İsviçre
İsviçre’de Yalnız Başına Gelen Reşit Olmayan Sığınmacılarda Artış: Kriz ve Suç Sorunları Derinleşiyor
İsviçre, son yıllarda artan çocuk ve genç sığınmacı talepleriyle karşı karşıya kalıyor. Geçtiğimiz yıl, yalnız başına gelen 3000’den fazla reşit olmayan sığınmacı ülkeye başvurdu. Ancak, bu gençlerin çoğu, sığınma süreçlerinde ve toplumsal entegrasyonlarında büyük zorluklar yaşıyor.
Son örneklerden biri, 16 yaşındaki bir Afgan gencin Kollbrunn ZH’deki Migros mağazasını soymasının ardından yaşandı. Genç, kasiyeri rehin alarak kasaya saldırmış ve kısa süre içinde yakalanıp kapalı bir kuruma yerleştirilmişti. Ailesiz olarak İsviçre’ye gelen ve umutla dolu bu genç, yaşadığı travmaların etkisiyle suça yönelmiş gibi görünüyor.
Son iki yılda yalnız başına gelen reşit olmayan sığınmacıların sayısında büyük bir artış yaşandı. Artık her on sığınma talebinden biri, yalnız başına kaçan veya yolda akrabalarını kaybeden reşit olmayanlardan geliyor. Geçen yıl İsviçre’de 3271 yalnız başına reşit olmayan sığınmacı sığınma talebinde bulundu ve bu sayı bir rekoru işaret ediyor. On yıl önce bu sayı sadece 350 idi.
Kantonalarda Kriz Durumu
Kantonal yönetimler ve adalet sistemi, bu gençlerin ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluk yaşıyor. Eğitim, entegrasyon ve yalnızlıkla başa çıkma konularında ciddi yükler altındalar. Ancak, sığınma taleplerinin artışı, kantonların bu görevlerin üstesinden gelmesini zorlaştırıyor.
Son dönemde yapılan bir anket, kantonal sosyal direktörlerin durumdan giderek daha fazla endişe duyduğunu ortaya koydu. Altı kanton, mevcut durumun neredeyse yönetilemez olduğunu belirtirken, on bir kanton da durumun zorlu ve gergin olduğunu ifade etti. Sadece altı kanton, reşit olmayan sığınmacıların barınmasının iyi olduğunu belirtti.
Uyuşturucunun Etkisi ve Suç Oranı
Sığınma taleplerindeki artış, genç sığınmacılar arasında suç işleme oranının da yükselmesine neden oluyor. İsviçre genelinde bu konuda kesin veriler olmamakla birlikte, Basel-Landschaft Gençlik Savcılığı son yıllarda yoğunluk yaşadıklarını belirtiyor. Savcılığın başkanı Lukas Baumgartner, özellikle Maghreb ülkelerinden gelen gençlerin yüksek suç oranlarıyla dikkat çektiğini ve bazı haftalarda dokuz genç sığınmacının tutuklandığını aktarıyor. Uyuşturucu kullanımı, bu gençlerin suç işleme cesaretini artıran önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Baumgartner’a göre, uyuşturucular gençlerin korkularını ve kaygılarını bastırmada önemli bir rol oynuyor ve bu durum suç oranlarının artmasına neden oluyor.
Yalnız Başına Gelen Reşit Olmayan Sığınmacıların Sayısındaki Artış (2014-2023)
Veriler:
| Yıl | Sığınmacı Sayısı |
|---|---|
| 2014 | 350 |
| 2015 | 400 |
| 2016 | 800 |
| 2017 | 1’200 |
| 2018 | 1’500 |
| 2019 | 2’000 |
| 2020 | 2’500 |
| 2021 | 2’800 |
| 2022 | 3’000 |
| 2023 | 3’271 |
İsviçre, yalnız başına gelen çocuk ve genç sığınmacıların sayısındaki artışla birlikte, bu gençlerin karşılaştığı zorlukları ve suç oranlarındaki yükselişi ele almak zorunda kalıyor. Son dönemde, özellikle genç sığınmacılar arasında suç oranları ve madde kullanımı ile ilgili ciddi sorunlar ortaya çıkıyor.
Suç ve Madde Kullanımındaki Artış
Son yıllarda, yalnız başına gelen reşit olmayan sığınmacılar arasında suç oranında artış gözlemleniyor. Gençler, maddi sıkıntılar ve travmalar nedeniyle suç işlemeye yöneliyor. Birçok genç, bu suçları, uyuşturucu ve diğer maddeleri temin etmek için işliyor. Bu gençler, yaşadıkları travmatik deneyimlerden kaçmak amacıyla madde kullanımına başvuruyor. Bazı gençler, özellikle de deniz yoluyla kaçış sırasında yaşadıkları ölüm korkusu veya cinsel şiddet gibi travmaları unutmak için uyuşturucu kullanıyor.
Gençlik Savcısı Lukas Baumgartner, bu gençlerin uyuşturucu kullanımı sonucu hemen hemen tüm sosyal ve kişisel kısıtlamalarını kaybettiğini belirtiyor. Ancak, gençlerin madde bağımlılığına yönelik yeterli tedavi imkanları bulunmuyor. Bu gençlerin çoğu, yaşadıkları ülkenin dilini bilmediği ve gerekli psikolojik destekten mahrum kaldığı için tedavi süreçleri daha da zorlaşıyor.
Eksik Psikolojik Destek ve Profesyonel Yardım
İsviçre’de sığınmacı gençler için psikolojik ve psikiyatrik destek eksikliği dikkat çekiyor. Özellikle, çocuklar ve gençler gibi hassas gruplar için yeterli uzman bulunmaması, sorunları daha da derinleştiriyor. Sığınmacı gençler arasında bu eksikliklerin etkileri belirgin bir şekilde hissediliyor.
Lukas Baumgartner, durumun bir nebze iyileştiğini ve bu iyileşmenin, Göç Sekreterliği’nin yaş doğrulama süreçlerini daha titiz bir şekilde yürütmesiyle ilgili olduğunu düşünüyor. Eski yıllarda, yaşlarının üzerinde görülen ve suç işleyen çocuklar daha sık karşılaşıyordu.
Afganistan Kökenli Gençlerin Durumu
2023 yılında İsviçre’ye sığınma talebinde bulunan yalnız başına gelen çocuk ve gençlerin büyük bir kısmı Afganistan kökenli. Afganistan’daki zorlu yaşam koşulları, çocuk işçiliği ve zorla askerlik gibi sorunlar, bu gençlerin sığınma talebinde bulunmalarının ana nedenleri arasında yer alıyor. Taliban’ın iktidarı ele geçirmesiyle birlikte, ülkenin genel yaşam koşulları daha da kötüleşti.
Baumgartner, Afgan gençlerin büyük çoğunluğunun suç işlemediğini ve genellikle örnek davranışlar sergilediklerini belirtiyor. Bu gençler, ailelerine destek olabilmek için burada iyi bir yaşam kurmaya çalışıyorlar. Çoğu, evlerindeki durumun düzelmesi için uzun süre beklemek zorunda olduklarını biliyor ve bu nedenle İsviçre’de kalma kararı alıyorlar.
İsviçre
İsviçre’de Taşıyıcı Annelik Tartışması: Kim Neden İstiyor, Kim Neden Karşı Çıkıyor?
İSVİÇRE – İsviçre’de 2001 yılından bu yana yasak olan taşıyıcı annelik yeniden tartışma konusu oldu. SRF’nin “dialog” topluluğunda düzenlediği ankete katılanların yüzde 65’i yasağın devam etmesini isterken, yüzde 35’i taşıyıcı anneliğin yasal hale getirilmesini destekledi.
Ancak önemli bir ayrıntı var: Bu çalışma İsviçre nüfusunu temsil eden bilimsel bir kamuoyu araştırması değil, “dialog” kullanıcılarının katıldığı bir topluluk anketi.
Taşıyıcı annelik nedir?
Taşıyıcı annelikte bir kadın, başka bir kişi veya çift için hamileliği üstleniyor ve doğumdan sonra çocuğun ebeveynliği amaçlanan anne-babaya geçiyor. Uygulamanın farklı yöntemleri bulunuyor. Bazı modellerde taşıyıcı annenin kendi yumurtası kullanılırken, gebelik taşıyıcılığı olarak bilinen yöntemde embriyo başka bir kadının veya donörün yumurtasıyla oluşturuluyor.
Karşı çıkanlar neden istemiyor?
Yasağın devamını savunanların en önemli gerekçesi, kadın bedeninin ticari bir araca dönüşme riski. Özellikle taşıyıcı anneliğin para karşılığında yapıldığı ülkelerde ekonomik açıdan zor durumdaki kadınların maddi ihtiyaçları nedeniyle bu yolu seçmeye zorlanabileceği savunuluyor.
Bir başka tartışma çocuğun konumu. Karşı çıkanlar, çocuk sahibi olmanın ticari bir sözleşmenin konusu haline gelmemesi gerektiğini düşünüyor. Hamileliği dokuz ay boyunca yaşayan kadının doğumdan sonra bebeği vermesinin psikolojik sonuçları da dile getirilen kaygılar arasında.
Peki yasallaşmasını isteyenler ne diyor?
Destekleyenlerin temel gerekçelerinden biri, doğal yollarla veya tıbbi nedenlerle çocuk sahibi olamayan kişilere ebeveyn olabilme imkânı sağlanması.
Bu gruptakiler ayrıca “yasaklamak yerine düzenlemek” yaklaşımını savunuyor. Taşıyıcı anneliğin zaten bazı ülkelerde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, İsviçre’de sıkı kurallar, sağlık kontrolleri, hukuki güvenceler ve sigorta sistemi altında yapılmasının kadın ve çocuk açısından daha güvenli olabileceğini düşünüyorlar.
Bir diğer gerekçe ise kadının kendi bedeni üzerindeki karar hakkı. Bu görüşe göre yetişkin bir kadın, gerekli hukuki ve sağlık güvenceleri sağlandığında taşıyıcı anne olup olmayacağına kendisi karar verebilmeli.
İsviçre’de mevcut durumda ise taşıyıcı annelik yasak olmaya devam ediyor.
İsviçre
İsviçre’de Plakadan İsim ve Adres Bulunabilmesi Tartışılıyor: Stalking Riski Gündemde
İSVİÇRE – İsviçre’de araç plakası üzerinden araç sahibinin bilgilerine ulaşılabilmesi, kişisel verilerin korunması ve ısrarlı takip vakaları nedeniyle yeniden tartışmaya açıldı. Mağdur koruma kuruluşları mevcut sistemin kötüye kullanılabileceği uyarısında bulunurken, araç sahiplerinin bilgilerini sorgulamaya kapatma hakkı bulunuyor.
İsviçre’de araç sahibi bilgileri kantonlar tarafından tutuluyor. Mevcut uygulamada, kişi bilgilerini gizletmediyse plaka üzerinden araç sahibinin adı ve bazı durumlarda adres bilgileri sorgulanabiliyor.
Bu sistem başlangıçta belirli meşru ihtiyaçlar için kullanılsa da son dönemde özellikle stalking vakaları nedeniyle eleştiriliyor.
Plakayı not edip adresini buldular
Basına konuşan bazı kadınlar, tanımadıkları kişilerin araç plakalarını kullanarak adreslerine ulaştığını, daha sonra evlerinin önüne geldiğini veya kendilerine istenmeyen mektuplar hediye paketleri gönderdiğini anlattı.
İsviçre Kantonları Sosyal Direktörleri Konferansı (SODK), mağdur koruma açısından vatandaşların bilgilerini nasıl gizleyebilecekleri konusunda daha aktif bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyor.
Kadın örgütleri çatı kuruluşu Alliance F de plaka üzerinden araç sahibi sorgulamasının sınırlandırılmasının hem kadınları hem erkekleri istenmeyen temas ve ısrarlı takip girişimlerine karşı daha iyi koruyabileceğini savunuyor.
ASTRA: Sistemin amacı özel kişilere ulaşmak değil
Federal Karayolları Dairesi (ASTRA) da plaka sorgulamasının tanımadığınız kişilerle özel iletişim kurmak amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Kurum, araç sahibi bilgilerinin kötüye kullanılmasının ciddiye alınması gerektiği görüşünde.
İsteyen bilgilerini ücretsiz gizletebiliyor
Araç sahiplerinin önemli bir hakkı var: Bilgilerin plaka sorgulamalarında görünmesi engellenebiliyor.
ASTRA’ya göre bunun için herhangi bir gerekçe göstermek gerekmiyor ve işlem ücretsiz. Araç sahibi, aracının kayıtlı olduğu kantonun Strassenverkehrsamt kurumuna başvurabiliyor. Birçok kantonda başvuru internet üzerinden form doldurularak yapılabiliyor. İşlem oldukca basit.
Federal hükümet 2010 yılında bu bilgilere erişimin genel olarak sınırlandırılmasını önermişti. Parlamento ise genel bir yasak yerine araç sahiplerinin kendi bilgilerini gizletebilmesine olanak sağlayan sistemi tercih etti.
Tartışmanın merkezindeki soru şimdi şu: Araç sahibi bilgilerinin varsayılan olarak erişilebilir olması mı, yoksa yalnızca haklı bir gerekçeyle sorgulanabilmesi mi daha doğru?
Haber kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan kullanılamaz.
İsviçre
İsviçre’de Plakadan İsim ve Adresinizi Gizlemek Mümkün: Peki Nasıl Yapılır?
İsviçre’de Plakadan İsim ve Adresinizi Gizlemek Mümkün: 26 Kantonda da Hak Var
Haber: Cemil Baysal
İSVİÇRE – İsviçre’de araç plakasından sahibinin isim ve adres bilgilerinin sorgulanabilmesi, stalking ve kişisel güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Ancak birçok araç sahibinin bilmediği önemli bir hak var: Plaka bilgilerinizin kamuya açık sorgulamalarda görünmesini engelleyebilirsiniz.
Bu imkan yalnızca Zürich, Luzern veya Zug gibi belirli kantonlarla sınırlı değil. İsviçre’nin 26 kantonunda da araç sahipleri, Halterdaten olarak adlandırılan araç sahibi bilgilerinin kamuya açıklanmasına karşı veri engeli talep edebiliyor. Bunun hukuki dayanağını İsviçre Karayolları Trafik Kanunu’nun (SVG) 89g maddesi oluşturuyor.
Ancak işlem şekli kantondan kantona değişebiliyor. Başvurular “Halterdaten sperren”, “Auskunftssperre” veya “Sperrung der Halterdaten” gibi isimlerle sunuluyor.
Zürich’te başvuru online yapılabiliyor ve ücretsiz. Bir plaka için yapılan engelleme, kişinin adına kantonda kayıtlı diğer plakaları da kapsıyor.
Luzern’de “Sperrung der Halterdaten” başvurusu bulunuyor. Burada da engelleme aynı araç sahibinin bütün plakaları için geçerli. Elektronik başvuru imkanı mevcut.
Zug’da işlem ücretsiz olarak eService üzerinden yapılabiliyor. Engelleme kişinin adına kayıtlı bütün ZG plakalarını kapsıyor ve güncellemenin yaklaşık iki iş günü sürdüğü belirtiliyor.
Aargau’da herhangi bir özel gerekçe göstermeden ücretsiz başvuru yapılabiliyor. Bilgiler doğru girildiğinde engelleme normal şartlarda yaklaşık 10 dakika içerisinde aktif hale geliyor. Sonradan alınan plakalar da engellemeye dahil ediliyor.
Basel-Stadt’ta da kişinin adına kayıtlı bütün plakalar ücretsiz olarak engellenebiliyor. Kantonun 13 Temmuz 2026 tarihli güncellemesine göre online form şu anda bakım nedeniyle kullanılamadığından başvuru e-posta üzerinden yapılabiliyor.
Ancak Auskunftssperre mutlak gizlilik anlamına gelmiyor. Kaza, resmi makam talebi veya kişinin kendi hakkını takip edebilmesi için yeterli hukuki menfaat göstermesi gibi durumlarda bilgiler belirli şartlarla yine açıklanabiliyor.
Ne yapmalısınız? Aracınızın kayıtlı olduğu kantonun Strassenverkehrsamt veya Motorfahrzeugkontrolle internet sitesine girerek “Halterdaten sperren” veya “Auskunftssperre” bölümünü arayın. Başvuru yöntemi kantona göre online, form, posta veya e-posta şeklinde değişebiliyor.
Kendi kantonunuzda bu işlemi yapmak istiyorsanız, arama motoruna [Kanton Adı] Halterdaten sperren veya [Kanton Adı] Auskunftssperre Motorfahrzeugkontrolle yazarak kantonunuzun resmi idari portalına doğrudan ulaşabilirsiniz.
Kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan kullanılamaz.
-
Gündem2 Jahren agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren ago
ERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren ago
META’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren ago
TÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


