İsviçre
İsviçre’nin Dağlık Köylerinde Otomobillerin İlk Korku Dalgası: 1900’lerin Başında ‚Modern‘ Araçlara Karşı Şaşırtıcı Direniş
Araştırma Haber : Cemil Baysal
İsviçre’nin en muhafazakar kantonlarından biridir Graubünden.
Tarihte yenilikler her zaman korku ve direnişle karşılanmıştır. Yeni olan her şey, başlangıçta bir tehdit olarak algılanır; örneğin, internetin ilk günlerinde e-banka sistemleri, modern çağın bir tehdidi olarak görülmüştü. Zamanla bu yeniliklere alıştık ve hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldular. İşte, otomobilin Graubünden’de karşılaştığı ilk direniş de bu klasik patikayı izliyor.
Görünüşe göre, otomobiller sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir tarihsel mücadeleye, bir kültürel çatışmaya ve bir kasaba efsanesine dönüştüler. İsviçre’nin Graubünden Kantonunda, 1900’den 1925’e kadar süren bir otomobil yasağı, sadece bir yerel kısıtlama değil, aynı zamanda bir muhafazakar direnişin ve tarihin derinliklerine gömülü bir serüvenin öyküsüdür.
Otomobilin İlk İzlenimleri: Yıldızların Altında Bir Macera
İsviçre’nin dağlık köy yollarında otomobil kullanmak, 19. yüzyılın sonlarında gerçek bir maceraydı. 1896 yılında Cenevre’deki ulusal sergide tanıtılan ilk otomobiller, hem heyecan verici hem de korkutucu bir yenilik olarak görülüyordu. Araçlar sık sık arıza yapıyor ve mevcut yollar otomobil kullanımına uygun değildi. Graubünden’de ilk otomobil sahibi, Davos’tan Gaudenz Issler’dı. Ancak o dönemde bölgedeki yollar, modern araçların ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değildi. Dağlık yollar, otomobilin yükünü kaldıramadı ve Issler, aracı kısa süre içinde geri vermek zorunda kaldı. Otomobillerin dağlık bölgelerdeki zorlukları, bu teknolojinin bölge tarafından benimsenmesini zorlaştırdı.
Yasak ve Sebepleri: Otomobilin Tehdit Algısı
24 Ağustos 1900’de, Graubünden’in Küçük Konseyi, kantondaki tüm yolları otomobil kullanımına kapatan bir yasak getirdi. Evet, doğru okudunuz: tüm yollar! O dönemde, motorlu araçlar hız, gürültü ve egzoz gazlarıyla tehdit olarak görülüyordu. Bu yeni teknoloji, sakin kasabanın huzurunu bozuyor ve yerel halk tarafından tehlike olarak algılanıyordu.
Bu yasak, tabii ki büyük bir direnişle karşılandı. Hükümet, birkaç otomobil sahibinin taleplerini karşılamak için birçok istisna izni vermek zorunda kaldı. 1906 yılında, yasağın bazı bölümlerinin açılmasına yönelik bir yasa tasarısı önerildi. Ancak, 1907’de yapılan referandum, yasakların tamamen devam etmesine karar verdi. Bu, hükümetin her istisnayı titizlikle onaylamasını gerektirdi.
Halk Tepkileri ve Referandumlar: Tarihi Çatışmaların Merkezi
Otomobil karşıtı duruş, Graubünden’de dokuz kantonal ve bir ulusal referanduma yol açtı. Bu, bir otomobil yasağı üzerine dokuz kez oylama yapıldığı anlamına geliyor! Tartışmalar oldukça gerilimliydi: Otomobil destekçileri yasakları “ortaçağ kalıntısı” olarak kınarken, karşıtları “Bündner tembelliği” olarak adlandırdı. Bölge halkı, otomobilin getireceği gürültü ve tozdan bıkmıştı. Tatilciler sessiz bir atmosferi tercih ediyordu ve ünlü fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen bile otomobilin atlara etkisini sorguladı. Röntgen ve diğer ziyaretçiler, huzur içinde, atlı arabalarla dağların arasından geçmek istiyordu.
Birçok turistik bölge de başlangıçta otomobil yasağını destekliyordu. Hamburg, Berlin veya Londra’dan gelen huzur arayan tatilciler, yaz tatillerinde büyük şehir karmaşası, hızla geçen otomobiller, av peşinde koşan sporcular ve toz çıkaran, kötü kokan araçlardan rahatsız oluyorlardı. Bu endişeleri paylaşanlardan biri de Wilhelm Conrad Röntgen (1845-1923) oldu; Röntgen ve eşi, 1893’ten 1913’e kadar düzenli olarak Pontresina’ya tatil yapmaya geliyorlardı.
Altyapı Sorunları ve Ekonomik Yükler: Dağlarda Bir İsyan
Graubünden’in otomobil karşıtı direnişinin bir diğer nedeni, altyapı eksiklikleriydi. Kanton, İsviçre’nin en büyük ve en dağlık bölgesiydi. Yollar, motorlu araçlar için uygun değildi ve otomobillerin getirdiği ek bakım maliyetleri yerel yönetimler için büyük bir yük oluşturdu. Ayrıca, ilk yıllarda yaşanan yüksek kazalar ve ölümler, otomobilin tehdit algısını güçlendirdi.
Sonunda, otomobiller lehine dönülen bu atmosfer, büyük ölçüde Birinci Dünya Savaşı ile ilişkilidir. Atlar kıtlaştığında, kamyonların kullanımı zorunlu hale geldi. Ayrıca, posta otobüslerinin yaygınlaşması da etkili oldu. 1919’da Graubünden’de açılan ilk posta otobüsü hattı, Reichenau ile Flims arasındaki yolculuk süresini iki saat elli dakikadan önemli ölçüde kısalttı. Bu değişiklik, turistik bölgelerin, yasak devam ederse misafir kaybedeceklerini fark etmelerine yol açtı.
Direniş yalnızca Graubünden ile sınırlı değildi. Örneğin, Uri Kanton’u 1901’de Alpler’deki yollarında bir sürüş yasağı getirdi. Gotthard Geçidi, motorlu araçlar için sadece birkaç saatliğine, 1906’da açıldı ve bu sınırlama ancak 1917’de tamamen kaldırıldı. Diğer kantonlarda da Pazar günleri sürüş yasakları uygulanıyordu. Ancak, önemli farklar vardı: Batı İsviçre, özellikle Cenevre, otomobillere karşı daha olumlu bir tutum sergiliyordu. Bunun sebebi, otomobilin erken bir şekilde Fransa’da kabul görmüş olmasıyla ilişkilidir.

Wilhelm Conrad Röntgen, 21 Ağustos 1905’te, otomobillerin yaygınlaşmasının ardından atların hala otomobillerden korkup korkmadığını sormuştu. Çünkü otomobil trafiği o kadar artmıştı ki, güvenilir olmayan atlarla seyahat etmek endişe verici olabilir. Eşi ise, 8 Temmuz 1906’da, kocasının atların otomobillere nasıl tepki verdiğini ve bu araçlarla güvenli bir şekilde seyahat edip edemeyeceklerini öğrenmek istediğini tekrar dile getirdi. Röntgen çifti, 1903’te açılan Albulabahn ile seyahat edebilirdi, ancak özel atlı arabalarını tercih ediyorlardı. Özellikle Wilhelm Conrad Röntgen için, Alpler’de özel bir atlı araba ile seyahat etmek büyük bir doğa zevkiydi. Bu zevk ucuz değildi ve sıradan insanlar, Chur’dan Bellinzona’ya yürüyerek gitmek zorundaydılar.
Pahalı Yol Bakımı
Yurt dışında, İsviçre’nin muhafazakar dağ halkını eleştiren sesler vardı; örneğin, Alman yazar Otto Julius Bierbaum, İsviçre halkının otomobil gördüğündeki „şaşkın bakışlarını“ alaycı bir şekilde yazmıştı. Ancak, Graubünden’in otomobile karşı direnişinin sağlam nedenleri vardı. Graubünden, İsviçre’nin en büyük kantonu olup düşük bir nüfus yoğunluğuna sahipti. Geniş yol ağının bakımı çoğunlukla belediyelerin sorumluluğundaydı. Yollar, genellikle topluca ve ücretsiz olarak inşa edilip bakımı yapılıyordu. İlk otomobil kullanıcıları genellikle zengin turistler ya da yabancılardı. Araçlar, motorlu araçlar için değil, atlı arabalar için yapılmış, sıkıştırılmış çakıl, kum ve taşlardan oluşan ve asfaltlanmamış yollarda seyahat ediyordu. Hızlı motorlu araçlar, toz ve pislikleri havaya savuruyordu. Ayrıca, otomobilin ilk dönemlerinde orantısız bir şekilde çok sayıda ölümcül kaza yaşanıyordu.
Değişim ve Yasağın Kaldırılması: Tarihin Akışında Bir Dönüşüm
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, otomobil kullanımı zorunlu hale geldi ve otomobil kabulü teşvik edildi. 1919’da açılan ilk post otobüs hattı, ulaşım sürelerini kısaltarak otomobilin avantajlarını gösterdi. Sonunda, 21 Haziran 1925’te Graubünden’deki otomobil yasağı tamamen kaldırıldı. Ancak, bu dönüşüm süreci kolay olmadı; federal hükümetin yasalar üzerindeki yetkisi 1921’de alındı ve motorlu araçlar ve bisikletler için federal bir yasa ancak 1932’de yürürlüğe girdi.
Graubünden’in otomobil yasağı, yeniliklerin korkutucu olduğu, eski ile yeni arasındaki çatışmaların nasıl yaşandığını gösteren bir örnektir. Bu uzun süren mücadele, teknolojinin toplumsal kabullenme sürecinin karmaşıklığını ve otomobillerin nasıl bir efsaneye dönüştüğünü gözler önüne serer.
Haberin izinsiz kullanımı yasaktır. Yasal işlem yapılır.
Görseller:






- 1913, Landstraße’da Bir Otomobil: Bu fotoğraf, otomobilin 20. yüzyılın başında nasıl bir macera sunduğunu ve dağlık bölgelerdeki zorlukları gözler önüne seriyor.
- 1909, Scuol Tarasp: Bir otomobil, kasabadan çekilerek ilerliyor; bu, otomobil yasağının ciddiyetini ve yerel halkın tepkisini yansıtıyor.
Kaynak: Dominik Landwehr’in desteğiyle Detaylı İncelemesinden
Dominik Landwehr, kültür ve medya bilimleri uzmanıdır ve Zürich’te ikamet etmektedir.
#isviçre #isviçrehaberleri #İsviçreTarihi #OtomobilTarihi #Graubünden #DağYolları #YenilikKorkusu #19YüzyılTeknolojisi #OtomobilMacerası #TarihYolculuğu #ModernTeknoloji #KültürelDönüşüm #TarihKültür #EskiYollar #OtomobilDevrimi #İsviçreTarihi #TeknolojiVeKültür
İsviçre
Pahalı Ürün Her Zaman Daha mı Kalitelidir? 2026 İsviçre Testlerinden Şaşırtıcı Sonuçlar
80 franklık mont, 260 franklık modelle aynı puanı aldı; 200 franklık gazlı mangal daha pahalı rakiplerini geride bıraktı. Ancak araştırmalar, en ucuz ürünü seçmenin de her zaman doğru olmadığını gösterdi.
ZÜRİH – İsviçre’de Kassensturz, K-Tipp ve Saldo tarafından 2026 yılında yayımlanan ürün testleri, yüksek fiyatın her zaman üstün kalite anlamına gelmediğini bir kez daha ortaya koydu.
Beyaz tişörtten powerbank’e, softshell monttan gazlı mangala kadar farklı ürünlerin incelendiği testlerde bazı uygun fiyatlı modeller pahalı rakipleriyle aynı puanı aldı veya onları geride bıraktı. Buna karşılık bazı kategorilerde en ucuz ürünlerin başarısız olması, yalnızca fiyata bakılarak alışveriş yapılmaması gerektiğini de gösterdi.
En ucuz kadın tişörtleri en başarılı ürünler arasında
K-Tipp’in 19 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı araştırmada sekiz kadın ve sekiz erkek modeli olmak üzere toplam 16 beyaz pamuklu tişört incelendi. Ürünler yıkama, çekme, biçimini koruma ve tüylenme gibi kriterlerde test edildi.
Testte 16 tişörtün 10’u yetersiz bulundu. En dikkat çekici sonuç ise en uygun fiyatlı iki kadın tişörtünün testin en başarılı ürünleri arasında yer alması oldu.
Pahalı markalar da fiyatlarının karşılığını veremedi. Yaklaşık 40 franklık Calvin Klein erkek tişörtünün boyu, 10 yıkamanın ardından 75 santimetreden 67 santimetreye düştü. En pahalı kadın tişörtlerinden bazıları da çekme, biçim bozukluğu ve tüylenme nedeniyle düşük değerlendirme aldı.
Kaynak: K-Tipp/Saldo – Beyaz tişört testi, 19 Ağustos 2026
28 franklık powerbank en fazla kullanılabilir enerjiyi verdi
Saldo’nun 4 Şubat 2026 tarihli araştırmasında sekiz büyük ve dokuz küçük olmak üzere 17 powerbank test edildi.
Voltcraft markalı PB PD65WLCD20000, 28 franklık fiyatıyla büyük powerbank’ler arasındaki en ucuz model olmasına rağmen yaklaşık 70 watt-saat kullanılabilir enerji sağlayarak bu alanda testin en yüksek sonucuna ulaştı.
Testin genel birincisi Ecoflow Rapid Powerbank olurken, Voltcraft’ın uygun fiyatıyla sağladığı yüksek enerji kapasitesi fiyat-performans açısından dikkat çekti.
Kaynak: Saldo – Powerbank testi, 4 Şubat 2026
80 franklık softshell mont, 260 franklık ürünle aynı puanı aldı
Kassensturz ve Saldo, 17 Mart 2026 tarihinde fiyatları 69,90 ile 260 frank arasında değişen 10 softshell montun laboratuvar sonuçlarını yayımladı.
H&M’nin 79,95 franklık Move Softshell Anorak modeli, 260 frankla testin en pahalı ürünü olan Mammut Ultimate Comfort SO Hooded Jacket ile aynı sonucu elde etti. İki mont da 5,3 puanla “iyi” değerlendirmesi alarak test birinciliğini paylaştı.
H&M modeli su geçirmezlik ile nefes alabilirlik arasındaki dengesiyle, Mammut ise özellikle yağmura karşı dayanıklılığıyla öne çıktı. Buna karşılık Helly Hansen, The North Face, 46 Nord ve Jack Wolfskin’in bazı modelleri genel değerlendirmede yetersiz bulundu.
Kaynak: SRF Kassensturz – Softshell mont testi, 17 Mart 2026
200 franklık gazlı mangal fiyat-performans birincisi
Kassensturz ve K-Tipp’in 19 Mayıs 2026 tarihinde yayımladığı araştırmada fiyatları 159 ile 599 frank arasında değişen 10 gazlı mangal test edildi.
Weber Spirit E-210, 5,6 puanla genel test birincisi oldu. Ancak testin fiyat-performans birinciliğini, Obi’de 199,95 franka satılan Jamestown Kane kazandı. Model; kullanım kolaylığı ve uygulamalı pişirme testindeki başarısıyla 5,3 puana ulaştı.
Kassensturz, Jamestown Kane’in fiyatı kendisinden üç kata kadar yüksek olan bazı rakiplerinden daha başarılı olduğunu belirtti. Campingaz’ın test edilen iki modeli ise beklentileri karşılayamadı; Xpert 200 LW modeli genel değerlendirmede yetersiz bulundu.
Kaynak: SRF Kassensturz – Gazlı mangal testi, 19 Mayıs 2026
Raclette cihazında en ucuz model kaybetti, 50 franklık ürün “iyi” çıktı
27 Ocak 2026 tarihli raclette masa ızgarası testinde fiyatları 25,70 ile yaklaşık 130 frank arasında değişen 10 cihaz incelendi.
Testin en ucuz ürünü olan 25,70 franklık Severin Raclette 4, ısı dağılımı ve kurulumundaki sorunlar nedeniyle yetersiz bulundu. Buna karşılık Trisa’nın 49,90 franklık modeli hem peynir eritme hem de et ve sebze pişirme testlerinde başarılı olarak “iyi” notu aldı.
Yaklaşık 80 franklık Koenig Racletteofen 4 and More ile 129,95 franklık Solis Tischgrill 5 in 1 ise 5,3 puanla test birinciliğini paylaştı. Sonuçlar, en ucuz ürünün her zaman avantajlı olmadığını; ancak iyi bir cihaz için de en yüksek fiyatın ödenmesinin gerekmediğini gösterdi.
Kaynak: SRF Kassensturz – Raclette cihazları testi, 27 Ocak 2026
Bıçak bileme cihazlarında 10 franktan 200 franka kadar büyük fark
Kassensturz’un 10 Mart 2026 tarihinde yayımladığı araştırmada 13 bıçak bileme cihazı profesyonel laboratuvarda test edildi. Ürünlerin fiyatları 10 frank ile yaklaşık 200 frank arasında değişti.
Yaklaşık 10 franklık IKEA Aspekt, uygulamalı kullanım testinde “iyi” sonuç aldı. Yaklaşık 40 franklık WMF ile 180 franklık Horl 3 de keskinlik ölçümleri ve uygulamalı testte başarılı bulundu.
Bununla birlikte dört cihaz testten geçemedi; bunlardan ikisinde yaralanma veya güvenlik riski tespit edildi. Bu nedenle bu kategoride yalnızca fiyata değil, güvenli kullanım ve bileme performansına da dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.
Kaynak: SRF Kassensturz – Bıçak bileme cihazları testi, 10 Mart 2026
Kamp matlarında pahalı ürün kazandı, en ucuz model de “iyi” not aldı
Her testte ucuz ürün kazanmadı. Kassensturz ve Saldo’nun 12 Mayıs 2026 tarihli kamp matı araştırmasında, 159 franklık Exped modeli “çok iyi” notuyla test birincisi oldu.
Buna karşılık yaklaşık 50 frankla testin en ucuz ürünü olan Decathlon’un Forclaz matı, kullanım kolaylığı ve ısı yalıtımında yüksek puan alarak genel değerlendirmede “iyi” bulundu. Ancak ince yapısı nedeniyle engebeli zemindeki yatış konforu daha pahalı ve kalın modellere göre daha düşük kaldı.
Kaynak: SRF Kassensturz – Kamp matları testi, 12 Mayıs 2026
Sonuç: Fiyat tek başına kalite göstergesi değil
2026 yılında yayımlanan bu araştırmaların ortak sonucu şu: Pahalı ürün her zaman daha kaliteli olmadığı gibi, en ucuz ürün de her zaman en hesaplı tercih olmayabiliyor.
Tüketicilerin marka adı ve fiyat etiketinin yanı sıra bağımsız test sonuçlarına, güvenlik değerlendirmelerine, dayanıklılığa ve ürünü hangi amaçla kullanacaklarına bakmaları önem taşıyor.
Haberde belirtilen fiyatlar ürünlerin test için satın alındığı tarihlerdeki fiyatlardır. Güncel satış fiyatları ve ürünlerin bulunabilirliği değişebilir.
Gündem
İsviçre’de Çifte Vergi Modeli Riski: Evli Çiftler Üç Beyanname Verebilir
İsviçre, bireysel vergilendirmeyi kabul etmesinden sekiz ay sonra evli çiftlerin ortak vergilendirilmesini öngören farklı bir modeli oylayacak. İki düzenlemenin uzlaştırılamaması, 2032’den itibaren bürokratik karmaşaya yol açabilir.
BERN – Merkez Parti’nin “Eşler İçin de Adil Federal Vergiler – Evlilik Ayrımcılığına Son” girişimi, 29 Kasım 2026’da sandığa gidiyor. Teklif, eşlerin doğrudan federal vergide birlikte değerlendirilmesini ve diğer mükelleflere göre dezavantajlı olmamasını talep ediyor.
Seçmenler, 8 Mart 2026’da bireysel vergilendirme yasasını yüzde 54,23 oyla kabul etmişti. En geç 2032’de yürürlüğe girecek düzenlemeye göre eşler gelir ve varlıklarını ayrı beyan edecek; sistem federal, kantonal ve belediye vergilerinde uygulanacak.
Merkez Parti’nin modelinde ise federal vergide ortak beyan korunacak. Vergi dairesi, bekârlara uygulanan tarife üzerinden ikinci bir hesaplama yapacak ve çift için düşük çıkan tutarı esas alacak.
Kasım’daki girişimin kabulü, mevcut yasayı otomatik olarak yürürlükten kaldırmayacak. Parlamento iki sistemi uyumlu hâle getirmezse kanton ve belediyelerde bireysel, doğrudan federal vergide ortak vergilendirme geçerli olabilir. Böylece eşlerin iki ayrı kanton ve belediye beyannamesine ek olarak ortak federal beyanname sunması gerekebilir.
Federal Vergi İdaresi, bu yapının uygulamada büyük güçlükler doğuracağı uyarısında bulunuyor. Federal Konsey de bireysel vergilendirmeyle çeliştiği gerekçesiyle girişimin reddini öneriyor. Merkez Parti Başkanı Philipp Matthias Bregy ise yasal uyumu sağlamanın Parlamento’nun sorumluluğunda olduğunu belirtiyor.
Üç beyanname kesinleşmiş değil; yalnızca Parlamento’nun zamanında çözüm üretememesi hâlinde doğabilecek bir senaryo.
Kaynak: ESTV / Federal Konsey
#İsviçre#schweiz#suisse#zürich#zürih
İsviçre
İsviçre’de Ev Temizliğinin Yükü Kadınlarda: Yüzde 70’i İşin Büyük Bölümünü Üstleniyor
İSVİÇRE – Ev işleri birçok hanede tartışma konusu olmaya devam ediyor. 2026’da yapılan temsilî ankete göre kadınların yüzde 70’i temizlik işlerinin büyük bölümünü kendisinin üstlendiğini söylüyor. Erkeklerde aynı yanıtı verenlerin oranı yüzde 24.
YouGov’un gerçekleştirdiği ankete, İsviçre’de yaşayan 15–79 yaş arası 1.279 kişi katıldı. Araştırma 18–23 Şubat 2026 tarihlerinde yapıldı; örneklem hata payı yüzde 2,9 olarak açıklandı.
Sonuçlar, kadınlarla erkeklerin görev paylaşımını farklı değerlendirdiğini gösterdi. Erkeklerin yüzde 32’si ev işlerinin eşit paylaşıldığını düşünürken kadınlarda bu oran yüzde 16’da kaldı. Erkeklerin yüzde 36’sı temizliğin çoğunlukla evdeki başka biri tarafından yapıldığını belirtti; kadınlarda aynı yanıtı verenlerin oranı yüzde 8 oldu.
Ev işleri aile içinde de gerilim yaratıyor. Katılımcıların yüzde 46’sı temizlik nedeniyle nadiren, yüzde 28’i ise zaman zaman tartışma yaşandığını bildirdi. Anlaşmazlıkların ilk sırasında yüzde 51 ile “temizliğin ne olduğu konusunda farklı beklentiler” bulunuyor. Bunu zaman yetersizliği yüzde 28 ve görevlerin belirsiz paylaşılması yüzde 22 ile izliyor.
On yaşından büyük çocuğu bulunan ebeveynlerin yüzde 56’sı, çocukların ev işlerine yeterince katılmadığını düşünüyor. Çocuksuz ve 40 yaşın altındaki katılımcıların yüzde 32’si ise partnerinin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söylüyor.
Katılımcıların yüzde 60’ı yılda bir kapsamlı ev temizliği yaptığını belirtti. Evde en utandırıcı bulunan manzara yüzde 51 ile kirli banyo veya tuvalet olurken bunu yüzde 43 ile genel dağınıklık ve yüzde 37 ile yapışkan zeminler izledi.
Sizin evinizde temizlik işleri eşit mi paylaşılıyor, yoksa yük çoğunlukla tek bir kişinin üzerinde mi?
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


