Connect with us

Gündem

KANTONLARA GÖRE DEĞİŞEN SOSYAL YARDIM: SIĞINMA BAŞVURUSU YAPANLAR NE KADAR DESTEK ALIYOR?

yazar

Published

on

Sığınma başvurusu yapanlar için sosyal yardımlarla ilgili birçok yanlış bilgi dolaşıyor. Gerçekten ne kadar yardım alıyorlar? İsviçreninsesi, takipçilerinden ve okuyucularından aldığı bilgilerle birlikte Türkiye’den İsviçre’ye gelen sığınma başvurusu yapanlarla yapılan görüşmeler sonucunda bazı kantonlar için yardım miktarlarını derledi.

Sığınma başvurusu yapanların geçimlerini sağlamak için ne kadar paraya ihtiyaçları var? Bu, kantona göre değişiklik göstermekte.

Sığınma ( asyl) başvuruların sayısı düşse de, bu konu siyasette hala gündemde. Eylül ayında parlamentoda olağanüstü bir sığınma oturumu bile düzenlendi. Ancak, İsviçre’de sığınma başvurusu ile yaşamanın ne anlama geldiği tam olarak nedir? Analizin odak noktası, „N belgesi“ olan kişilerdir. Bunlar, İsviçre’de sığınma başvurusu yapmış ve Göç İdaresi Sekreterliği (SEM) kararını bekleyen kişilerdir.

Glarus, Schwyz, Schaffhausen, St. Gallen ve Zürich’te Ne Kadar Destek Alıyorlar?
Sığınma başvurusu yapanlar, geçimlerini kendi başlarına sağlayamıyorsa sosyal yardım alırlar. Bu yardım, mütevazı ancak insani bir yaşam sürmelerini ve sosyal hayata katılmalarını sağlamak amacıyla verilmektedir. Bu, İsviçre Sosyal Yardım Konferansı’nın (SKOS) yönergelerinde belirtilmiştir.

Temel maddi güvenceler; yaşam giderleri için asgari ihtiyaç, tıbbi temel hizmetler ve konut masraflarını kapsar – burada, her belediyeye göre farklı maksimum kira limitleri uygulanır. Yaşama yerlerine göre bu tutarlar oldukça farklılık gösterebileceğinden, aşağıdaki karşılaştırma yalnızca yaşam giderleri için asgari ihtiyacı dikkate alacaktır. Asgari ihtiyaç, hanehalkındaki kişi sayısına göre belirlenir – genellikle çocuklar ve yetişkinler arasında ayrım yapılmadan. Ödemeler, kantonların belirlediği oranlar ve önerilere göre, belediyeler tarafından yapılır.

N statüsündeki kişilere yönelik kurallar:

  • Çalışma ve entegrasyon: Çalışma izni gerekmektedir. Almanca kursları gibi entegrasyon önlemleri için herhangi bir yasal hak yoktur.
  • İkamet seçimi: İkamet yeri serbestçe seçilemez. Göç İdaresi Sekreterliği (SEM) ve kantonlar, kişileri bir belediyeye tahsis eder.
  • Aile birleşimi: Sığınma süresi boyunca izin verilmez.
  • Konaklama durumu: Yerleşim, mevcut olanaklara ve aile durumuna göre toplu veya bireysel barınma yerlerinde yapılır.
  • Sosyal yardım: Destek miktarı kantonlara göre değişiklik gösterir.

Glarus: Günde 12 Frank
Glarus kantonunda, sığınma başvurusu yapanlar günde 12 Frank alıyor. Tek bir kişi, 31 gün olan bir ayda 372 Frank alıyor. Bu miktar, gıda, içecek, hijyen, kişisel ulaşım, cep telefonu, boş zaman ve eğlence masraflarını karşılamayı amaçlamaktadır. Giysi için, günlük başına kişi başı 1 Frank ek olarak ödenmektedir. Bu dağıtım, tarihsel bir geçmişe dayanmaktadır; Glarus kantonunun iletişim departmanı bunu belirtmektedir. Normal temel ihtiyaçlar için entegrasyon planlanmaktadır. Giysi yardımı ile birlikte, yalnızca tek bir kişi bir ayda 403 Frank alırken, dört kişilik bir aile 1.612 Frank almaktadır.

Schwyz: Günde 14 veya 13.50 Frank
Schwyz kantonu da günlük ödemelerle çalışmaktadır. „Sığınma Sosyal Yardım Kılavuzu“na göre, tek kişilik bir hane için bu miktar günde 14 Frank’tır. Hanehalkındaki her ek kişi için bu miktar 13.50 Frank’tır; ilk çocuk için 13 Frank, ikinci çocuk için 12 Frank ve üçüncü çocuk için 8 Frank’tır. Kılavuzdaki hesaplamalara göre, Schwyz kantonunda bir tek kişi ayda 425 Frank alırken, iki çocuklu bir aile 1.597 Frank alır. Bu miktar, yemek, içecek, giysi, hijyen, cep telefonu ve kişisel geziler için ulaşım masraflarını karşılamalıdır.

Schaffhausen: Ayda 422 Frank
Schaffhausen’daki sosyal yardım miktarı da benzer şekilde yüksektir. Kantonel uygulama kılavuzuna göre, tek bir kişi ayda 422 Frank alırken, dört kişilik bir aile 1.435 Frank almaktadır. Bu aylık ödemeye, gıda ve içecek, sürekli ev yönetimi, harçlık, giysi, sağlık bakımı ve „kişisel malzeme“ (örneğin, yazı malzemesi) dahildir. Durumsal yardımlar olarak enerji tüketimi veya ulaşım masrafları ek olarak karşılanmaktadır. Kantonel sosyal hizmetler müdürü, Schaffhausen kantonunun „eğlence aktiviteleri ve diğerleri için maliyetlerin düzenlendiği“ kapsamlı bir durumsal yardımlar listesine sahip olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle, ödemeler diğer kantonlarla sınırlı olarak karşılaştırılabilir.

St. Gallen: 500 Frank
St. Gallen kantonu da destek miktarları için bir kılavuz belirlemektedir. Tek bir kişi ayda 500 Frank alırken, dört kişilik bir aile 1.650 Frank almaktadır. Bu miktar, gıda ve içecek, giysi, hijyen, enerji tüketimi, toplu taşıma, boş zaman, internet, cep telefonu, spor ve eğlence masraflarını karşılamaktadır.

Zürich: 722 Frank
Zürich kantonunda, belediyeler sığınmacılar için destek miktarlarını belirlemektedir. Kantonun sosyal konferansı, önerilerde bulunmaktadır. Bu önerilere göre, tek bir kişi 722 Frank alırken, dört kişilik bir aile 1.545 Frank almaktadır.

Doğrudan Karşılaştırma
Sığınma başvurusu yapanların aylık destekleri, kanton ve hatta belediye bazında değişiklik göstermektedir. Liste, bu farklılıkları gösterirken, ek yardımlarla bazı farklılıkların dengelenebileceği de belirtilmektedir. Örneğin, giysi yardımları, harçlıklar, internet ve serafe ücretleri gibi ayrı para yardımları veya mobilya, temizlik malzemeleri, tabak, bebek maması gibi maddi yardımlar sunulmaktadır.

Eşitsizlik: Kantonal Mentalitenin Sonucu
Yukarıda belirtilen ek yardımlar, büyük farklılıkları tamamen dengelememektedir; bu, İsviçre Sosyal Yardım Konferansı (SKOS) tarafından yayınlanan bir pozisyon belgesinde ifade edilmektedir. Asıl başvuruda bulunanlar ve geçici olarak kabul edilen kişiler SKOS’un kapsamına doğrudan girmemekle birlikte, kantonlardaki ilgili kurumlar desteklerin belirlenmesinde genellikle SKOS’un yönergelerine yönelmektedir.

SKOS iletişim direktörü Ingrid Hess, kantonlar arasındaki farklılıkları doğrularken, bir birleştirme ihtimaline ilişkin politikaya atıfta bulunmaktadır: „Bu bir federalizmdir. Federal hükümet, kantonlara bir toplam miktar ödemekte ve kantonlar mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Bu nedenle, bir uyum sağlamak için kantonal sosyal yardım direktörleri ve müdürleri konferansı (SODK) sorumludur.“

#SığınmaBaşvurusu #SosyalYardım #İsviçre #Kantonlar #Göç #Sığınmacılar #İltica #YardımMiktarları #SosyalHizmetler #İsviçreSosyalYardım #Glarus #Schwyz #Schaffhausen #StGallen #Zürich #KantonalDestek #GöçmenHakkı #HizmetEşitsizliği #Switzerland #Schweiz #Suisse #Svizzera #Svizra #Suiza #Suíça #Sveits #Zwitserland #Švica #Švýcarsko #Shveytsariya #Švicarska #isvicrehaberleri #luzern #zürich #zürih #basel #bern #isvicredehayat

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

Trump’ın FIFA müdahalesi Dünya Kupası’nda kriz yarattı: Kırmızı kart cezası kaldırıldı

yazar

Published

on

By

Futbolun artık çivisi tamamen çıktı. Yıllardır şike, bahis ve hakem tartışmaları nedeniyle futbol, sahadaki mücadeleden çok kulislerde yaşanan olaylarla gündeme geliyor. Şimdi ise buna siyaset de eklendi. Son Dünya Kupası skandalı, futbolun yalnızca sahada değil, perde arkasında da şekillendiği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

2026 FIFA Dünya Kupası’nda futbolun önüne geçen büyük bir tartışma yaşanıyor. ABD Milli Takımı’nın golcü oyuncusu Folarin Balogun, Bosna-Hersek maçında gördüğü kırmızı kart nedeniyle bir maç ceza almıştı. Ancak FIFA, aldığı sıra dışı bir kararla bu cezayı askıya aldı ve Balogun’un Belçika karşısında forma giymesine izin verdi.

Olay nasıl başladı?

ABD’nin Bosna-Hersek’i 2-0 yendiği karşılaşmada Balogun, rakibi Tarik Muharemović’un bileğine sert bir müdahalede bulundu. Brezilyalı hakem Raphael Claus, VAR incelemesinin ardından doğrudan kırmızı kart gösterdi.

ABD Teknik Direktörü Mauricio Pochettino ise kararın çok ağır olduğunu savunarak, müdahalenin kasıtlı olmadığını söyledi.

Trump’ın telefon görüşmesi tartışmaları büyüttü

Uluslararası basında yer alan haberlere göre ABD Başkanı Donald Trump, FIFA Başkanı Gianni Infantino ile doğrudan telefon görüşmesi yaparak Balogun’un cezasının yeniden değerlendirilmesini istedi.

Haberlere göre Trump, hakemin kararının hatalı olduğunu savundu ve FIFA’nın dosyayı tekrar incelemesini talep etti. FIFA veya Beyaz Saray, görüşmenin ayrıntıları hakkında resmi açıklama yapmadı.

FIFA neden cezayı kaldırdı?

FIFA, Disiplin Talimatı’nın 27. maddesini uygulayarak cezanın bir yıllık denetim süresiyle askıya alındığını açıkladı.

Bu kararın anlamı:

  • Kırmızı kart tamamen silinmedi.
  • Balogun, Belçika maçında oynayabilecek.
  • Aynı nitelikte yeni bir ihlal yaparsa ertelenen ceza yeniden yürürlüğe girecek.

Belçika’dan sert tepki

ABD’nin son 16 turundaki rakibi Belçika Futbol Federasyonu, kararı şaşkınlıkla karşıladığını açıkladı.

Federasyon, turnuvadaki eşitlik ve fair-play ilkelerinin korunması için hukuki seçenekleri değerlendirdiğini duyurdu.

Uzman değerlendirmesi

Bu olay artık yalnızca bir hakem kararı tartışması değil. Asıl tartışma, siyasi bir liderin FIFA’nın disiplin süreçlerine müdahale ettiği iddiaları etrafında dönüyor. FIFA kararını mevcut disiplin talimatına dayandırsa da, kararın zamanlaması ve Trump’ın telefon görüşmesi iddiaları, Dünya Kupası’nın tarafsızlığı konusunda ciddi soru işaretleri oluşturdu. Şu ana kadar Trump’ın telefonunun kararı doğrudan değiştirdiğini kanıtlayan resmi bir belge bulunmasa da, yaşananlar futbolun bağımsızlığına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’de çocuk istismarı vakalarında endişe verici rekor: Çocuk hastanelerine başvurular tarihi zirvede

yazar

Published

on

By

İsviçre’de çocuklara yönelik şiddet ve istismar vakalarında kaygı verici bir artış yaşanıyor. Ülke genelindeki 19 çocuk hastanesinin açıkladığı verilere göre, 2025 yılında şüpheli veya doğrulanmış çocuk istismarı nedeniyle tedavi gören çocuk ve gençlerin sayısı 2 bin 380’e ulaştı. Bu rakam, ulusal kayıt sisteminin tutulmaya başlandığı günden bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.

İsviçre Pediatri Derneği’nin yayımladığı rapora göre, bir önceki yıla kıyasla vaka sayısı 296 artarak yüzde 14,2 yükseldi. Uzmanlar, artışın hem istismar vakalarının çoğalmasından hem de olayların daha fazla tespit edilip bildirilmeye başlanmasından kaynaklanabileceğini belirtiyor.

En yaygın istismar türü fiziksel şiddet oldu. Geçen yıl 756 çocuk fiziksel şiddet nedeniyle hastanelerde tedavi altına alındı. Ancak toplam vakalar içindeki payı bir miktar gerilerken, en dikkat çekici artış psikolojik istismarda yaşandı.

Özellikle çocukların aile içi şiddete tanık olması kategorisinde ciddi bir yükseliş görüldü. Bu gruptaki mağdur çocuk sayısı bir yıl içinde 198’den 371’e çıkarak neredeyse iki katına ulaştı. Uzmanlar, çocuğun doğrudan şiddete maruz kalmasa bile evde yaşanan şiddeti izlemesinin de ağır psikolojik travmalara yol açtığını vurguluyor.

Veriler, mağdurların büyük bölümünün çok küçük yaşlarda olduğunu da ortaya koyuyor. İstismara uğrayan çocukların yüzde 40’tan fazlası altı yaşın altındaydı. Vakaların yaklaşık yüzde 70’inde ise şüpheli failin aile bireylerinden biri olduğu belirlendi. Bu durum, çocukların en çok korunmaları gereken ortamda risk altında bulunduğunu gösteriyor.

Raporda yer alan en acı bilgi ise, 2025 yılında yaşamının ilk yılı içinde bulunan bir bebeğin fiziksel istismar sonucu hayatını kaybetmesi oldu. Daha önce 2023 yılında dört küçük çocuk istismar nedeniyle yaşamını yitirmişti.

Çocuk sağlığı uzmanları, erken farkındalık, ailelere yönelik destek programları ve şüpheli vakaların zamanında bildirilmesinin çocukların korunması açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Son veriler, çocuk istismarının yalnızca adli değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı ve toplumsal güvenlik sorunu olmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Continue Reading

Gündem

İsviçre’den diş tedavisinde çığır açacak buluş: Ağız içine sığan mini robot geliştirildi

yazar

Published

on

By

İsviçreli bilim insanları, diş hekimliğinde devrim niteliğinde bir teknoloji geliştirdi. Basel ve Zürih üniversitelerinin öncülüğünde tasarlanan, ağız içine sığabilecek kadar küçük bir diş robotu, gelecekte kron tedavilerini çok daha hızlı, hassas ve konforlu hale getirmeyi hedefliyor. „MIR“ (Miniature Intraoral Robot) adı verilen cihazın, diş hazırlama işlemini büyük ölçüde otomatikleştirmesi amaçlanıyor.

Yaklaşık bir şarap mantarı büyüklüğündeki robot, sadece 43 x 26 x 28 milimetre ölçülerinde. Robotun motorları ve kontrol sistemi hastanın ağzının dışında bulunurken, hareket mekanizması esnek miller ve ince bağlantılar aracılığıyla çalışıyor. Bu sayede hem yer tasarrufu sağlanıyor hem de hastanın ağzında rahat bir kullanım mümkün oluyor.

Tek seansta kron tedavisi hedefleniyor

Araştırmacıların hedefi, diş tedavisini tek randevuya indirmek. Süreç, hastanın dişlerinin üç boyutlu olarak taranmasıyla başlıyor. Elde edilen dijital veriler sayesinde diş hekimi, hastaya özel kronu bilgisayar ortamında tasarlıyor ve üretimini başlatıyor. Daha sonra robot, özel olarak hazırlanan diş kalıbına sabitlenerek kronun yerleştirileceği dişi otomatik şekilde şekillendiriyor.

Robotun en dikkat çekici özelliklerinden biri ise hastanın hareketlerinden etkilenmemesi. Cihaz, kişiye özel hazırlanan diş plağına sabitlendiği için hasta başını çevirse bile robot dişle birlikte hareket ediyor ve işlem güvenli şekilde devam edebiliyor.

Milimetrenin altında hata payı

Bilim insanlarının laboratuvar testlerinde robot, reçine ve sert seramik materyaller üzerinde oldukça başarılı sonuçlar verdi. Henüz sensör kullanılmamasına rağmen robotun hata payı 0,2 milimetrenin altında kaldı. Uyguladığı kuvvet ise 5 Newton’un altında ölçüldü. Bu değer, yaklaşık küçük bir su şişesini kaldırırken uygulanan basınca denk geliyor ve diş dokusu açısından güvenli kabul ediliyor.

Gerçek hastalar için biraz daha zaman gerekiyor

Uzmanlar, robotun klinik kullanıma hazır hale gelmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtiyor. Bir sonraki aşamada cihaza kamera ve gelişmiş sensörler eklenecek. Böylece elektrik kesintisi gibi beklenmedik durumlarda bile robot, işlemi kaldığı yerden güvenli şekilde sürdürebilecek.

İsviçre’nin inovasyon kurumu Innosuisse tarafından desteklenen proje; Basel, Zürih ve Bern üniversiteleri ile biyoteknoloji şirketi Camlog Biotechnologies’in ortak çalışmasıyla yürütülüyor. Robotun ne zaman diş kliniklerinde kullanılmaya başlanacağı henüz açıklanmasa da uzmanlar, bu teknolojinin gelecekte diş hekimliğinde tedavi sürelerini önemli ölçüde kısaltabileceği ve hata riskini azaltabileceği görüşünde. Bu gelişme, dijital diş hekimliğinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading
Advertisement

Trendler