Connect with us

Türkiye

Kayıp mı, Giden mi? Suriyelilerin Durumu Üzerine İki Farklı Görüş

yazar

Published

on

Son günlerde Türkiye medyasında geniş yankı uyandıran bir konu var: Kayıtlı adreslerinde bulunamayan Suriyeli sığınmacılar. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın açıklamalarına göre, 729 bin Suriyeli sığınmacının adresleri geçici olarak güncellenmiş durumda. Ancak bu durum, iki farklı görüş ve endişe kaynağı oluşturmuş durumda.

Birinci Görüş: Kayıp Suriyeliler Var

Bazı medya organları ve „araştırmacı gazeteciler“, bu durumun büyük bir güvenlik riski oluşturduğunu öne sürdü. Kayıp olarak nitelendirilen bu Suriyelilerin, özellikle kayıtlı adreslerinde bulunmaması, bazı kesimler tarafından endişe verici olarak değerlendiriliyor. Eleştirmenler, Göç İdaresi Başkanlığı’nın bu durumdan sorumlu olduğunu ve sığınmacıların Avrupa gibi ülkelere geçiş yaparak kayıplara karıştığını iddia ediyor. Bu görüşü savunanlar, Türkiye’deki sığınmacıların adres kontrol süreçlerinde yeterince titiz davranılmadığını ve güvenlik açıklarının oluşabileceğini öne sürüyor.

İkinci Görüş: Avrupa’ya Gidenler ve Güncelleme Süreci

Öte yandan, bu durumun arka planında yatan gerçekler farklı bir tablo çiziyor. İçişleri Bakanlığı, adres kontrol sürecinde evinde bulunamayan kişilerin durumunu değerlendirirken, aslında kayıp değil, adres değişikliği yapan Suriyeliler olduğunu belirtiyor. Bakanlık, 203 bin 978 kişinin adresini güncellerken, 130 bin 430 kişinin de randevu aldığını duyurdu. Ayrıca, bazı Suriyelilerin İstanbul gibi büyük şehirlerde iş bulup yer değiştirdiği, bu nedenle adres değişikliği yaptığı ifade ediliyor.

En önemli nokta ise, Avrupa’ya veya başka ülkelere giden Suriyeliler. 2015-2016 yıllarında büyük bir kısmı Avrupa’ya geçmişti ve bu kişiler genellikle resmi bildirimde bulunmuyor. İçişleri Bakanlığı, adres güncellemeleri yapılmadığı takdirde bu kişilerin Türkiye’deki kayıtlarını pasife alıyor. Dolayısıyla, kayıp olarak nitelendirilenler arasında, aslında adres güncellemesi yapmamış veya ülkeyi terk etmiş Suriyeliler bulunuyor.

Sonuç olarak, Türkiye medyasında ortaya çıkan iki farklı görüş, bu durumun karmaşıklığını ve çeşitli sebeplerden kaynaklanabileceğini gösteriyor. Bir kesim, büyük bir güvenlik endişesi taşıyor ve kayıp Suriyelilerden bahsediyor, diğer kesim ise bu durumu adres güncellemeleri ve Avrupa’ya giden sığınmacılarla ilişkilendiriyor.

SuriyeliSığınmacılar #KayıpSuriyeliler #GöçPolitikası #AdresGüncelleme #Suriyeliler #İçişleriBakanlığı #Sığınmacılar #Göçİdaresi #TürkiyeGündemi #AvrupaSığınmacılar

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Gündem

CHP İsviçre Birliği’nden Özgür Özel’e Destek Mesajı

yazar

Published

on

By

CHP İsviçre Birliği Başkanı Ersoy Orak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına destek veren bir mesaj yayımladı. Orak, parti yönetimi ve üyeleriyle birlikte “teslim olmayan onurlu mücadele” çizgisinde hareket etmeye devam edeceklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, “Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum” sözlerinin ardından CHP İsviçre Birliği’nden de destek açıklaması geldi.

CHP İsviçre Birliği Başkanı Ersoy Orak yaptığı açıklamada, yönetim kurulu ve parti üyeleriyle birlikte Özgür Özel’in ortaya koyduğu mücadele anlayışı doğrultusunda hareket ettiklerini belirtti.

Orak mesajında, “CHP İsviçre Birliği olarak yönetim kurulumuz ve parti üyelerimizle beraber Sayın Özgür Özel’in teslim olmayan onurlu mücadele vaadi doğrultusunda hareket ettiğimizi kamuoyunun bilmesini isterim” ifadelerini kullandı.

Açıklamasını “Sevgi ve saygılarımla” sözleriyle tamamlayan Orak, parti tabanına birlik ve dayanışma mesajı verdi.

Dünya basınında ise CHP’nin 2023 kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı muhalefet açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirildi. Uluslararası medya kuruluşlarında yayımlanan analizlerde, kararın Türkiye’de siyasi belirsizlik, liderlik krizi ve demokrasi ile hukuk devleti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı yorumlarına yer verildi.

Continue Reading

İsviçre

Antalya“daki79 Yaşındaki Rolf, Antalya’da Evlendiği Eşini İsviçre’ye Getiremiyor

yazar

Published

on

By

İsviçre’nin Aargau kantonuna bağlı Vordemwald kasabasında yaşayan 79 yaşındaki Rolf’un, Türkiye’den evlendiği eşi Dilana’yı İsviçre’ye getirme talebi reddedildi. Yetkililer, çiftin evliliğinin “sahte evlilik” olabileceğinden şüpheleniyor. Yani oturum veya vatandaşlık amacıyla yapılmış bir evlilik olabileceği değerlendiriliyor.

Rolf ile kendisinden 23 yaş küçük olan 56 yaşındaki Dilana, iki yıl önce Türkiye’nin Antalya kentinde tanıştı. Rolf’un anlatımına göre çift kısa sürede birbirine âşık oldu ve Ocak 2026’da Türkiye’de evlendi.

Ancak İsviçre Göçmenlik Dairesi, aile birleşimi başvurusunu kabul etmedi. Kurum, kararına gerekçe olarak çift arasındaki yaş farkını ve bugüne kadar hiç birlikte yaşamamış olmalarını gösterdi.

Daha Önce Evlilik Vizesi de Reddedildi

Rolf, daha önce Dilana’nın İsviçre’ye gelip resmi nikâh yapabilmesi için “evlilik hazırlık vizesi” başvurusunda bulunmuştu. Bu vize için maddi yeterlilik, resmi nikâh sürecinin başlatılması ve gerçek bir evlilik niyetinin kanıtlanması gerekiyor.

Ancak bu başvuru da reddedildi. Bunun üzerine çift Türkiye’de evlenme kararı aldı.

“Onu Seviyorum, Vazgeçmeyeceğim”

Yerel televizyon kanalı Tele M1’e konuşan Rolf, yaşanan süreç nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu söyledi.

“Sevdiğiniz bir insan var ama ona sarılamıyorsunuz, yanında uyuyamıyorsunuz,” diyen Rolf, evliliklerinin tamamen gerçek olduğunu savundu.

Göçmenlik makamları ayrıca Dilana’nın eşinin yaşam koşulları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını öne sürdü. Yetkililer bu nedenle ilişkinin gerçekliğinden şüphe ediyor.

Rolf ise suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

“Bu bir sahte evlilik değil. Para söz konusu olmadı, ona acıdığım için de evlenmedim.”

79 yaşındaki adam, karara karşı hukuk mücadelesi başlatacağını ve bir avukat tutacağını açıkladı.

İsviçre Göçmenlik Dairesi ise davanın hâlen devam ettiğini belirterek konu hakkında ayrıntılı açıklama yapmadı.#antalya#isviçre#haber#aargau

Continue Reading

İsviçre

Türkiye’den İsviçre’ye Uzanan Zorlu Yolculuk: Mona Sonunda Ailesine Kavuştu

yazar

Published

on

By

Türkiye’den sahiplenilen “Mona” adlı köpeğin İsviçre’ye uzanan yolculuğu, aylar süren zorlu bir sürecin ardından mutlu sonla tamamlandı.

Olayın özeti şöyle:

  • Mona Türkiye’den İsviçre’ye getirildi.
  • Basel Havalimanı’nda çip sorunu nedeniyle geri gönderildi.
  • Daha sonra yapılan kontrollerde çipin aslında mevcut olduğu ortaya çıktı.
  • Darja L. tekrar işlem yaptı, yeniden seyahat etti ve ek masraflar ödedi.
  • Aylar süren sürecin ardından Mona’nın İsviçre’ye girişine izin verildi.

Zürih kantonunda yaşayan Darja L. ve kızı, Türkiye’de tatil sırasında tanıştıkları yaklaşık iki yaşındaki melez cins köpek Mona’yı sahiplenmeye karar verdi. Gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Mona Şubat ayında İsviçre’ye getirildi.

Ancak Basel Havalimanı’nda yaşanan teknik bir sorun nedeniyle yetkililer köpeğin kimlik çipini okuyamadı. Çipin mevcut olduğu daha sonra doğrulansa da Mona’nın yeniden Türkiye’ye gönderilmesine karar verildi.

Bu süreç Darja L.’ye hem maddi hem de manevi açıdan büyük yük getirdi. Köpeğini yeniden İsviçre’ye getirebilmek için tekrar Türkiye’ye gitmek zorunda kalan kadın, veteriner, konaklama ve ulaşım masraflarıyla birlikte yaklaşık 2 bin frank ek ödeme yaptı.

Aile yaşananlara tepki gösterirken, tüm resmi işlemleri eksiksiz tamamladıklarını ve sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını savundu.

Olay kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda okuyucu ve hayvansever, sosyal medya üzerinden aileye destek verdi. Bazı kullanıcılar İsviçre makamlarını gereksiz bürokrasiyle suçlarken, prosedür hatalarının bedelinin hayvan sahiplerine ödetilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Okuyuculardan Christoph Bader ise şu sözlerle tepki gösterdi:

“Her köpek sevgi dolu bir yuvayı hak ediyor. Gereksiz bürokrasi ve yetkililerin yetersizliği hayvan kurtarmayı zorlaştırıyor.”

İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (BLV) masrafları karşılamayı reddetmesi de tartışmaları büyüttü.

Aylar süren mücadelenin ardından Mona’nın sonunda yeni ailesine kavuştuğu ve şu anda İsviçre’de yaşamını sürdürdüğü belirtildi.

Continue Reading
Advertisement

Trendler