İsviçre
İsviçre’nin Dağlık Köylerinde Otomobillerin İlk Korku Dalgası: 1900’lerin Başında ‚Modern‘ Araçlara Karşı Şaşırtıcı Direniş
Araştırma Haber : Cemil Baysal
İsviçre’nin en muhafazakar kantonlarından biridir Graubünden.
Tarihte yenilikler her zaman korku ve direnişle karşılanmıştır. Yeni olan her şey, başlangıçta bir tehdit olarak algılanır; örneğin, internetin ilk günlerinde e-banka sistemleri, modern çağın bir tehdidi olarak görülmüştü. Zamanla bu yeniliklere alıştık ve hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldular. İşte, otomobilin Graubünden’de karşılaştığı ilk direniş de bu klasik patikayı izliyor.
Görünüşe göre, otomobiller sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir tarihsel mücadeleye, bir kültürel çatışmaya ve bir kasaba efsanesine dönüştüler. İsviçre’nin Graubünden Kantonunda, 1900’den 1925’e kadar süren bir otomobil yasağı, sadece bir yerel kısıtlama değil, aynı zamanda bir muhafazakar direnişin ve tarihin derinliklerine gömülü bir serüvenin öyküsüdür.
Otomobilin İlk İzlenimleri: Yıldızların Altında Bir Macera
İsviçre’nin dağlık köy yollarında otomobil kullanmak, 19. yüzyılın sonlarında gerçek bir maceraydı. 1896 yılında Cenevre’deki ulusal sergide tanıtılan ilk otomobiller, hem heyecan verici hem de korkutucu bir yenilik olarak görülüyordu. Araçlar sık sık arıza yapıyor ve mevcut yollar otomobil kullanımına uygun değildi. Graubünden’de ilk otomobil sahibi, Davos’tan Gaudenz Issler’dı. Ancak o dönemde bölgedeki yollar, modern araçların ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değildi. Dağlık yollar, otomobilin yükünü kaldıramadı ve Issler, aracı kısa süre içinde geri vermek zorunda kaldı. Otomobillerin dağlık bölgelerdeki zorlukları, bu teknolojinin bölge tarafından benimsenmesini zorlaştırdı.
Yasak ve Sebepleri: Otomobilin Tehdit Algısı
24 Ağustos 1900’de, Graubünden’in Küçük Konseyi, kantondaki tüm yolları otomobil kullanımına kapatan bir yasak getirdi. Evet, doğru okudunuz: tüm yollar! O dönemde, motorlu araçlar hız, gürültü ve egzoz gazlarıyla tehdit olarak görülüyordu. Bu yeni teknoloji, sakin kasabanın huzurunu bozuyor ve yerel halk tarafından tehlike olarak algılanıyordu.
Bu yasak, tabii ki büyük bir direnişle karşılandı. Hükümet, birkaç otomobil sahibinin taleplerini karşılamak için birçok istisna izni vermek zorunda kaldı. 1906 yılında, yasağın bazı bölümlerinin açılmasına yönelik bir yasa tasarısı önerildi. Ancak, 1907’de yapılan referandum, yasakların tamamen devam etmesine karar verdi. Bu, hükümetin her istisnayı titizlikle onaylamasını gerektirdi.
Halk Tepkileri ve Referandumlar: Tarihi Çatışmaların Merkezi
Otomobil karşıtı duruş, Graubünden’de dokuz kantonal ve bir ulusal referanduma yol açtı. Bu, bir otomobil yasağı üzerine dokuz kez oylama yapıldığı anlamına geliyor! Tartışmalar oldukça gerilimliydi: Otomobil destekçileri yasakları “ortaçağ kalıntısı” olarak kınarken, karşıtları “Bündner tembelliği” olarak adlandırdı. Bölge halkı, otomobilin getireceği gürültü ve tozdan bıkmıştı. Tatilciler sessiz bir atmosferi tercih ediyordu ve ünlü fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen bile otomobilin atlara etkisini sorguladı. Röntgen ve diğer ziyaretçiler, huzur içinde, atlı arabalarla dağların arasından geçmek istiyordu.
Birçok turistik bölge de başlangıçta otomobil yasağını destekliyordu. Hamburg, Berlin veya Londra’dan gelen huzur arayan tatilciler, yaz tatillerinde büyük şehir karmaşası, hızla geçen otomobiller, av peşinde koşan sporcular ve toz çıkaran, kötü kokan araçlardan rahatsız oluyorlardı. Bu endişeleri paylaşanlardan biri de Wilhelm Conrad Röntgen (1845-1923) oldu; Röntgen ve eşi, 1893’ten 1913’e kadar düzenli olarak Pontresina’ya tatil yapmaya geliyorlardı.
Altyapı Sorunları ve Ekonomik Yükler: Dağlarda Bir İsyan
Graubünden’in otomobil karşıtı direnişinin bir diğer nedeni, altyapı eksiklikleriydi. Kanton, İsviçre’nin en büyük ve en dağlık bölgesiydi. Yollar, motorlu araçlar için uygun değildi ve otomobillerin getirdiği ek bakım maliyetleri yerel yönetimler için büyük bir yük oluşturdu. Ayrıca, ilk yıllarda yaşanan yüksek kazalar ve ölümler, otomobilin tehdit algısını güçlendirdi.
Sonunda, otomobiller lehine dönülen bu atmosfer, büyük ölçüde Birinci Dünya Savaşı ile ilişkilidir. Atlar kıtlaştığında, kamyonların kullanımı zorunlu hale geldi. Ayrıca, posta otobüslerinin yaygınlaşması da etkili oldu. 1919’da Graubünden’de açılan ilk posta otobüsü hattı, Reichenau ile Flims arasındaki yolculuk süresini iki saat elli dakikadan önemli ölçüde kısalttı. Bu değişiklik, turistik bölgelerin, yasak devam ederse misafir kaybedeceklerini fark etmelerine yol açtı.
Direniş yalnızca Graubünden ile sınırlı değildi. Örneğin, Uri Kanton’u 1901’de Alpler’deki yollarında bir sürüş yasağı getirdi. Gotthard Geçidi, motorlu araçlar için sadece birkaç saatliğine, 1906’da açıldı ve bu sınırlama ancak 1917’de tamamen kaldırıldı. Diğer kantonlarda da Pazar günleri sürüş yasakları uygulanıyordu. Ancak, önemli farklar vardı: Batı İsviçre, özellikle Cenevre, otomobillere karşı daha olumlu bir tutum sergiliyordu. Bunun sebebi, otomobilin erken bir şekilde Fransa’da kabul görmüş olmasıyla ilişkilidir.

Wilhelm Conrad Röntgen, 21 Ağustos 1905’te, otomobillerin yaygınlaşmasının ardından atların hala otomobillerden korkup korkmadığını sormuştu. Çünkü otomobil trafiği o kadar artmıştı ki, güvenilir olmayan atlarla seyahat etmek endişe verici olabilir. Eşi ise, 8 Temmuz 1906’da, kocasının atların otomobillere nasıl tepki verdiğini ve bu araçlarla güvenli bir şekilde seyahat edip edemeyeceklerini öğrenmek istediğini tekrar dile getirdi. Röntgen çifti, 1903’te açılan Albulabahn ile seyahat edebilirdi, ancak özel atlı arabalarını tercih ediyorlardı. Özellikle Wilhelm Conrad Röntgen için, Alpler’de özel bir atlı araba ile seyahat etmek büyük bir doğa zevkiydi. Bu zevk ucuz değildi ve sıradan insanlar, Chur’dan Bellinzona’ya yürüyerek gitmek zorundaydılar.
Pahalı Yol Bakımı
Yurt dışında, İsviçre’nin muhafazakar dağ halkını eleştiren sesler vardı; örneğin, Alman yazar Otto Julius Bierbaum, İsviçre halkının otomobil gördüğündeki „şaşkın bakışlarını“ alaycı bir şekilde yazmıştı. Ancak, Graubünden’in otomobile karşı direnişinin sağlam nedenleri vardı. Graubünden, İsviçre’nin en büyük kantonu olup düşük bir nüfus yoğunluğuna sahipti. Geniş yol ağının bakımı çoğunlukla belediyelerin sorumluluğundaydı. Yollar, genellikle topluca ve ücretsiz olarak inşa edilip bakımı yapılıyordu. İlk otomobil kullanıcıları genellikle zengin turistler ya da yabancılardı. Araçlar, motorlu araçlar için değil, atlı arabalar için yapılmış, sıkıştırılmış çakıl, kum ve taşlardan oluşan ve asfaltlanmamış yollarda seyahat ediyordu. Hızlı motorlu araçlar, toz ve pislikleri havaya savuruyordu. Ayrıca, otomobilin ilk dönemlerinde orantısız bir şekilde çok sayıda ölümcül kaza yaşanıyordu.
Değişim ve Yasağın Kaldırılması: Tarihin Akışında Bir Dönüşüm
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, otomobil kullanımı zorunlu hale geldi ve otomobil kabulü teşvik edildi. 1919’da açılan ilk post otobüs hattı, ulaşım sürelerini kısaltarak otomobilin avantajlarını gösterdi. Sonunda, 21 Haziran 1925’te Graubünden’deki otomobil yasağı tamamen kaldırıldı. Ancak, bu dönüşüm süreci kolay olmadı; federal hükümetin yasalar üzerindeki yetkisi 1921’de alındı ve motorlu araçlar ve bisikletler için federal bir yasa ancak 1932’de yürürlüğe girdi.
Graubünden’in otomobil yasağı, yeniliklerin korkutucu olduğu, eski ile yeni arasındaki çatışmaların nasıl yaşandığını gösteren bir örnektir. Bu uzun süren mücadele, teknolojinin toplumsal kabullenme sürecinin karmaşıklığını ve otomobillerin nasıl bir efsaneye dönüştüğünü gözler önüne serer.
Haberin izinsiz kullanımı yasaktır. Yasal işlem yapılır.
Görseller:






- 1913, Landstraße’da Bir Otomobil: Bu fotoğraf, otomobilin 20. yüzyılın başında nasıl bir macera sunduğunu ve dağlık bölgelerdeki zorlukları gözler önüne seriyor.
- 1909, Scuol Tarasp: Bir otomobil, kasabadan çekilerek ilerliyor; bu, otomobil yasağının ciddiyetini ve yerel halkın tepkisini yansıtıyor.
Kaynak: Dominik Landwehr’in desteğiyle Detaylı İncelemesinden
Dominik Landwehr, kültür ve medya bilimleri uzmanıdır ve Zürich’te ikamet etmektedir.
#isviçre #isviçrehaberleri #İsviçreTarihi #OtomobilTarihi #Graubünden #DağYolları #YenilikKorkusu #19YüzyılTeknolojisi #OtomobilMacerası #TarihYolculuğu #ModernTeknoloji #KültürelDönüşüm #TarihKültür #EskiYollar #OtomobilDevrimi #İsviçreTarihi #TeknolojiVeKültür
İsviçre
KRANKENKASSE 2027: PRİMLER %5 ARTIYOR – SİGORTA DEĞİŞTİRMEK İSTEYENLER İÇİN 30 KASIM KRİTİK
Haber: Cemil Baysal instagram
Tik Tok Cemil Baysal
İsviçre’de hanelerin en önemli giderlerinden biri olan zorunlu sağlık sigortasının maliyeti 2027’de yeniden artıyor.
Federal İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre İsviçre genelindeki ortalama Krankenkasse primi 2027 yılında aylık 412 CHF olacak.
Bu rakam 2026’ya kıyasla %5 veya ayda 19,70 CHF artış anlamına geliyor.
Yetişkinlerin ortalama primi ise aylık 487,60 CHF’ye yükseliyor.
Yeni primlerin sigortalılara bildirilmesinin ardından şimdi milyonlarca kişi açısından önemli bir dönem başladı:
Temel sağlık sigortasını 2027 için değiştirmek isteyenler açısından 30 Kasım kritik tarih.
🔴 1. 2027’DE ORTALAMA PRİM 412 FRANK
İsviçre genelinde tüm sigortalılar üzerinden hesaplanan ortalama aylık prim:
412 CHF
olacak.
2026’ya kıyasla artış:
+19,70 CHF / +%5
olarak açıklandı.
Ancak 412 frank rakamı herkesin 2027’de tam olarak bu tutarı ödeyeceği anlamına gelmiyor.
Bu, İsviçre genelindeki ortalama primi gösteren bir istatistik.
🔴 2. YETİŞKİNLERDE ORTALAMA 487,60 CHF
26 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde ortalama aylık Krankenkasse primi 22,80 CHF artarak 487,60 CHF’ye çıkıyor.
Artış oranı %4,9.
Genç yetişkinlerde ortalama prim 15,40 CHF artarak 338,80 CHF’ye yükseliyor.
Bu gruptaki artış oranı %4,8.
Çocuklarda ise ortalama prim 5,70 CHF artışla 128,10 CHF’ye çıkacak. Artış oranı %4,6 olarak açıklandı.
🔴 3. NEDEN HERKES AYNI PRİMİ ÖDEMİYOR?
Açıklanan rakamlar ülke ortalamaları.
Bir kişinin gerçek sağlık sigortası primi;
- yaşadığı yer,
- yaşı,
- seçtiği sigorta şirketi,
- franchise tutarı,
- tercih ettiği sigorta modeli
gibi faktörlere göre değişebiliyor.
Bu nedenle aynı yaş grubundaki iki kişi farklı kantonlarda veya farklı sigorta şirketlerinde önemli ölçüde farklı primlerle karşılaşabiliyor.
🔴 4. PRİMLER NEDEN YİNE ARTIYOR?
Federal Hükümete göre sağlık sistemindeki maliyet artışının birkaç temel nedeni bulunuyor.
Bunlar arasında:
- daha fazla tedavi ve sağlık hizmetinin kullanılması,
- tıbbi ve teknolojik gelişmeler,
- nüfusun yaşlanması,
- hasta başına maliyetlerin yükselmesi,
- bazı kantonal ayakta ve yatarak tedavi tarifelerindeki fiyat artışları
yer alıyor.
Federal verilere göre 2025’te sağlık maliyetleri %5,3 arttı. 2026 için %4,7, 2027 için ise yaklaşık %5 maliyet artışı bekleniyor.
🔴 5. 30 KASIM NEDEN KRİTİK?
2027 yılında başka bir temel sağlık sigortasına geçmek isteyenlerin mevcut Krankenkasse’lerini zamanında feshetmeleri gerekiyor.
Resmî Priminfo bilgisine göre fesih bildiriminin en geç 30 Kasım’da mevcut sigorta şirketine ulaşmış olması gerekiyor.
Burada önemli olan mektubun postaya verildiği tarih değil, sigorta şirketine ulaştığı tarih.
Priminfo bu nedenle yazılı fesih bildiriminin mümkünse 15 Kasım’a kadar, taahhütlü posta veya A-Post Plus ile gönderilmesini tavsiye ediyor.
🔴 6. YENİ SİGORTA NE ZAMAN BAŞLIYOR?
Kasım ayında yapılan değişiklik 1 Ocak 2027’den itibaren geçerli oluyor.
Sigortalının mevcut sigortasını feshetmesinin yanında yeni Krankenkasse’ye de kayıt yaptırması gerekiyor.
Yeni sigorta şirketinin, kişinin artık kendisinde sigortalı olduğunu eski sigorta şirketine bildirmesi gerekiyor.
Böylece sigorta korumasında boşluk oluşmuyor.
🔴 7. TEMEL SİGORTADA HİZMETLER ŞİRKETE GÖRE DEĞİŞİYOR MU?
Zorunlu temel sağlık sigortasında şirketler yasada belirlenen temel sağlık hizmetlerini karşılamak zorunda.
Yani temel sigortanın yasal kapsamı sigorta şirketinin istediği şekilde azaltılamıyor.
Buna karşılık prim tutarları farklı olabiliyor.
Bu nedenle aynı temel sağlık hizmetleri için farklı sigorta şirketlerinde farklı aylık primler ortaya çıkabiliyor.
Ayrıca Hausarzt, HMO veya telemedicine gibi sigorta modellerinin seçilmesi de prim üzerinde etkili olabiliyor.
🔴 8. SİGORTA ŞİRKETİ YENİ MÜŞTERİYİ REDDEDEBİLİR Mİ?
Zorunlu temel sağlık sigortasında şirketler sigortaya tabi kişileri kabul etmek zorunda.
Kişinin yaşı veya sağlık durumu nedeniyle temel sigortaya kabul edilmemesi söz konusu değil.
Temel sigortaya girişte sağlık anketi de talep edilemiyor.
Bu kural Zusatzversicherung, yani ek sigortalarla karıştırılmamalı. Ek sigortalar için farklı kurallar ve fesih süreleri geçerli olabilir.
🔴 9. KRANKENKASSE’YE BORCU OLAN ŞİRKET DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?
Burada önemli bir kısıtlama bulunuyor.
Priminfo’ya göre kişinin mevcut sigorta şirketine belirli ödenmemiş borçları varsa değişiklik engellenebilir.
Özellikle 30 Kasım’a kadar ihtar edilmiş prim, maliyet katılımı veya gecikme faizi borçlarının, ilgili masraflarla birlikte 31 Aralık’a kadar ödenmemesi halinde sigorta değişikliği gerçekleşmez.
Bu nedenle “borcum varsa hiçbir şekilde Krankenkasse değiştiremem” şeklindeki genelleme yerine, borcun ve ihtar sürecinin durumuna bakılması gerekiyor.
🔴 10. FRANCHISE VE SİGORTA MODELİ DE ÖNEMLİ
Tasarruf yalnızca başka bir Krankenkasse’ye geçmekle sınırlı değil.
Kişinin seçtiği franchise ve sigorta modeli de aylık primi etkileyebiliyor.
Federal Priminfo sistemi üzerinden farklı şirketlerin primleri ve modelleri karşılaştırılabiliyor.
Ancak daha yüksek franchise seçmek aylık primi düşürebilse de kişinin sağlık hizmeti kullanması halinde kendi cebinden karşılayacağı tutarı artırabileceği için yalnızca aylık prim rakamına bakarak karar verilmemesi gerekiyor.
🇹🇷 11. TÜRKİYE VATANDAŞLARI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
İsviçre’de zorunlu temel sağlık sigortasına tabi Türkiye vatandaşları da 2027 prim değişikliklerinden diğer sigortalılar gibi etkileniyor.
Özellikle birden fazla kişinin sigorta primi ödediği ailelerde aylık artışların toplam yıllık bütçeye etkisi daha yüksek olabiliyor.
Bu nedenle yeni poliçedeki tutarın kontrol edilmesi, farklı Krankenkasse’lerin ve modellerin karşılaştırılması önem taşıyor.
⚠️ 12. EN ÖNEMLİ UYARI: 30 KASIM’DA POSTAYA VERMEK YETMEYEBİLİR
Sigorta değiştirmek isteyenler açısından en sık yapılan yanlışlardan biri 30 Kasım’ı yalnızca mektubu postaya verme tarihi olarak değerlendirmek.
Resmî bilgiye göre fesih bildiriminin 30 Kasım’a kadar sigorta şirketine ulaşması gerekiyor.
Bu nedenle federal Priminfo servisi bildirimin mümkünse 15 Kasım’a kadar gönderilmesini tavsiye ediyor.
📌 2027 İÇİN KISA ÖZET
2027 ortalama aylık prim: 412 CHF
Yetişkinler: 487,60 CHF
Genç yetişkinler: 338,80 CHF
Çocuklar: 128,10 CHF
Genel ortalama artış: %5
Temel sigorta değişikliği için kritik tarih: 30 Kasım 2026
Yeni sigortanın başlangıcı: 1 Ocak 2027
📌 İSVİÇRE’NİN SESİ +41 Haber olarak İsviçre’de yaşayan Türkiye vatandaşlarının bütçesini ve günlük yaşamını doğrudan etkileyen gelişmeleri takip etmeye devam ediyoruz.
📰 İSVİÇRE’NİN SESİ | +41 Haber
Kaynak: Federal İçişleri Bakanlığı (EDI), Federal Sağlık Dairesi (BAG), Priminfo
#İsviçre #İsviçredeTürkler #Schweiz #Haber #Avrupa
İsviçre
İSVİÇRE’DE UÇAK YOLCULARI İÇİN YENİ DÖNEM: VERİLER FEDPOL’E AKTARILACAK
Haber: Cemil Baysal
Hanber: Cemil Baysal instagram
İsviçre’de uçakla seyahat eden milyonlarca yolcuyu ilgilendiren yeni dönem başladı. Uçak yolcularına ait rezervasyon bilgilerinin terör ve ağır suçlarla mücadelede kullanılmasını düzenleyen Flugpassagierdatengesetz (FPG) – Uçak Yolcu Verileri Yasası, 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girdi.
Ancak burada önemli bir tarih ayrımı bulunuyor: Yasa 1 Kasım’da yürürlüğe girmiş olsa da Federal Polis fedpol bünyesindeki Passenger Information Unit (PIU), 1 Şubat 2027’de faaliyete başlayacak.
Yeni sistem, Türkiye ile İsviçre arasında sık sık uçakla seyahat eden Türkiye vatandaşlarını da doğrudan ilgilendiriyor.
🔴 1. PNR NEDİR?
Yeni sistemin merkezinde Passenger Name Record (PNR) adı verilen yolcu rezervasyon kayıtları bulunuyor.
Bunlar havayolu şirketlerinin uçuş rezervasyonu ve check-in işlemleri sırasında zaten topladığı bilgiler.
PNR kayıtlarında örneğin:
- ad ve soyad,
- adres ve iletişim bilgileri,
- telefon bilgileri,
- seyahat tarihi,
- uçuş güzergâhı,
- bagaj bilgileri,
- ödeme şekli,
- birlikte seyahat edilen kişilerle ilgili bilgiler
yer alabiliyor.
Dolayısıyla sistem, yolcudan havaalanında tamamen yeni bir veri seti toplanması üzerine değil, havayolu şirketlerinin uçuş işlemleri kapsamında zaten elde ettiği PNR bilgilerinin yetkili birime aktarılması üzerine kuruluyor.
🔴 2. HANGİ UÇUŞLAR KAPSAMA GİRECEK?
Havayolu şirketleri, yurt dışından İsviçre’ye gerçekleştirdikleri ve İsviçre’den yurt dışına yaptıkları uçuşlarda yasa kapsamında belirlenen PNR verilerini İsviçre PIU’suna bildirmekle yükümlü olacak.
Bu nedenle sistem yalnızca Türkiye’den yapılan uçuşlarla sınırlı değil.
İsviçre’ye gelen ve İsviçre’den yurt dışına giden uluslararası uçuşları kapsayan genel bir sistem söz konusu.
🔴 3. VERİLER NE ZAMAN AKTARILACAK?
Havayolu şirketlerinin bilgileri iki farklı zaman diliminde aktarması öngörülüyor.
İlk aktarım kalkıştan 48 ila 24 saat önce, ikinci aktarım ise uçağa biniş işlemleri tamamlandıktan sonra yapılacak.
Havayolu şirketleri ayrıca rezervasyon sırasında yolcuları PNR verilerinin işleneceği, PIU’ya aktarılacağı ve kişinin bilgi edinme hakkı konusunda bilgilendirmek zorunda olacak.
🔴 4. VERİLERLE NE YAPILACAK?
İsviçre’ye ulaşan PNR verileri otomatik olarak;
- polis bilgi sistemleri,
- gözlem listeleri,
- risk profilleri
ile karşılaştırılabilecek.
Ama sistemde çıkan her otomatik eşleşme doğrudan polis işlemi anlamına gelmeyecek.
Olası bir eşleşme tespit edildiğinde PIU tarafından manuel kontrol yapılacak.
Eşleşmenin doğrulanması halinde ilgili bilgiler yetkili federal veya kantonal makamlara aktarılabilecek. Örneğin gerekli durumda havaalanı polisi bir yolcuyu iniş sırasında daha ayrıntılı kontrol edebilecek.
🔴 5. AMAÇ NEDİR?
Federal Hükümet, sistemin temel amacının terörizm ve diğer ağır suçlarla mücadele olduğunu belirtiyor.
Yetkililere göre PNR sistemi, polis tarafından aranan kişilerin uçakla İsviçre’ye girmeye veya ülkeden ayrılmaya çalışıp çalışmadığının belirlenmesine yardımcı olabilecek.
Sistem ayrıca risk profilleri üzerinden uluslararası suç ağları ve henüz polis tarafından bilinmeyen şüpheli bağlantıların tespitinde de kullanılabilecek.
🔴 6. VERİLER NE KADAR SAKLANACAK?
Verilerin saklanması konusunda farklı süreler uygulanacak.
Polis sistemleriyle karşılaştırmada ilgili bir eşleşme bulunmayan PNR verileri bir ay sonra pseudonimleştirilecek.
Böylece veriler doğrudan belirli bir kişiyle ilişkilendirilemeyecek hale getirilecek.
Bu veriler toplam altı ay sonunda otomatik olarak silinecek.
Terör veya diğer ağır suçlarla bağlantılı olduğu doğrulanan ilgili veriler ise beş yıl boyunca saklanabilecek.
🇹🇷 7. TÜRKİYE VATANDAŞLARI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Düzenleme belirli bir vatandaşlığa yönelik değil.
Dolayısıyla Türkiye’den İsviçre’ye uçan veya İsviçre’den Türkiye’ye ya da başka bir ülkeye seyahat eden Türkiye vatandaşlarının PNR verileri de sistem kapsamında işlenebilecek.
Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalı:
Bu düzenleme Türkiye vatandaşlarına yeni bir vize şartı getirmiyor.
Aynı şekilde B veya C oturum izinlerinin şartlarını değiştiren bir yabancılar hukuku düzenlemesi de değil.
Konu, uluslararası uçuşlarda yolcu rezervasyon bilgilerinin güvenlik amacıyla işlenmesiyle ilgili.
🔴 8. YOLCU KENDİ VERİLERİNİ SORABİLECEK Mİ?
Evet.
İsviçre PIU’su 1 Şubat 2027’de faaliyete başladıktan sonra kişiler fedpol’e başvurarak PNR sisteminde kendileriyle ilgili hangi verilerin işlenip işlenmediği konusunda bilgi talep edebilecek.
🔴 9. İSVİÇRE AB İLE DE ANLAŞMA İMZALADI
İsviçre ile Avrupa Birliği arasında PNR verilerinin paylaşılmasına ilişkin anlaşma Mart 2026’da imzalandı.
Anlaşma, AB’den İsviçre’ye PNR verilerinin aktarılması, İsviçre tarafından işlenmesi ve ilgili Passenger Information Unit’ler arasındaki bilgi alışverişini düzenliyor.
⚠️ ÖNEMLİ: 1 KASIM VE 1 ŞUBAT TARİHLERİNİ KARIŞTIRMAYIN
1 Kasım 2026: Uçak Yolcu Verileri Yasası yürürlüğe girdi.
1 Şubat 2027: fedpol bünyesindeki İsviçre Passenger Information Unit operasyonel faaliyetine başlayacak.
Yani “İsviçre 1 Kasım’dan itibaren bütün uçak yolcularını yeni sistemle takip etmeye başladı” şeklindeki bir yorum doğru olmayacaktır.
Yasal düzenleme 1 Kasım’da yürürlüğe girdi; sistemin operasyonel aşaması ise Şubat 2027’de başlıyor.
📌 İSVİÇRE’NİN SESİ +41 Haber olarak İsviçre’de yaşayan Türkiye vatandaşlarını ilgilendiren yasal ve günlük yaşam değişikliklerini takip etmeye devam ediyoruz.
📰 İSVİÇRE’NİN SESİ | +41 Haber
Kaynak: İsviçre Federal Hükümeti, fedpol, Federal Adalet ve Polis Bakanlığı (EJPD)
#İsviçre #İsviçredeTürkler #Schweiz #Haber #Avrupa
İsviçre
İSVİÇRE’DE YENİ BİYOMETRİK KİMLİK KARTI DÖNEMİ BAŞLADI: YÜZ GÖRÜNTÜSÜ VE İKİ PARMAK İZİ ÇİPTE
Haber: Cemil Baysal instagram
İsviçre’de kimlik kartlarında yeni dönem resmen başladı. İsviçre vatandaşları 2 Kasım 2026’dan itibaren yeni biyometrik kimlik kartına başvurabiliyor.
Yeni kimlik kartında elektronik bir çip bulunuyor. Bu çipte kişinin yüz görüntüsünün yanı sıra iki parmak izi da saklanıyor.
Ancak en önemli noktalardan biri şu:
Yeni biyometrik kimlik kartını almak zorunlu değil.
İsviçre vatandaşları ihtiyaçlarına göre çipli biyometrik kimlik ile çipsiz kimlik kartı arasında seçim yapmaya devam edebilecek.
🔴 1. YENİ KİMLİK KARTINDA NELER DEĞİŞİYOR?
Yeni kimlik kartının en önemli farkı elektronik çip.
Çipte biyometrik veriler saklanıyor.
Bunlar arasında:
- kişisel bilgiler,
- yüz görüntüsü,
- iki parmak izi
bulunuyor.
Federal Polis fedpol’e göre dijital olarak imzalanmış bu bilgiler belgenin sahteciliğe ve kimlik hırsızlığına karşı korunmasını güçlendiriyor.
🔴 2. BİYOMETRİK KİMLİK ZORUNLU MU?
Hayır.
İsviçre vatandaşları yeni biyometrik kimliği almak zorunda değil.
Vatandaşlar biyometrik çipli kimlik kartı ile çipsiz kimlik kartı arasında seçim yapabilecek.
Federal makamlar özellikle Avrupa Birliği içinde seyahat eden ve elektronik olarak okunup kontrol edilebilen modern bir belge isteyenlere biyometrik modeli öneriyor.
Kimlik kartını ağırlıklı olarak İsviçre içinde fiziksel kimlik belgesi olarak kullanmak isteyenler açısından ise biyometrik olmayan kart seçeneği devam ediyor.
🔴 3. ESKİ KİMLİKLER ARTIK GEÇERSİZ Mİ?
Hayır.
Halihazırda kullanımda bulunan çipsiz İsviçre kimlik kartlarının sırf yeni biyometrik kart piyasaya çıktığı için değiştirilmesi gerekmiyor.
Mevcut kartlar üzerlerinde yazılı son kullanma tarihine kadar geçerliliğini koruyor.
Federal makamlara göre bu kartlar hem İsviçre içinde kimlik belgesi olarak hem de Avrupa Birliği’ne seyahatlerde kullanılmaya devam edebilecek.
🔴 4. YENİ KARTA NASIL BAŞVURULACAK?
Yeni biyometrik kimlik kartı;
- kanton pasaport bürolarından,
- İsviçre’nin yurt dışındaki temsilciliklerinden
talep edilebilecek.
Başvuru süreci çevrim içi olarak da başlatılabiliyor.
Ancak biyometrik verilerin kaydedilmesi gerektiğinden başvuru sahibinin ilgili yetkili kuruma şahsen gitmesi gerekiyor.
Yeni biyometrik kimlik, İsviçre pasaportuyla birlikte kombinasyon halinde de alınabiliyor.
🔴 5. YENİ BİYOMETRİK KİMLİK DAHA PAHALI MI?
Hayır.
Federal Hükümet, biyometrik kimlik kartının ücretinin mevcut çipsiz kimlik kartıyla aynı olduğunu açıkladı.
Dolayısıyla vatandaşların biyometrik kart tercih etmeleri nedeniyle yalnızca çip özelliğinden kaynaklanan daha yüksek bir kimlik kartı ücreti ödemeleri söz konusu değil.
🇹🇷 6. TÜRKİYE KÖKENLİLERİ NASIL İLGİLENDİRİYOR?
Burada önemli bir ayrım bulunuyor.
Yeni düzenleme İsviçre kimlik kartıyla ilgili.
Dolayısıyla İsviçre vatandaşlığına sahip Türkiye kökenliler ve İsviçre-Türkiye çifte vatandaşları açısından doğrudan önem taşıyor.
Buna karşılık yalnızca Türkiye vatandaşı olup İsviçre’de B veya C oturum izniyle yaşayan kişilerin oturum kartları bu düzenleme nedeniyle değişmiyor.
Yeni biyometrik İsviçre kimlik kartı ile yabancılara verilen oturum belgeleri birbirinden farklı belgeler.
🔴 7. BİYOMETRİK KİMLİK İLE E-ID AYNI ŞEY Mİ?
Hayır.
Bu iki sistem birbirinden bağımsız.
Biyometrik kimlik kartı fiziksel olarak verilen bir kimlik ve seyahat belgesi.
E-ID ise kişinin dijital dünyada kimliğini kanıtlamasını sağlayacak elektronik kimlik sistemi.
E-ID bir seyahat belgesi değil.
🔴 8. NEDEN BİYOMETRİK KARTA GEÇİLİYOR?
Federal makamlara göre biyometrik kart ek bir güvenlik seviyesi sağlıyor ve Avrupa standartlarıyla uyumlu.
Avrupa Birliği ülkeleri güvenlik gerekçeleriyle 2021’den beri yalnızca biyometrik kimlik kartları düzenliyor.
İsviçre ise vatandaşlarına iki model arasında seçim yapma imkânını koruyor.
🔴 9. “GEÇİCİ PASAPORT”UN ADI DA DEĞİŞTİ
Kimlik kartıyla birlikte başka bir değişiklik daha 2 Kasım’da yürürlüğe girdi.
Daha önce Almanca “provisorischer Pass” olarak adlandırılan geçici pasaport artık “Notpass”, yani acil pasaport olarak adlandırılıyor.
Belgenin tasarımı ve güvenlik özellikleri de yenilendi.
Yeni Notpass, 2022’de tanıtılan İsviçre pasaportuyla aynı tasarım çizgisini taşıyor.
Ancak başvuru şartları ve prosedür değişmedi.
⚠️ ÖNEMLİ: HERKES KİMLİĞİNİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA DEĞİL
Yeni biyometrik kimliğin kullanıma girmesi, mevcut İsviçre kimliklerinin topluca değiştirilmesi anlamına gelmiyor.
Mevcut çipsiz kartlar geçerlilik sürelerinin sonuna kadar kullanılabiliyor.
Ayrıca yeni sistem B veya C oturum kartlarının değiştirilmesi anlamına da gelmiyor.
📌 İSVİÇRE’NİN SESİ +41 Haber olarak İsviçre’de yaşayan Türkiye vatandaşlarını ve çifte vatandaşları ilgilendiren gelişmeleri takip etmeye devam ediyoruz.
📰 İSVİÇRE’NİN SESİ | +41 Haber
Kaynak: İsviçre Federal Hükümeti / Federal Polis fedpol
#İsviçre #İsviçredeTürkler #Schweiz #Haber #Avrupa
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi3 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi3 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre3 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam3 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


