İsviçre
İsviçre’nin Dağlık Köylerinde Otomobillerin İlk Korku Dalgası: 1900’lerin Başında ‚Modern‘ Araçlara Karşı Şaşırtıcı Direniş
Araştırma Haber : Cemil Baysal
İsviçre’nin en muhafazakar kantonlarından biridir Graubünden.
Tarihte yenilikler her zaman korku ve direnişle karşılanmıştır. Yeni olan her şey, başlangıçta bir tehdit olarak algılanır; örneğin, internetin ilk günlerinde e-banka sistemleri, modern çağın bir tehdidi olarak görülmüştü. Zamanla bu yeniliklere alıştık ve hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldular. İşte, otomobilin Graubünden’de karşılaştığı ilk direniş de bu klasik patikayı izliyor.
Görünüşe göre, otomobiller sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir tarihsel mücadeleye, bir kültürel çatışmaya ve bir kasaba efsanesine dönüştüler. İsviçre’nin Graubünden Kantonunda, 1900’den 1925’e kadar süren bir otomobil yasağı, sadece bir yerel kısıtlama değil, aynı zamanda bir muhafazakar direnişin ve tarihin derinliklerine gömülü bir serüvenin öyküsüdür.
Otomobilin İlk İzlenimleri: Yıldızların Altında Bir Macera
İsviçre’nin dağlık köy yollarında otomobil kullanmak, 19. yüzyılın sonlarında gerçek bir maceraydı. 1896 yılında Cenevre’deki ulusal sergide tanıtılan ilk otomobiller, hem heyecan verici hem de korkutucu bir yenilik olarak görülüyordu. Araçlar sık sık arıza yapıyor ve mevcut yollar otomobil kullanımına uygun değildi. Graubünden’de ilk otomobil sahibi, Davos’tan Gaudenz Issler’dı. Ancak o dönemde bölgedeki yollar, modern araçların ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değildi. Dağlık yollar, otomobilin yükünü kaldıramadı ve Issler, aracı kısa süre içinde geri vermek zorunda kaldı. Otomobillerin dağlık bölgelerdeki zorlukları, bu teknolojinin bölge tarafından benimsenmesini zorlaştırdı.
Yasak ve Sebepleri: Otomobilin Tehdit Algısı
24 Ağustos 1900’de, Graubünden’in Küçük Konseyi, kantondaki tüm yolları otomobil kullanımına kapatan bir yasak getirdi. Evet, doğru okudunuz: tüm yollar! O dönemde, motorlu araçlar hız, gürültü ve egzoz gazlarıyla tehdit olarak görülüyordu. Bu yeni teknoloji, sakin kasabanın huzurunu bozuyor ve yerel halk tarafından tehlike olarak algılanıyordu.
Bu yasak, tabii ki büyük bir direnişle karşılandı. Hükümet, birkaç otomobil sahibinin taleplerini karşılamak için birçok istisna izni vermek zorunda kaldı. 1906 yılında, yasağın bazı bölümlerinin açılmasına yönelik bir yasa tasarısı önerildi. Ancak, 1907’de yapılan referandum, yasakların tamamen devam etmesine karar verdi. Bu, hükümetin her istisnayı titizlikle onaylamasını gerektirdi.
Halk Tepkileri ve Referandumlar: Tarihi Çatışmaların Merkezi
Otomobil karşıtı duruş, Graubünden’de dokuz kantonal ve bir ulusal referanduma yol açtı. Bu, bir otomobil yasağı üzerine dokuz kez oylama yapıldığı anlamına geliyor! Tartışmalar oldukça gerilimliydi: Otomobil destekçileri yasakları “ortaçağ kalıntısı” olarak kınarken, karşıtları “Bündner tembelliği” olarak adlandırdı. Bölge halkı, otomobilin getireceği gürültü ve tozdan bıkmıştı. Tatilciler sessiz bir atmosferi tercih ediyordu ve ünlü fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen bile otomobilin atlara etkisini sorguladı. Röntgen ve diğer ziyaretçiler, huzur içinde, atlı arabalarla dağların arasından geçmek istiyordu.
Birçok turistik bölge de başlangıçta otomobil yasağını destekliyordu. Hamburg, Berlin veya Londra’dan gelen huzur arayan tatilciler, yaz tatillerinde büyük şehir karmaşası, hızla geçen otomobiller, av peşinde koşan sporcular ve toz çıkaran, kötü kokan araçlardan rahatsız oluyorlardı. Bu endişeleri paylaşanlardan biri de Wilhelm Conrad Röntgen (1845-1923) oldu; Röntgen ve eşi, 1893’ten 1913’e kadar düzenli olarak Pontresina’ya tatil yapmaya geliyorlardı.
Altyapı Sorunları ve Ekonomik Yükler: Dağlarda Bir İsyan
Graubünden’in otomobil karşıtı direnişinin bir diğer nedeni, altyapı eksiklikleriydi. Kanton, İsviçre’nin en büyük ve en dağlık bölgesiydi. Yollar, motorlu araçlar için uygun değildi ve otomobillerin getirdiği ek bakım maliyetleri yerel yönetimler için büyük bir yük oluşturdu. Ayrıca, ilk yıllarda yaşanan yüksek kazalar ve ölümler, otomobilin tehdit algısını güçlendirdi.
Sonunda, otomobiller lehine dönülen bu atmosfer, büyük ölçüde Birinci Dünya Savaşı ile ilişkilidir. Atlar kıtlaştığında, kamyonların kullanımı zorunlu hale geldi. Ayrıca, posta otobüslerinin yaygınlaşması da etkili oldu. 1919’da Graubünden’de açılan ilk posta otobüsü hattı, Reichenau ile Flims arasındaki yolculuk süresini iki saat elli dakikadan önemli ölçüde kısalttı. Bu değişiklik, turistik bölgelerin, yasak devam ederse misafir kaybedeceklerini fark etmelerine yol açtı.
Direniş yalnızca Graubünden ile sınırlı değildi. Örneğin, Uri Kanton’u 1901’de Alpler’deki yollarında bir sürüş yasağı getirdi. Gotthard Geçidi, motorlu araçlar için sadece birkaç saatliğine, 1906’da açıldı ve bu sınırlama ancak 1917’de tamamen kaldırıldı. Diğer kantonlarda da Pazar günleri sürüş yasakları uygulanıyordu. Ancak, önemli farklar vardı: Batı İsviçre, özellikle Cenevre, otomobillere karşı daha olumlu bir tutum sergiliyordu. Bunun sebebi, otomobilin erken bir şekilde Fransa’da kabul görmüş olmasıyla ilişkilidir.

Wilhelm Conrad Röntgen, 21 Ağustos 1905’te, otomobillerin yaygınlaşmasının ardından atların hala otomobillerden korkup korkmadığını sormuştu. Çünkü otomobil trafiği o kadar artmıştı ki, güvenilir olmayan atlarla seyahat etmek endişe verici olabilir. Eşi ise, 8 Temmuz 1906’da, kocasının atların otomobillere nasıl tepki verdiğini ve bu araçlarla güvenli bir şekilde seyahat edip edemeyeceklerini öğrenmek istediğini tekrar dile getirdi. Röntgen çifti, 1903’te açılan Albulabahn ile seyahat edebilirdi, ancak özel atlı arabalarını tercih ediyorlardı. Özellikle Wilhelm Conrad Röntgen için, Alpler’de özel bir atlı araba ile seyahat etmek büyük bir doğa zevkiydi. Bu zevk ucuz değildi ve sıradan insanlar, Chur’dan Bellinzona’ya yürüyerek gitmek zorundaydılar.
Pahalı Yol Bakımı
Yurt dışında, İsviçre’nin muhafazakar dağ halkını eleştiren sesler vardı; örneğin, Alman yazar Otto Julius Bierbaum, İsviçre halkının otomobil gördüğündeki „şaşkın bakışlarını“ alaycı bir şekilde yazmıştı. Ancak, Graubünden’in otomobile karşı direnişinin sağlam nedenleri vardı. Graubünden, İsviçre’nin en büyük kantonu olup düşük bir nüfus yoğunluğuna sahipti. Geniş yol ağının bakımı çoğunlukla belediyelerin sorumluluğundaydı. Yollar, genellikle topluca ve ücretsiz olarak inşa edilip bakımı yapılıyordu. İlk otomobil kullanıcıları genellikle zengin turistler ya da yabancılardı. Araçlar, motorlu araçlar için değil, atlı arabalar için yapılmış, sıkıştırılmış çakıl, kum ve taşlardan oluşan ve asfaltlanmamış yollarda seyahat ediyordu. Hızlı motorlu araçlar, toz ve pislikleri havaya savuruyordu. Ayrıca, otomobilin ilk dönemlerinde orantısız bir şekilde çok sayıda ölümcül kaza yaşanıyordu.
Değişim ve Yasağın Kaldırılması: Tarihin Akışında Bir Dönüşüm
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, otomobil kullanımı zorunlu hale geldi ve otomobil kabulü teşvik edildi. 1919’da açılan ilk post otobüs hattı, ulaşım sürelerini kısaltarak otomobilin avantajlarını gösterdi. Sonunda, 21 Haziran 1925’te Graubünden’deki otomobil yasağı tamamen kaldırıldı. Ancak, bu dönüşüm süreci kolay olmadı; federal hükümetin yasalar üzerindeki yetkisi 1921’de alındı ve motorlu araçlar ve bisikletler için federal bir yasa ancak 1932’de yürürlüğe girdi.
Graubünden’in otomobil yasağı, yeniliklerin korkutucu olduğu, eski ile yeni arasındaki çatışmaların nasıl yaşandığını gösteren bir örnektir. Bu uzun süren mücadele, teknolojinin toplumsal kabullenme sürecinin karmaşıklığını ve otomobillerin nasıl bir efsaneye dönüştüğünü gözler önüne serer.
Haberin izinsiz kullanımı yasaktır. Yasal işlem yapılır.
Görseller:






- 1913, Landstraße’da Bir Otomobil: Bu fotoğraf, otomobilin 20. yüzyılın başında nasıl bir macera sunduğunu ve dağlık bölgelerdeki zorlukları gözler önüne seriyor.
- 1909, Scuol Tarasp: Bir otomobil, kasabadan çekilerek ilerliyor; bu, otomobil yasağının ciddiyetini ve yerel halkın tepkisini yansıtıyor.
Kaynak: Dominik Landwehr’in desteğiyle Detaylı İncelemesinden
Dominik Landwehr, kültür ve medya bilimleri uzmanıdır ve Zürich’te ikamet etmektedir.
#isviçre #isviçrehaberleri #İsviçreTarihi #OtomobilTarihi #Graubünden #DağYolları #YenilikKorkusu #19YüzyılTeknolojisi #OtomobilMacerası #TarihYolculuğu #ModernTeknoloji #KültürelDönüşüm #TarihKültür #EskiYollar #OtomobilDevrimi #İsviçreTarihi #TeknolojiVeKültür
İSVİÇRE’DE PENSİYON KASANIZ NEREDE? 6,75 MİLYAR FRANK SAHİBİYLE İLETİŞİM KURULAMAYAN HESAPLARDA!
Yıllarca farklı işyerlerinde çalışanların emeklilik birikimleri farklı kasalarda kalmış olabilir. İş değiştirenler, eski hesaplarını bulamayanlar ve Türkiye’ye kesin dönüş planlayanlar için önemli bilgiler.
Cemil Baysal | İsviçre’nin Sesi – +41 Haber
Haber: Cemil Baysal
instagram tikla
tiktok tikla
İsviçre’de yıllarca çalıştınız. Maaşınızdan her ay emeklilik sigortası kesintileri yapıldı. Bir işyerinden ayrılıp başka bir şirkete geçtiniz. Belki birkaç kez kanton, şehir veya adres değiştirdiniz.
Peki, bütün bu yıllarda biriken Pensionskasse paranızın bugün nerede olduğunu biliyor musunuz?
İsviçre’de ikinci sütun emeklilik sistemi olarak bilinen Pensionskasse veya BVG, çalışanların emeklilik güvencesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Ancak iş değişiklikleri sırasında eski emeklilik kasasında biriken paranın yeni işyerinin kasasına aktarılmaması, kişinin eski birikimini zamanla unutmasına neden olabiliyor.
Bu durum yalnızca birkaç yüz veya birkaç bin franklık hesaplarla sınırlı değil. Bazı kişilerin yıllar önceki çalışma hayatından kalan çok daha yüksek tutarda birikimleri de bulunabiliyor.
6,75 milyar franklık dikkat çekici rakam
İsviçre’deki Stiftung Auffangeinrichtung BVG’nin açıkladığı verilere göre 2025 yılı sonunda yaklaşık 960 bin iletişim kurulamayan serbest geçiş hesabında toplam 6,75 milyar frank bulunuyordu.
Bu hesaplar, kurumun yönettiği serbest geçiş hesaplarının yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor.
Söz konusu 6,75 milyar frank, İsviçre’deki bütün sahipsiz emeklilik varlıklarının kesin toplamı değil. Yalnızca bu kurumda, hesap sahipleriyle güncel iletişim kurulamayan hesapların toplamı.
Bu nedenle söz konusu paraları “sahipsiz” veya “devletin el koyduğu” para olarak tanımlamak doğru değil.
Hak sahiplerinin isimleri ve sosyal sigorta bilgileri çoğunlukla kayıtlı. Asıl sorun, güncel adres ve iletişim bilgilerinin bulunamaması.
Kurumun verilerine göre bu hesapların yaklaşık yüzde 74’ünde 5.000 franktan daha az birikim var.
Ancak hesapların bir bölümünde daha yüksek tutarlar da bulunabiliyor.
2025 yılında 190 bin arama başvurusu
İsviçre Güvence Fonu BVG’nin 2025 faaliyet raporunda dikkat çekici bir başka bilgi yer alıyor.
İkinci Sütun Merkez Ofisi, bir yıl içinde yaklaşık 190 bin birikim arama başvurusunu işleme aldı.
Başvuruların yüzde 78’inde en az bir emeklilik birikimi kaydıyla eşleşme tespit edildi.
Toplam 269 bin birikim kaydı başvurularla ilişkilendirildi.
Bu sonuçlar, eski emeklilik hesaplarının araştırılmasının neden önemli olduğunu gösteriyor.
Ancak bulunan her kayıt, mutlaka kişinin bilmediği yeni bir para bulunduğu veya bu paranın hemen çekilebileceği anlamına gelmiyor.
Pensionskasse sistemi nasıl çalışıyor?
İsviçre’de emeklilik sistemi üç sütun üzerine kurulu.
Birinci sütun AHV, temel yaşlılık ve geride kalan yakınlar sigortasıdır.
İkinci sütun Pensionskasse veya BVG, çalışma hayatı boyunca işveren ve çalışan tarafından finanse edilen mesleki emeklilik sistemidir.
Üçüncü sütun ise kişinin kendi tercihine göre oluşturduğu bireysel emeklilik birikimlerini kapsar.
Bu haberde ele aldığımız konu, özellikle ikinci sütundaki mesleki emeklilik birikimleri.
Pensionskasse kesintisi her çalışan için aynı tutarda olmayabilir. Sigortaya katılım ve katkı payları; yaş, ücret, çalışma koşulları ve ilgili emeklilik kasasının düzenlemelerine göre değişir.
İş değiştirdiğinizde paranıza ne oluyor?
Normal koşullarda bir çalışan işyerinden ayrılıp yeni bir işyerine geçtiğinde, eski Pensionskasse birikiminin yeni işverenin emeklilik kasasına aktarılması gerekiyor.
Bu birikime Freizügigkeitsleistung, yani serbest geçiş veya ayrılış birikimi deniliyor.
Ancak bazı durumlarda aktarım tamamlanmıyor.
Örneğin çalışan yeni işyerinin emeklilik kasasına ait bilgileri eski kasaya bildirmemiş olabilir.
Bir süre çalışmaya ara verilmiş olabilir.
Yeni işyerinde hemen Pensionskasse kapsamına girilmemiş olabilir.
Ya da eski işyerinden gelen yazışmalar adres değişikliği nedeniyle kişiye ulaşmamış olabilir.
Bu gibi durumlarda birikim, bir serbest geçiş hesabında veya sigorta poliçesinde tutulabilir.
Eski kasa gerekli aktarım bilgilerini alamazsa, para belirli süre sonunda Stiftung Auffangeinrichtung BVG’ye gönderilebilir.
Dolayısıyla yıllar içinde farklı işyerlerinde çalışmış bir kişinin emeklilik birikimleri tek bir yerde toplanmamış olabilir.
Bütün birikimler tek kasada toplanabilir mi?
Kişi yeni bir işyerinde Pensionskasse kapsamında sigortalıysa, önceki işlerinden kalan serbest geçiş birikimlerinin kural olarak yeni emeklilik kasasına aktarılması gerekir.
Bu nedenle eski hesapların tespit edilmesi ve gerekli aktarım işlemlerinin yapılması önemlidir.
Ancak herkesin bütün birikimlerini istediği herhangi bir banka hesabında toplaması mümkün değildir.
Aktarımın yapılacağı kurum, kişinin mevcut çalışma ve sigortalılık durumuna göre belirlenir.
Çalışmayan veya henüz yeni bir Pensionskasse’ye bağlı olmayan kişiler için serbest geçiş hesabı ya da poliçesi seçenekleri bulunabilir.
Eski Pensionskasse hesabınızı nasıl bulabilirsiniz?
İsviçre’de bunun için resmî bir arama mekanizması bulunuyor.
Zentralstelle 2. Säule, yani İkinci Sütun Merkez Ofisi, kişilerin geçmiş çalışma hayatlarından kalan emeklilik birikimlerini araştırmalarına yardımcı oluyor.
Bu kurum, emeklilik kasaları ve serbest geçiş kuruluşlarından bildirilen kayıtları kişinin bilgileriyle karşılaştırıyor.
Arama başvurusu ücretsiz.
Başvuru sonucunda olası hesapların hangi kurumlarda bulunduğu bildirilebiliyor.
Ancak Merkez Ofis parayı kendisi yönetmiyor, hesapları doğrudan birleştirmiyor ve ödeme kararı vermiyor.
Bu işlemler için ilgili emeklilik kasalarıyla veya serbest geçiş kuruluşlarıyla ayrıca iletişim kurulması gerekiyor.
Yıllar önceki işyerlerinizi hatırlamıyorsanız
Eski Pensionskasse hesabını araştırmak için bütün işyerlerinin adlarını eksiksiz hatırlamak zorunda değilsiniz.
İsim, doğum tarihi, sosyal sigorta numarası ve diğer kimlik bilgileri üzerinden araştırma yapılabiliyor.
Eski maaş bordroları, iş sözleşmeleri, Pensionskasse belgeleri ve AHV kayıtları ise ek araştırmalarda yardımcı olabilir.
Özellikle çok sayıda kısa süreli işte çalışanların ve uzun yıllar önce İsviçre’den ayrılanların bu kontrolü yapması yararlı olabilir.
Türkiye’ye kesin dönüş yapacaklar için önemli
İsviçre’den Türkiye’ye kesin dönüş planlayan kişilerin, ülkeden ayrılmadan önce ikinci sütun emeklilik birikimlerinin nerede bulunduğunu öğrenmeleri önemli.
Çünkü farklı emeklilik kasalarında veya serbest geçiş hesaplarında kalan paralar, dönüş işlemleri sırasında gözden kaçabilir.
Türkiye, AB/EFTA ülkesi olmadığı için İsviçre’den kesin olarak Türkiye’ye yerleşen kişiler, ilgili yasal koşulları karşılamaları hâlinde ikinci sütun serbest geçiş birikimlerinin nakit ödenmesini talep edebilir.
Bununla birlikte ödeme otomatik değildir.
Kesin ayrılışın belgelenmesi, ilgili kurumların istediği evrakların hazırlanması, medeni duruma bağlı eş onayı ve vergi konuları değerlendirilir.
Ayrıca kişinin emeklilik durumuna ve sahip olduğu haklara göre farklı kurallar uygulanabilir.
Bu nedenle kesin dönüşten önce bütün hesapların tespit edilmesi, ardından hangi işlemlerin mümkün olduğunun belirlenmesi gerekir.
Birikimlerinizi araştırmak ve işlemleri takip etmek için S-Gate
Farklı işyerlerinde çalışmış, eski emeklilik hesaplarının nerede bulunduğunu bilmeyen veya mevcut birikimlerinin yeni Pensionskasse’ye aktarılıp aktarılmadığından emin olmayan kişiler, işlemlerini kendileri yürütebilecekleri gibi profesyonel idari destek de alabilir.
S-Gate, bu süreçte belge hazırlığı, eski çalışma ve emeklilik kayıtlarının incelenmesi, ilgili kurumlarla yazışmaların koordinasyonu ve gerekli başvuruların takibi için danışmanlık desteği sunmak üzere başvurulabilecek bir adrestir.
İsviçre’den Türkiye’ye kesin dönüş planlayanlar da ayrılış öncesinde hesaplarının tespit edilmesi ve gerekli işlemlerin planlanması için S-Gate ile iletişime geçebilir.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Resmî Zentralstelle 2. Säule araması ücretsizdir. S-Gate ise ayrı bir özel danışmanlık hizmetidir. Hizmetin kapsamı, ücreti ve yetkilendirme koşulları başvuru öncesinde netleştirilmelidir.
S-Gate, emeklilik kasası veya resmî karar mercii değildir. Para transferi ve ödeme kararları ilgili yetkili kuruluşların sorumluluğundadır.
S-Gate iletişim:
Web: www.s-gate.ch
Telefon: +41 41 910 41 14
E-posta: partner@s-gate.ch
Sık sorulan sorular
Birden fazla işyerinde çalıştım. Birikimlerim farklı kasalarda kalmış olabilir mi?
Evet. İş değişikliklerinde aktarım tamamlanmadıysa farklı kurumlarda serbest geçiş birikimleri bulunabilir.
Eski işyerimin Pensionskasse adını bilmiyorum. Yine de araştırabilir miyim?
Evet. Zentralstelle 2. Säule üzerinden kimlik bilgileriyle arama başvurusu yapılabilir.
Arama işlemi ücretli mi?
Resmî Merkez Ofis araması ücretsizdir. Özel danışmanlık ve idari takip hizmetleri ise ayrıca ücretlendirilebilir.
Bulunan bütün paraları hemen banka hesabıma alabilir miyim?
Hayır. Pensionskasse birikimleri emeklilik amacıyla korunur. Nakit ödeme ancak ilgili yasal koşullarda mümkündür.
Türkiye’ye kesin dönüşte birikimlerimi alabilir miyim?
AB/EFTA dışındaki Türkiye’ye kesin yerleşme durumunda, gerekli koşullar sağlanırsa nakit ödeme talep edilebilir. Başvuru, belge ve vergi koşulları ayrıca değerlendirilir.
Eski birikimlerimi yeni Pensionskasse’ye aktarabilir miyim?
Yeni işyerinde mesleki emeklilik sigortasına bağlı kişiler için eski serbest geçiş birikimlerinin yeni kasaya aktarılması kural olarak gereklidir.
S-Gate Swissgate Cemil Baysal benim adıma başvuruları takip edebilir mi?
Yetkilendirme ve hizmet anlaşması kapsamında belge hazırlığı, kurumlarla yazışma ve başvuru takibi için destek alınabilir. Hizmetin ayrıntıları doğrudan S-Gate ile netleştirilmelidir.
Sonuç: Yıllarca çalışarak biriktirdiğiniz paranın nerede olduğunu öğrenin
İsviçre’de iş değiştirmek, farklı kantonlarda çalışmak veya ülkeden ayrılmak, geçmişte oluşan emeklilik birikimlerinin takip edilmesini zorlaştırabiliyor.
2025 sonu itibarıyla yaklaşık 960 bin iletişim kurulamayan hesapta 6,75 milyar frank bulunması, konunun büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Bu nedenle özellikle geçmişte farklı işyerlerinde çalışanların, eski Pensionskasse hesaplarını kontrol etmeleri ve mevcut birikimlerinin doğru kurumda bulunduğundan emin olmaları önem taşıyor.
Özel danışmanlık ve işlem takibi: www.s-gate.ch
Cemil Baysal | İsviçre’nin Sesi – +41 Haber
İsviçre
Bern Kantonunda Yeni Uygulama: Cinsel Şiddet Mağdurları İnternetten Suç Duyurusunda Bulunabilecek
Haber: Cemil Baysal instagram tiktok
İsviçre’nin Bern kantonunda cinsel şiddete maruz kalan kişiler için yeni bir başvuru imkânı sunuluyor. Bern Kanton Polisi, 3 Kasım 2026 itibarıyla Suisse ePolice platformu üzerinden çevrim içi suç duyurusu yapılabileceğini açıkladı. Yeni sistem, mağdurların polisle daha kolay ve mahremiyetlerini koruyarak ilk teması kurmasını amaçlıyor.
Bern Kanton Polisi, cinsel şiddete maruz kalan kişilerin resmî başvuru yapmasını kolaylaştıracak yeni bir uygulamayı hayata geçirdi.
3 Kasım 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre mağdurlar artık Suisse ePolice platformundaki özel form aracılığıyla internet üzerinden suç duyurusunda bulunabiliyor.
Yeni uygulama, telefonla veya doğrudan polis merkezine giderek başvuru yapma seçeneklerine ek olarak sunuluyor.
İnternet üzerinden başvuru nasıl yapılacak?
Başvuru yapmak isteyen kişiler Suisse ePolice platformundaki ilgili formu doldurarak yaşadıkları olaya ilişkin ilk bilgileri iletebilecek.
Başvuru, SMS ile gönderilen bir kod aracılığıyla doğrulanacak.
Polis, bildirimin ardından normal çalışma saatleri içerisinde ilgili kişiyle telefonla iletişime geçecek.
Görüşmede olayın ayrıntıları ve izlenecek süreç ele alınacak.
Bern Kanton Polisi, çevrim içi bildirimin hukuken suç duyurusu niteliği taşıdığını açıkladı.
Resen soruşturulması gereken bir suç söz konusuysa gerekli soruşturma işlemleri başlatılacak.
Mağdurların polisle ilk teması kolaylaştırılıyor
Cinsel şiddete maruz kalan kişiler için yaşananları anlatmak ve resmî başvuruda bulunmak zorlayıcı olabiliyor.
Yeni uygulama, kişilerin ilk bilgileri internet üzerinden iletebilmesini sağlayarak başvuru eşiğini düşürmeyi amaçlıyor.
Polise gitmeden önce çevrim içi bildirim yapılabilmesi, bazı kişiler açısından daha erişilebilir bir seçenek oluşturabilir.
Bununla birlikte internet üzerinden başvuru, gerekli görüldüğünde yapılacak polis görüşmelerini veya diğer soruşturma işlemlerini ortadan kaldırmıyor.
İlk 72 saat neden önemli?
Bern Kanton Polisi, olayın üzerinden 72 saatten az zaman geçtiği durumlarda farklı bir yol izlenmesini tavsiye ediyor.
Bu durumlarda mağdurların doğrudan 031 332 77 77 numaralı özel iletişim hattını araması öneriliyor.
Böylece gerekli acil önlemlerin alınması, zamanında tıbbi muayene yapılması ve delillerin korunması daha hızlı organize edilebiliyor.
Bu uyarı, 72 saatten sonra suç duyurusunda bulunulamayacağı anlamına gelmiyor. Polis, yakın zamanda gerçekleşen olaylarda zamanında müdahalenin önemini vurguluyor.
Acil tehlikede internet formu beklenmemeli
Kişinin o anda tehlikede olduğu veya acil polis müdahalesine ihtiyaç duyulduğu durumlarda çevrim içi form yerine acil yardım hatlarının kullanılması gerekiyor.
İsviçre’de polis acil hattı 117, genel acil yardım numarası ise 112.
Yeni sistem, acil yardım hizmetlerinin yerine geçmiyor.
Bern dışındaki kişiler için geçerli mi?
Duyurulan uygulama Bern Kanton Polisinin sunduğu yeni başvuru imkânıyla ilgili.
Bu nedenle aynı hizmetin bütün İsviçre kantonlarında aynı kapsamda uygulanmaya başladığı sonucuna varılmamalı.
Başka kantonlarda yaşayan kişiler, kendi kanton polislerinin başvuru seçeneklerini kontrol edebilir.
Türkçe konuşan toplum açısından önemi
Yeni uygulama, Bern kantonunda yaşayan farklı dil ve kültürel geçmişlere sahip kişileri de ilgilendiriyor.
Ancak çevrim içi formun Türkçe dil desteği sunduğu yönünde doğrulanmış bir bilgi bulunmadığından bu konuda kesin bir ifade kullanılmamalı.
Dil desteğine ihtiyaç duyan kişiler, polis veya mağdur destek kuruluşlarından başvuru sürecinde hangi imkânların bulunduğunu öğrenebilir.
Sonuç: Bern kantonunda cinsel şiddet mağdurları artık internet üzerinden resmî suç duyurusunda bulunabiliyor. Yeni sistem erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor; yakın zamanda gerçekleşen olaylarda ve acil tehlikede ise doğrudan polisle iletişim öneriliyor.
Çevrim içi başvuru: www.suisse-epolice.ch
Cinsel şiddet mağdurları için Bern polisi iletişim hattı: 031 332 77 77
Acil yardım: 117 veya 112
Kaynak: Bern Kanton Polisi, 3 Kasım 2026.
İsviçre
İsviçre’de Sığınmacıların Yer Altındaki Yaşamı: Vaud Kantonunda Yaklaşık 100 Kişi Sivil Savunma Sığınaklarında Kalıyor
Haber: Cemil Baysal instagram tiktok
İsviçre’nin Vaud kantonunda yaklaşık 100 sığınmacı ve mülteci, barınma yeri yetersizliği nedeniyle aylardır yer altındaki sivil savunma tesislerinde konaklıyor. RTS tarafından gündeme getirilen yaşam koşulları, özellikle uyku, ruh sağlığı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri nedeniyle tartışma yarattı.
İsviçre’de sığınmacıların barınma koşulları yeniden kamuoyunun gündemine geldi.
İsviçre kamu yayıncısı RTS’nin 1 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı ve Swissinfo’nun 3 Kasım’da aktardığı araştırmaya göre Vaud kantonunda yaklaşık 100 kişi, sivil savunma sığınaklarında barındırılıyor.
Bu tesisler yer altında bulunuyor ve normal konutlardan oldukça farklı yaşam koşullarına sahip.
Clarens ve Echallens’te barınma
Haberde iki ayrı yer altı tesisi öne çıkıyor.
Clarens’teki sığınakta yaklaşık 60 kişi, üç ayrı yatakhanede kalıyor.
Echallens’teki başka bir sivil savunma tesisinde ise yaklaşık 50 kişi barındırılıyor.
Bu rakamlar yaklaşık değerler olup barınan kişi sayısı zaman içinde değişebiliyor.
Vaud kantonunda göçmenlerin kabul ve barınmasından sorumlu EVAM kuruluşu, yeterli konaklama yeri bulunmamasının mevcut durumun temel nedenlerinden biri olduğunu belirtiyor.
Aylarca yer altında yaşayanlar var
RTS’ye konuşan Ukraynalı Yurii Smirnov, birkaç aydır Clarens’teki sığınakta kaldığını anlattı.
Smirnov, ışık ve havalandırma yetersizliğinin, kalabalığın ve ortam koşullarının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.
Savaşla ilgili kötü anılarının ve kâbuslarının yeniden ortaya çıktığını anlatan Smirnov, bazı zamanlarda sığınakta kalmak yerine dışarıda uyumayı tercih ettiğini söyledi.
Haberde görüşlerine yer verilen bir başka kişi ise ortamın gürültüsü nedeniyle eğitimine ve çalışmalarına odaklanmakta zorlandığını aktardı.
Bu ifadeler, görüşülen kişilerin kişisel deneyimlerini yansıtıyor.
Kalış süreleri konusunda farklı anlatımlar
EVAM’ın açıklamasına göre Clarens ve Echallens’teki tesislerde ortalama kalış süresi üç aydan biraz daha kısa.
Buna karşılık RTS’ye konuşan bazı erkekler, dört ila altı aydır bu tesislerde kaldıklarını ifade etti.
Ortalama süre ile bireysel kalış süresinin farklı olabilmesi nedeniyle bu iki bilgi birbiriyle doğrudan çelişmek zorunda değil.
Kimler bu tesislerde kalıyor?
Habere göre söz konusu tesisler erkeklerin barınması için kullanılıyor.
EVAM, sağlık sorunları bulunan kişilerin bu barınma biçiminden muaf tutulduğunu belirtiyor.
Kuruluşun açıklamasına göre kişilerin oturum veya sığınma statüsü, bu tesislere yerleştirme için tek başına belirleyici bir kriter değil.
Tartışmanın merkezinde insan sağlığı var
Yer altında uzun süre yaşamak zorunda kalmak, özellikle travmatik deneyimler geçirmiş kişiler için ayrı güçlükler yaratabiliyor.
Gün ışığından yeterince yararlanamama, kalabalık yatakhaneler, gürültü ve kişisel alan eksikliği gibi koşullar günlük yaşamı zorlaştırabiliyor.
Bununla birlikte haberdeki kişisel sağlık anlatımları, bütün sığınak sakinlerinin aynı sağlık sorunlarını yaşadığını gösteren kapsamlı bir tıbbi araştırma olarak değerlendirilmemeli.
Yeni bir sığınmacı yasası mı?
Hayır. Haber, İsviçre genelinde yeni bir sığınmacı barındırma yasasının yürürlüğe girdiğini bildirmiyor.
Konu, Vaud kantonundaki mevcut barınma kapasitesi ve belirli tesislerdeki yaşam koşullarıyla ilgili.
Sonuç: Vaud kantonunda yaklaşık 100 kişinin yer altı sivil savunma tesislerinde barındırılması, konaklama kapasitesinin yanı sıra insani yaşam koşulları konusunda da soruları gündeme getiriyor.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam3 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


