İsviçre
İsviçre’de Maaş Artışı ve Geçim Zorluğu: Ortalama Kişi Başı Maaş 6788 CHF
İki Yüzlü Bir Gerçeklik
İsviçre’de Federal İstatistik Dairesi’nin açıklamalarına göre, maaşlar son yıllarda istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor. 2022 yılında, ülkedeki tam zamanlı çalışanların ortalama brüt maaşı 6788 İsviçre Frangı olarak belirlendi. Bu, 2020 yılına göre 123 Franglık bir artış ve son on yıl içinde 350 Franglık bir yükselme anlamına geliyor. Ancak, bu veriler her ne kadar olumlu görünse de, gerçek yaşam koşullarıyla çelişiyor. Ülkedeki birçok kişi, bu maaşı almakta zorluk çektiğini, hatta hayatlarında böyle bir maaşı hiç görmediklerini belirtiyor. Bu maaşı alan birinin ise parmakla gösterilecek kadar az olduğu dile getiriliyor. Buradaki temel soru şu: Bu maaş ortalaması hangi verilere göre belirleniyor?
Maaş Artışı ve Yaşam Maliyetleri Arasındaki Çelişki
Ortalama maaşlardaki bu artış, bazı bölgelerde ve sektörlerde büyük farklılıklar gösteriyor. Örneğin, Zürich’te ortalama maaş 7729 Frang iken, Ticino’da bu rakam 5590 Frang olarak kalıyor. Bu farklar, yüksek yaşam maliyetlerinin yaşandığı şehirlerde daha belirgin hale geliyor. Yüksek maaşlar genellikle büyük şehirlerde ve yüksek sorumluluk gerektiren pozisyonlarda çalışanlara daha fazla yansısa da, düşük maaşlı işlerde çalışanlar ve küçük şehirlerde yaşayanlar bu artışlardan yeterince faydalanamıyor.
Gerçek Maaşlar ve Geçim Zorluğu
İstatistiklere göre, İsviçre’de kişi başına ortalama maaş 6788 İsviçre Frangı olarak açıklanıyor. Ancak, günlük yaşamda bu maaşı alanların sayısı oldukça az. Gerçek hayatta, orta direk halk arasında bu maaş seviyesine ulaşan neredeyse hiç kimse bulunmuyor. Bu durum, maaş artışlarının geniş bir kesimi kapsamadığını ve birçok kişinin yaşam standartlarını korumakta zorlandığını gösteriyor. Kiralar, sağlık sigortası primleri ve diğer yaşam giderleri hızla yükselirken, maaş artışlarının bu mali yükü karşılamada yetersiz kaldığı görülüyor.
Cinsiyetler Arası Maaş Farklılıkları ve İş Gücü Pazarındaki Farklar
Cinsiyetler arasındaki maaş farkı, 2022 yılında %9,5 olarak ölçüldü. Bu oran 2020’de %10,8 ve 2018’de %11,5’ti. Bu azalmanın nedenleri arasında eğitim, yaş, sorumluluk seviyesi ve sektör farklılıkları yer alıyor. Ancak, kadınların genellikle daha fazla part-time çalışması, bu verilerin çoğu zaman erkek çalışanların durumunu yansıttığını gösteriyor. Kadınlar, düşük maaşlı sektörlerde aşırı temsil edilirken, yüksek maaşlı sektörlerde daha az temsil ediliyor. Bu durum, cinsiyetler arasındaki maaş farklarının hala önemli bir sorun olduğunu gösteriyor.
Yaşam Maliyetlerinin Artışı ve Enflasyon
İsviçre, yüksek maaşlarıyla bilinse de, yaşam maliyetleri hızla artıyor. Zürich ve Cenevre, dünyanın en pahalı şehirleri arasında yer alıyor. Ortalama kira bedelleri 2022 yılında 1412 Frang iken, sağlık sigortası primleri ise aylık ortalama 360 Frang olarak belirlenmiş durumda. Ayrıca, yüksek vergiler ve sosyal güvenlik katkıları da maaşların satın alma gücünü etkiliyor. Dört kişilik bir ailenin ev kirası ve sağlık sigorta primi aylık 4 bin Franga yakın. Bu giderlere, sigorta, vergi, tatil, araba, benzin ve temel gıda ihtiyaçları da eklendiğinde, gelir-gider dengesi bozuluyor.
Son yıllarda, özellikle pandemi ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle enflasyon oranları artmış durumda. Bu artış, maaş artışlarını geride bırakmış ve reel maaşlar 2020’den bu yana %0,8 oranında düşüş göstermiştir. Birçok İsviçreli aile, ani harcamaları karşılamakta zorluk çekiyor ve bu durum çocuk sayısı gibi ailevi kararları da etkiliyor.
İsviçre’de Serbest Dolaşım Sonrası Kötüleşen İş Piyasası
Serbest Dolaşım Anlaşması’nın kabul edilmesinden ve AB’ye yeni katılan Balkan ve Doğu Blok ülkelerinden sonra, İsviçre iş piyasasında belirgin bir kötüleşme yaşandı. Almanya, Fransa ve İtalya sınırında yaşayanlar, İsviçre’de çalışıp daha düşük maliyetlerle kendi ülkelerinde yaşamayı tercih ediyorlar. Bu durum, İsviçre’de yaşayan birçok kişinin maaşlarına yıllardır zam alamamasına yol açtı. Bunun temel sebebi, daha düşük maaşa çalışmaya hazır işgücünün kapıda beklemesi. Ayrıca, Doğu Blok ülkelerinden gelen ve 3-5 ay boyunca düşük maaşlarla çalışıp ülkelerine dönen işçiler, iş piyasasındaki dengeyi iyice bozmuş durumda. Bu faktörler, İsviçre’de işçi hakları ve maaş artışları konusunda ciddi zorluklar yaratıyor.
Politik ve Ekonomik Tartışmalar
Maaşların artışına rağmen, bazı işçi grupları düşük maaşlı işlerde kalmak zorunda kalıyor. İşverenler ve sendikalar arasındaki tartışmalar, bu sorunun çözümü konusunda karşıt görüşler ortaya koyuyor. İşverenler, ekonomik zorlukların iş gücü piyasası üzerinde sınırlı etkisi olduğunu savunurken, sendikalar düşük maaşlı işçilerin daha iyi yaşam koşulları talep etmesi gerektiğini öne sürüyor.
#İsviçre #MaaşArtışı #GeçimZorluğu #OrtalamaMaaş #SerbestDolaşım #Ekonomi #YaşamMaliyeti #İşPiyasası #Enflasyon #CinsiyetEşitsizliği #haber #isviçrehaber #isviçredenhaberler #schweiz
Avrupa
Yabancılar için iş değişikliği: B-oturum sahiplerinde prosedür tartışması
sviçre’de AB/EFTA dışı ülkelerden gelen ve B-oturum izni ile çalışan yabancı profesyonellerin iş değiştirme süreçleri, son dönemde artan başvurular ve farklı kantonal uygulamalar nedeniyle yeniden gündeme geldi.
İsviçre’de yabancıların istihdamında temel yaklaşım, çalışmanın oturum/çalışma izni koşulları ile uyumlu yürütülmesi ve yetkili makamların gerekli gördüğünde dosyayı yeniden değerlendirebilmesi olarak özetleniyor. Bu kapsamda, işveren değişikliği veya görev/pozisyon değişimi gibi durumlarda, başvurunun niteliğine göre kanton göç ve iş piyasası makamlarına bildirim yapılması ve bazı hâllerde yeni izin sürecinin işletilmesi gerekebiliyor.
Uzmanlar, dijital ödemeler ve risk bazlı denetimlerin artmasıyla birlikte, iş değişikliklerinde “evrakın varlığı” kadar dosyanın doğru yapılandırılmasının da önem kazandığını belirtiyor. Yanlış ya da eksik bildirimin, izin şartlarının ihlali, sigorta/maaş kayıtlarında uyumsuzluk ve iş ilişkisinin kesintiye uğraması gibi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
Öte yandan, bazı durumlarda makamların iş değişikliğini daha hızlı değerlendirdiği, özellikle aynı sektörde ve benzer nitelikteki pozisyonlara geçişlerde sürecin daha öngörülebilir ilerleyebildiği ifade ediliyor. Buna karşın, üçüncü ülke vatandaşlarının dosyalarında uygulanacak adımların kantona ve izin türüne göre farklılaşabildiği, bu nedenle iş değişikliği planlayan kişilerin resmi göç makamlarından güncel bilgi alması gerektiği vurgulanıyor.
Yetkililerin, kavram ve uygulamaların netleştirilmesinin hem işverenler hem çalışanlar açısından hukuki güvenliği artıracağı değerlendirmesi öne çıkıyor.
Gündem
Murat Gediz’den Seçmenlere Çağrı: “Zürih’i Birlikte Özgürleştirelim”
ZÜRİH – Zürih siyasetinde Türk kökenli isimler her geçen gün daha görünür hale gelirken, Liberal Demokrat Parti (FDP) Liste 2 adayı Murat Gediz de Belediye Meclisi seçimleri öncesinde seçmenlere sandığa gitme çağrısında bulundu. Ekonomi ve finans alanındaki profesyonel geçmişiyle dikkat çeken Gediz, daha etkin, özgürlükçü ve pragmatik bir şehir yönetimi hedeflediğini belirtiyor.
Türkiye’den ailesiyle birlikte 2000 yılında İsviçre’ye göç eden Murat Gediz, ikinci kuşak göçmen bir siyasetçi olarak hem entegrasyon sürecini hem de yerel politikaların günlük yaşama etkisini yakından deneyimledi. Uzun yıllardır finans sektöründe görev yapan Gediz, halen Emil Frey Digital AG’de üst düzey yönetici olarak çalışıyor. Ekonomi, mali disiplin ve dijitalleşme konularındaki deneyimini yerel yönetime taşımayı amaçlıyor.
Siyasi kariyerine Genç Liberaller (Jungfreisinnige) ile başlayan Gediz, daha sonra FDP bünyesinde aktif rol aldı. Belediye Meclisi’nde görev üstlenerek Zürih’in karar alma mekanizmalarında söz sahibi olan Gediz, özellikle göçmen kökenli vatandaşların siyasete katılımının önemine dikkat çekiyor. “Siyasi katılım, toplumların geleceğini belirler. Sandığa gitmek sadece bir hak değil, aynı zamanda sorumluluktur” ifadelerini kullanıyor.
Seçim kampanyasında daha yalın ve verimli bir belediye yönetimi, dijital dönüşümün hızlandırılması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve yaşam maliyetlerinin dengelenmesi gibi başlıklar öne çıkıyor. Gediz, ideolojik tartışmalardan ziyade çözüm odaklı ve uygulanabilir politikaların önemine vurgu yapıyor.
“8 Mart’ta FDP’ye oy verin ve Zürih’i özgürleştirin – size güveniyorum” sloganıyla seçmene seslenen Gediz, özellikle gençler ve girişimciler başta olmak üzere tüm Zürih halkını demokratik haklarını kullanmaya davet ediyor. Türk kökenli seçmenlerin de siyasette daha aktif rol almasının önemine değinen Gediz, güçlü bir katılımın temsili artıracağını ifade ediyor.
Zürih’te yaklaşan seçimler, farklı siyasi görüşlerden Türk kökenli adayların yarıştığı dikkat çekici bir sürece sahne olurken, Murat Gediz de FDP çatısı altında liberal ve özgürlükçü bir kent vizyonuyla seçmenin karşısına çıkıyor. Seçim sonuçları, hem
şehir yönetiminin geleceği hem de göçmen kökenli siyasetçilerin temsili açısından önem taşıyor.

Gündem
Türk Kökenli Adaylardan Seçimde Sandığa Gidin Çağrısı
ZÜRİH – Zürih’te yaşayan Türk toplumu, yerel siyasette daha güçlü bir şekilde temsil edilmek amacıyla önemli bir adım atıyor. 8 Mart’ta yapılacak seçimlerde Zürih seçmenleri, 2026–2030 dönemi için Belediye Meclisi’nin 125 üyesini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Seçimlerde, aralarında Türk kökenli adayların da bulunduğu toplam 12 parti ve grup yarışacak.
Kentte yarım asrı aşkın süredir yaşamını sürdüren Türk toplumu, ilk kez ortak bir duruş sergileyerek “Biz de varız. Şehrimizin geleceğinde bizim de söz hakkımız var” mesajıyla seçimlere hazırlanıyor. Amaç, hem yerel siyasette daha görünür olmak hem de şehir yönetiminde daha etkin rol üstlenmek.
“Demokratik Haklarımızı Kullanalım”
SP Liste 1’den, Kreis 11 Belediye Meclisi adayı Vera Çelik, Türk toplumunun İsviçre siyasetinde daha aktif olması gerektiğini vurguladı. Gençlerin sesi olmayı hedeflediğini belirten Çelik, şu değerlendirmede bulundu:
“Yarım asrı aşkın süredir İsviçre’de yaşayan Türk toplumu, yerel ve genel siyasette daha aktif rol almalıydı. Ne yazık ki bugüne kadar bu alanda yeterince varlık gösteremedik. Şimdi önümüzde önemli bir fırsat var. Birinci önceliğimiz, oy hakkı bulunan vatandaşlarımızın sandığa gitmesi ve demokratik haklarını kullanmasıdır.
Biz adaylar için ise halkımızın desteği hayati önem taşıyor. Türk kökenli adaylar olarak zorlu bir yarışa giriyoruz. Tercihli oylarınızla Belediye Meclisi’nde sizleri en iyi şekilde temsil edeceğiz.”
12 Parti ve Grup Yarışacak
Mevcut dönemde Belediye Meclisi’nde temsil edilen 8 partinin yanı sıra 4 yeni parti veya grup da seçimlere katılıyor. Liste numaraları mevcut partiler için önceki seçim sonuçlarına göre, yeni katılanlar için ise kura ile belirlendi.
Liste numaraları şöyle:
• 01 – SP (Sosyal Demokrat Parti)
• 02 – FDP.Liberaller
• 03 – Yeşiller
• 04 – Yeşil Liberaller
• 05 – SVP (İsviçre Halk Partisi)
• 06 – AL (Alternatif Liste)
• 07 – Die Mitte (Merkez)
• 08 – EVP (Evanjelist Halk Partisi)
Kura ile belirlenen listeler:
• 09 – Zürih Halk Partisi
• 10 – EDU – AUFRECHT
• 11 – Zürih Emek Partisi (PdAZ)
• 12 – Freie Liste (Özgür Liste)
Türk kökenli adaylar, özellikle tercihli oyların belirleyici olacağı bu seçimde, Zürih’te yaşayan Türk seçmenlere sandığa gitme ve adaylarına destek verme çağrısında bulunuyor. Seçimler, Türk toplumunun yerel siyasetteki temsili açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

-
Gündem1 yıl önceTELEGRAM’DA ŞOK EDEN GRUPLAR: TECAVÜZ AĞLARI VE K.O. DAMLALARI
-
Ekonomi2 yıl önceİsviçre’de Maaş Dengesi: Ortalama bir Kişinin Maaşı 6788 CHF
-
E-Dergi2 yıl önceİsviçre’nin Sesi Şubat 2024
-
İsviçre2 yıl önceDünyanın En İyi Sağlık Kurumları: İlk 250 Hastane Sıralamasında İsviçre’den 10 Hastane
-
Yaşam2 yıl önceKıskanç Kaynana Belirtileri: Gözden Kaçırmamanız Gereken 10 İşaret
-
Gündem1 yıl önceERDOĞAN KARŞITI PAYLAŞIMLARI SIĞINMA BAŞVURUSUNDA HAKLI GEREKÇE OLARAK GÖRÜLMEDİ
-
Dünya1 yıl önceMETA’NIN COVİD-19 AŞILARIYLA İLGİLİ YANILTICI BİLGİ KARARI: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLIYOR MU?
-
Gündem1 yıl önceTÜRKİYE’DEN GELEN SIĞINMA BAŞVURULARINA GETİRİLEN SERT UYGULAMALARA TEPKİ


