Connect with us

Dünya

ESTETİK AMELİYAT SONRASI HAVAALANINDA VESİKALIK FOTOĞRAF KRİZİ: YOLCULARIN KABUSU

yazar

Published

on

Türkiye, son yıllarda estetik turizminin merkezi haline gelmiş durumda. Botoks, dolgu, burun estetiği, saç ekimi gibi çeşitli cerrahi ve kozmetik işlemler için dünyanın dört bir yanından gelen insanlar, ülkelerine dönerken beklenmedik bir sorunla karşılaşıyor: Havalimanındaki vesikalık fotoğraf krizi. Euronews’in haberine göre, estetik ameliyat sonrasında havaalanı güvenliğinde yaşanan kimlik doğrulama problemleri, bazı yolcular için oldukça sıkıntılı anlara yol açıyor.

ESTETİK SONRASI KİMLİK SORUNU

Bir yıl önce TikTok fenomeni Joanne Prophet’in Türkiye’de yaşadığı olay, bu krizin en dikkat çekici örneklerinden biri. Prophet, İstanbul Havaalanı’nda güvenlik görevlileri tarafından yaklaşık bir saat boyunca sorguya çekildiğini ve bunun sebebinin, pasaportundaki fotoğrafın güncel görüntüsüyle uyuşmaması olduğunu açıkladı. Prophet, pasaport fotoğrafı çekildikten sonra göğüs implantı, diş kaplaması, burun estetiği ve dudak dolgusu gibi birçok estetik operasyon geçirmiş ve saç rengini de platin sarısından küllü sarıya dönüştürmüştü. Havalimanındaki güvenlik görevlileri ise, „Bu fotoğraf size hiç benzemiyor, değiştirmelisiniz“ diyerek Prophet’e yeni bir pasaport çıkarması gerektiğini söyledi.

SOSYAL MEDYADA GENİŞ YANKI UYANDIRDI

Prophet’in yaşadığı bu olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. TikTok’ta pek çok kullanıcı, estetik ameliyat sonrası benzer sorunlar yaşadıklarını paylaşarak destek mesajları gönderdi. Bir kullanıcı, sadece burun estetiği yaptırdığını ve Türkiye’deki pasaport kontrolünde sürekli sorgulandığını belirtti. Bir diğer kullanıcı ise Cape Verde ve Singapur gibi farklı ülkelerde de estetik operasyonlar sonrası benzer kimlik doğrulama sorunlarıyla karşılaştığını dile getirdi. Hatta bazı yolcular, sorgulama esnasında ameliyat öncesi fotoğraflarını göstermek zorunda kaldıklarını ifade etti.

UZMANLARDAN YÜZ TANIMA TEKNOLOJİSİ UYARISI

Yüz tanıma teknolojisinin giderek yaygınlaştığı günümüzde, bu tür estetik operasyonların pasaport kontrolünde sorun yaratma ihtimali daha da artıyor. Seyahat uzmanları, biyometrik teknoloji ile pasaport kontrolü yapılırken, yüzünüzdeki ciddi değişikliklerin kimlik doğrulama sürecini zorlaştırabileceğini vurguluyor. Özellikle burun, dudak ve çene yapısındaki değişiklikler, bilgisayarların ölçümlediği biyometrik verilerle uyuşmadığında, sistem yolcuları şüpheli olarak değerlendirebiliyor.

Travel Republic gibi tatil siteleri ve seyahat uzmanları, estetik operasyon geçiren kişilerin pasaport fotoğraflarını güncellemeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu uyarıların nedeni, havaalanlarındaki biyometrik sistemlerin göz bebekleri, burun ve ağız arasındaki mesafe, göz ve kulak genişliği gibi ölçümler yaparak kimlik doğrulaması gerçekleştirmesi. Eğer bu verilerle yolcunun mevcut yüz yapısı arasında ciddi farklar oluşursa, sistem kimlik doğrulama yapamıyor ve yolcular güvenlik tarafından sorgulanabiliyor.

PASAPORT GÜNCELLEME GEREKLİ Mİ?

Prophet’in yaşadığı bu durum, pek çok yolcunun aklına şu soruyu getirdi: Estetik ameliyat sonrasında pasaportumuzu yenilememiz şart mı? Pasaport-Photo online’ın biyometrik fotoğraf uzmanı Karolina Turowska’ya göre, eğer yüzünüzde ciddi bir estetik değişiklik olduysa, biyometrik pasaportunuzda da bu değişikliği yansıtmak en sağlıklı çözüm olabilir. Böylelikle, havaalanında sorun yaşamadan seyahatinize devam edebilirsiniz.

Yüz tanıma sistemlerinin gelecekte daha da gelişeceği ve hassaslaşacağı düşünülürse, estetik operasyon geçiren yolcuların pasaport fotoğraflarını güncellemeleri, olası gecikme ve sorgulamalardan kaçınmaları adına önemli bir adım olabilir.

TÜRKİYE’NİN ESTETİK TURİZMİ MERKEZİ OLUŞU

Türkiye, estetik ameliyatlar ve kozmetik işlemler konusunda dünya çapında bir destinasyon haline geldi. Özellikle İstanbul, yüksek kaliteli sağlık hizmetleri ve uygun fiyatlarla estetik operasyonlar sunan sayısız klinik ve hastaneye ev sahipliği yapıyor. Botoks, dolgu, saç ekimi, burun estetiği ve diş kaplaması gibi operasyonlar için her yıl binlerce turist Türkiye’ye geliyor. Ancak bu ameliyatların sonrası dönemde yaşanan havaalanı problemleri, bazı yolcular için seyahati kabusa dönüştürebiliyor.

Estetik operasyon yaptırmayı planlayan kişilerin, ameliyat sonrası dönemde havaalanında sorun yaşamamak için pasaport fotoğraflarını yenilemeleri ya da kimlik doğrulama süreçlerinde daha dikkatli olmaları öneriliyor.

#EstetikTurizmi #PasaportSorunları #YüzTanımaTeknolojisi #HavaalanıGüvenliği #TürkiyeEstetik #Türkiye #istanbul #haber #avrupa #isviçre

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Dünya

Gece Otobüsünde Döner Kebap Tartışması: Sefer 13 Dakika Aksadı, Yolcuya 275 Euro Ceza

yazar

Published

on

By

SALZBURG – Avusturya’nın Salzburg kentinde paketlenmiş döner kebabını otobüsün ön bölümüne bırakmak istemeyen yolcu ile şoför arasında çıkan tartışma mahkemeye taşındı. Yolcuya verilen 275 euroluk idari para cezası itiraz üzerine de onandı.

Olay mayıs ayında gece yarısından sonra, Salzburg ile Fuschl am See arasında çalışan gece servisinde yaşandı. Flachgau bölgesinde yaşayan Markus S., döner kebabını çevresindekileri rahatsız etmemesi için alüminyum folyoya sarıp plastik poşete koyduğunu belirtti.

Otobüs şoförü, poşeti yolculuk süresince aracın ön tarafına, sürücü bölümünün yakınına bırakmasını istedi. Yemeğini gözetimsiz bırakmak istemeyen yolcu bu talebi reddedince kendisine otobüsle seyahat edemeyeceği bildirildi.

Markus S. araçtan inmeyi de kabul etmeyince polis çağrıldı. Olay yerine gelen altı polis memuru yolcuyu otobüsten çıkardı. Müdahale nedeniyle gece servisi 13 dakika gecikti.

Salzburg Eyalet Emniyet Müdürlüğü, kamu düzenini bozduğu gerekçesiyle yolcuya 275 euro ceza verdi. Karara itiraz eden Markus S., paketlenmiş yiyecek taşımanın yasak olmadığını ve gecikmenin şoförün polisi çağırmasından kaynaklandığını savundu.

Salzburg Eyalet İdare Mahkemesi ise itirazı reddetti. On sayfalık kararda cezanın yalnızca döner kebap taşınmasına değil; şoförün talimatına uymama, otobüsten inmeyi reddetme ve seferi 13 dakika aksatma şeklindeki davranışların bütününe dayandığı belirtildi.

Salzburg Ulaşım Birliği Genel Müdürü Johannes Gfrerer, paketlenmiş yiyeceklerin diğer yolcuları rahatsız etmediği sürece normalde taşınabileceğini açıkladı. Salzburg AG’nin kuralları da araçta yemek yemeyi yasaklıyor; uygun şekilde paketlenmiş yiyeceklerin taşınmasını ise bütünüyle yasaklamıyor.

Kararın ardından şaşkınlığını dile getiren Markus S., Facebook’ta, “Bunun üzerine daha ne söyleyebilirim?” paylaşımında bulundu.

Sizce 275 euroluk ceza yerinde mi, yoksa fazla mı?

Kaynak: Salzburg Eyalet İdare Mahkemesi
#Avusturya #Salzburg #DönerKebap #TopluTaşıma #Haber

Continue Reading

Avrupa

Almanya’da İstihbarat Teşkilatlarının Yetkileri Genişletiliyor: Siber Müdahale ve Sabotaj Yetkisi Yolda

yazar

Published

on

By

Alman istihbarat teşkilatlarının operasyonel kapasitesini ve yasal yetkilerini önemli ölçüde artıran yeni düzenleme gündemde. Geleneksel olarak ağırlıklı olarak bilgi toplama faaliyeti yürüten Federal İstihbarat Servisi (BND) ve Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), yeni düzenlemeyle birlikte yurt dışında önleyici operasyonlar icra edebilecek.

Operasyonel Yetkiler Artırılıyor

ABD (CIA) ve İngiltere (MI6) gibi muadillerinin aksine operasyonel müdahale yetkileri sınırlı olan Alman istihbarat servislerine, hükümet tarafından “önleyici tedbir” kapsamında geniş yetkiler tanınması öngörülüyor. Planlanan değişiklikler şunları içeriyor:

* Siber Müdahale: Tehdit oluşturan siber saldırı sistemlerini kaynağında devre dışı bırakma ve iletişim ağlarını manipüle etme yetkisi.

* Yurt Dışı Operasyonlar: Yurt dışında sabotaj faaliyetleri yürütme ve görevli personelin izin şartı aranmaksızın silah taşıyabilmesi.

* Veri Toplama: Dijital ve fiziksel alanda istihbarat amaçlı veri toplama yetkilerinin genişletilmesi.

Kırmızı Çizgi: Fiziksel Bütünlük

Yetki genişlemesine rağmen yasal çerçeveye kesin sınırlar getiriliyor. Yeni düzenlemeye göre teşkilatlar, CIA veya MOSSAD benzeri hedef odaklı ölümcül/fiziksel güç kullanımı yapamayacak; operasyonlar kişilerin can ve vücut bütünlüğünü hedef alamayacak.

Muhalefetten “Çılgınlık” Tepkisi

Genişletilen yetkiler siyasi arenada sert eleştirilere yol açtı. Sol Parti (Die Linke) adına açıklama yapan Janis Ehling, denetim mekanizmalarının yetersizliğine vurgu yaparak şunları kaydetti:

“Denetime tabi tutulması en zor olan bir kurumun, en geniş kapsamlı müdahale yetkilerini alacak olması tehlikeli bir çılgınlıktır.”

Yeni yasal düzenlemenin parlamentodaki onay süreci ve istihbarat üzerindeki demokratik denetim tartışmaları devam ediyor.

Continue Reading

Avrupa

CDU MİLLETVEKİLİ SASKIA LUDWIG’DAN MERZ’E SERT ÇIKIŞ: “BÖYLE AÇIKLAMALAR YAPAN BİRİ SORUŞTURMA KOMİSYONUNDAN HAKLI OLARAK KORKAR”

yazar

Published

on

By

CDU Federal Meclis Milletvekili Saskia Ludwig, Covid politikalarına ilişkin tartışmada Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i sert sözlerle eleştirdi. Ludwig, pandemi döneminde Merz gibi açıklamalar yapan kişilerin bir soruşturma komisyonunun kurulmasından “haklı olarak korkacağını” söyledi.

Tartışmanın arka planında, ABD’de pandemi politikalarının değerlendirilmesi amacıyla oluşturulan bir komisyonun ortaya çıkardığı bilgiler bulunuyor.

Son günlerde ve haftalarda yayımlanan belgelere göre eski ABD Başkanı Joe Biden’ın baş tıbbî danışmanı Anthony Fauci, kamuoyunu önemli konularda yanılttı. Fauci’nin kurum içinde aşıların ardından yaşanabilecek muhtemel düşükler konusunda uyarıda bulunduğu, ancak kamuoyu önünde böyle bir riski reddettiği ortaya çıktı.

NIUS, ABD’deki değerlendirmelerin ardından Almanya’da hangi adımların atılması gerektiğini siyasi partilere ve siyasetçilere sordu.

CDU Milletvekili Saskia Ludwig, Kasım 2021’de yaptığı bir açıklamayı hatırlatarak Başbakan Friedrich Merz’i sert biçimde eleştirdi.

Ludwig, Merz’in o dönemde şu ifadeleri kullandığını aktardı:

“Artık ofislerde aşısız kimse olmayacak, futbol sahasında aşısız oyuncu bulunmayacak, Federal Mecliste aşısız milletvekili olmayacak, üniversite amfilerinde aşısız öğrenci kalmayacak.”

Ludwig, Merz’in bu sözleriyle aşı olmayan herkesin iş yerlerinden, üniversitelerden ve hatta parlamentolardan fiilen dışlanmasını desteklediğini savundu.

CDU Milletvekili açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu tür açıklamalar yapan, daha sonra sözlerini hiçbir zaman geri almayan veya en küçük bir düzeltme ve yumuşatma ihtiyacı bile duymayan biri, bir soruşturma komisyonundan haklı olarak korkar. ABD’de ortaya çıkan bulgular, o dönemde ‘komplo teorisi’ denilerek susturulan bütün endişeleri doğruluyor. Bu gerçekler, Almanya’daki siyasi düzen tarafından bugün bile inkâr ediliyor.”

Basın sorusuna yalnızca CDU Milletvekili Saskia Ludwig ile Almanya için Alternatif (AfD) Meclis Grubu cevap verdi.

AfD’nin sağlık politikaları sözcüsü Martin Sichert de Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonu kurulmasının gerekli olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Fauci’nin açıklamaları, Federal Mecliste bir Covid soruşturma komisyonuna ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösteriyor. Başta aşılama ve bunun sonucunda meydana gelen zararlar olmak üzere yaşananların tamamı acilen araştırılmalıdır.”

Sichert, aşılamanın gönüllülük esasına dayanmadığını, 2G ve 3G uygulamaları gibi düzenlemelerle yoğun devlet baskısına bağlandığını savundu:

“Aşı gönüllü değildi. Aksine, 2G ve 3G düzenlemeleri gibi uygulamalar yoluyla ağır bir devlet baskısıyla bağlantılıydı.”

AfD Sözcüsü, Fauci’nin açıklamalarının Almanya’da da yayılan bir başka söylemi çürüttüğünü ileri sürdü:

“Fauci’nin açıklaması, Almanya’da da yayılan ‘aşının hamileler için güvenli olduğu’ yönündeki bir başka anlatının hükûmetin sahte haberi olduğunu gösteriyor. Mağdurların gerekli tazminatlar için başvurabilmesi ve ihtiyaç duydukları desteği alabilmesi amacıyla hükûmetin aşılarla bağlantılı bütün yalanları araştırılmalıdır.”

Continue Reading
Advertisement

Trendler