Connect with us

Gündem

KİRALAMA HUKUKUNDA PLANLANAN DEĞİŞİKLİKLER – DÖRT MADDEDE EN ÖNEMLİ NOKTALAR

yazar

Published

on

Okuma süresi: 4 dakika
08.10.2024

24 Kasım’da İsviçre’deki seçmenler, kiralama hukukunda yapılması planlanan ve referandumla karşı çıkılan iki değişiklik hakkında karar verecekler. Bu değişiklikler, kiraya verilen mülklerin alt kiralama yoluyla devri ve ev sahiplerinin kendi ihtiyaçları nedeniyle kiracıları tahliye etmesiyle ilgili. İşte bu iki teklife dair en önemli dört nokta:

1. Mevcut Durum

Halen yürürlükte olan yasaya göre, bir mülkü kiralayan kişi, mülkü başka birine alt kiralama yöntemiyle devredebilir. Ev sahipleri, yalnızca kiracı mülkü fahiş fiyatla devretmeye çalıştığında, kendileri için dezavantajlı bir durum oluştuğunda ya da alt kiralama koşulları hakkında yeterli bilgi almadıklarında bu talebi reddedebilirler. Kiracılar, alt kiralama yoluyla mülkü kimin kullanacağını ev sahibine bildirmekle yükümlüdür. Hatta kiralık bir evi kısa bir süreliğine Airbnb gibi platformlarda kiraya vermek bile mümkündür.

2. Yapılacak Değişiklikler

Yeni yasa teklifleri, kiralık mülklerin alt kiralanmasına ilişkin kuralları sıkılaştırmayı hedefliyor. Artık kiracılar, alt kiralama yapmadan önce yazılı olarak izin talep etmek zorunda kalacaklar ve ev sahiplerinin de bu izni yazılı olarak onaylamaları gerekecek. Kurallara uyulmaması durumunda, kira sözleşmesi feshedilebilecek. Ayrıca, mülkler genellikle en fazla iki yıl boyunca alt kiraya verilebilecek ve ev sahipleri mevcut nedenlerin yanı sıra „diğer sebeplerden“ dolayı da alt kiralamayı reddedebilecekler.

Diğer değişiklik ise ev sahiplerinin kendi ihtiyaçları nedeniyle kiracıları tahliye etmesiyle ilgili. Yeni düzenlemeye göre, ev sahiplerinin bu ihtiyaçlarının „objektif bir değerlendirmeye göre önemli ve güncel“ olması gerekecek. Bu sayede ev sahipleri, mülklerini daha hızlı ve kolay bir şekilde kendi kullanımına alabilecekler.

3. Destekleyenlerin Görüşleri

Federal Hükümet ve Parlamento, artan konut sıkıntısı ve Airbnb gibi platformların alt kiralamalarda suistimallere yol açtığını belirtiyor. Yeni kuralların, ev sahiplerinin kiralık mülklerini daha hızlı kullanmalarına olanak tanıyacağı ve mülk sahiplerinin hâlâ kiracılar için oluşabilecek zararları tazmin etmek zorunda olacakları vurgulanıyor. Ayrıca, kiracıların sözleşme süresini uzatma talepleri hala mümkün olacak ve tahliyeler yargı yoluyla itiraz edilebilecek.

SVP, FDP ve Merkez partisi milletvekilleri parlamentoda bu değişikliklere destek verdiler. GLP ise yalnızca ev sahiplerinin ihtiyaç beyanı hakkındaki düzenlemeye destek verdi.

4. Karşıt Görüşler

Kiracılar Birliği ve bazı muhalif gruplar bu değişikliklere karşı çıkıyor. Kiralama hukukunda yapılacak bu değişikliklerin kiracı haklarına saldırı olduğunu savunuyorlar. Alt kiralamanın gereksiz yere sınırlandırılacağını ve küçük ihlaller nedeniyle kira sözleşmelerinin feshedilebileceğini düşünüyorlar. Özellikle öğrenci evlerinde ve büyük dairelerini paylaşmak isteyen yaşlı insanların bu durumdan olumsuz etkileneceği belirtiliyor.

Ayrıca, ev sahiplerinin acil bir ihtiyaç olmadan kiracıları tahliye edip mülkleri daha yüksek fiyatlarla yeniden kiraya verme olasılığı eleştiriliyor. SP ve Yeşiller Partisi, parlamentoda bu değişikliklere tamamen karşı çıktılar. GLP ise sadece alt kiralama kurallarındaki sıkılaştırmalara karşı çıktı.

#KiraYasası #AltKiralama #KiraHakları #EvSahibi #KonutKrizi #Tahliye #KiraDeğişiklikleri #Evİhtiyacı #HukukReformu #KiracıHakları #Mietrecht #Untermiete #Wohnungsnot #Eigenbedarf #Mieterrechte #Kündigung #Gesetzesänderung #Wohnungskrise #Vermieter #Mietrechtsreform

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler