin etkileri hala hissedilmektedir.
Özetle, „Kinder der Landstrasse“ projesi, Yeniş çocuklarının zorla ailelerinden alındığı ve asimilasyon amacıyla devlet gözetimine verildiği bir projedir ve Jenisch topluluğuna büyük zararlar vermiştir.
İSVİÇRE’DE PENSİYON KASANIZ NEREDE? 6,75 MİLYAR FRANK SAHİBİYLE İLETİŞİM KURULAMAYAN HESAPLARDA!
Yıllarca farklı işyerlerinde çalışanların emeklilik birikimleri farklı kasalarda kalmış olabilir. İş değiştirenler, eski hesaplarını bulamayanlar ve Türkiye’ye kesin dönüş planlayanlar için önemli bilgiler.
Cemil Baysal | İsviçre’nin Sesi – +41 Haber
Haber: Cemil Baysal
instagram tikla
tiktok tikla
İsviçre’de yıllarca çalıştınız. Maaşınızdan her ay emeklilik sigortası kesintileri yapıldı. Bir işyerinden ayrılıp başka bir şirkete geçtiniz. Belki birkaç kez kanton, şehir veya adres değiştirdiniz.
Peki, bütün bu yıllarda biriken Pensionskasse paranızın bugün nerede olduğunu biliyor musunuz?
İsviçre’de ikinci sütun emeklilik sistemi olarak bilinen Pensionskasse veya BVG, çalışanların emeklilik güvencesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Ancak iş değişiklikleri sırasında eski emeklilik kasasında biriken paranın yeni işyerinin kasasına aktarılmaması, kişinin eski birikimini zamanla unutmasına neden olabiliyor.
Bu durum yalnızca birkaç yüz veya birkaç bin franklık hesaplarla sınırlı değil. Bazı kişilerin yıllar önceki çalışma hayatından kalan çok daha yüksek tutarda birikimleri de bulunabiliyor.
6,75 milyar franklık dikkat çekici rakam
İsviçre’deki Stiftung Auffangeinrichtung BVG’nin açıkladığı verilere göre 2025 yılı sonunda yaklaşık 960 bin iletişim kurulamayan serbest geçiş hesabında toplam 6,75 milyar frank bulunuyordu.
Bu hesaplar, kurumun yönettiği serbest geçiş hesaplarının yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor.
Söz konusu 6,75 milyar frank, İsviçre’deki bütün sahipsiz emeklilik varlıklarının kesin toplamı değil. Yalnızca bu kurumda, hesap sahipleriyle güncel iletişim kurulamayan hesapların toplamı.
Bu nedenle söz konusu paraları “sahipsiz” veya “devletin el koyduğu” para olarak tanımlamak doğru değil.
Hak sahiplerinin isimleri ve sosyal sigorta bilgileri çoğunlukla kayıtlı. Asıl sorun, güncel adres ve iletişim bilgilerinin bulunamaması.
Kurumun verilerine göre bu hesapların yaklaşık yüzde 74’ünde 5.000 franktan daha az birikim var.
Ancak hesapların bir bölümünde daha yüksek tutarlar da bulunabiliyor.
2025 yılında 190 bin arama başvurusu
İsviçre Güvence Fonu BVG’nin 2025 faaliyet raporunda dikkat çekici bir başka bilgi yer alıyor.
İkinci Sütun Merkez Ofisi, bir yıl içinde yaklaşık 190 bin birikim arama başvurusunu işleme aldı.
Başvuruların yüzde 78’inde en az bir emeklilik birikimi kaydıyla eşleşme tespit edildi.
Toplam 269 bin birikim kaydı başvurularla ilişkilendirildi.
Bu sonuçlar, eski emeklilik hesaplarının araştırılmasının neden önemli olduğunu gösteriyor.
Ancak bulunan her kayıt, mutlaka kişinin bilmediği yeni bir para bulunduğu veya bu paranın hemen çekilebileceği anlamına gelmiyor.
Pensionskasse sistemi nasıl çalışıyor?
İsviçre’de emeklilik sistemi üç sütun üzerine kurulu.
Birinci sütun AHV, temel yaşlılık ve geride kalan yakınlar sigortasıdır.
İkinci sütun Pensionskasse veya BVG, çalışma hayatı boyunca işveren ve çalışan tarafından finanse edilen mesleki emeklilik sistemidir.
Üçüncü sütun ise kişinin kendi tercihine göre oluşturduğu bireysel emeklilik birikimlerini kapsar.
Bu haberde ele aldığımız konu, özellikle ikinci sütundaki mesleki emeklilik birikimleri.
Pensionskasse kesintisi her çalışan için aynı tutarda olmayabilir. Sigortaya katılım ve katkı payları; yaş, ücret, çalışma koşulları ve ilgili emeklilik kasasının düzenlemelerine göre değişir.
İş değiştirdiğinizde paranıza ne oluyor?
Normal koşullarda bir çalışan işyerinden ayrılıp yeni bir işyerine geçtiğinde, eski Pensionskasse birikiminin yeni işverenin emeklilik kasasına aktarılması gerekiyor.
Bu birikime Freizügigkeitsleistung, yani serbest geçiş veya ayrılış birikimi deniliyor.
Ancak bazı durumlarda aktarım tamamlanmıyor.
Örneğin çalışan yeni işyerinin emeklilik kasasına ait bilgileri eski kasaya bildirmemiş olabilir.
Bir süre çalışmaya ara verilmiş olabilir.
Yeni işyerinde hemen Pensionskasse kapsamına girilmemiş olabilir.
Ya da eski işyerinden gelen yazışmalar adres değişikliği nedeniyle kişiye ulaşmamış olabilir.
Bu gibi durumlarda birikim, bir serbest geçiş hesabında veya sigorta poliçesinde tutulabilir.
Eski kasa gerekli aktarım bilgilerini alamazsa, para belirli süre sonunda Stiftung Auffangeinrichtung BVG’ye gönderilebilir.
Dolayısıyla yıllar içinde farklı işyerlerinde çalışmış bir kişinin emeklilik birikimleri tek bir yerde toplanmamış olabilir.
Bütün birikimler tek kasada toplanabilir mi?
Kişi yeni bir işyerinde Pensionskasse kapsamında sigortalıysa, önceki işlerinden kalan serbest geçiş birikimlerinin kural olarak yeni emeklilik kasasına aktarılması gerekir.
Bu nedenle eski hesapların tespit edilmesi ve gerekli aktarım işlemlerinin yapılması önemlidir.
Ancak herkesin bütün birikimlerini istediği herhangi bir banka hesabında toplaması mümkün değildir.
Aktarımın yapılacağı kurum, kişinin mevcut çalışma ve sigortalılık durumuna göre belirlenir.
Çalışmayan veya henüz yeni bir Pensionskasse’ye bağlı olmayan kişiler için serbest geçiş hesabı ya da poliçesi seçenekleri bulunabilir.
Eski Pensionskasse hesabınızı nasıl bulabilirsiniz?
İsviçre’de bunun için resmî bir arama mekanizması bulunuyor.
Zentralstelle 2. Säule, yani İkinci Sütun Merkez Ofisi, kişilerin geçmiş çalışma hayatlarından kalan emeklilik birikimlerini araştırmalarına yardımcı oluyor.
Bu kurum, emeklilik kasaları ve serbest geçiş kuruluşlarından bildirilen kayıtları kişinin bilgileriyle karşılaştırıyor.
Arama başvurusu ücretsiz.
Başvuru sonucunda olası hesapların hangi kurumlarda bulunduğu bildirilebiliyor.
Ancak Merkez Ofis parayı kendisi yönetmiyor, hesapları doğrudan birleştirmiyor ve ödeme kararı vermiyor.
Bu işlemler için ilgili emeklilik kasalarıyla veya serbest geçiş kuruluşlarıyla ayrıca iletişim kurulması gerekiyor.
Yıllar önceki işyerlerinizi hatırlamıyorsanız
Eski Pensionskasse hesabını araştırmak için bütün işyerlerinin adlarını eksiksiz hatırlamak zorunda değilsiniz.
İsim, doğum tarihi, sosyal sigorta numarası ve diğer kimlik bilgileri üzerinden araştırma yapılabiliyor.
Eski maaş bordroları, iş sözleşmeleri, Pensionskasse belgeleri ve AHV kayıtları ise ek araştırmalarda yardımcı olabilir.
Özellikle çok sayıda kısa süreli işte çalışanların ve uzun yıllar önce İsviçre’den ayrılanların bu kontrolü yapması yararlı olabilir.
Türkiye’ye kesin dönüş yapacaklar için önemli
İsviçre’den Türkiye’ye kesin dönüş planlayan kişilerin, ülkeden ayrılmadan önce ikinci sütun emeklilik birikimlerinin nerede bulunduğunu öğrenmeleri önemli.
Çünkü farklı emeklilik kasalarında veya serbest geçiş hesaplarında kalan paralar, dönüş işlemleri sırasında gözden kaçabilir.
Türkiye, AB/EFTA ülkesi olmadığı için İsviçre’den kesin olarak Türkiye’ye yerleşen kişiler, ilgili yasal koşulları karşılamaları hâlinde ikinci sütun serbest geçiş birikimlerinin nakit ödenmesini talep edebilir.
Bununla birlikte ödeme otomatik değildir.
Kesin ayrılışın belgelenmesi, ilgili kurumların istediği evrakların hazırlanması, medeni duruma bağlı eş onayı ve vergi konuları değerlendirilir.
Ayrıca kişinin emeklilik durumuna ve sahip olduğu haklara göre farklı kurallar uygulanabilir.
Bu nedenle kesin dönüşten önce bütün hesapların tespit edilmesi, ardından hangi işlemlerin mümkün olduğunun belirlenmesi gerekir.
Birikimlerinizi araştırmak ve işlemleri takip etmek için S-Gate
Farklı işyerlerinde çalışmış, eski emeklilik hesaplarının nerede bulunduğunu bilmeyen veya mevcut birikimlerinin yeni Pensionskasse’ye aktarılıp aktarılmadığından emin olmayan kişiler, işlemlerini kendileri yürütebilecekleri gibi profesyonel idari destek de alabilir.
S-Gate, bu süreçte belge hazırlığı, eski çalışma ve emeklilik kayıtlarının incelenmesi, ilgili kurumlarla yazışmaların koordinasyonu ve gerekli başvuruların takibi için danışmanlık desteği sunmak üzere başvurulabilecek bir adrestir.
İsviçre’den Türkiye’ye kesin dönüş planlayanlar da ayrılış öncesinde hesaplarının tespit edilmesi ve gerekli işlemlerin planlanması için S-Gate ile iletişime geçebilir.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Resmî Zentralstelle 2. Säule araması ücretsizdir. S-Gate ise ayrı bir özel danışmanlık hizmetidir. Hizmetin kapsamı, ücreti ve yetkilendirme koşulları başvuru öncesinde netleştirilmelidir.
S-Gate, emeklilik kasası veya resmî karar mercii değildir. Para transferi ve ödeme kararları ilgili yetkili kuruluşların sorumluluğundadır.
S-Gate iletişim:
Web: www.s-gate.ch
Telefon: +41 41 910 41 14
E-posta: partner@s-gate.ch
Sık sorulan sorular
Birden fazla işyerinde çalıştım. Birikimlerim farklı kasalarda kalmış olabilir mi?
Evet. İş değişikliklerinde aktarım tamamlanmadıysa farklı kurumlarda serbest geçiş birikimleri bulunabilir.
Eski işyerimin Pensionskasse adını bilmiyorum. Yine de araştırabilir miyim?
Evet. Zentralstelle 2. Säule üzerinden kimlik bilgileriyle arama başvurusu yapılabilir.
Arama işlemi ücretli mi?
Resmî Merkez Ofis araması ücretsizdir. Özel danışmanlık ve idari takip hizmetleri ise ayrıca ücretlendirilebilir.
Bulunan bütün paraları hemen banka hesabıma alabilir miyim?
Hayır. Pensionskasse birikimleri emeklilik amacıyla korunur. Nakit ödeme ancak ilgili yasal koşullarda mümkündür.
Türkiye’ye kesin dönüşte birikimlerimi alabilir miyim?
AB/EFTA dışındaki Türkiye’ye kesin yerleşme durumunda, gerekli koşullar sağlanırsa nakit ödeme talep edilebilir. Başvuru, belge ve vergi koşulları ayrıca değerlendirilir.
Eski birikimlerimi yeni Pensionskasse’ye aktarabilir miyim?
Yeni işyerinde mesleki emeklilik sigortasına bağlı kişiler için eski serbest geçiş birikimlerinin yeni kasaya aktarılması kural olarak gereklidir.
S-Gate Swissgate Cemil Baysal benim adıma başvuruları takip edebilir mi?
Yetkilendirme ve hizmet anlaşması kapsamında belge hazırlığı, kurumlarla yazışma ve başvuru takibi için destek alınabilir. Hizmetin ayrıntıları doğrudan S-Gate ile netleştirilmelidir.
Sonuç: Yıllarca çalışarak biriktirdiğiniz paranın nerede olduğunu öğrenin
İsviçre’de iş değiştirmek, farklı kantonlarda çalışmak veya ülkeden ayrılmak, geçmişte oluşan emeklilik birikimlerinin takip edilmesini zorlaştırabiliyor.
2025 sonu itibarıyla yaklaşık 960 bin iletişim kurulamayan hesapta 6,75 milyar frank bulunması, konunun büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Bu nedenle özellikle geçmişte farklı işyerlerinde çalışanların, eski Pensionskasse hesaplarını kontrol etmeleri ve mevcut birikimlerinin doğru kurumda bulunduğundan emin olmaları önem taşıyor.
Özel danışmanlık ve işlem takibi: www.s-gate.ch
Cemil Baysal | İsviçre’nin Sesi – +41 Haber
İsviçre
Bern Kantonunda Yeni Uygulama: Cinsel Şiddet Mağdurları İnternetten Suç Duyurusunda Bulunabilecek
Haber: Cemil Baysal instagram tiktok
İsviçre’nin Bern kantonunda cinsel şiddete maruz kalan kişiler için yeni bir başvuru imkânı sunuluyor. Bern Kanton Polisi, 3 Kasım 2026 itibarıyla Suisse ePolice platformu üzerinden çevrim içi suç duyurusu yapılabileceğini açıkladı. Yeni sistem, mağdurların polisle daha kolay ve mahremiyetlerini koruyarak ilk teması kurmasını amaçlıyor.
Bern Kanton Polisi, cinsel şiddete maruz kalan kişilerin resmî başvuru yapmasını kolaylaştıracak yeni bir uygulamayı hayata geçirdi.
3 Kasım 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre mağdurlar artık Suisse ePolice platformundaki özel form aracılığıyla internet üzerinden suç duyurusunda bulunabiliyor.
Yeni uygulama, telefonla veya doğrudan polis merkezine giderek başvuru yapma seçeneklerine ek olarak sunuluyor.
İnternet üzerinden başvuru nasıl yapılacak?
Başvuru yapmak isteyen kişiler Suisse ePolice platformundaki ilgili formu doldurarak yaşadıkları olaya ilişkin ilk bilgileri iletebilecek.
Başvuru, SMS ile gönderilen bir kod aracılığıyla doğrulanacak.
Polis, bildirimin ardından normal çalışma saatleri içerisinde ilgili kişiyle telefonla iletişime geçecek.
Görüşmede olayın ayrıntıları ve izlenecek süreç ele alınacak.
Bern Kanton Polisi, çevrim içi bildirimin hukuken suç duyurusu niteliği taşıdığını açıkladı.
Resen soruşturulması gereken bir suç söz konusuysa gerekli soruşturma işlemleri başlatılacak.
Mağdurların polisle ilk teması kolaylaştırılıyor
Cinsel şiddete maruz kalan kişiler için yaşananları anlatmak ve resmî başvuruda bulunmak zorlayıcı olabiliyor.
Yeni uygulama, kişilerin ilk bilgileri internet üzerinden iletebilmesini sağlayarak başvuru eşiğini düşürmeyi amaçlıyor.
Polise gitmeden önce çevrim içi bildirim yapılabilmesi, bazı kişiler açısından daha erişilebilir bir seçenek oluşturabilir.
Bununla birlikte internet üzerinden başvuru, gerekli görüldüğünde yapılacak polis görüşmelerini veya diğer soruşturma işlemlerini ortadan kaldırmıyor.
İlk 72 saat neden önemli?
Bern Kanton Polisi, olayın üzerinden 72 saatten az zaman geçtiği durumlarda farklı bir yol izlenmesini tavsiye ediyor.
Bu durumlarda mağdurların doğrudan 031 332 77 77 numaralı özel iletişim hattını araması öneriliyor.
Böylece gerekli acil önlemlerin alınması, zamanında tıbbi muayene yapılması ve delillerin korunması daha hızlı organize edilebiliyor.
Bu uyarı, 72 saatten sonra suç duyurusunda bulunulamayacağı anlamına gelmiyor. Polis, yakın zamanda gerçekleşen olaylarda zamanında müdahalenin önemini vurguluyor.
Acil tehlikede internet formu beklenmemeli
Kişinin o anda tehlikede olduğu veya acil polis müdahalesine ihtiyaç duyulduğu durumlarda çevrim içi form yerine acil yardım hatlarının kullanılması gerekiyor.
İsviçre’de polis acil hattı 117, genel acil yardım numarası ise 112.
Yeni sistem, acil yardım hizmetlerinin yerine geçmiyor.
Bern dışındaki kişiler için geçerli mi?
Duyurulan uygulama Bern Kanton Polisinin sunduğu yeni başvuru imkânıyla ilgili.
Bu nedenle aynı hizmetin bütün İsviçre kantonlarında aynı kapsamda uygulanmaya başladığı sonucuna varılmamalı.
Başka kantonlarda yaşayan kişiler, kendi kanton polislerinin başvuru seçeneklerini kontrol edebilir.
Türkçe konuşan toplum açısından önemi
Yeni uygulama, Bern kantonunda yaşayan farklı dil ve kültürel geçmişlere sahip kişileri de ilgilendiriyor.
Ancak çevrim içi formun Türkçe dil desteği sunduğu yönünde doğrulanmış bir bilgi bulunmadığından bu konuda kesin bir ifade kullanılmamalı.
Dil desteğine ihtiyaç duyan kişiler, polis veya mağdur destek kuruluşlarından başvuru sürecinde hangi imkânların bulunduğunu öğrenebilir.
Sonuç: Bern kantonunda cinsel şiddet mağdurları artık internet üzerinden resmî suç duyurusunda bulunabiliyor. Yeni sistem erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor; yakın zamanda gerçekleşen olaylarda ve acil tehlikede ise doğrudan polisle iletişim öneriliyor.
Çevrim içi başvuru: www.suisse-epolice.ch
Cinsel şiddet mağdurları için Bern polisi iletişim hattı: 031 332 77 77
Acil yardım: 117 veya 112
Kaynak: Bern Kanton Polisi, 3 Kasım 2026.
İsviçre
İsviçre’de Sığınmacıların Yer Altındaki Yaşamı: Vaud Kantonunda Yaklaşık 100 Kişi Sivil Savunma Sığınaklarında Kalıyor
Haber: Cemil Baysal instagram tiktok
İsviçre’nin Vaud kantonunda yaklaşık 100 sığınmacı ve mülteci, barınma yeri yetersizliği nedeniyle aylardır yer altındaki sivil savunma tesislerinde konaklıyor. RTS tarafından gündeme getirilen yaşam koşulları, özellikle uyku, ruh sağlığı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri nedeniyle tartışma yarattı.
İsviçre’de sığınmacıların barınma koşulları yeniden kamuoyunun gündemine geldi.
İsviçre kamu yayıncısı RTS’nin 1 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı ve Swissinfo’nun 3 Kasım’da aktardığı araştırmaya göre Vaud kantonunda yaklaşık 100 kişi, sivil savunma sığınaklarında barındırılıyor.
Bu tesisler yer altında bulunuyor ve normal konutlardan oldukça farklı yaşam koşullarına sahip.
Clarens ve Echallens’te barınma
Haberde iki ayrı yer altı tesisi öne çıkıyor.
Clarens’teki sığınakta yaklaşık 60 kişi, üç ayrı yatakhanede kalıyor.
Echallens’teki başka bir sivil savunma tesisinde ise yaklaşık 50 kişi barındırılıyor.
Bu rakamlar yaklaşık değerler olup barınan kişi sayısı zaman içinde değişebiliyor.
Vaud kantonunda göçmenlerin kabul ve barınmasından sorumlu EVAM kuruluşu, yeterli konaklama yeri bulunmamasının mevcut durumun temel nedenlerinden biri olduğunu belirtiyor.
Aylarca yer altında yaşayanlar var
RTS’ye konuşan Ukraynalı Yurii Smirnov, birkaç aydır Clarens’teki sığınakta kaldığını anlattı.
Smirnov, ışık ve havalandırma yetersizliğinin, kalabalığın ve ortam koşullarının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.
Savaşla ilgili kötü anılarının ve kâbuslarının yeniden ortaya çıktığını anlatan Smirnov, bazı zamanlarda sığınakta kalmak yerine dışarıda uyumayı tercih ettiğini söyledi.
Haberde görüşlerine yer verilen bir başka kişi ise ortamın gürültüsü nedeniyle eğitimine ve çalışmalarına odaklanmakta zorlandığını aktardı.
Bu ifadeler, görüşülen kişilerin kişisel deneyimlerini yansıtıyor.
Kalış süreleri konusunda farklı anlatımlar
EVAM’ın açıklamasına göre Clarens ve Echallens’teki tesislerde ortalama kalış süresi üç aydan biraz daha kısa.
Buna karşılık RTS’ye konuşan bazı erkekler, dört ila altı aydır bu tesislerde kaldıklarını ifade etti.
Ortalama süre ile bireysel kalış süresinin farklı olabilmesi nedeniyle bu iki bilgi birbiriyle doğrudan çelişmek zorunda değil.
Kimler bu tesislerde kalıyor?
Habere göre söz konusu tesisler erkeklerin barınması için kullanılıyor.
EVAM, sağlık sorunları bulunan kişilerin bu barınma biçiminden muaf tutulduğunu belirtiyor.
Kuruluşun açıklamasına göre kişilerin oturum veya sığınma statüsü, bu tesislere yerleştirme için tek başına belirleyici bir kriter değil.
Tartışmanın merkezinde insan sağlığı var
Yer altında uzun süre yaşamak zorunda kalmak, özellikle travmatik deneyimler geçirmiş kişiler için ayrı güçlükler yaratabiliyor.
Gün ışığından yeterince yararlanamama, kalabalık yatakhaneler, gürültü ve kişisel alan eksikliği gibi koşullar günlük yaşamı zorlaştırabiliyor.
Bununla birlikte haberdeki kişisel sağlık anlatımları, bütün sığınak sakinlerinin aynı sağlık sorunlarını yaşadığını gösteren kapsamlı bir tıbbi araştırma olarak değerlendirilmemeli.
Yeni bir sığınmacı yasası mı?
Hayır. Haber, İsviçre genelinde yeni bir sığınmacı barındırma yasasının yürürlüğe girdiğini bildirmiyor.
Konu, Vaud kantonundaki mevcut barınma kapasitesi ve belirli tesislerdeki yaşam koşullarıyla ilgili.
Sonuç: Vaud kantonunda yaklaşık 100 kişinin yer altı sivil savunma tesislerinde barındırılması, konaklama kapasitesinin yanı sıra insani yaşam koşulları konusunda da soruları gündeme getiriyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam3 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


