Connect with us

İsviçre

RÖPORTAJ: ZÜRİH’TE VATANDAŞLIK BAŞVURUSUNA DAİR SORULAR VE CEVAPLAR

yazar

Published

on

Dil yeterliliği ve entegrasyon şartları nelerdir?

Röportaj Haber: Cemil Baysal

İsviçre vatandaşlığı başvuru süreci hakkında daha kapsamlı bilgi almak için Zürih kantonundaki vatandaşlıkla ilgili yetkili bir makamla görüştük. Röportajımızda, başvuru sürecinden dil yeterliliğine kadar olan tüm detayları öğrenme fırsatı bulduk. İşte röportajımızın tam metni:


İsviçreninsesi : Normal ( Ordentliche Einbürgerung ) ve kolaylaştırılmış ( Eine erleichterte Einbürgerung) vatandaşlık başvuruları arasında bir fark var mı?

Kanton Zürih: Evet, kolaylaştırılmış vatandaşlık yalnızca belirli gruplara uygulanabilir. En yaygın grup, İsviçre vatandaşlarıyla evli olan kişilerdir. Bu kişiler, evlilik anında eşlerinin İsviçre vatandaşı olması koşuluyla kolaylaştırılmış vatandaşlık başvurusu yapabilirler. Kolaylaştırılmış başvurular, Bern’deki Federal Göçmenlik Sekreterliği (SEM) tarafından işleme alınır. Biz, Zürih kantonundaki belediye ofisi olarak sadece normal vatandaşlık başvuruları ile ilgileniyoruz. Bu nedenle, verdiğimiz cevaplar yalnızca normal vatandaşlık başvuruları için geçerlidir.

İsviçreninsesi : Normal bir vatandaşlık başvurusu için gerekli olan ikamet süresi nedir?

Kanton Zürih: Evet, bir ordinär vatandaşlık başvurusu için, kişi İsviçre’de toplamda 10 yıl yaşamış olmalıdır. Ancak bu 10 yılın kesintisiz olması gerekmez; önceki yıllarda geçirdiğiniz süreler de hesaba katılabilir. Yalnızca başvuru yapmadan önceki son 5 yıl içinde en az 3 yıl bu süreye dahil olmalıdır. Yani, son 5 yıl içinde en az 3 yıl İsviçre’de ikamet etmiş olmanız gerekmektedir.

İsviçreninsesi : Her İsviçre’deki ikamet süresi 10 yıl olarak mı sayılır?

Kanton Zürih: Hayır, her ikamet izni için bu süre geçerli değildir.

  • Bu süre, alınan izin türüne bağlıdır, örneğin:
  • B ve C izinleriyle geçirilen süreler tamamen geçerli sayılır.
  • F izniyle geçirilen süreler yarı olarak sayılır.
  • L veya N izinleriyle geçirilen süreler ise sayılmaz.

İsviçreninsesi : 8 ile 18 yaş arasındaki kişilerin ikamet süreleri nasıl hesaplanır?

Kanton Zürih: Bu yaş grubundaki kişilerin ikamet süreleri iki kat olarak sayılır, yani daha kısa süreyle başvuru yapabilirler.

İsviçreninsesi : Çocuklar, ebeveynleriyle birlikte vatandaşlık başvurusu yapabilir mi?

Kanton Zürih: Evet, çocuklar ebeveynleriyle birlikte başvuru yapabilirler. Ancak, çocuğun ebeveyniyle en az %50 oranında ilgilenmesi ve birlikte yaşıyor olmaları gerekmektedir. Bu durumda, çocuğun başvuru süresi, ebeveyninin süresi ile aynı kabul edilir. Çocuk C iznine sahip olmak zorunda değildir. Ancak ebeveynin başvuru tarihinden önce gerekli süreyi tamamlamış ve C iznine sahip olması gerekmektedir. Ayrıca, çocuk yalnız başına da başvuru yapabilir, ancak bu durumda 10 yıl süresi tamamlanmalıdır ve çocuk C iznine sahip olmalıdır.

İsviçreninsesi : C izni olmayan bir kişi vatandaşlık başvurusu yapabilir mi?

Kanton Zürih: Hayır, normal vatandaşlık başvurusu yalnızca C izni ile yapılabilir. B izni yeterli değildir. Ancak, ebeveyniyle birlikte başvuran çocuklar için farklı kurallar geçerlidir (Cevabı üstteki sorudaki cevap).

İsviçreninsesi : Zürih kantonunda vatandaşlık başvurusu için gerekli olan ikamet süresi nedir?

Kanton Zürih: Zürich Kantonunda vatandaşlık başvurusu yapabilmek için bir kişinin aynı belediyede en az 2 yıl ikamet etmiş olması gerekmektedir. Bu 2 yıl, başvuru tarihinden hemen önceki döneme ait olmalıdır. Önceki yıllar bu süreye dahil edilmez.

25 yaş altındaki kişiler için ise yalnızca Zürich Kantonunda 2 yıl ikamet etmiş olmak yeterlidir. Hangi belediyede ikamet ettikleri fark etmez.

İsviçreninsesi : Vatandaşlık başvurusu için ücretler nelerdir?

Kanton Zürih: Bir ordinär ( Ordentliche Einbürgerung) normal vatandaşlık başvurusu için üç ayrı ücret talep edilmektedir: Belediye, Kanton ve SEM (Federal Göçmenlik Dairesi) her biri ayrı bir ücret almaktadır.

Belediyelerin ücretleri farklılık gösterebilmektedir. Her belediyede belirlenen ücretler değişken olup, ancak genel olarak şu kurallar geçerlidir:

  • 20 yaş altındaki kişiler ücret ödemez.
  • 25 yaş altındaki kişiler yarım ücret öder.

Kanton ücreti kişi başı 500 CHF’dir. 25 yaş altındaki kişiler için bu ücret 250 CHF’ye düşer. 20 yaş altındaki kişiler ise Kantona herhangi bir ücret ödemez.

Federal düzeyde, ordinär vatandaşlık başvurusunun ücreti 100 CHF’dir. Evlilik durumu söz konusu olduğunda, çiftler toplamda 150 CHF ödeme yapar. 18 yaş altındaki kişiler ise 50 CHF ücret öder.

İsviçreninsesi : Vatandaşlık başvurusu için dil yeterliliği şartı var mı?

Kanton Zürih: Zürih Kantonunda bir vatandaşlık başvurusu yapabilmek için, başvuru sahibinin yeterli Almanca bilgisine sahip olması gerekmektedir (A2 yazılı ve B1 sözlü seviyesinde, GER‚ye göre). Bu bilgilerin kanıtlanabilmesi için, kişi genellikle bir dil sertifikası sunmak zorundadır. Ancak aşağıdaki durumlarda, sertifika sunulması gerekmez:

  • Kişi, Almanca’yı anadil olarak konuşuyorsa (Deutsch als Muttersprache).
  • Kişi, en az 5 yıl boyunca zorunlu okula Almanca dilinde devam etmişse (obligatorische Schule).
  • Kişi, ikinci kademe okulunu (Sekundarstufe II – meslek eğitimi, lise) veya yükseköğretimi (Tertiärstufe – lisans, yüksek lisans – Bachelor, Master) Almanca dilinde tamamlamışsa.
  • Kişi, başvuru sırasında zorunlu okulunu veya ikinci kademe okulunu Almanca dilinde devam ediyorsa.

Ayrıca, başvuru sahibinin İsviçre ve Zürih kantonunun coğrafyası, tarihi ve siyasi ile toplumsal yapıları hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekmektedir. Zürih belediyesinin (Zürcher Gemeindewesen) siyasi yapısı hakkında da bilgi sahibi olmalıdır. Bu bilgilerin doğruluğu, genellikle bir temel bilgi testi (Grundkenntnistest) ile ölçülür.

Temel bilgi testine dair bilgilere ve örneklere şu web sitesinden ulaşılabilir: Temel Bilgi Testi. Bu sayfada test örnekleri ve çalışma broşürleri bulunmaktadır.

Temel Bilgi Testine Gerek Kalmayan Durumlar

İsviçre’de bir kişi, aşağıdaki durumlar söz konusu olduğunda temel bilgi testine girmeye gerek duymadan başvurusunu tamamlayabilir. Bu durumlarda, kişinin gerekli bilgilere sahip olduğu zaten kabul edilir:

  • Kişi, İsviçre’de en az 5 yıl zorunlu okul eğitimi almışsa. Bu 5 yılın en az 3 yılı ikinci kademe okulunda (Sekundarstufe I – Sek A, B, C) geçmiş olmalıdır.
  • Kişi, İsviçre’de ikinci kademe eğitimini (meslek eğitimi veya lise) tamamlamışsa.
  • Kişi, başvuru sırasında zorunlu okulunu veya ikinci kademe okulunu İsviçre’de hâlâ devam ediyorsa.

Başvurular Online çevrimiçi yapılabilir mi?

Kanton Zürih: Evet, Zürih kantonunda başvurular çevrimiçi olarak yapılabilir. https://naturalization.services.zh.ch

İsviçre Medeni Durum Kayıtlarından Güncel Çıkarılacak Belge ve Mevcut Durumun Kanıtı

Başvuru yaparken, kişiden şu belgeler istenebilir:

  • İsviçre Medeni Durum Kayıtları: Kişinin medeni durumu hakkında güncel bilgilerin yer aldığı resmi belge.
  • Mevcut Faaliyet Kanıtı: Kişinin şu anda yaptığı faaliyetle ilgili belge. Bu belge, örneğin; çalışan bir kişi için işveren onayı (iş yerinden yazılı onay), öğrenci için okul onayı veya kişisel mal varlığına dair bir varlık kanıtı olabilir.

Ek Bilgi:

Bir kişi, vatandaşlık başvurusu yapmadan önce İsviçre Nüfus Kayıt Sistemi’ne kaydını yaptırmak zorundadır. Bu başvuru, kişinin ikamet ettiği yerin Nüfus Dairesi tarafından yapılır. Kayıt belgesi alındıktan sonra vatandaşlık başvurusu yapılabilir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Batı İsviçre’de Kreş Skandalları Sonrası Yeni Tartışma: Çocuk İstismarı Vakalarını ABD Tespit EttiPeki ABD Yardımı Olmadan İsviçre Bu İstismarları Tespit Edemiyor mu?

yazar

Published

on

By

İsviçre’de son dönemde ortaya çıkan kreş merkezli çocuk istismarı dosyaları, yalnızca adli boyutuyla değil, ülkenin dijital suçlarla mücadeledeki teknik kapasitesi açısından da ciddi tartışma yarattı. Bern ve Winterthur’daki kreşlerde yaşandığı öne sürülen çocuk istismarı vakalarının, ABD merkezli bir ihbar sistemi sayesinde ortaya çıkması dikkatleri İsviçre’nin mevcut denetim altyapısına çevirdi.

Uzmanlara göre sorun, İsviçre makamlarının hiçbir şey yapmaması değil; dijital pedokriminal suçların büyük bölümünün bugün küresel teknoloji şirketlerinin kontrolündeki platformlar üzerinden tespit edilmesi.

Google, Meta, Microsoft, Dropbox gibi şirketlerin merkezlerinin ABD’de bulunması nedeniyle, çocuk istismarı içeriklerine ilişkin şüpheli veriler Amerikan yasaları kapsamında zorunlu olarak National Center for Missing and Exploited Children (NCMEC) adlı kuruma bildiriliyor. Bu kurum daha sonra İsviçre bağlantılı verileri Fedpol’e iletiyor.

Başka bir ifadeyle; İsviçre çoğu zaman suçun ilk tespitini yapan taraf değil, ABD’den gelen ihbar sonrası harekete geçen taraf konumunda kalıyor.

İsviçreli güvenlik uzmanları bunun özellikle dijital suçlarda önemli bir bağımlılık yarattığını belirtiyor. Çünkü içeriklerin büyük kısmı İsviçre merkezli platformlarda değil, uluslararası teknoloji altyapılarında dolaşıyor.

Eleştirilerin merkezinde ise şu soru yer alıyor:

“ABD’den ihbar gelmese İsviçre bu vakaları ne kadar erken tespit edebilirdi?”

Özellikle Bern–Winterthur dosyasında daha önce bazı şüphelerin ortaya çıktığı ancak yeterli delil bulunamadığı için soruşturmanın ilerlemediği belirtiliyor. Nihai kırılma noktası ise ABD kaynaklı dijital ihbar oldu.

Hukukçular ve çocuk koruma uzmanları, İsviçre’nin kendi ulusal dijital ihbar ve takip sistemini güçlendirmesi gerektiğini savunuyor. Mevcut durumda Amerikan teknoloji şirketlerinin gönüllü veya yasal bildirim mekanizmaları olmadan birçok dijital istismar ağının tespit edilmesinin çok daha zor hale geldiği ifade ediliyor.

Siyasi çevrelerde ise özellikle İsviçre merkezli hosting ve bulut hizmeti sağlayıcılarının daha sıkı denetlenmesi ve şüpheli içerikleri bildirme zorunluluğu getirilmesi yönünde yeni düzenlemeler tartışılıyor.

Uzmanlara göre dijital suçlarla mücadelede artık klasik polis yöntemleri tek başına yeterli değil. Yapay zekâ destekli içerik taramaları, uluslararası veri paylaşımı ve teknoloji şirketleriyle koordinasyon, çocuk istismarıyla mücadelede belirleyici unsur haline gelmiş durumda.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de Aşırı Dolu Tren Krizi: SBB Yolcuları Trenden İnmeye Davet Etti

yazar

Published

on

By

İsviçre Federal Demiryolları’na (SBB) ait Zürih–Lozan seferini yapan Intercity treni, cuma akşamı aşırı yoğunluk nedeniyle kısa süreli krize sahne oldu. Uzun Pfingsten tatili öncesinde artan yolcu trafiği nedeniyle tamamen dolan trende, bazı yolculardan güvenlik gerekçesiyle inmeleri istendi.

Görgü tanıklarının aktardığına göre özellikle Zürih Havalimanı’ndan büyük valizlerle gelen yolcular nedeniyle trenin giriş bölümleri tamamen doldu. Yoğunluk öyle bir seviyeye ulaştı ki, birinci sınıf vagonlarda dahi yolcular ayakta seyahat etmek zorunda kaldı.

Bunun üzerine tren görevlileri anons yaparak, “Aşırı doluluk nedeniyle tren yoluna devam edemiyor” uyarısında bulundu. Ayakta duran ve oturma yeri bulunmayan yolculardan gönüllü olarak inmeleri talep edildi.

Benzer durum Olten durağında da tekrar yaşandı. Yaşanan yoğunluk nedeniyle tren yaklaşık 15 dakika gecikmeli sefer yaptı.

📌 Peki SBB yolcuyu trenden indirebilir mi?

Olay sonrası sosyal medyada en çok tartışılan konulardan biri de bu oldu.

SBB’nin açıklamasına göre şirketin “taşıma yükümlülüğü” bulunuyor ve yolcular doğrudan zorla trenden çıkarılamıyor. Ancak tren personeli, güvenlik riskinin oluştuğu durumlarda trenin seferine devam etmeme kararı alabiliyor.

Yetkililer, özellikle koridorların yolcu ve valizlerle kapanmasının acil tahliye durumlarında ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor.

SBB yetkililerine göre aşırı doluluk özellikle acil tahliye durumlarında ciddi güvenlik riski oluşturuyor. Koridorların yolcular ve büyük valizlerle kapanması halinde olası bir acil durumda hızlı tahliyenin mümkün olmayabileceği belirtiliyor.

Şirket açıklamasında, trenin güvenli şekilde devam edip edemeyeceğine son kararı tren şefinin verdiği ifade edildi. Yolcu sayısı için resmi bir sayım yapılmasa da tren personelinin mevcut durumu yerinde değerlendirerek karar aldığı aktarıldı.

📌 “Gönüllü inen olmazsa tren iptal edilebilir”

SBB’nin uygulamasına göre yolcular doğrudan zorla indirilmiyor. Ancak yeterli sayıda kişinin gönüllü olarak inmemesi halinde tren seferi tamamen iptal edilebiliyor.

Demiryolu şirketi, bu yöntemin dolaylı baskı yarattığını kabul ederken, çoğu durumda bazı yolcuların bir sonraki treni tercih ederek inmeyi kabul ettiğini belirtiyor.

İsviçre’de son yıllarda özellikle tatil dönemleri ve yoğun hafta sonlarında trenlerdeki aşırı kalabalık sorunu daha sık gündeme geliyor. Artan yolcu sayısı, büyük şehirler ile havalimanı bağlantılarında kapasite tartışmalarını da yeniden gündeme taşımış durumda.

#isviçre #sbb #schweiz #suisse #switzerland🇨🇭

Continue Reading

Gündem

Valais’te Tartışmalı Polis Müdahalesi: 67 Yaşındaki Adam Yaralandı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Valais kantonunda geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen bir polis operasyonu, aşırı güç kullanımı iddiaları nedeniyle yargıya taşındı. Törbel kasabasında yaşayan 67 yaşındaki Hans Z., oğlunu aramak için evine gelen polis ekiplerinin müdahalesi sırasında ciddi şekilde yaralandığını öne sürerken, olayla ilgili savcılık soruşturmasının hâlen sürdüğü bildirildi.

Blick kaynaklı habere göre olay, 18 Mayıs 2024 tarihinde sabah saatlerinde meydana geldi. Valais Kantonu Polisi’ne bağlı dört memur, birkaç gün önce gerçekleşen bir hırsızlık olayı kapsamında Hans Z.’nin oğlunu bulmak amacıyla eve geldi.

Hans Z.’nin aktardığına göre polis ekiplerine oğlunun yaklaşık bir hafta önce evden ayrıldığını ve artık kendisiyle yaşamadığını söyledi. Ancak polis memurlarının açıklamaya inanmayarak evde arama yaptığı belirtildi.

Aranan kişinin evde bulunamaması sonrası olayın gerginleştiği ifade edilirken, Hans Z. polislerden birinin kendisini sert şekilde duvara ittiğini, kolunu arkaya çevirerek kelepçe taktığını ve cam yüzeye bastırdığını iddia etti.

📌 “Omzum hâlâ iyileşmedi”

Olay sonrası Visp Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki adama omuz yaralanması teşhisi konuldu. Hans Z., aradan geçen zamana rağmen kolunu hâlâ tam olarak kullanamadığını ve fizik tedavi görmek zorunda kaldığını söyledi.

Kendi işini yapan marangoz Hans Z., yaşadığı sakatlık nedeniyle emeklilik sonrası çalışmaya devam etme planlarının da sona erdiğini belirtti. Birçok işi iptal etmek zorunda kaldığını ifade eden yaşlı adam, olayın hem fiziksel hem de ekonomik açıdan hayatını ciddi şekilde etkilediğini dile getirdi.

Müdahalenin ardından polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunan Hans Z., soruşturmanın yavaş ilerlediğini savunarak yetkililere tepki gösterdi.

“Dört polis memuru karşısında tek başımaydım. Buna rağmen yaralandım. Bunun mutlaka sonuçları olmalı,” dedi.

📌 Polis farklı bir tablo çiziyor

Valais Kantonu Polisi, devam eden soruşturma nedeniyle olayın ayrıntılarına ilişkin açıklama yapmazken, savcılık yalnızca dosyanın aktif olarak sürdüğünü doğruladı.

İsviçre basınında yer alan ifade tutanaklarına göre ise olayda adı geçen polis memuru, müdahalenin Hans Z.’nin direnişi nedeniyle gerçekleştiğini savundu.

Polis ifadesine göre yaşlı adam, ekiplerin yatak odasında arama yapmasını engellemeye çalıştı ve fiziksel olarak memurları geri itti. Bunun üzerine güvenlik gerekçesiyle müdahalede bulunulduğu ve kelepçe uygulandığı belirtildi.

Savcılık soruşturmasının, İsviçre’de polis müdahalelerinde güç kullanımı sınırları ve vatandaş hakları açısından emsal oluşturabilecek dosyalardan biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.

#suisse #valais #wallis #isviçre #haber

Continue Reading

Trendler