Gündem
İSVİÇRE’YE GELEN SİĞINMACILARIN HAYAL KIRIKLIĞI
Birçok sığınmacı, geride bıraktıkları ülkelerden daha iyi bir yaşam umuduyla yola çıkıyor. Avrupa’da daha medeni ve ekonomik açıdan daha iyi bir yaşam arayışı, onları büyük zorluklarla yüzleşmeye ve bazen tehlikeli yolculuklara çıkmaya zorluyor. Ancak bu yolculuk sona erdiğinde, beklenen hayat ve umut edilen refah her zaman gerçekleşmiyor.
İsviçre’ye Gelenlerin Hayalleriyle Gerçekler Arasında Fark
Dünya genelindeki sığınmacıların ulaşmak istediği ülkeler arasında İsviçre, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri ilk sıralarda yer alıyor. İsviçre’ye ulaşabilen sığınmacılar, kendilerini diğer ülkelere sığınanlara göre daha şanslı görse de, gerçekte hayatları çok da kolay geçmiyor. İsviçreninsesi’ne ulaşan son başvurular, sığınmacıların yaşadığı zorlukları daha açık bir şekilde gözler önüne seriyor.
Arbon’daki Sığınma Kampındaki Gerçekler
Son olarak, Arbon’daki sığınma kampından İsviçreninsesi’ne ulaşan bir video görüntüsü, sığınmacıların gerçek yaşam koşullarını yansıtıyor. Videoda, Türkiye’den gelen üç sığınmacının aynı odada, aynı koğuşta birlikte kaldığı görülüyor. Sığınmacı, yatak odasında yaşadıkları alanı ve koşulları paylaşarak, haftalık 86 franklık harçlık aldıklarını, ancak insanların sandığı gibi büyük maaşların verilmediğini belirtiyor. “Buradaki kokuyu koklayan asla burada uyuyamaz” diyerek ekliyor.
Günlük Yaşamın Zorlukları
Bir başka kamp yetkilisi, günde yalnızca 1,5 frank kazanarak tuvalet temizliği yaptığını anlatıyor. “Önceki hayatımda 1,5 frankı para olarak bile görmezdim, ama insan, bazen yapmak istemediği şeyleri yapmak zorunda kalabiliyor,” diyerek, zor koşullarda yaşamanın ne kadar derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade ediyor.
Zürih’ten Gelen Ailenin Hikayesi
Zürih’ten İsviçreninsesi’ne yazan bir Türkiye’den gelen 6 kişilik aile, “En küçük çocuğumuz 6 yaşında, en büyüğü ise 18 yaşında ve 6 kişi hepimiz 2 aydır aynı tek bir odada yaşıyoruz. Yetişkin çocuklarla beraber.” diyerek, hayal ettikleri İsviçre’nin çok farklı olduğunu belirtiyorlar. Aile, yerleşim alanlarının dar ve yaşam koşullarının beklentilerinin çok gerisinde kaldığını ifade ediyor.
Hayal Kırıklığı ve Umut Arayışı
Bu yaşanmışlıklar, belki de birçok sığınmacının, Avrupa’ya gelirken düşündüğü „daha iyi bir hayat“ ile gerçekler arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Bir sığınmacı, „Hayaller Paris, yaşam Somali“ diyor. İsviçre’deki sığınma kampında yaşananlar, sadece maddi yetersizlikleri değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik bir yükü de beraberinde getiriyor. Huzurlu bir yaşam umuduyla gelenler, çoğu zaman yalnızca geçim derdine düşüyorlar. İş bulamıyor, kimi aylarca hatta yıllarca süren mahkeme kararlarını ve belirsizliği beklerken daha derin psikolojik sorunlar yaşıyorlar.
İsviçre’de veya diğer Avrupa ülkelerinde sığınmacılar, başlangıçta kendilerine sunulan „iyi yaşam“ vaadiyle umutlanıyor olabilir. Ancak, yaşadıkları hayal kırıklığı, en temel insan haklarına ve onurlarına saygı gösterilmeyen bir hayatla karşılaştıklarında geldikleri yeri bile aradıkları durumla karşılaşıyorlar ve daha da derinleşiyor.
Sığınmacıların „İyi Yaşam“ Umudu ve Gerçekler Arasındaki Çelişki
İsviçre ve diğer Avrupa ülkelerinde sığınmacılar, yeni bir hayat kurma umuduyla geldikleri topraklarda başlangıçta „iyi yaşam“ vaadiyle umutlanıyorlar. Ancak, karşılaştıkları zorluklar ve yaşadıkları hayal kırıklığı, bu umudu hızla erozyona uğratıyor. Başlangıçta vaat edilen refah, özgürlük ve fırsatlar yerine, en temel insan haklarına ve onurlara saygı gösterilmeyen bir yaşamla karşılaşan sığınmacılar, kendilerini büyük bir çıkmazda buluyor. Gerçekle yüzleşen bu bireyler, zamanla geldikleri topraklarda, geldikleri yerin eksikliklerini bile arar hale geliyor.
Bu durum, yalnızca hayal kırıklığını derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sığınmacıların psikolojik ve duygusal olarak daha büyük bir yalnızlık ve umutsuzluk içinde kaybolmalarına yol açıyor. Yeni bir hayat kurma hayaliyle yola çıkan bu insanlar, Avrupa’nın kalbinde, insan hakları ve onurlarına saygı duyulmayan bir yaşamla yüzleşiyor.
Zorluklara Karşı Yardımsever İsviçre
🤝 İsviçre halkının yardımsever yaklaşımı, sığınmacılar için umut kaynağı oluyor. Her alanda yardımcı olan insanlar, sığınmacılara duygusal destek sağlıyor. 🌟
Kamp koşullarındaki zorluklar ve yaşadıkları evlerdeki ilkel olmayan ortamları eleştiren sığınmacılar, İsviçre halkının insanlarının her alanda yardımsever ve insani yaklaşımları karşısında çok duygulandıklarını belirtiyor. Her alanda insanların yardımsever ve yardımcı olduklarını da değinmeden geçmiyorlar.
#SığınmacıHayatı #İsviçre #HayalKırıklığı #Zorluklar #GünlükYaşam #SığınmaKampı #Sığınmacılar #RefahHayali #Avrupa #HayalVeGerçek #GeçimDerdi #PsikolojikSorunlar #SosyalAdalet #İnsanHakları #Kölelik #ZorluklarlaYaşam #SığınmacıYolu #İsviçre’deYaşam #KampYaşamı #ZorluklaraDirenç #GüvenliHayatArayışı #HuzurArayışı #Evsiz #MahkemeBekleyişi #SığınmacıSorunları #Yalnızlık #DuygusalZorluklar
Gündem
İsviçre Polisi Uyardı: Sahte Banka Aramalarıyla 1,15 Milyon Frank Dolandırıldı
İsviçre’de telefon dolandırıcılığı vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Basel-Landschaft Kantonu Polisi, kendilerini banka çalışanı veya “siber güvenlik uzmanı” olarak tanıtan dolandırıcılara karşı vatandaşları uyardı.
Polisin açıklamasına göre dolandırıcılar, telefonla aradıkları kişilere hesaplarında “şüpheli işlem” tespit edildiğini söyleyerek panik yaratıyor. Ardından mağdurların güvenini kazanmaya çalışan şüpheliler, bilgisayar veya cep telefonlarına uzaktan erişim sağlamaya çalışıyor.
Yetkililer, son altı ay içinde yalnızca Basel-Landschaft kantonunda bu yöntemle yaklaşık 1,15 milyon İsviçre frangı dolandırıldığını açıkladı.
Dolandırıcıların çoğu zaman mağdurlardan sözde güvenlik yazılımı veya virüs programı yüklemelerini istediği belirtildi. E-posta üzerinden gönderilen bağlantılara tıklanması halinde ise suçluların cihazlara doğrudan erişim sağlayabildiği ve e-banking hesaplarını kontrol altına alabildiği ifade edildi.
Polis ayrıca telefon ekranında görünen numaralara güvenilmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, arayan numaraların teknik yöntemlerle sahte olarak gösterilebildiği belirtildi.
Basel-Landschaft Polisi vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:
- Şüpheli bir görüşmede telefonu hemen kapatın.
- Bankalar telefonda asla şifre, PIN veya hesap bilgisi istemez.
- Bilinmeyen kişilerin yönlendirmesiyle hiçbir yazılım yüklemeyin.
- Sadece bankanızın resmi iletişim kanallarını kullanın.
- Böyle bir durum yaşanması halinde derhal bankanıza ve polise bilgi verin.
Yetkililer özellikle yaşlı vatandaşların hedef alındığını belirterek, aile bireylerinin birbirlerini bu dolandırıcılık yöntemine karşı uyarmasını istedi.
Gündem
İsviçre’den Avustralya’ya Bisiklet Yolculuğu: Genç Gezginler Ankara’da
İsviçreli iki genç bisikletçi, İsviçre’den başlayıp Avustralya’ya uzanan uzun soluklu yolculukları kapsamında Ankara’daki İsviçre Büyükelçiliği’ni ziyaret etti.
Nicola ve Marvin isimli gezginler, bisikletle çıktıkları dünya turunda Türkiye’ye ulaşırken, İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği tarafından ağırlandı. Büyükelçilik paylaşımında, bisiklet kültürünün İsviçre’de önemli bir yere sahip olduğu vurgulanırken, ülkede 11 bin kilometreden fazla bisiklet rotası bulunduğu hatırlatıldı.
Genç bisikletçilerin yolculuğunun Avustralya’ya kadar devam edeceği belirtildi.
Gündem
isviçre’de Çocuk Sahibi Olmanın Bedeli 1 Milyon Frankı Buldu
İsviçre’nin yüksek tirajlı gazetelerinden Blick’te yayımlanan analiz, ülkede çocuk sahibi olmanın giderek daha büyük bir ekonomik yük haline geldiğini ortaya koydu. Artan yaşam maliyetleri, yüksek kira fiyatları ve özellikle çocuk bakım giderleri nedeniyle birçok aile çocuk sahibi olmayı erteliyor ya da tamamen vazgeçiyor.
Son açıklanan verilere göre İsviçre’de doğum oranı kadın başına 1,29 çocuğa kadar geriledi. Uzmanlara göre nüfusun kendini yenileyebilmesi için bu oranın en az 2,1 olması gerekiyor. Demografi araştırmacıları, mevcut tablo devam ederse ülkenin uzun vadede ciddi bir nüfus sorunu yaşayabileceği uyarısında bulunuyor.
Ancak birçok aile için en büyük sorun ekonomik yük. İsviçre’de bir çocuğun 18 yaşına kadar aileye maliyetinin yaklaşık 1 milyon franka ulaştığı belirtiliyor.
Aylık giderler 1900 franka kadar çıkıyor
Çocukların temel ihtiyaçları bile aile bütçesini ciddi şekilde zorluyor. Beslenme, kıyafet, sağlık sigortası, doktor masrafları, okul ihtiyaçları ve hobiler derken küçük yaşlardaki bir çocuğun aylık maliyeti ortalama 1400 frankı buluyor. Ergenlik döneminde ise diş teli, eğitim ve sosyal harcamalarla bu rakam 1900 franka kadar yükseliyor.
Sadece doğrudan masrafların, çocuk 18 yaşına gelene kadar 350 bin frankı geçtiği hesaplanıyor.
Kreş ücretleri Avrupa’nın en pahalıları arasında
İsviçre’de ailelerin en fazla şikâyet ettiği konuların başında kreş ve bakım ücretleri geliyor. OECD verilerine göre İsviçre, çocuk bakım maliyetlerinde dünyanın en pahalı ülkeleri arasında yer alıyor.
Bir kreş günü çocuk başına yaklaşık 130 franka mal oluyor. Haftada iki gün bakım hizmeti alan ailelerin aylık gideri bile 1000 ila 1400 frank arasında değişiyor. Toplam bakım masrafları ise yıllar içinde 120 bin franka kadar ulaşabiliyor.
Asıl büyük kayıp: Kariyer ve gelir
Uzmanlara göre görünmeyen maliyetler ise çok daha yüksek. Çocuk sahibi olan ebeveynler, özellikle anneler, çoğu zaman çalışma saatlerini azaltmak zorunda kalıyor. Bu durum maaş kaybının yanı sıra emeklilik primlerini ve kariyer fırsatlarını da etkiliyor.
Sigorta şirketi Baloise’nin 2025 hesaplamasına göre doğrudan ve dolaylı tüm giderler toplandığında İsviçre’de bir çocuğun aileye toplam maliyeti yaklaşık 1 milyon franka ulaşıyor.
Bu nedenle birçok çift, çocuk sahibi olmanın artık sadece aile kurma kararı değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik bir yük anlamına geldiğini düşünüyor.
İsviçre’de doğum oranı yabancı kökenli nüfusta genel olarak daha yüksek. Federal İstatistik Dairesi’nin (BFS) verilerine göre İsviçre vatandaşı kadınların doğurganlık oranı uzun süredir düşük seviyede seyrederken, göçmen kökenli ailelerde çocuk sayısı ortalamanın üzerinde kalıyor.
Özellikle:
- Balkan kökenli,
- Türk,
- Arap,
- Afrika ve bazı Asya kökenli ailelerde doğum oranlarının İsviçre ortalamasından daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Ancak uzmanlara göre bu fark da yıllar içinde azalıyor. Çünkü İsviçre’de uzun süre yaşayan göçmen aileler de:
- yüksek kira,
- çocuk bakım masrafları,
- yoğun çalışma hayatı
gibi nedenlerle daha az çocuk sahibi olmaya başlıyor.
Yani ilk nesil göçmenlerde doğum oranı daha yüksek olsa da, ikinci ve üçüncü nesillerde İsviçre toplumuna benzer bir tablo ortaya çıkıyor.
-
Gündem1 Jahr agoTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 Jahren agoİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 Jahren agoİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 Jahren agoDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 Jahren agoKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem2 Jahren agoERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya2 Jahren agoMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem2 Jahren agoTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


