İsviçre
İsviçre’de Şirket Kurarken Bilmeniz Gereken Temel Bilgiler, Maliyeti ve Şirket Türlerinin Avantajları ve Dezavantajları
İsviçre’de bir şirket kurarken dikkate almanız gereken temel bilgiler ve her türün avantajları ve dezavantajları:
1. Anonim Şirket (AG)
Tanım:
Anonim Şirket (AG), bir şirket türüdür ve asgari 100.000 CHF (İsviçre frangı) sermaye gerektirir. Sermaye, hisse senetlerine bölünmüş olup, hissedarlar tarafından sahiplenilir.
Avantajlar:
- Sınırlı Sorumluluk: Hissedarların sorumluluğu sadece koydukları sermaye ile sınırlıdır. Kişisel varlıklar korunur.
- Gizlilik: Hissedarlar anonim kalabilir, bu da özellikle hassas bilgiler barındıran sektörlerde faydalı olabilir.
- Profesyonel İmaj: AG, genellikle daha yüksek bir itibar sağlar, bu da iş ortakları ve müşteriler arasında güven oluşturur.
- Kolay Sermaye Temini: Hisse senedi ihracı yoluyla ek sermaye temini daha kolaydır.
Dezavantajlar:
- Yüksek Kuruluş Maliyetleri: AG’nin kuruluş maliyetleri yüksektir çünkü asgari sermaye miktarı 100.000 CHF’dir.
- Karmaşık Yönetim: Yasal gereklilikler, muhasebe, raporlama ve kurumsal yönetim konusunda sıkı düzenlemeler vardır.
- Çifte Vergilendirme: Şirket kazançları kurumlar vergisine tabi tutulur ve ardından dağıtılan temettüler kişisel vergilendirmeye tabi olabilir.
Sermaye Ödeme Şartları:
- Tamamı: 100.000 CHF’nin tamamı ödenmelidir.
- İlk Ödeme: Kuruluş aşamasında en az 50.000 CHF’nin ödenmiş olması gerekmektedir. Kalan miktar daha sonra ödenebilir.
2. Sınırlı Sorumluluk Şirketi (GmbH)
Tanım:
Sınırlı Sorumluluk Şirketi (GmbH) de bir sermaye şirketidir ve asgari 20.000 CHF sermaye gerektirir. Şirket, tüzel kişilik olarak kabul edilir ve ortaklar yalnızca yatırdıkları sermaye ile sorumlu olurlar.
Avantajlar:
- Sınırlı Sorumluluk: Ortakların sorumluluğu yalnızca şirket sermayesi ile sınırlıdır. Kişisel varlıklar korunur.
- Daha Düşük Sermaye Gereksinimi: GmbH’nin kuruluşu için gereken sermaye 20.000 CHF’dir.
- Esneklik: GmbH’nin iç organizasyonu ve karar alma süreçleri AG’den daha esnektir.
- Daha Düşük Kuruluş Maliyetleri: AG’ye kıyasla kuruluş maliyetleri daha düşüktür.
Dezavantajlar:
- Ortakların Açıklanması: Ticaret sicilinde ortakların isimleri yer alır, bu da bazı durumlarda daha az gizlilik sağlar.
- Karmaşıklık: Yine de GmbH, bireysel işletmelere kıyasla daha karmaşık yönetim ve muhasebe gerektirir.
Sermaye Ödeme Şartları:
- Tamamı: 20.000 CHF’nin tamamı kuruluş aşamasında ödenmelidir. Kısmi ödeme seçeneği yoktur.
3. Bireysel Şirket (Einzelunternehmen)
Tanım:
Bireysel Şirket, tek bir kişi tarafından işletilen ve bu kişinin tüm riskleri üstlendiği bir iş modelidir. Şirket ve sahibi arasında hukuki bir ayrım yoktur.
Avantajlar:
- Kolay Kuruluş: Kuruluşu kolaydır ve asgari sermaye gerektirmez.
- Tam Kontrol: İşletme sahibi tüm kararları tek başına alır.
- Vergisel Avantajlar: Karlar sadece bir kez vergilendirilir; kişisel gelir olarak değerlendirilir.
- Düşük Maliyetler: Yasal ve yönetimsel maliyetler daha düşüktür.
Dezavantajlar:
- Sınırsız Sorumluluk: İşletme sahibi kişisel varlıklarıyla birlikte tüm şirket borçlarından sorumludur, bu da önemli bir risk oluşturur.
- Büyüme Sınırlamaları: Sermaye sağlama veya iş ortakları bulma konusunda zorluk yaşanabilir; daha az prestijli bir yapı olarak algılanabilir.
- Sınırlı Miras: İşletme devralınması veya tasfiye edilmesi zor olabilir.
İthalat ve İhracat İçin En İyi Şirket Türü
İthalat ve ihracat faaliyetleri için genellikle:
- GmbH: Küçük ve orta ölçekli şirketler için uygun olabilir, çünkü sınırlı sorumluluk sunar ve daha düşük başlangıç sermayesi gerektirir.
- AG: Büyük ölçekli şirketler için daha uygundur, çünkü daha yüksek bir profesyonel itibar sağlar ve büyük miktarda sermaye teminini kolaylaştırır.
Bireysel Şirket genellikle bu tür riskli ve yüksek sermaye gerektiren işlemler için önerilmez, çünkü sınırsız sorumluluk ve sınırlı büyüme potansiyeli dezavantajları büyük riskler doğurabilir.
İsviçre’de bir AG (Anonim Şirket) veya GmbH (Sınırlı Sorumluluk Şirketi) kurarken, sermaye ödemeleriyle ilgili belirli düzenlemeler vardır:
1. Anonim Şirket (AG)
- Asgari Sermaye: Bir AG’nin asgari sermayesi 100.000 CHF’dir.
- Ödeme: AG’nin kuruluş aşamasında sermayenin en az %20’si, ancak en az 50.000 CHF, ödenmelidir. Bu, tüm sermayenin hemen ödenmesi gerekmediği anlamına gelir. Ancak, kuruluş sırasında sermayenin en az yarısı (50.000 CHF) özel bir bloke hesapta tutulmalıdır. Kalan miktar daha sonra ödenebilir.
2. Sınırlı Sorumluluk Şirketi (GmbH)
- Asgari Sermaye: Bir GmbH’nin asgari sermayesi 20.000 CHF’dir.
- Ödeme: GmbH’nin kuruluş aşamasında sermayenin tamamı olan 20.000 CHF’nin tamamen ödenmiş olması gerekmektedir. Sermayenin bir kısmının daha sonra ödenmesi mümkün değildir; tüm miktar kuruluş sırasında hazır olmalıdır.
Özet
- AG: Bir AG kurarken en az 50.000 CHF hemen ödenmelidir, ancak toplam asgari sermaye 100.000 CHF’dir.
- GmbH: Bir GmbH kurarken 20.000 CHF’nin tamamı hemen ödenmelidir.
AG ve GmbH arasında seçim yaparken, mevcut sermaye miktarı ve sermaye sağlama esnekliği gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.
İsviçre’de oturumlu olmayan kişiler veya yurtdışında ikamet eden şirketler İsviçre’de şirket kurabilirler. Ancak, bu süreç belirli düzenlemelere ve gereksinimlere tabidir. İşte bu konuda bilmeniz gereken bazı önemli noktalar:
Yurtdışında İkamet Eden Kişiler İçin Şirket Kurma
- Temsilci veya Yönetici:
- Yurtdışında ikamet eden bir kişi, İsviçre’de şirket kurmak istediğinde, genellikle İsviçre’de yerleşik bir temsilci veya yönetici atanması gerekmektedir. Bu kişi, şirketin günlük işlerini yürütecek ve yasal belgelerde şirketi temsil edecek kişidir.
- Adres Gereksinimi:
- İsviçre’de kurulan şirketin, İsviçre’de resmi bir adresi (şirket adresi) olması gerekir. Bu, posta ve resmi yazışmalar için gereklidir.
- Kuruluş Maliyetleri ve Yasal Gereklilikler:
- Şirketin kurulumu sırasında İsviçre’de bir avukat, denetçi veya muhasebeci ile çalışmanız gerekebilir. Ayrıca, şirketin yasal ve mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için bu profesyonellere danışmanız tavsiye edilir.
Yurtdışında İkamet Eden Firmalar İçin Şirket Kurma
- Şirketin Temsilcisi:
- Yurtdışında ikamet eden bir firma, İsviçre’de bir temsilci veya yerel bir yönetici atamak zorundadır. Bu temsilci, İsviçre’deki yasal işlemleri yürütmek ve şirketin resmi belgelerini almakla sorumludur.
- İsviçre’de Şirket Adresi:
- Yurtdışında ikamet eden firmaların İsviçre’de bir adres göstermeleri gerekmektedir. Bu adres, şirketin resmi kaydının yapıldığı ve yazışmaların yönlendirildiği adrestir.
- Yasal ve Vergisel Düzenlemeler:
- Şirket kuruluşu ve işleyişi ile ilgili olarak İsviçre’deki yasal ve vergi düzenlemelerine uymak zorundasınız. Bu nedenle, İsviçre’deki iş hukuku ve vergi mevzuatı hakkında bilgi sahibi olmanız ve gerektiğinde profesyonel danışmanlık almanız önemlidir.
Genel Gereksinimler ve Adımlar
- Şirket Yapısı Seçimi:
- AG (Anonim Şirket) veya GmbH (Sınırlı Sorumluluk Şirketi) gibi uygun şirket yapısını seçmeniz gerekecektir. Şirket yapısına göre sermaye gereksinimleri, kuruluş maliyetleri ve yönetim düzenlemeleri değişebilir.
- Şirket Kuruluşu İçin Belgeler:
- Şirketin kuruluşu için gerekli olan belgeleri hazırlamanız gerekir. Bu belgeler arasında şirket ana sözleşmesi, yönetim kurulu üyeleri, yasal temsilciler ve sermaye ile ilgili bilgiler yer alır.
- Banka Hesabı Açma:
- Şirketin İsviçre’de bir banka hesabı açması ve gerekli sermaye miktarını bu hesaba yatırması gerekmektedir. Bu hesap, şirketin finansal işlemlerini yürütecektir.
- Kayıt ve Onaylar:
- Şirketinizin İsviçre Ticaret Sicili’ne kaydını yaptırmanız gerekecek. Ayrıca, gerekli vergi numaralarını ve diğer resmi izinleri almanız da gerekmektedir.
Sonuç
Kısacası, İsviçre’de oturumlu olmayan bir kişi veya yurtdışında ikamet eden bir firma, İsviçre’de şirket kurabilir. Ancak, bu süreç yerel yasalar ve düzenlemelere uygun olarak yürütülmelidir ve genellikle yerel bir temsilci veya yönetici, adres, yasal belgeler ve vergi düzenlemeleri hakkında bilgi sahibi olmanız gerekecektir. Profesyonel danışmanlık almanız bu süreçte size büyük kolaylık sağlayabilir.
Bay Swiss Consulting GmbH
İsviçre’de bir firma kurma konusunda yasal altyapı, yönetici atama ve İsviçre’de bir adres organize etme konularında Bay Swiss Consulting GmbH yardımcı olabilir.
www.bayswissconsulting.ch Telefon : +41 78 899 79 29 Whatsapp İletişim
Özellikle Türkiye’deki yerleşik firmalar, İsviçre adresli bir firma ve adres üzerinden ürün veya markalarını pazarladıkları takdirde, birçok açıdan avantaj sağlayabilirler. Müşteriler, karşılarında bir İsviçre adresi ve hukuki açıdan İsviçre’deki firma ile muhatap olacak olmaları sayesinde belirli bir avantaj elde etmiş olurlar.
#isviçre #isviçredeşirketkurmak #isviçredefirmakurma #isviçredefirmaadresi #isviçrehakkındabilgi #isviçremuhasebe #isviçredeticaret #isviçreihracatithalat #isviçrededanışmanlık
Gündem
İsviçre Federal Polisinde Köstebek Skandalı: Uluslararası Büyük Para Aklama Ağı Çökertildi
İsviçre Federal Polisi (Fedpol) ve Federal Savcılık, organize suç örgütlerine yönelik uluslararası çapta büyük bir operasyona imza attı. Operasyon kapsamında, suç örgütlerine para karşılığı gizli bilgi sızdırdığı belirlenen bir Fedpol çalışanının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı. Soruşturmanın merkezinde ise İsviçre merkezli küresel bir para transfer şirketi yer alıyor.
Koordineli Baskınlar ve Fedpol’de „Köstebek“ Yakalanması
CH Media kaynaklı Christian Mensch imzalı habere göre; 28 Nisan Salı günü, İsviçre’nin birçok kantonunda ve komşu ülkelerde koordineli büyük bir polis operasyonu gerçekleştirildi. Basel sokaklarında bir zanlı, emniyet güçlerince silah doğrultularak aracından indirilip gözaltına alınırken; Basel Bankenplatz civarında konuşlanan polis ekipleri, eş zamanlı olarak çok sayıda adrese baskın düzenleyerek ev aramaları gerçekleştirdi.
Aynı gün Fedpol ve Federal Savcılık, organize suçla mücadele kapsamında altı kişinin tutuklandığını duyurdu. Tutuklananlar arasında en dikkat çeken isim ise Fedpol’ün güvenlik biriminde görev yapan bir personel oldu. Bu çalışanın, gizli ve hassas soruşturma bilgilerini maddi menfaat karşılığında suç örgütlerine sızdırdığı (köstebeklik yaptığı) iddia ediliyor.
Tages-Anzeiger ve SRF tarafından yapılan medya araştırmalarına göre, açığa alınan bu şahsın daha önce Basel kanton polisinde görev yaptığı, operasyon kapsamında eşinin de gözaltına alındığı öğrenildi. Basel milis ortamında, emniyet içerisindeki istihbarat ve soruşturma bilgilerinin adeta bir „abonelik sistemi“ gibi farklı süre ve tarifelerle suç şebekelerine sunulduğu konuşuluyor.
Para Transfer Şirketi ve Milyonlarca Franklık Kara Para
İlk etapta basına „uyuşturucu mafyasına yönelik bir operasyon“ olarak yansıyan baskınların arka planında, çok daha büyük bir kara para aklama (Geldwäscherei) şebekesi olduğu ortaya çıktı. Soruşturma dosyasındaki arama emirlerine ve iki bağımsız kaynağa göre, operasyonun asıl hedefi İsviçre merkezli faaliyet gösteren küresel bir para transfer şirketi.
Zürih başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, sistemli bir şekilde siber dolandırıcılık, aşk dolandırıcılığı (Romance Scam) ve uyuşturucu ticaretinden elde edilen milyonlarca franklık suç gelirinin bu şirket üzerinden yurt dışına transfer edildiği belirtildi. 28 Nisan günü Zürih merkezli yürütülen paralel baskınlarda, aralarında dokuzunun bir Nijerya kardeşlik örgütüne (bruderschaft) üye olduğu belirtilen ve siber dolandırıcılıkla suçlanan şahısların da bulunduğu toplam 15 kişi yakalandı. Başsavcılık ve Fedpol, soruşturma güvenliği gerekçesiyle bu üç operasyon arasındaki bağlantıyı henüz resmen doğrulamadı veya yalanlamadı.
Şirketin Yapısı ve Türkiye Bağlantısı
Elimizdeki belgeler para aklama ağının arka planını net bir şekilde ortaya koyuyor. Söz konusu şebekenin ana merkezi Zürih’te bulunsa da, şirketin en aktif ve önemli İsviçre şubelerinin Cenevre’de Rue de Berne ve Basel’de Clarastrasse üzerinde yer aldığı belirlendi.
- Basel Yönetimi ve Türkiye Detayı: Şirketin resmi ticaret siciline kayıtlı yönetim kurulu başkanı H.K.’nin Basel’de yaşadığı ve Türkiye doğumlu olduğu tespit edildi. H.K.’nin geçmişte diskotek işletmeciliği, ithalat-ihracat ve gayrimenkul danışmanlığı gibi alanlarda faaliyet gösterdiği biliniyor.
- Merkezi Figür Rus Asıllı Hukukçu: Şebekenin arkasındaki asıl beyin ve yönetici figürün ise Macaristan’da yaşayan, yeni belgelere göre Romanya vatandaşlığına geçmiş Rus asıllı hukukçu S.S. olduğu iddia ediliyor. Parayı en zorlu kriz ve ambargo koşullarında (zorlu konstellasyonlarda) bile transfer etmesiyle tanınan eğitimli hukukçu S.S., 2015 yılında Rus işgali altındaki Ukrayna bölgesi Donetsk’te Lübnan menşeili bir bankanın temsilcisi olarak yaptırımları delmiş, para transferi organize ettiği için Ukrayna devletinin kara listesine girmişti. 2022 yılında Moskova Bölge Mahkemesi’ndeki bir borç davasıyla da adı geçen S.S., İsviçre’de 2020 yılından bu yana aktif. Zürih’te satın aldığı bir döviz bürosunun adını değiştirerek küresel bir ağ kuran S.S.’nin, İsveç ve Güney Amerika ortaklı bağlantılarının yanı sıra Dubai’den operasyon yürüten Hindistan kökenli bir ortak üzerinden Brezilya ve Senegal’de de uzantıları bulunuyor. Ticaret sicili kayıtlarına göre S.S., geçtiğimiz Kasım ayında yönetim kurulundan ayrılmış olsa da şirket halen kendisine ait görünüyor.
Yunanistan Lisansını İptal Etti, İsviçre İzledi
Adında „Swiss“ ibaresini taşıyan şirketin Yunanistan üzerinden Almanya’ya uzanan yapılanması, geçtiğimiz Şubat ayında Yunan denetim makamlarının dikkatini çekti. Yunan makamları, „kara paranın aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi“ mevzuatına yönelik ağır ihlaller tespit ederek şirketin ülkedeki lisansını iptal etti.
Buna karşın, İsviçre’deki finansal özdenetim kuruluşu Polyreg, yöneltilen soru üzerine şirketin İsviçre’deki üyeliğinin ve lisansının halen geçerli olduğunu ve herhangi bir sakınca taşımadıklarını onayladı.
Mevcut Durum: Gözaltına alınan tüm şüpheliler için masumiyet karinesi geçerliliğini korurken, Fedpol çalışanı görevden uzaklaştırıldı. Soruşturmanın odağındaki para transfer şirketinin Basel’deki şubesi ise kapılarını kapatmadı ve faaliyetlerine halen devam ediyor.

Gündem
İsviçre’de „10 Milyon İnisiyatifi“ Tartışması: Federal Aile Birleşimi Verilerinde Türkiye İkinci Sırada
İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından sunulan ve ülke nüfusunun 2050 yılından önce 10 milyona ulaşmasını engellemeyi amaçlayan „10 Milyon İnisiyatifi“ (10-Millionen-Initiative), federal siyasetteki göç ve nüfus tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İnisiyatif kapsamında, nüfusun 2050 yılından önce 9,5 milyona ulaşması halinde federal hükümetin acil önlemler alması ve bir „nüfus freni“ mekanizmasını devreye sokması istenirken, kısıtlamaların odak noktası olarak „aile birleşimi“ ve „iltica alanı“ işaret ediliyor.
Bu siyasi tartışmaların gölgesinde, Federal Göç Sekreterliği (SEM) 2008-2025 yıllarını kapsayan resmi aile birleşimi verilerini ilk kez detaylı bir rapor halinde yayınladı. İsviçre’de iş gücü göçünün ardından ikinci en büyük göç gerekçesi olan aile birleşimine dair istatistikler, Türkiye kökenli göçün yapısal dinamiklerini, demografik etkilerini ve olası yasal değişikliklerin Türk toplumuna yansımalarını somut verilerle ortaya koyuyor.
İltica Kaynaklı Aile Birleşiminde Türkiye 2. Sırada
Raporda öne çıkan en önemli bulgulardan biri, iltica (sığınma) statüsü üzerinden gerçekleştirilen aile birleşimi verilerinde görüldü. İltica alanında aile birleşimi süreçleri, İsviçre genelinde yıllık ortalama 3.000 kişi seviyesinde gerçekleşiyor. Ülke bazlı dağılıma bakıldığında ise Türkiye; Eritre’nin ardından dünya genelinde 2. sırada yer alıyor ve Suriye ile birlikte istatistiklerin en üst sırasını paylaşıyor.
Son yıllarda İsviçre’ye yönelik gerçekleşen sığınma başvurularının ve yasal kabul süreçlerinin ardından, hak sahiplerinin geride kalan aile bireylerini yanlarına getirmesi bu tablonun ana nedenini oluşturuyor.
Üçüncü Ülkeler, „Evlilik Göçü“ ve Kuzey Makedonya İstatistiği
İltica dışındaki düzenli göç kategorisinde (çalışma ve yerleşik oturum izinleri kapsamında) İsviçre, AB/EFTA dışındaki ülkeleri „Üçüncü Ülkeler“ olarak sınıflandırıyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu grupta aile birleşimi oranları, ülkelerin toplam göç hareketleri içinde çok büyük bir ağırlığa sahip.
Burada en dikkat çekici veri Kuzey Makedonya istatistiklerinde göze çarpıyor. Verilere göre, 2008’den bu yana İsviçre’ye göç eden yaklaşık 27.000 Kuzey Makedonya vatandaşının %92’si ülkeye aile birleşimi yoluyla giriş yaptı. Kuzey Makedonya’nın başı çektiği bu göreceli listede Kosova ve Türkiye de benzer şekilde çok yüksek aile birleşimi oranlarıyla öne çıkıyor. Bu yapısal durum iki temel etkene dayanıyor:
- Yerleşik Diaspora Bağları: İsviçre’den vatandaşlık almış veya oturum hakkı kazanmış yerleşik Türkiye ve Balkan kökenli nüfusun, köken ülkeleriyle olan ailevi ve kişisel bağları resmi başvurularda canlılığını koruyor.
- Katı İş Gücü Kotaları: İsviçre’nin üçüncü ülkelerden doğrudan iş gücü alımını son derece sınırlı kotalara bağlaması nedeniyle, bu ülkelerden gerçekleşen yasal göçün en büyük kısmını evlilik yoluyla yapılan aile birleşimleri oluşturuyor.
Kuzeyden Çocuklar, Türkiye gibi Üçüncü Ülkelerden Genç Eşler Geliyor
SEM’in detaylı analizi, aile birleşimiyle İsviçre’ye gelenlerin demografik yapısındaki uçurumu da netleştiriyor. Almanya gibi AB ülkelerinden gelen aileler genellikle kariyer odaklı ve doğrudan çocuklarıyla birlikte (bütünsel bir aile olarak) İsviçre’ye göç ederken; Türkiye, Kosova ve Brezilya gibi ülkelerden yapılan aile birleşimlerinde neredeyse hiç çocuk gelmiyor.
Türkiye ve benzeri statüdeki ülkelerden gelenlerin çok büyük bir çoğunluğunu genç ve çocuksuz eşler oluşturuyor. Bu evlilik göçüyle İsviçre’ye giriş yapan genç çiftlerin çocukları ise çoğunlukla İsviçre’ye geldikten sonra dünyaya gözlerini açıyor. Dolayısıyla Türk göçü, İsviçre’deki yerleşik nüfusun doğal artış oranını da doğrudan besliyor.
SVP’nin Planları Türk Toplumunu Nasıl Etkileyecek?
SVP, İsviçre nüfusunun 2050 yılından önce 9,5 milyonu aşması halinde federal hükümetin „özellikle iltica alanında ve aile birleşiminde“ acil fren mekanizmasını devreye sokmasını istiyor.
- İlk Sınırlandırma İltica Kontenjanına: SVP lider kadrosunun (Marcel Dettling ve Sandra Sollberger) öncelikli hedefi iltica alanındaki aile birleşimlerini tamamen kısıtlamak. Bu durum, İsviçre’de mülteci statüsünde bulunan ve Türkiye’deki ailesini yanına getirmek isteyen binlerce Türk vatandaşını doğrudan vuracak.
- Geniş Aile Engeli: SVP’li Thomas Matter’ın hedef aldığı, anne, baba veya büyükanne/büyükbaba gibi geniş aile üyelerinin İsviçre’ye getirilmesi hakkı da kısıtlanmak istenenler arasında. Her ne kadar veriler bu yolla gelenlerin (2008-2025 arası tüm dünyadan toplam 1.447 kişi) çok az olduğunu gösterse de, Türkiye’deki yaşlı ebeveynlerini yanına almak isteyen gurbetçiler için şartlar çok daha ağırlaşacak.
Genel Rakamlar ve Siyasi Taleplerin Arka Planı
SEM verilerine göre, iltica dışı düzenli göç alanında aile birleşimi sayıları uzun yıllardır yıllık ortalama 44.000 kişi düzeyinde dengeli bir seyir izliyor ve toplam göç içindeki payı %31’den %25’e gerilemiş durumda.
SVP lider kadrosunun nüfus freni olarak ilk aşamada kısıtlanmasını talep ettiği yıllık 3.000 kişilik iltica kaynaklı aile birleşimi, analistlere göre genel nüfus artışını durdurmada sınırlı bir etkiye sahip. Ancak yasal olarak atılacak bu radikal adımlar sayısal etkisinden ziyade, İsviçre’deki Türk toplumunun hem evlilik yoluyla eş getirme süreçlerini hem de mülteci statüsündeki aile birleşimi haklarını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Analistler, inisiyatifte nihai olarak hedeflenen nüfus sınırlandırmasının, ancak AB ile olan Serbest Dolaşım Anlaşması’nın tamamen iptal edilmesiyle radikal bir boyuta ulaşabileceğini vurguluyor.
Gündem
İsviçre’de Kanton ve Belediyelere Ukraynalı Mülteci Şoku: Milyonlarca Franklık Ek Maliyet Kapıda
İsviçre’de kanton ve belediyeler, Ukraynalı sığınmacıların sosyal yardım maliyetleri nedeniyle büyük bir bütçe kriziyle karşı karşıya. Beş yılın ardından Ukraynalı mültecilerin sosyal yardım haklarının İsviçre vatandaşlarıyla eşitlenecek olması ve federal hükümetin finansman desteğini çekmesi, yerel yönetimlerde sert tepkilere yol açtı.
BERN – İsviçre genelindeki belediyeler ve kantonlar, önümüzdeki dönemde ciddi bir mali yükle karşı karşıya kalabilir. Mart 2027 itibarıyla, „S koruma statüsü“ ile İsviçre’ye gelen ilk Ukraynalı sığınmacı grubu ülkede beşinci yılını doldurmuş olacak. Yasal mevzuat gereği bu sürenin sonunda Ukraynalı mülteciler, sürekliliği koruma statüsüne bağlı olan „B tipi oturum izni“ alma hakkına kavuşacak.
Ancak bu statü değişikliği, sosyal yardım sisteminde büyük bir bütçe patlamasını beraberinde getiriyor. Statü değiştiğinde Ukraynalılar, sosyal yardım ödemelerinde İsviçre vatandaşlarıyla tamamen eşit haklara sahip olacak ve mevcut duruma göre çok daha yüksek miktarda maddi yardım alacaklar.
Federal Hükümet Desteğini Çekiyor, Yerel Yönetimler Tepkili
Durumu daha da kritik hale getiren unsur ise federal hükümetin (Bund) mali politikasındaki değişiklik. Normal şartlarda sosyal yardım maliyetlerinin yarısını karşılaması beklenen federal hükümet, tasarruf paketi kapsamında beş yılın ardından bu ödenekleri kesme kararı aldı. Finansmanın tamamen yerel yönetimlerin sırtına kalacak olması, belediye başkanlarını isyan ettirdi.
Thurgau kantonuna bağlı Kradolf-Schönenberg belediyesinin SVP’li (İsviçre Halk Partisi) Belediye Başkanı Heinz Keller (58), federal hükümete kırgın olduğunu belirterek, „Bizi resmen yarı yolda bıraktılar. Ukraynalı sığınmacıları, bu korumanın geçici olduğuna inanarak iyi niyetle kabul etmiştik. Şimdi ise kelimenin tam anlamıyla oyuna getiriliyoruz“ dedi. Keller, kendi belediyelerinde statüsü değişecek 22 kişi nedeniyle yıllık 150 bin ila 250 bin frank arasında ek maliyet çıkacağını, bunu karşılamak için teorik olarak belediye vergilerini yüzde 2,5 oranında artırmaları gerekeceğini vurguladı.
Toplam Ek Maliyet 300 Milyon Frankı Aşabilir
Federal hükümetin verilerine göre, 2027 yılı içerisinde yaklaşık 46 bin Ukraynalı mülteci bu statü değişikliği kriterlerini karşılayacak.
Kantonlardan gelen ilk tahminler ise tablonun vehametini ortaya koyuyor:
- Vaud (Waadt) Kantonu: 4 binden fazla kişinin statü değiştirmesi bekleniyor. Sosyal yardım artışı tek başına 25 milyon franklık bir yük getirirken, federal hükümetin desteğini çekmesiyle birlikte kantona yansıyacak toplam ek maliyetin 75 milyon frankı bulacağı ve bunun kanton bütçesi için „katlanılamaz“ olduğu ifade ediliyor.
- Aargau Kantonu: 2027 yılında 30 milyon franklık bir ek maliyet öngörülüyor. Bu rakamın 2029 yılına kadar iki katına çıkabileceği belirtilirken, kanton yönetimi belediyeleri rahatlatacak önlemler üzerinde çalışıyor.
İsviçre Sosyal Yardım Konferansı (Skos) Genel Müdürü Markus Kaufmann, 2027’den itibaren ülke genelinde yaklaşık 27 bin 500 kişinin finansmanının tamamen kanton ve belediyeler tarafından üstlenilmek zorunda kalacağını tahmin ediyor. Federal yardımların kesilmesiyle birlikte yerel yönetimlere gelecek toplam ek faturanın 300 milyon frankın üzerinde olacağı hesaplanıyor.
Hükümet Son Dakikada „Acil Fren“ Mekanizmasını İnceliyor
Yükselen bu tepkiler üzerine federal hükümet geri adım sinyalleri vermeye başladı. Sosyal Demokrat Partili (SP) Adalet Bakanı Beat Jans (61) liderliğindeki Adalet Departmanı, sosyal yardım sistemindeki bu „vatandaş-mülteci eşitliğini“ bozacak bir düzenleme üzerinde çalışıyor.
Devlet Göç Sekreterliği (SEM) tarafından yapılan açıklamada, kantonların mültecileri iş gücüne entegre ederken destek standartlarını kendilerinin belirleyebilmesi için bir yönetmelik değişikliğinin masada olduğu doğrulandı. Bu hamlenin, hem kantonlarla olan iş birliğini korumak hem de ülkede beş yılı doldurmasına rağmen daha yüksek sosyal yardım alamayan „geçici sığınmacı“ (F kimliği) statüsündeki diğer mültecilerle Ukraynalılar arasında bir eşitsizlik yaratmamak adına planlandığı belirtiliyor.
SVP Statü Değişikliğini Tamamen Engellemek İstiyor
Düzenlemeyi yetersiz bulan sağ popülist İsviçre Halk Partisi (SVP) ise konuyu meclise taşıdı. SVP Ulusal Meclis Üyesi Pascal Schmid (49), „Sosyal yardımdaki bu eşitlik çoktan kaldırılmalıydı. Ancak asıl sorun B tipi oturum iznine otomatik geçiş yapılmasıdır“ diyerek tepki gösterdi. Schmid, B kimliği alan kişilerin daha sonra „insani zorunluluk (Härtefall)“ gerekçesiyle kolayca kalıcı oturum izni alabileceğini, oysa federal hükümetin bu koruma statüsünü en başında „ülkeye geri dönüş odaklı“ olarak ilan ettiğini hatırlattı. SVP, bu statü geçişini tamamen engelleyecek bir yasa önergesi sundu.
Zaman Daralıyor, Bütçeler Belirsiz
Hükümet, kantonlar ve belediyelerden oluşan bir çalışma grubu, S statüsünün geleceğine ilişkin genel stratejiyi hazırlıyor ve raporun 2026 sonbaharında Federal Konseye sunulması bekleniyor. Ancak yerel yönetimler için zaman daralıyor. Mevzuat değişikliklerinin Mart 2027’ye yetişmesinin zor olduğunu belirten Schwyz ve St. Gallen gibi kanton yetkilileri, mevcut hukuki belirsizliğin önümüzdeki yılın bütçe planlamasını imkansız hale getirdiğini ifade ederek acil siyasi karar çağrısında bulunuyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


