Connect with us

İsviçre

İsviçre’de Şirket Kurarken Bilmeniz Gereken Temel Bilgiler, Maliyeti ve Şirket Türlerinin Avantajları ve Dezavantajları

yazar

Published

on

İsviçre’de bir şirket kurarken dikkate almanız gereken temel bilgiler ve her türün avantajları ve dezavantajları:

1. Anonim Şirket (AG)

Tanım:

Anonim Şirket (AG), bir şirket türüdür ve asgari 100.000 CHF (İsviçre frangı) sermaye gerektirir. Sermaye, hisse senetlerine bölünmüş olup, hissedarlar tarafından sahiplenilir.

Avantajlar:

  • Sınırlı Sorumluluk: Hissedarların sorumluluğu sadece koydukları sermaye ile sınırlıdır. Kişisel varlıklar korunur.
  • Gizlilik: Hissedarlar anonim kalabilir, bu da özellikle hassas bilgiler barındıran sektörlerde faydalı olabilir.
  • Profesyonel İmaj: AG, genellikle daha yüksek bir itibar sağlar, bu da iş ortakları ve müşteriler arasında güven oluşturur.
  • Kolay Sermaye Temini: Hisse senedi ihracı yoluyla ek sermaye temini daha kolaydır.

Dezavantajlar:

  • Yüksek Kuruluş Maliyetleri: AG’nin kuruluş maliyetleri yüksektir çünkü asgari sermaye miktarı 100.000 CHF’dir.
  • Karmaşık Yönetim: Yasal gereklilikler, muhasebe, raporlama ve kurumsal yönetim konusunda sıkı düzenlemeler vardır.
  • Çifte Vergilendirme: Şirket kazançları kurumlar vergisine tabi tutulur ve ardından dağıtılan temettüler kişisel vergilendirmeye tabi olabilir.

Sermaye Ödeme Şartları:

  • Tamamı: 100.000 CHF’nin tamamı ödenmelidir.
  • İlk Ödeme: Kuruluş aşamasında en az 50.000 CHF’nin ödenmiş olması gerekmektedir. Kalan miktar daha sonra ödenebilir.

2. Sınırlı Sorumluluk Şirketi (GmbH)

Tanım:

Sınırlı Sorumluluk Şirketi (GmbH) de bir sermaye şirketidir ve asgari 20.000 CHF sermaye gerektirir. Şirket, tüzel kişilik olarak kabul edilir ve ortaklar yalnızca yatırdıkları sermaye ile sorumlu olurlar.

Avantajlar:

  • Sınırlı Sorumluluk: Ortakların sorumluluğu yalnızca şirket sermayesi ile sınırlıdır. Kişisel varlıklar korunur.
  • Daha Düşük Sermaye Gereksinimi: GmbH’nin kuruluşu için gereken sermaye 20.000 CHF’dir.
  • Esneklik: GmbH’nin iç organizasyonu ve karar alma süreçleri AG’den daha esnektir.
  • Daha Düşük Kuruluş Maliyetleri: AG’ye kıyasla kuruluş maliyetleri daha düşüktür.

Dezavantajlar:

  • Ortakların Açıklanması: Ticaret sicilinde ortakların isimleri yer alır, bu da bazı durumlarda daha az gizlilik sağlar.
  • Karmaşıklık: Yine de GmbH, bireysel işletmelere kıyasla daha karmaşık yönetim ve muhasebe gerektirir.

Sermaye Ödeme Şartları:

  • Tamamı: 20.000 CHF’nin tamamı kuruluş aşamasında ödenmelidir. Kısmi ödeme seçeneği yoktur.

3. Bireysel Şirket (Einzelunternehmen)

Tanım:

Bireysel Şirket, tek bir kişi tarafından işletilen ve bu kişinin tüm riskleri üstlendiği bir iş modelidir. Şirket ve sahibi arasında hukuki bir ayrım yoktur.

Avantajlar:

  • Kolay Kuruluş: Kuruluşu kolaydır ve asgari sermaye gerektirmez.
  • Tam Kontrol: İşletme sahibi tüm kararları tek başına alır.
  • Vergisel Avantajlar: Karlar sadece bir kez vergilendirilir; kişisel gelir olarak değerlendirilir.
  • Düşük Maliyetler: Yasal ve yönetimsel maliyetler daha düşüktür.

Dezavantajlar:

  • Sınırsız Sorumluluk: İşletme sahibi kişisel varlıklarıyla birlikte tüm şirket borçlarından sorumludur, bu da önemli bir risk oluşturur.
  • Büyüme Sınırlamaları: Sermaye sağlama veya iş ortakları bulma konusunda zorluk yaşanabilir; daha az prestijli bir yapı olarak algılanabilir.
  • Sınırlı Miras: İşletme devralınması veya tasfiye edilmesi zor olabilir.

İthalat ve İhracat İçin En İyi Şirket Türü

İthalat ve ihracat faaliyetleri için genellikle:

  • GmbH: Küçük ve orta ölçekli şirketler için uygun olabilir, çünkü sınırlı sorumluluk sunar ve daha düşük başlangıç sermayesi gerektirir.
  • AG: Büyük ölçekli şirketler için daha uygundur, çünkü daha yüksek bir profesyonel itibar sağlar ve büyük miktarda sermaye teminini kolaylaştırır.

Bireysel Şirket genellikle bu tür riskli ve yüksek sermaye gerektiren işlemler için önerilmez, çünkü sınırsız sorumluluk ve sınırlı büyüme potansiyeli dezavantajları büyük riskler doğurabilir.

İsviçre’de bir AG (Anonim Şirket) veya GmbH (Sınırlı Sorumluluk Şirketi) kurarken, sermaye ödemeleriyle ilgili belirli düzenlemeler vardır:

1. Anonim Şirket (AG)

  • Asgari Sermaye: Bir AG’nin asgari sermayesi 100.000 CHF’dir.
  • Ödeme: AG’nin kuruluş aşamasında sermayenin en az %20’si, ancak en az 50.000 CHF, ödenmelidir. Bu, tüm sermayenin hemen ödenmesi gerekmediği anlamına gelir. Ancak, kuruluş sırasında sermayenin en az yarısı (50.000 CHF) özel bir bloke hesapta tutulmalıdır. Kalan miktar daha sonra ödenebilir.

2. Sınırlı Sorumluluk Şirketi (GmbH)

  • Asgari Sermaye: Bir GmbH’nin asgari sermayesi 20.000 CHF’dir.
  • Ödeme: GmbH’nin kuruluş aşamasında sermayenin tamamı olan 20.000 CHF’nin tamamen ödenmiş olması gerekmektedir. Sermayenin bir kısmının daha sonra ödenmesi mümkün değildir; tüm miktar kuruluş sırasında hazır olmalıdır.

Özet

  • AG: Bir AG kurarken en az 50.000 CHF hemen ödenmelidir, ancak toplam asgari sermaye 100.000 CHF’dir.
  • GmbH: Bir GmbH kurarken 20.000 CHF’nin tamamı hemen ödenmelidir.

AG ve GmbH arasında seçim yaparken, mevcut sermaye miktarı ve sermaye sağlama esnekliği gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.

İsviçre’de oturumlu olmayan kişiler veya yurtdışında ikamet eden şirketler İsviçre’de şirket kurabilirler. Ancak, bu süreç belirli düzenlemelere ve gereksinimlere tabidir. İşte bu konuda bilmeniz gereken bazı önemli noktalar:

Yurtdışında İkamet Eden Kişiler İçin Şirket Kurma

  1. Temsilci veya Yönetici:
    • Yurtdışında ikamet eden bir kişi, İsviçre’de şirket kurmak istediğinde, genellikle İsviçre’de yerleşik bir temsilci veya yönetici atanması gerekmektedir. Bu kişi, şirketin günlük işlerini yürütecek ve yasal belgelerde şirketi temsil edecek kişidir.
  2. Adres Gereksinimi:
    • İsviçre’de kurulan şirketin, İsviçre’de resmi bir adresi (şirket adresi) olması gerekir. Bu, posta ve resmi yazışmalar için gereklidir.
  3. Kuruluş Maliyetleri ve Yasal Gereklilikler:
    • Şirketin kurulumu sırasında İsviçre’de bir avukat, denetçi veya muhasebeci ile çalışmanız gerekebilir. Ayrıca, şirketin yasal ve mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için bu profesyonellere danışmanız tavsiye edilir.

Yurtdışında İkamet Eden Firmalar İçin Şirket Kurma

  1. Şirketin Temsilcisi:
    • Yurtdışında ikamet eden bir firma, İsviçre’de bir temsilci veya yerel bir yönetici atamak zorundadır. Bu temsilci, İsviçre’deki yasal işlemleri yürütmek ve şirketin resmi belgelerini almakla sorumludur.
  2. İsviçre’de Şirket Adresi:
    • Yurtdışında ikamet eden firmaların İsviçre’de bir adres göstermeleri gerekmektedir. Bu adres, şirketin resmi kaydının yapıldığı ve yazışmaların yönlendirildiği adrestir.
  3. Yasal ve Vergisel Düzenlemeler:
    • Şirket kuruluşu ve işleyişi ile ilgili olarak İsviçre’deki yasal ve vergi düzenlemelerine uymak zorundasınız. Bu nedenle, İsviçre’deki iş hukuku ve vergi mevzuatı hakkında bilgi sahibi olmanız ve gerektiğinde profesyonel danışmanlık almanız önemlidir.

Genel Gereksinimler ve Adımlar

  1. Şirket Yapısı Seçimi:
    • AG (Anonim Şirket) veya GmbH (Sınırlı Sorumluluk Şirketi) gibi uygun şirket yapısını seçmeniz gerekecektir. Şirket yapısına göre sermaye gereksinimleri, kuruluş maliyetleri ve yönetim düzenlemeleri değişebilir.
  2. Şirket Kuruluşu İçin Belgeler:
    • Şirketin kuruluşu için gerekli olan belgeleri hazırlamanız gerekir. Bu belgeler arasında şirket ana sözleşmesi, yönetim kurulu üyeleri, yasal temsilciler ve sermaye ile ilgili bilgiler yer alır.
  3. Banka Hesabı Açma:
    • Şirketin İsviçre’de bir banka hesabı açması ve gerekli sermaye miktarını bu hesaba yatırması gerekmektedir. Bu hesap, şirketin finansal işlemlerini yürütecektir.
  4. Kayıt ve Onaylar:
    • Şirketinizin İsviçre Ticaret Sicili’ne kaydını yaptırmanız gerekecek. Ayrıca, gerekli vergi numaralarını ve diğer resmi izinleri almanız da gerekmektedir.

Sonuç

Kısacası, İsviçre’de oturumlu olmayan bir kişi veya yurtdışında ikamet eden bir firma, İsviçre’de şirket kurabilir. Ancak, bu süreç yerel yasalar ve düzenlemelere uygun olarak yürütülmelidir ve genellikle yerel bir temsilci veya yönetici, adres, yasal belgeler ve vergi düzenlemeleri hakkında bilgi sahibi olmanız gerekecektir. Profesyonel danışmanlık almanız bu süreçte size büyük kolaylık sağlayabilir.

Bay Swiss Consulting GmbH

İsviçre’de bir firma kurma konusunda yasal altyapı, yönetici atama ve İsviçre’de bir adres organize etme konularında Bay Swiss Consulting GmbH yardımcı olabilir.

www.bayswissconsulting.ch Telefon : +41 78 899 79 29 Whatsapp İletişim

Özellikle Türkiye’deki yerleşik firmalar, İsviçre adresli bir firma ve adres üzerinden ürün veya markalarını pazarladıkları takdirde, birçok açıdan avantaj sağlayabilirler. Müşteriler, karşılarında bir İsviçre adresi ve hukuki açıdan İsviçre’deki firma ile muhatap olacak olmaları sayesinde belirli bir avantaj elde etmiş olurlar.

#isviçre #isviçredeşirketkurmak #isviçredefirmakurma #isviçredefirmaadresi #isviçrehakkındabilgi #isviçremuhasebe #isviçredeticaret #isviçreihracatithalat #isviçrededanışmanlık

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

Zürih’te Gizli Çekim İddiası Tepki Yarattı: Kadınları Gizlice Görüntülediği Öne Sürülen Adam Olay Yerinden Kaçtı

yazar

Published

on

By

Teknolojinin gelişmesi ve yüksek çözünürlüklü cep telefonu kameralarının yaygınlaşmasıyla birlikte kamusal alanlarda gizlice görüntü alınması konusu son yıllarda giderek daha fazla tartışılıyor. Özellikle plajlar, parklar ve yüzme alanlarında insanların haberi olmadan fotoğraf ya da video çekilip çekilmediği çoğu zaman anlaşılamıyor. Zürih’te yaşanan son olay ise bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

İsviçre’nin Zürih kentinde yaz aylarının en yoğun açık yüzme alanlarından biri olan Werdinsel’de yaşanan olay kamuoyunda tepkiye neden oldu. İddiaya göre orta yaşlı bir erkek, bölgede güneşlenen, yüzen ve kıyafet değiştiren kadınları cep telefonuyla gizlice görüntüledi.

20 Minuten gazetesinin haberine göre olay cumartesi akşamı meydana geldi. Bölgede bulunan 25 yaşındaki bir kadın gazeteci, şüpheli kişinin çevredeki kadınları sistematik şekilde telefon kamerasıyla kayda aldığını fark ettiğini söyledi. Gazeteci, adamın özellikle kıyafet değiştiren ve üstünü değiştirdiği sırada kısa süreliğine üstsüz kalan kadınlara kamerayı yakınlaştırarak çekim yaptığını iddia etti.

Durumu fark eden gazeteci daha sonra şüpheliyi durdurarak doğrudan yüzleşti. Habere göre adam, görüntü çektiğini kabul ederek özür diledi ve yaptığının yanlış olduğunu bildiğini söyledi. Ancak telefonundaki görüntüleri tamamen silmeyi reddetti.

Kadın gazetecinin aktardığına göre şüphelinin telefon galerisinde çok sayıda kadın fotoğrafı ve videosu bulunuyordu. Şüpheli ilk aşamada bazı dosyaları sildi ancak görüntüleri telefonun çöp kutusundan kalıcı olarak kaldırmayı kabul etmedi. Tartışmanın ardından ise olay yerinden hızla uzaklaştı.

Gazeteci, şüphelinin davranışlarının kendisini ciddi şekilde rahatsız ettiğini belirterek, adamın gergin tavırlarının telefonda daha fazla gizli görüntü bulunabileceği endişesi yarattığını ifade etti.

Zürih Şehir Polisi olayın mevcut aşamada doğrudan ceza hukuku kapsamında değil, daha çok kişilik hakları ve özel hayatın korunması çerçevesinde değerlendirilebileceğini açıkladı.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan hukukçu Martin Gärtl ise gizlice görüntülenen kişilerin kişilik haklarının ihlal edilmiş olabileceğini ve mağdurların hukuki koruma talep etme hakkına sahip olduğunu söyledi.

Özellikle yaz aylarında binlerce kişinin ziyaret ettiği Werdinsel’de yaşanan olay sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, kamusal alanlarda gizli görüntü alma olaylarına karşı daha caydırıcı düzenlemeler ve denetimler yapılması gerektiğini savundu.

Continue Reading

Gündem

Winterthur Saldırganının Babası Blick’e Konuştu: “Oğlum Terörist Değil, Ciddi Psikolojik Sorunlar Yaşıyordu”

yazar

Published

on

By

sviçre’nin Winterthur kentinde üç kişinin yaralandığı bıçaklı saldırının ardından saldırgan Nesip Dedeler’in babası Ayhan Dedeler ilk kez konuştu. İsviçre’nin Blick gazetesine açıklamalarda bulunan baba Dedeler, oğlunun uzun yıllardır psikolojik sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, olayın yalnızca terör boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

31 yaşındaki Nesip Dedeler, perşembe sabahı Winterthur Tren Garı yakınında üç kişiye bıçakla saldırmış, olay sırasında “Allahu Ekber” diye bağırdığı iddia edilmişti. Olayın ardından Zürih Güvenlik Direktörü Mario Fehr saldırıyı “terör eylemi” olarak nitelendirmiş, saldırganın geçmişte radikal çevrelerle bağlantıları bulunduğunu açıklamıştı.

Olay sırasında Türkiye’de bulunan ve Blick gazetesine konuşan Ayhan Dedeler ise oğlunun “terörist” olarak tanımlanmasına karşı çıktı. “Oğlum terörist değil, psikolojik olarak hasta ve yardıma ihtiyacı olan bir insan” diyen baba, ailesinin yıllardır oğlunun tedavi görmesi için çaba gösterdiğini söyledi.

Baba Dedeler, oğlunun geçmişte Winterthur’daki An’Nur Camii çevresinde bulunduğunu ve bu dönemde radikal görüşlerden etkilendiğini kabul etti. Aynı çevrelerle ilişki kuran diğer iki oğlunun zamanla bu düşüncelerden uzaklaştığını belirten baba, Nesip’in ise hayatını düzene sokmakta zorlandığını ifade etti.

Ailesinin desteğine rağmen uzun yıllardır işsiz olduğunu belirten Ayhan Dedeler, oğlunun sosyal hayattan büyük ölçüde koptuğunu anlattı. “Ne bir işi vardı ne de düzenli bir sosyal çevresi. Yıllardır içine kapanık bir yaşam sürüyordu” dedi.

Baba ayrıca son günlerde oğlunun psikolojik durumunun belirgin şekilde kötüleştiğini öne sürerek, saldırıdan önce psikiyatri kliniğine yatırılmasını olumlu karşıladığını ancak kısa süre sonra taburcu edilmesini anlayamadığını söyledi.

Saldırıda yaralanan kişilere geçmiş olsun dileklerini ileten Ayhan Dedeler, “En büyük temennim yaralıların tamamen iyileşmesi” ifadelerini kullandı.

Winterthur’daki saldırıyla ilgili soruşturma sürerken, İsviçreli yetkililer olayın hem terör bağlantısı hem de saldırganın psikolojik geçmişi açısından çok yönlü olarak incelendiğini açıkladı.

Continue Reading

Gündem

İsviçreli olduğu yazılan Winterthur’daki Saldırganın Türkiye Kökenli Olduğu Ortaya Çıktı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Winterthur kentindeki tren istasyonunda gerçekleşen bıçaklı saldırının ardından zanlının geçmişine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Polis ve ilk haberlerde İsviçreli olarak duyurulan 31 yaşındaki saldırganın, Türkiye kökenli bir İsviçre vatandaşı olduğu belirtildi.

Araştırmalara göre zanlının, daha sonra kapatılan An’Nur Camii çevresindeki bir “gençlik grubuyla” bağlantılı olduğu ifade edildi. Söz konusu cami, geçmişte radikal söylemler nedeniyle İsviçre gündemine gelmiş ve kapatılmıştı.

Araştırmalara göre, zanlının herhangi bir Türk derneği ya da başka bir camiyle bağlantısının bulunmadığını bildirdi.

Görgü tanıklarının aktardığına göre saldırgan olay sırasında defalarca “Allahu Akbar” (“Allah en büyüktür”) diye bağırdı. İsviçre basınında yer alan haberlerde, zanlının kapatılan An’Nur Camii çevresindeki gençlik grubuyla ilişkili olduğu öne sürüldü. Aynı cami daha önce, bir imamın gayrimüslimlere ve kendi görüşüne uymayan kişilere yönelik şiddet içerikli söylemleri nedeniyle ülke gündemine gelmişti.

An’Nur Camii, uzun süre İsviçre basınında, Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan bazı gençlerle bağlantılı olduğu iddialarıyla yer aldı. Bazı haberlerde, cami çevresinde radikalleşen gençlerin daha sonra IŞİD saflarına katıldığı öne sürüldü.

Edinilen bilgilere göre saldırganın, üyelerinin bir kısmı daha sonra yargılanıp mahkûm edilen radikal gençlik grubunun içinde yer aldığı belirtildi. Zanlıya radikal içerikli videolar ve ilahiler gönderildiği, ayrıca kendisinin de İslamcı propaganda yaptığı ve çevresindekileri cihada teşvik etmeye çalıştığı iddia edildi.

Psikiyatrik Tedavi Görmüştü

Yetkililere göre saldırgan, aynı zamanda psikolojik sorunlar yaşayan biri olarak biliniyordu. Bir süre psikiyatri kliniğinde tedavi gördüğü belirtilirken, hangi gerekçeyle tedavi altına alındığı ve neden taburcu edildiği konusunda resmi açıklama yapılmadı.

Ailesinin Türkiye kökenli olduğu belirtilen zanlının, bir dönem Türkiye’de yaşadığı da öğrenildi. Ayrıca iki erkek kardeşinin de geçmişte yürütülen soruşturmalarda radikalleşme şüphesiyle güvenlik birimlerinin dikkatini çektiği ifade edildi.

Winterthur’daki saldırının ardından güvenlik makamlarının, olayın olası radikal motivasyon boyutunu detaylı şekilde araştırdığı bildirildi.

Olay sonrası İsviçre’de güvenlik ve entegrasyon politikaları yeniden tartışma konusu olurken, özellikle radikalleşme riski taşıyan gençlerin erken tespiti ve takibi konusunda yetkililere yönelik eleştiriler arttı. Kamuoyunda, geçmişte güvenlik birimlerinin radarına giren kişilerin neden yeterince izlenmediği sorusu gündeme geldi.

#schweiz #winterthur #suisse #isviçre #haber

Continue Reading
Advertisement

Trendler