Connect with us

Gündem

İsviçre’de “10 Milyonluk İsviçre” Referandumu: Anketlerde Başa Baş Yarış, Sonucu Kararsızlar Belirleyecek

yazar

Published

on

İsviçre’de nüfusun 10 milyon kişiyle sınırlandırılmasını öngören Halk Partisi SVP girişimi, 14 Haziran’da yapılacak referandum öncesinde ülkenin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Son kamuoyu yoklamaları, “evet” ve “hayır” oylarının başa baş olduğunu, sonucu ise kararsız seçmenlerin belirleyebileceğini gösteriyor.

SRG adına yapılan son ankete göre seçmenlerin yaklaşık yarısı girişimi desteklerken, yaklaşık yarısı karşı çıkıyor.

Girişim neyi öngörüyor?

SVP’nin “Sürdürülebilir Nüfus Gelişimi” adıyla hazırladığı halk girişimi, İsviçre’nin kalıcı nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonu aşmamasını hedefliyor.

Teklife göre nüfus 9,5 milyona ulaştığında Federal Hükümet ve Parlamento göçü sınırlandırıcı önlemler almak zorunda kalacak. Gerekirse Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasının yeniden müzakere edilmesi de gündeme gelebilecek.

Göç ve nüfus tartışması

İsviçre, Avrupa’da son yıllarda en yüksek net göç alan ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Demografik verilere göre ülkenin nüfusu son 20 yılda net göçün etkisiyle yaklaşık 1,5 ila 1,6 milyon kişi artış gösterdi.

İsviçre’de nüfusun önemli bir bölümü göçmen kökenli. Resmî istatistiklere göre ülkede:

  • Nüfusun yaklaşık yüzde 25’i yabancı uyruklu (oturum izniyle yaşayan göçmenler)
  • Göçmen kökenli (yani birinci veya ikinci nesil göç geçmişi olanlar dahil edildiğinde) oran daha yüksek seviyelere ulaşıyor ve bazı tahminlere göre yüzde 35–40 bandına kadar çıkıyor

Bu durum İsviçre’yi Avrupa’da göçmen nüfus oranı en yüksek ülkelerden biri haline getiriyor.

SVP ve destekleyenler ne diyor?

SVP ve girişimi destekleyen seçmenler, hızlı nüfus artışının İsviçre’de yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini savunuyor.

Destekleyenlere göre:

  • Konut ve kira krizi derinleşiyor
  • Trafik ve toplu taşıma yoğunluğu artıyor
  • Kamu hizmetleri üzerindeki baskı yükseliyor
  • Doğal alanlar ve altyapı zorlanıyor

Ayrıca SVP destekçileri arasında bazı seçmen gruplarının, özellikle kadın seçmenlerin bir bölümünün, güvenlik algısı ve göç kaynaklı sosyal değişimlere ilişkin endişeler nedeniyle girişime destek verdiği ifade ediliyor. Bu kapsamda kriminalite, kamu düzeni ve şehirlerdeki sosyal uyum konuları kampanyanın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.

Karşı çıkanların görüşü

Federal Hükümet, iş dünyası temsilcileri, sendikalar ve birçok ekonomi uzmanı ise girişime karşı çıkıyor.

Federal Konsey tarafından hazırlanan çalışmaya göre nüfus artışının sert şekilde sınırlandırılması bazı alanlarda rahatlama sağlasa da ekonomik ve sosyal açıdan önemli maliyetler doğurabilir.

Araştırmada özellikle şu risklere dikkat çekiliyor:

  • Emeklilik sistemi AHV’de gelir kaybı
  • Vergi gelirlerinde düşüş
  • Sağlık sektöründe personel açığının büyümesi
  • Nitelikli iş gücü eksikliği
  • Ekonomik büyümenin yavaşlaması

Gözler kararsız seçmende

Uzmanlara göre referandum kampanyasının son haftaları belirleyici olacak. Özellikle kararsız seçmenlerin ekonomi, güvenlik ve yaşam maliyeti gibi başlıklarda nasıl karar vereceği, 14 Haziran’daki sonucun yönünü tayin edecek.

#isviçre #schweiz #suisse #haber #keine10millionen

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İSVİÇRE’DE AİLELERİN YENİ TERCİHİ: ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklu aileler için en cazip yerleşim yerleri her zaman Zürih ve Cenevre gibi büyük merkezler değil. UBS’nin 2026 Konut Çekiciliği Göstergesi, iyi altyapıyı daha düşük yaşam maliyetleriyle birleştiren orta büyüklükteki şehirlerin aileler açısından öne çıktığını gösteriyor.

Araştırmada İsviçre’deki belediyeler on bölge içinde karşılaştırıldı. Örnek hane olarak iki çocuklu ve yıllık brüt geliri 150 bin frank olan bir aile esas alındı. Değerlendirmede konut ve yaşam giderlerinin yanı sıra ulaşım, altyapı, eğitim, çocuk bakımı, alışveriş ve boş zaman imkânları dikkate alındı.

Kendi bölgelerinde Vevey, Solothurn, Fribourg, Sion, Basel, Luzern, Aarau, Lugano, St. Gallen ve Chur listenin başında yer aldı. Bu on bölgesel liderin dokuzu orta büyüklükteki şehirlerden oluşuyor. Zürih ve Cenevre ise kendi bölgelerinde ilk üçe giremedi.

Sonuçlarda en belirleyici unsurlardan biri yaşam maliyeti oldu. Araştırmaya göre Vevey’de incelenen ailenin giderleri Cenevre’den yaklaşık yüzde 15 daha düşük. Aarau’da maliyetler Zürih’in yaklaşık yüzde 28, Schaffhausen’de ise yüzde 34 altında hesaplandı. Bu şehirler aynı zamanda eğitim, çocuk bakımı, alışveriş, ulaşım ve sosyal yaşam açısından güçlü bir altyapı sunuyor.

Ticino sıralamasında Lugano ilk sıraya yerleşti. Lugano’yu Locarno, Tenero-Contra, Ascona, Muralto, Val Mara, Minusio, Melide, Morcote ve Bellinzona izledi. Fransızca konuşulan bölgede Vevey ve Fribourg’un yanı sıra Morges ve Granges-Paccot gibi yerleşimler de yüksek çekicilikleriyle dikkat çekti.

Ancak araştırma, herkes için tek bir “en iyi şehir” bulunduğunu söylemiyor. Sonuçlar seçilen aile modeline ve gelir düzeyine göre değişiyor. Daha yüksek gelirli aileler için vergi avantajları daha büyük rol oynarken, düşük gelirli hanelerde uygun konut ve günlük yaşam giderleri daha fazla önem kazanıyor.

UBS’ye göre taşınmaların yaklaşık yüzde 70’i 10 kilometreden daha kısa mesafelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle sıralama, ülke genelinde mutlak bir yarıştan çok aynı bölgedeki gerçekçi yerleşim seçeneklerini karşılaştırıyor.

#İsviçre#schweiz#bern#zürich#suisse

Continue Reading

Gündem

NEUCHÂTEL’DE KAĞITSIZ GÖÇMENLER İÇİN YENİ DÖNEM: BELİRLİ ŞARTLARLA OTURUM BAŞVURUSU

yazar

Published

on

By

Neuchâtel Kantonu, uzun yıllardır İsviçre’de oturum izni olmadan yaşayan ve çalışan bazı kişilerin durumlarının incelenmesini sağlayan geçici uygulamayı 1 Eylül 2026’da başlattı. Cenevre’de yürütülen “Papyrus” modelinden esinlenen program, 30 Kasım 2027’ye kadar toplam 15 ay uygulanacak.

Uygulama genel bir af veya otomatik oturum hakkı anlamına gelmiyor. Her dosya ayrı ayrı değerlendirilecek ve bütün koşulların karşılanması gerekecek. Program, AB veya EFTA dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik. Başvuru sahibinin çalışıyor ve sosyal yardıma ihtiyaç duymadan mali açıdan bağımsız olması gerekiyor.

Temel koşul, İsviçre’de kesintisiz en az 10 yıldır yaşamak ve bunun son üç yılını Neuchâtel Kantonu’nda geçirmiş olmak. Okula devam eden en az bir çocuğu bulunan ailelerde İsviçre’de aranan ikamet süresi beş yıla düşüyor; son üç yılın yine Neuchâtel’de geçirilmesi şartı aranıyor. Hanedeki yetişkinlerin en az A1 düzeyinde Fransızca bilmesi, geçerli pasaporta sahip olması, sabıka kaydının temiz olması ve icra borcu bulunmaması da koşullar arasında.

Hakkında ülkeden çıkarma kararı bulunanlar ile İsviçre’de daha önce iltica başvurusu yapmış kişiler bu uygulamadan yararlanamıyor. İltica alanına giren kişiler için farklı federal kurallar ve işlemler geçerli.

Başvurmak isteyenlerin ilk olarak Neuchâtel Protestan Sosyal Merkezi CSP ile iletişime geçmesi gerekiyor. İlk görüşme anonim, ücretsiz ve gizli gerçekleştiriliyor. CSP, şartların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ediyor ve uygun kişilerin belgelerini hazırlamasına yardım ediyor. Dosya daha sonra kanton göç makamlarınca inceleniyor. Kantonun uygun bulduğu başvurularda son kararı Federal Göç Sekreterliği SEM veriyor. Onay hâlinde B oturum izni düzenlenebiliyor.

Programa katılarak çalışanının durumunu ve çalışma ilişkisini yasal hâle getiren işverenler hakkında bu süreç kapsamında ceza soruşturması açılmayacağı belirtiliyor. Kanton, uygulamayla kayıt dışı çalışmayı ve savunmasız kişilerin sömürülmesini azaltmayı hedefliyor.

#İsviçre#Neuchâtel#Göç#Oturumİzni

Continue Reading

Gündem

TİCİNO’DA TIP ARAŞTIRMALARI HIZLANIYOR: YENİ TEDAVİLER MALİYETLERİ DÜŞÜREBİLİR

yazar

Published

on

By

Lugano, 4 Eylül’de İsviçre’nin İtalyanca konuşulan bölgesindeki tıp araştırmacılarını, doktorları ve sağlık çalışanlarını bir araya getiren 15. İnsan Tıbbı Araştırma ve İnovasyon Günü’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Lugano’daki USI Doğu Kampüsü’nde EOC Tıp Eğitimi ve Araştırma Birimi, EOC Klinik Araştırmalar Birimi ve İsviçre İtalyan Üniversitesi tarafından düzenlendi.

Günün temel mesajı, “Araştırmanın yapıldığı yerde daha iyi tedavi sunulur” oldu. Klinik araştırma yürüten hastanelerde hastalar yeni ilaçlara, gelişmiş teşhis yöntemlerine ve yenilikçi tedavilere daha erken erişebiliyor. Araştırmalar yalnızca yeni yöntemler geliştirmeyi değil, mevcut tedavilerden hangisinin hangi hasta için daha etkili olduğunu belirlemeyi de sağlıyor.

Ticino Kanton Hastaneleri Kurumu EOC’den Dr. Panagiotis Stathis, klinik çalışmaların bazı tedavileri daha verimli ve daha az maliyetli hâle getirebildiğine dikkat çekti. Araştırma sayesinde etkisi sınırlı uygulamaların ayıklanması, hastaya daha uygun tedavinin seçilmesi ve gereksiz müdahalelerin azaltılması mümkün olabiliyor. Bu yaklaşım hem hastanın yaşam kalitesine hem de sağlık sisteminin kaynaklarını daha doğru kullanmasına katkı sağlıyor.

Ancak haberde geçen “maliyetleri düşürme” ifadesi, bütün sağlık giderlerinin hemen azalacağı anlamına gelmiyor. Yeni ilaçlar ve teknolojiler başlangıçta yüksek maliyet yaratabiliyor. Tasarruf; doğru teşhis, etkili tedavi seçimi, komplikasyonların önlenmesi ve hastanede kalış süresinin azaltılması gibi uzun vadeli sonuçlarla ortaya çıkabiliyor.

Etkinlikte klinik ve epidemiyolojik araştırmaların yanı sıra temel, hesaplamalı ve hemşirelik araştırmalarının da ele alınması planlandı. Böylece yalnızca doktorların değil, farklı sağlık disiplinlerinin yürüttüğü çalışmalar aynı platformda buluştu.

Uzmanlara göre araştırmaların devamlılığı için finansman, eğitimli personel, hasta katılımı ve kurumlar arası işbirliği gerekiyor. Ticino’daki toplantının amacı da araştırma sonuçlarını paylaşmak, genç bilim insanlarını desteklemek ve yeni çalışmaların önünü açmak.

Continue Reading

Trendler