Connect with us

İsviçre

Yabancı Plakalı Araçlarını Türkiye’ye Getirmek İsteyen Gurbetçiler İçin 185 Gün Şartı: Bilmeniz Gereken Her Şey

yazar

Published

on

Avrupa’da yaşayan gurbetçiler, yurtdışı plakalı araçlarını geçici olarak Türkiye’ye getirmek istediklerinde, belirli yasal düzenlemelere uymak zorundadır. Bu düzenlemelerin başında, araç sahiplerinin 185 gün yurtdışında bulunma şartı gelmektedir. İşte detaylı olarak bu şartın ne anlama geldiği ve nasıl hesaplandığı hakkında bilgiler:

185 Gün Şartı Nedir?

Yurtdışında Yerleşik Olma: Türkiye’ye geçici olarak araç getirmek isteyen gurbetçilerin, Türkiye’ye giriş yapmak istedikleri tarihten geriye doğru son bir yıl içinde en az 185 gün boyunca yurtdışında bulunmaları gerekmektedir. Bu süre, gurbetçilerin yurtdışında ikamet ettiklerini ve araçlarını Türkiye’ye geçici olarak getirme hakkına sahip olduklarını kanıtlamaktadır.

185 Gün Şartının Hesaplanması

Hesaplama Yöntemi: 185 gün şartının hesaplanması, Türkiye’deki Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan pasaport giriş-çıkış kayıtları kullanılarak yapılır. İşlem şu şekilde gerçekleşir:

  • Veri Girişi: Pasaport veya kimlik bilgileri, belirlenen bir programa girilir.
  • Zaman Çizelgesi: Program, Türkiye’ye giriş yapmak istenen tarihten geriye doğru son 365 günü (1 yıl) inceleyerek, bu sürede Türkiye ve yurtdışında geçirdiğiniz günleri hesaplar.

Çoklu Giriş ve Çıkışlar: Eğer bir kişi, son bir yıl içinde farklı pasaport veya kimliklerle Türkiye’ye giriş ve çıkış yapmışsa, bu durumda 185 günlük sürenin doğru bir şekilde hesaplanması için gümrük idaresine bilgi verilmesi gerekmektedir. Aksi halde hesaplama hatalı olabilir.

Yurtdışından Emekli Olanlar İçin İstisnalar

Emeklilik Durumu: Yurtdışından emekli olan kişiler için 185 gün şartı uygulanmaz. Emeklilik tarihinden sonra Türkiye’ye ilk kez araç getirecek olan emekliler, bu süreyi göz önünde bulundurmaksızın araçlarını Türkiye’ye getirebilirler.

  • Yeniden Giriş: Emekliler, 730 günlük sürelerini kullanmadan önce araçlarını yurtdışına çıkarmışlarsa, kalan süreyi kullanarak Türkiye’ye yeniden giriş yapabilirler. Bu durumda, 185 günlük süre şartı aranmaz ve araçlarına kalan süre verilir.

Sorgulama ve Bilgi Alma

Sorgulama Hizmetleri: Yurtdışında yerleşiklik durumunuzu kontrol etmek ve gerekli bilgileri almak için turkiye.gov.tr adresindeki çeşitli hizmetler kullanılabilir:

  • Yurt Dışında Yerleşiklik Sorgulama: Yurtdışında yerleşik olup olmadığınızı kontrol etmek için bu hizmet kullanılabilir.
  • Yurda Giriş/Çıkış Belge Sorgulama: Yurda giriş ve çıkış işlemlerine dair bilgileri buradan sorgulamak mümkündür.

Özet

Yabancı plakalı araçlarını Türkiye’ye geçici olarak getirmek isteyen gurbetçilerin, 185 gün yurtdışında bulunma şartını yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu süre, yurtdışında ikamet ettiklerini ve geçici araç getirme hakkına sahip olduklarını ispatlayan bir kriterdir. Emekliler için ise bu şartın geçerli olmadığı durumlar söz konusudur.

Gurbetçilerin, Türkiye’ye araç getirme işlemlerinde sorun yaşamamaları için 185 gün şartını doğru bir şekilde hesaplamaları ve gerekli sorgulamaları yapmaları önemlidir.

#Gurbetçi #YabancıPlakalıAraç #185GünŞartı #Avrupa #Türkiye #YurtdışıTaşıt #AraçGetirmeŞartları #EmeklilikVeAraç #GümrükHaberleri #Almanya #isviçre #Hollanda #Belçika #Norveç #isveç #İtalya #İngiltere #İzlanda #Avusturya

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

İsviçre’de Çocuk Bakımında Eşitsizlik: Zengin Aileler Kreş Hizmetlerinden Daha Fazla Yararlanıyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuk bakımına ilişkin açıklanan güncel veriler, ailelerin ekonomik durumunun bakım hizmetlerine erişimde belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koydu. Federal İstatistik Ofisi’nin (BFS) yayımladığı verilere göre, ülkede 13 yaş altındaki çocukların yüzde 68’i aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanıyor.

Kreş ve okul dışı bakım hizmetlerine talep artıyor

2024 yılı itibarıyla çocukların yüzde 42’si kreş, etüt (hort) veya benzeri okul destekli bakım kurumlarına devam ediyor. Bu oran, 2020 yılına kıyasla 8 puanlık bir artışa işaret ediyor.

Bakım sürelerine bakıldığında, çocukların yüzde 47’si haftada en fazla 9 saat, yüzde 39’u 10 ila 29 saat arasında, yüzde 13’ten fazlası ise haftada 30 saat ve üzeri bakım hizmeti alıyor. Ortalama bakım süresi haftalık yaklaşık 15 saat olarak hesaplanıyor.

Aile içi bakım hâlâ güçlü

Kurumsal bakımın yanı sıra aile içi destek de İsviçre’de önemli bir yer tutuyor. 2024 yılında çocukların yüzde 32’si haftada en az bir kez büyükanne veya büyükbaba tarafından bakıldı. Dört yaş altındaki çocuklarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkıyor.

Avrupa genelinde yapılan karşılaştırmalarda İsviçre, küçük çocukların aile bireyleri tarafından bakımı konusunda ilk sırada yer alıyor. Avrupa Birliği ortalaması ise yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunuyor.

Kurumsal bakımda Avrupa ortalamasının gerisinde

Aile içi bakımda öne çıkan İsviçre, kreş ve benzeri kurumsal bakım hizmetlerinde Avrupa ortalamasının altında kalıyor. Bu durum, ülkede çocuk bakım sisteminin büyük ölçüde aile desteğine dayandığını gösteriyor.

Gelir düzeyi belirleyici faktör

Veriler, çocuk bakım hizmetlerine erişimde gelir düzeyinin kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

En yüksek gelir grubundaki ailelerin yaklaşık yüzde 84’ü çocuklarını kreş ve benzeri kurumlara gönderirken, en düşük gelir grubunda bu oran yüzde 48’de kalıyor. Bu fark, bakım hizmetlerine erişimde ekonomik eşitsizliğin belirgin olduğunu gösteriyor.

Göçmen ailelerde kullanım daha düşük

Ayrıca ailelerin kökenine göre de farklılıklar dikkat çekiyor. İsviçreli ailelerin yaklaşık yüzde 72’si aile dışı bakım hizmetlerinden yararlanırken, yabancı kökenli ailelerde bu oran yüzde 54 seviyesinde kalıyor.

Uzmanlara göre bu tablo, İsviçre’de çocuk bakım sisteminde hem ekonomik hem de sosyal eşitsizliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin bakım hizmetlerine erişiminin artırılması, sosyal politika açısından öncelikli konular arasında değerlendiriliyor.

Continue Reading

Gündem

Kreuzlingen TG Sınır Kapısında 270 Kilo Kaçak Baklava Yakalandı

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Kreuzlingen (TG) sınır kapısında yapılan denetimde, bir Türk vatandaşının aracında yüksek miktarda gümrüğe beyan edilmemiş baklava ele geçirildi. Olay, İsviçre Federal Gümrük ve Sınır Güvenliği Ofisi’nin (BAZG) dikkat çeken son operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

17 Mart tarihinde gerçekleştirilen kontrolde, İsviçre plakalı bir araç ülkeye giriş yaptıktan kısa süre sonra durduruldu. Araçta yapılan incelemede, 44 yaşındaki Türk sürücünün yanında çoğunluğu baklava olmak üzere toplam 270 kilogram Türk tatlısı taşıdığı tespit edildi.

Sürücü, yetkililere el yazısıyla hazırlanmış ve yaklaşık 1700 euro (1563 İsviçre frangı) değerinde bir fatura ibraz etti. Tatlıların İsviçre’de düzenlenecek bir etkinlik için getirildiğini beyan etti. Ancak araçta ayrıca Ocak 2026 tarihli ve 840 euro (772 frank) tutarında başka bir fatura daha bulundu.

Yapılan hesaplamalar sonucunda, gümrüğe beyan edilmeyen ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 2540 euro (2335 İsviçre frangı) olduğu belirlendi. Sürücü, eksik ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin yanı sıra birkaç yüz frank tutarında para cezasına çarptırıldı.

Yetkililer, işlemlerin tamamlanmasının ardından sürücünün taşıdığı ürünlerle birlikte yoluna devam etmesine izin verildiğini açıkladı.

Continue Reading

İsviçre

İsviçre’de Twint için kamu modeli tartışması gündemde

yazar

Published

on

By

İsviçre’de yaygın kullanılan mobil ödeme sistemi Twint, artan kullanım oranı ve ücret politikaları nedeniyle siyasi tartışmaların odağına yerleşti. 2025 yılında yaklaşık 901 milyon işlemin gerçekleştirildiği platformun 6 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaştığı bildirildi.

Twint’in hissedarları arasında UBS, Raiffeisen, PostFinance, Zürih Kantonal Bankası (ZKB) ve Banque Cantonale Vaudoise’nin yanı sıra finansal altyapı sağlayıcıları SIX ve Worldline yer alıyor. Sistemin özel sektör tarafından işletilmesine rağmen, dijital ödeme hizmetlerinin kamusal niteliği tartışma konusu olmaya başladı.

Cenevre kantonundan Sosyal Demokrat Partili (SP) Senatör Carlo Sommaruga, Federal Hükümet’e sunduğu önergeyle Twint’in kamu kontrolüne alınmasına yönelik bir strateji hazırlanmasını talep etti. Sommaruga, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) nakit parayı kamu hizmeti olarak ücretsiz sunmasını örnek göstererek, dijital ödeme altyapısının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, Twint’in uyguladığı işlem ücretlerinin düşük tutarlı ödemelerde maliyet baskısı oluşturduğunu belirtiyor. İşletmeler, büyük perakende zincirlerinin daha düşük komisyon oranlarıyla işlem yapabildiğini, bunun da rekabet açısından eşitsizlik yarattığını savunuyor.

Söz konusu öneride, Twint’in kamu hizmeti kapsamına alınarak daha düşük maliyetli ve erişilebilir bir ödeme sistemi haline getirilmesi öngörülüyor. Uluslararası örnekler arasında İsveç, Norveç ve Singapur’da kamu ile finans sektörü iş birliğiyle geliştirilen dijital ödeme altyapıları gösteriliyor.

Öte yandan, öneri siyasi çevrelerde farklı görüşlere yol açtı. Merkez sağ partilerden bazı temsilciler, Twint’in mevcut yapısıyla başarılı bir özel sektör girişimi olduğunu ve devlet müdahalesinin piyasa dinamiklerini olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.

Twint’e ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde Federal Meclis gündeminde daha geniş kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Continue Reading

Trendler